Kapı Kapı Dolaşan Sütçülerimiz Masum

Konusu 'Bebek Bakımı ve Beslenmesi' forumundadır ve eness tarafından 1 Mart 2010 başlatılmıştır.

    1 Mart 2010
    Konu Sahibi : eness
  1. eness

    eness Avoncu Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2009
    Mesajlar:
    263
    Beğenildi:
    8
    Ödül Puanları:
    86
    slm arkadaslar.GDO lu ürünler hakkında tartıstıgımız bir konuda bir yazı paylasmıstım.bir arkadasımız da bunu yenı bir başlıkta paylasmamı ıstemıs fakat daha yenı gordum.gec olsun güç olmasın..iyi okumalar


    Reklamlara inandık, bir nesil margarinle büyüdük. Reklamlara inandık, mahallemizi kapı kapı dolaşan sütçümüzü bıraktık, marketlerden kutu süt alır olduk.

    Kutu süt üreten şirketler, sokak sütünün (diğer adıyla çiğ sütün) sokakta uzun süre gezdiğini, mikrop ürettiğini, sütçünün su kattığını, pis olduğunu söylediler. Kendi ürettikleri kutu sütler “hijyenik” koşullarda el değmeden hazırlanıyordu, söylediklerine göre.

    Atılan onca çamura rağmen, bilim dünyası, sokak sütünün masum olduğunu kanıtladı. Kutu sütlerse, maruz kaldıkları "teknolojik" işlemlerin ardından neredeyse ölüyor. Hatta “öldürüyor”! Dr. Pottenger daha 1930’lu yıllarda ilginç bir deneyle bunu kanıtladı. Pottengers’ Cats – Pottenger’in Kedileri isimli eseri bu konuda yazılmış en önemli kitaplardan biri kabul ediliyor.

    UHT süt ve pastörize süt nedir?

    Kutu süt derken UHT (uzun ömürlü) ve pastörize sütleri kastediyoruz. UHT süt 135-150 derece sıcaklıkta 2-4 saniye ısıtılır. Pastörize süt ise 72-75 derecede 15-20 saniye tutulur. Metnin kalan kısmında “çiğ süt” ifadesini göreceksiniz; bu ifade işlem görmemiş sokak sütü için kullanılıyor.

    UHT sütten uzak durun

    Cerrahpaşa Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ahmet Aydın pastörize veya UHT teknolojisi ile üretilmiş sütlerden uzak durulmasını tavsiye ediyor.

    Hakan Arabacıoğlu’nun çevirdiği “Pastörize süt mü, çiğ süt mü?” başlıklı yazı ise "teknolojinin elini değdirdiği sütün" zararlarını ortaya koyuyor. Yazıda UHT ve pastörize sütlerle ilgili çarpıcı bölümler şöyle:

    "Pastörize süt mü, çiğ süt mü?

    Bugün süt, içindeki doğal enzimleri yok eden ve nâzik proteinleri değiştiren pastörizasyonun her yerde uygulanması yüzünden, sindirilemez hâle gelmiştir.

    Çiğ süt, sütün sindirimini sağlayan laktaz ve lipaz aktif enzimlerine sahiptir. Canlılığını yitirmiş laktazı ve diğer aktif enzimleri içeren pastörize süt, yetişkin mideler tarafından gerektiği gibi sindirilemez.

    Biberonla beslenen bebeklerin yaşadığı karın ağrısı, pişik, solunum rahatsızlıkları, gaz ve diğer rahatsızlıkların da gösterdiği gibi çocuklar bile bu konuda sıkıntı çeker. Enzimlerin eksikliğinin ve hayâtî proteinlerin değişmesinin, sütteki kalsiyumu ve mineral elementleri erittiği de kuşku götürmez.

    1930'larda Dr. Francis M. Pottenger, pastörize ve çiğ sütle beslenmenin 900 kedi üzerindeki etkilerine ilişkin 10 yıllık bir çalışma yürüttü. Bir grup yalnızca çiğ süt alırken, diğer grup aynı kaynaktan alınan pastörize sütle beslendi.

    Çiğ süt içen grup kuvvet bularak büyüdü, hayatı boyunca sağlıklı, aktif ve canlı kaldı ama pastörize sütle beslenen grup kısa süre sonra durgun, sersem ve normalde insanlarla ilişkilendirilen kalp krizi, böbrek yetmezliği, tiroit bozukluğu, solunum rahatsızlıkları, diş kaybı, kemik zayıflığı, karaciğer iltihabı gibi kronik yozlaştırıcı rahatsızlıklara karşı savunmasız hâle geldi.

    Ama Dr. Pottenger'in en çok dikkatini çeken ikinci ve üçüncü nesillere olanlardı. Pastörize sütle beslenen grubun yavrularının hepsi pastörize sütten kalsiyum emiliminin olmadığını gösteren zayıf ve küçük dişler, kalsiyum eksikliğinin açık ifadesi olan güçsüz kemiklerle doğdular.

    Çiğ sütle beslenen grubun yavruları ebeveynleri gibi sağlıklı kaldı. Pastörize sütle beslenen grubun üçüncü kuşak yavrularının birçoğu ölü doğarken, kurtulanlar ise kısırdılar ve üreyemiyorlardı. Çiğ sütle beslenen grup soyunu sürdürürken, pastörize sütle beslenen grupta dördüncü nesil olmadığı için deney bitmek durumunda kaldı.

    Eğer bunlar pastörize sütün zararlı etkilerinin yeterli kanıtı değilse, ticârî süt endüstrisinin kabul etmekten kaçındığı, kendi annelerinden alınan pastörize sütle beslenen buzağıların genellikle 6 hafta içinde öldüğü gerçeğini dikkate alın.

    Çiğ sütün lehinde, pastörize sütün aleyhinde bulunan bu gibi bilimsel kanıtlara ve yirminci yüzyılın başlarına kadar insan türünün çiğ sütle beslendiği gerçeğine rağmen bugün Amerika'da birkaç eyalet hariç çiğ süt satmak yasal değildir.

    Doğal niteliklerinden uzaklaştırılmış süt, insan ömrünü uzatmada hiçbir fayda göstermezken; sütü pastörize etmek raf ömrünü uzattığından süt endüstrisi için daha kârlıdır. Dahası, pastörizasyon hepsini olmasa da bazı tehlikeli mikropları öldürerek sıhhî olmayan mandıralardaki hasta ineklerden alınan sütü göreceli olarak "zararsız" hâle getirir ve bu da süt endüstrisinin mâliyetlerini azaltır.

    Dr. Pottenger'in pastörize sütle beslenmiş kedilerinin kısırlaşması ve gücünü yitirmesi için yalnızca üç kuşak geçmesi yeterli olmuştur. Amerikalıların ve Avrupalıların neredeyse aynı sayıdaki kuşağı pastörize sütle beslenmiştir. Bugün, kısırlık Amerikan çiftleri için başta gelen sorunlardan biriyken; kalsiyum eksikliği de yayılmıştır.

    Amerikalı çocukların yüzde doksanı kronik diş çürümesi sorunuyla karşı karşıyadır. İşin daha kötüsü, şimdilerde kaymağının ayrılmasını (yağın sütte toplanmasını) önlemek için süt "homojenize" ediliyor. Bu, yağ moleküllerinin sütün geri kalanından ayrılmayacağı noktaya kadar mayalanmasını ve öğütülmesini gerektiriyor. Ama aynı zamanda bu durum, süt yağının küçük parçacıklarının ince bağırsağın duvarından kolayca geçmesine izin vererek, doğal niteliğini kaybetmiş yağ ve kolesterolün vücut tarafından emilme miktarını büyük oranda arttırıyor.

    Aslında homojenize sütten, saf kremadan aldığınızdan daha fazla süt yağı alırsınız! Kemik erimesi rahatsızlığı olan kadınların pastörize süt ürünleri ile ilgili gerçekleri dikkate almaları gerekir. Doğal niteliklerinden uzaklaştırılmış bu süt, bu durumu önlemek için yeterince kalsiyum sağlamaz.

    Yetişkinler harika bir besin olan çiğ sütü temin edemedikleri sürece, günlük diyetlerinde yer alan sütü yeniden gözden geçirmelidirler.

    Çocuklara "güçlü ve sağlıklı" büyüsünler diye pastörize sütü tıka basa içirtmek düpedüz deliliktir, çünkü en basitinden, bu sütler içlerindeki besin öğelerini sindiremezler. Aslında, doğal niteliğini yitirmiş süt ürünleri, bağırsakları tabaka tabaka balçık gibi çamurla tıkayarak organik besinlerin emilimine engel olduğundan erkekler, kadınlar ve çocuklar diyetlerindeki tüm pastörize süt ürünlerini çıkarmalıdırlar."

    Kaynaklar

    Guidance... that's the difference between a good colon cleansing and a bad one. -Food & dieting - The science of food combining
    Çeviren: Hakan Arabacıoğlu
     
  2. 1 Mart 2010
    Konu Sahibi : eness
  3. innuk

    innuk Popüler Üye Üye

    Katılım:
    9 Nisan 2009
    Mesajlar:
    3.171
    Beğenildi:
    1.318
    Ödül Puanları:
    238
    Hakikaten süper bilgiler paylaşımın için teşekkürler. Ama bizler istanbulda nereden bulacağız çiğ sütü :KK43:(
     
  4. 1 Mart 2010
    Konu Sahibi : eness
  5. esraaydin

    esraaydin Popüler Üye Üye

    Katılım:
    21 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    132
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    çok merak ettiğim bir konu teşekkür ederim arkadaşım güzel paylaşımın için...
     
  6. 2 Mart 2010
    Konu Sahibi : eness
  7. Sezen

    Sezen O, Artık Anne:)) Üye

    Katılım:
    1 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.269
    Beğenildi:
    8
    Ödül Puanları:
    106
    ben bebeğime doğla inek sütünden yoğurt mayalıyorum böylede devam eciem
     
  8. 2 Mart 2010
    Konu Sahibi : eness
  9. shekerkizcandy

    shekerkizcandy Mutlu♥♥ Üye

    Katılım:
    24 Kasım 2009
    Mesajlar:
    5.622
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    146
    Vallahi bize sütçü teyzeler geliyor hafta da iki gün.Gayet de güvenerek alıyor ve iyice kaynattığı sütü mayalıyor annem.Biz çok memnunuz...:eek:
     
  10. 2 Mart 2010
    Konu Sahibi : eness
  11. TIFF

    TIFF SAKARLAR KRALİÇESİ :) Üye

    Katılım:
    23 Ocak 2009
    Mesajlar:
    2.319
    Beğenildi:
    45
    Ödül Puanları:
    148
    bende son 1 yıldır ahmet aydın'ın verdiği bu bilgiler doğrultusunda açık süt alıp, kendi yoğurdumu mayalamaya başladım. hatta bununla ilgili bir konu da açmıştım zamanında ama pek talep görmedi. bebeğim doğduğunda da ek gıdalara geçtiğinde asla kutu süt ya da yoğurt almayı düşünmüyorum. sütüm yoğurdum bittiğinde bile yenisini alana kadar süt yoğurt tüketmiyorum o derece kararlıyım artık bu konuda. :enbuyukkk:
     
  12. 9 Mart 2010
    Konu Sahibi : eness
  13. MUTLUYUM1111

    MUTLUYUM1111 uğurum büyüyorrrrrrrrrr Üye

    Katılım:
    5 Eylül 2009
    Mesajlar:
    7.738
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    146
    bende kendi sütümü alıyorum kaynatıyorum mis gibi mayalayıp yiyoruz temiz ve sağlıklı
     
  14. 9 Mart 2010
    Konu Sahibi : eness
  15. Asu

    Asu Popüler Üye Üye

    Katılım:
    10 Nisan 2008
    Mesajlar:
    266
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    106
    burda bahsedilen süt kaynatılmamış çiğ süt. bizler kaynatarak içiyoruzki buda içindeki besin öğelerini yok ediyor. pastorzie sütü savunmuyorum yanlış anlaşılmasın ama bilirsiniz çiğ süt içinde birçok bakteriyi barındırır.bakın dikkatli okuyum deneydeki kediler çiğ süt içmiş.
    yurt dışındaki ineklerin sağılma koşulları ve sütün saklanma koşulları burdan çok farklı diye biliyorum.yurt dışında çiğ süt içmek belki mümkün fakat türkiyede Allah korusun..
    ben şahsen bulabilseydim günlük sütü tercih ederdim ama bulamadığımdan yine pastorize süte devam...