Kar - Özet - Orhan Pamuk

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve seaBahAR tarafından 8 Aralık 2008 başlatılmıştır.

    8 Aralık 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  1. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.194
    Ödül Puanları:
    238

    Kar / Orhan Pamuk

    Olaylar yurdumuzun doğu kesminin Kars ilinde geçmektedir. Bir gazetede köşe yazarlığı yapan ve ünlü bir şair olan Kerim Alakuşoğlu (kitabın bütününde ondan “Ka” olarak bahsediliyor) Almanya’nın Frankfurt şehrinde geçirdiği onca senelerden sonra Türkiye’ye dönme kararı verir ve geldiği ayların flaş haberleri arasında yer alan “Kars’taki kadınların intiharı” konularının üzerinde gazetede yayımlayabileceği bir araştırma yapmaya karar verir. Bunun için ülkemizde kış aylarının en sert geçtiği dönemde Kars’a gitmeye karar verir. Yolda gördüğü çoğu Kars’lı olan doğulu insanlarımızı, giyinişlerini, konuşmalarını, yolların durumunu ve oradaki devlet anlayışını açık ifadelerler anlatır. Yolda hayatında hiç yaşamadığı bazı gülünç olayları ve yöre halkının candan ve sevecenliğini anlatır.

    Kars’a geldikten sonra üniversite yıllarından tanıdığı arkadaşlarını bulur hatta üniversiteden tanıdığı ve boşandığını duyduğu eski aşkı sayılabilecek olan İpek’in sahibi olduğu otele yerleşir. Bütün olanlar boyunca bu otelde kalır.

    Kente bir yazarın geldiğini ve o dönemde de bir seçim zamanı olması itibariyle kentin ileri gelen devlet görevlileri Ka’nın yanına gelerek ziyaret ederler, konuşurlar ve esas olarak neden Kars’a geldiğini öğrenmeye çalışmaktadır. Ka’nın Kars’a geliş sebebi intihar eden genç kızların ve kadınların neden bu yola başvurduklarını öğrenmek, bunları gazetedeki köşesinde yayınlamak ve yapabilirse halka intiharın kötülüklerinden bahsedip halkı bu yönden uzaklaştırmaktır. Tabi bölgeye böyle ünlü gazetecilerden ve sanatkarlardan fazla gelen olmadığı için halk önce onu yadırgar ama Türk halkının en büyük özelliklerinden misafirperverlikten de vazgeçmezler.

    Ka’nın şehre geldiğini duytan bazı din taraftarları ve yobaz kişiler onu kendi saklandıkları köşelere çağırır ve onlarla göüşmesini sağlarlar. Amaçları tabii ki kötü düşüncelerini ve geri kalmış fikirlerini onada aşılamak ve Kars halkının daha da dikkatini çekmektir. Bu arada Ka araştırmalarına devam eder ve intihar eden kadınlarla öğrencilerin çoğunun bunalımda veya aşk acısından kendilerine kıydıklarını anlar. Fakat şöyle bir durum da vardır ki bu ölen şahıslar üniversitede okuyan ve başörtüsü taktıkları için okula alınmayan kimselerdir. Bunu fırsat bilen geri kafalı insanlar devletin dine karşı olduğunu, Kars’taki görevlileri ise ateistlikle suçlarlar. Ka da devlet görevlilerini biraz destekler gibi göründüğünden onu da ateistlikle suçlarlar. Bu gelişmelerin yanında birtakım cinayetler işlenir. En önemlisi ise üniversitede devletin kurallarını uygulayan bir öğretim üyesinin öldürülüşüdür ki bunu yapanlarda laik devlet düşmanı gruplardır. Ka tüm bu olayların üzerinde korkmadan bu tip insanlarla ilişki kurar, çetebaşlarıyla görüşür ve buradaki saf delikanlı erkeklerin ve bayanların kandırıldıkları anlar. Bir ara kendisini öyle olaylar ve davranışlar içinde bulur ki kendisinin de onlardan birisi gibi olacağını anlayıp kurtulur onlardan.

    İpek’e aşık olan Ka tüm bu olayların yanında kendinin ne kadar tehlikelerin içinde olsa dahi kendinin İpek’in yanında ve mutlu olduğunu hisseder. Ama bu mutluluğun gerçek mi yoksa zahiri mi olduğunu anlayamaz. Bütün bu olaylar yaşanırken halkın sosyal aktivitesini ve mutluluğunu, gece gündüz kar yağmasından dolayı düştüğünü ve halkın morale ihtiyacı olduğunu anlayan görevliler tarafından bir organizasyon düzenlenir. Bu organizasyonda laik cumhuriyet yanlısı oyunlar oynanır ve örümcek kafalıların amaçlarına ulaşamayacağı anlatılır. Gösteride bulunan çoğu beyni yıkanmış imam hatipli öğrencilerin ve hokkabazların laf atması, sataşması, cumhuriyet rejimini ve devlet memurlarını din düşmanı olarak adlandırmalarından dolayı olaylar çıkar. Olayların sonucu kentte sokağa çıkma yasağı ilan edilir ve ihtilal boy gösterir. Tabii bunu bir çok halk sevinçle karşılarken gericilerin çoğu ve ülkemize çomak sokmak isteyenler nezarathanelere konur ve sorguları alınır. Ka bu olayları pür dikkat inceler. Bir çok şiiri de bu olaylardan etkilenerek yazar.

    Olayları sıkıca inceleyen Türk polis ve askerinin bu durumlarda nasıl canla başla çalıştıklarını ve ülkeyi korumak için bu gericilere nasıl davrandıkları, ülkemizin bu konulardaki sorunlarına da yazar uzunca dikkat çeker. Ka bütün bunları yaparken bazı dinci lider ve elebaşlarının ifadelerini eline geçirir ve hayretle bir ürperti hissi duyar. Bu insanların kimlerce desteklendiklerini ve yaptıklarını öğrendikçe meğer ülkesinde neler olduğunu ve haberinin olmadığını anlar. Bu insanların Tanrı’nın adını kullanarak ne zalimce işler yaptıklarını, nice cinayetler işlediklerini ve utanmadan bunları Tanrı için yaptıklarını öğrenince büsbütün hayrete düşer.

    Ka olaylardan etkilenmişti ama korkmaya başlamıştı birazcık. Çünkü bazı dinci kesimler Ka’yı bir ajan olarak görüyor ve kendilerine vurulan darbelerin sebebi olarak onu görüyorlardı. Arada bir tehditler olmasına rağmen polisin Ka’yı koruduğunu zannedip düşüncelerinden vazgeçmişlerdi.

    Ka bütün olayları incelemişti ve Kars’ı “Dünyanın bittiği yer” olarak adlandırmıştı. Sevdiği İpek’in bile bazı gerikafalılarla işleri ve ilişkileri olduğunu öğrenince kendisini bu şehirde tutacak bir neden kalmayacağını düşünüp şehirden üzüntülü olarak ayrılıp İstanbul’a dönecekti. Ama artık hayattan umudu kesildiği için Ka düşüncelere dalmakta ve İpek’i düşünmektedir. Buna rağmen en sonunda hediyeler ve teşekkürlerle Kars’tan ayrılır. Kars tam olarak düzelmese de uygarlık ve rahatlıklara ilk adımı atmaktadır.

    -alıntı-

    Orhan Pamuk biyografisi için tıklayınız.
     
  2. 14 Aralık 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  3. yesilim

    yesilim Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2006
    Mesajlar:
    9.033
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    148
    çok detaya girdiği için sıkılarak okuduğum ama bitirdiğim( arkadaşlarımın hepsi yarısına gelmeden bırakmışlar) yine de okunabilir

     
  4. 22 Şubat 2009
    Konu Sahibi : seaBahAR
  5. burfur

    burfur Her Halime Sonsuz Şükürler Olsun Pro Üye

    Katılım:
    13 Ocak 2009
    Mesajlar:
    4.250
    Beğenildi:
    195
    Ödül Puanları:
    153
    ben de bitirdim ama zorlandım.orhan pamuğun bütün kitaplarında olduğu gibi buda fazlasıyle ayrıntılı.ama yine de güzel di.
     
  6. 27 Şubat 2009
    Konu Sahibi : seaBahAR
  7. duyguud

    duyguud HeR şEy çOk GüZeLL....... Üye

    Katılım:
    13 Aralık 2008
    Mesajlar:
    965
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    evett bu kitabıda okudum ama zar zorr çok aşırı sıkıcı bi katapdı inanın zor bitti yarım kalmasını istemediğimm için okudum ama tavsiye etmem:eek:
     
  8. 28 Şubat 2009
    Konu Sahibi : seaBahAR
  9. lostsun

    lostsun Popüler Üye Üye

    Katılım:
    5 Haziran 2008
    Mesajlar:
    1.239
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    146
    okumamıştım okumak istiyordum.
    tşk..
     
  10. 3 Haziran 2010
    Konu Sahibi : seaBahAR
  11. tria

    tria mucize meleklerim Üye

    Katılım:
    5 Ocak 2010
    Mesajlar:
    1.311
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    106
    orhan pamuk kitapları biraz zahmet istiyor aklınızı sadece kitaba verip ayrıntı kaçırmamak zorundasınız çok benlik bi kitap değildi ama bitirdim
     
  12. 2 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : seaBahAR
  13. Brsnz

    Brsnz Popüler Üye Üye

    Katılım:
    29 Nisan 2009
    Mesajlar:
    1.491
    Beğenildi:
    43
    Ödül Puanları:
    148
    Ben çok beğenmiştim bu kitabı. Özellikle siyasi bir kitap olduğu için çok beğenmiştim...

    O zaman siz Masumiyet Müzesini hiç okumayın :)) Ayrıntı ayrntı, sayfalarca tasvirler ben bile sıkılmıştım ki ağır edebi eserleri çok severim...
     
  14. 22 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : seaBahAR
  15. VivaLaJuicy

    VivaLaJuicy :) Üye

    Katılım:
    20 Şubat 2010
    Mesajlar:
    32.346
    Beğenildi:
    2.257
    Ödül Puanları:
    238
    Bir türlü okuyamadığım kitap.
    Detaylı tasvirlere malesef ki tahammülüm yok.
    Aslında Elif Şafak da çok detaya inen bir yazar ama öyle büyülü yazıyor ki...
    Sevemedim ben bu kitabı.
    Gerçi ilk aldığımda 14, 15 yaşlarındaydım. O yüzden de olabilir.
    Belki şimdi alsam elime okurum. :)