Karaciğer hastalarının beslenmesi

Konusu 'Bitkisel Kürler - Şifa Reçeteleri' forumundadır ve pokoo tarafından 9 Nisan 2009 başlatılmıştır.

    9 Nisan 2009
    Konu Sahibi : pokoo
  1. pokoo

    pokoo Aktif Üye Üye

    Katılım:
    21 Ocak 2009
    Mesajlar:
    74
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    KARACiĞER HASTALIKLARI
    Yazar Haldun Keskin
    Çarşamba, 23 Temmuz 2008
    Karaciğer: Karın boşluğunun sağ üst kısmında yer alan karaciğer, kan dolaşımı içinde mükemmel bir filtre görevini üstlenmiştir. Suda çözülebilen, vücut artığı basit maddeler böbrekte temizlenirken, ilaçlar ve hormonlar gibi karmaşık yapılı atıkları karaciğer temizler.
    Savunma sistemini lojistik yönden destekler: Karaciğer sadece beslenme ve metabolizma atıkları için bir filtre olarak kalmamakta, ayrıca bağışıklık maddeleri olan globulinleri ve damar tamir grupları olan enzimleri de üretmektedir.
    Bakterileri temizler: Karaciğerde bulunan kupffer hücreleri, buradan geçen özelliklede bağırsaklardan gelen kanda bulunan önemli miktardaki bakterileri yutarlar. Kupffer hücreleri kandaki parçacıkların ya da öteki yan ürünlerin artması durumunda, bunları kandan filtre edebilmek için kendi sayılarını da arttırırlar.
    Vücudun enerji kaynaklarını üretir: Karaciğerin özelliklerinden biri de vücudun en önemli enerji kaynağı olan glukozu üretmesidir. Normal beslenme sırasında alınan glukoz, glikojene çevrilerek karaciğerde depolanır. Karaciğer kandaki glukoz oranını devamlı kontrol eder.Yemek aralarında besin alınmadığı ve kandaki glukoz miktarı düşmeye başladığı zaman, karaciğer depoladığı glikojeni tekrar glukoza çevirerek kana verir. Böylece kandaki glukoz düzeyinin fazlaca düşmesi engellenmiş olur.Karaciğer ayıracağı asitleri ve amino asitlerden de glukoz üretebildiği gibi, enerji üretiminde kullanılması mümkün olmayan diğer karbonhidratları da glukoza çevirebilir.
    Kanı depolar: Karaciğer, genişleyebilen veya küçülebilen bir yapıya sahiptir. Bu özelliği sayesinde kan damarlarındaki kanı depolayabilir veya salabilir. Karaciğer sağlıklı bir vücutta, toplam kanın %10'unu, yani 450 mi kanı bünyesinde tutar. Bazı durumlarda, örneğin kalp yetmezliği sözkonusu olduğunda vücutta dolaşan kan miktarı, kalbin çalışma temposuna fazla gelecektir. Bu durumda karaciğer kan tutma hacmini iki kat daha arttırarak, 1litre kanı fazladan depolar. Böylece kalbin, kaldırabileceğ i bir tempoda çalışmasına fırsat hazırlar. Vücutta kan ihtiyacı arttığında ise (örneğin ağır egzersizler sırasında) karaciğer, bünyesinde depoladığı kanı dolaşıma vererek kan ihtiyacını giderir.
    Ekonomik çalışır: Kaslarda glukoz harcanması sırasında, metabolizma artığı olan laktik asit açığa çıkar. Laktik asit kasta kaldığı sürece acı verir ve çalışmasını engeller. Karaciğer bu asidi kas* lardan toplar ve yeniden glukoza döndürebilir.
    Ölü alyuvarların yenilerini üretir: Karaciğer ve dalak, ölen alyuvarların yerine yenilerinin üretildiği, proteinin büyük bir kısmının parçalandığı ve amino asitler olarak tekrardan farklı amaçlar için kullanıldığı yerdir. Karaciğer ayrıca, vücutta önemli işlevleri olan demirin de depolandığı organdır. Bu haliyle vücudun en gelişmiş deposudur.Tüm mineralleri, proteinleri, az miktarda yağı ve vitaminleri karaciğere depolar. İhtiyaç duyulduğunda, depoladığı maddeyi en kısa yoldan gerekli böl- geye verir. Vücudun yeterli enerjiye sahip olup olmadığını hassas bir biçimde denetler, bunun için özel bir haberleşme sistemi geliştirmiştir. Vücuttaki tüm organlar karaciğer ile bağlantılıdır.
    Kendi kendini onarabilir: Karaciğerin kendi kendisim tamir etme yeteneği de vardır. Bir kısmı tahrip olsa kalan diğer hücreler hemen çoğalarak eksik kısmı tamamlar. Hatta organın üçte ikisi alınsa bile,kalan kısım karaciğeri bir bütün olarak yeniden meydana getirebilir. Organ kendi kendisini onarırken, ölen ve zedelenen hücrelerini ortamdan uzaklaştırır ve yerine yenilerini koyar. Bir karaciğer hücresi, yaklaşık 500'den fazla işlemi yapabilecek yetenektedir. Bu işlemleri, birbiri arkasından değil çoğu kez aynı zamanda başarmaktadır.
    Mideden gıda özlerini alıp kana çevirir: Gıda maddelerini mideden karaciğere götüren damarlar vardır. Bu damarlara giden gıda maddelerinin özünü karaciğer alıp kan haline gelene kadar tarar, pişirir. Bu kan organlara gönderir. Bizim ısrarla karaciğer hastalıklarının MİDE'den kaynaklandığını belirtmemiz bunun içindir. Eğer hararet verici gıdaları (tuzlular, acılar, domates, karabiber) yersek, çok geçmeden kaşınma, sivilce oluşumunu gözleriz. Bu gıdaların özü mideden karaciğere geçer. Karaciğer ısıtıcı gıdalardan hoşlanmaz. Karaciğer soğutucu gıdalardan oluşur.


    Karaciğerin gıdalarla korunması ve tedavisi



    Karaciğerin, mide-bağırsakla irtibatı ve bu irtibata bağlı rahatsızlıkları vardır. Karaciğer tek başına olup mide ile irtibatı olmasa, kendi hastalığını tamir edebilecek nitelikte,
    karaciğeri zayıf veya hassas olanların MUTLAKA PERHİZ YAPMASI gerekir.
    Karaciğere faydalı gıdaları yemeleri gerekir.


    Karaciğere faydalı gıdalar



    Karaciğer soğuk ve soğutucu gıdaları sever. Bal, soğuk bal şerbeti, kuru ve yaş üzüm, elma, ayva, armut, kekik, zemzemsuyu, rezene, pancar, şahtere, kereviz yaprağı, marul, hindiba, devesütü, misvak, yoğurt, salatalık, limon (kabuğuyla beraber), greyfurt, turunç, çörek otu, papatya, ayrık kökü, incir, helile, zeytinyağı, enginar, deve dikeni (diken çeşitleri), kabak, havuç, kabak çekirdeği, kabak tatlısı, oğul otu, karabaş otu, civan perçemi.





    Karaciğere zarar veren (perhiz) yapılacak gıdalar



    Karaciğerin en iyi ilacı perhizdir. Sucuk, turşu, acılı gıdalar yiyince vücudumuzda kaşınmalar oluşur, çoğu bunun mikrobik olduğunu, elbiseden, deterjandan kaynaklandığını zanneder. Halbuki bu karaciğerden yenen gıdalardan kaynaklanır. Kısaca safra salgısını bozacak, karaciğeri rahatsız edecek ısıtıcı gıdalardan uzak durulur. Yine fazla yağlı, fazla proteinli gıdalardan uzak durulur.



    Egzama, sivilce ve sedefinizi artıracak gıdayı, kendi kendinizi kontrol ederek siz de tesbit edebilirsiniz.



    Şu gıdaları kesinlikle iyi olana kadar yemeyiniz.



    Suyu yavaş yavaş oturarak 3 yudumda içiniz.



    Yumurta
    Domates
    Domates salçası
    fındık
    fıstık
    Ayçiçeği
    Ceviz
    Mercimek
    Acı biber
    Karabiber
    Turşu
    Tuzlular
    Fazla tereyağı
    Yağlı kırmızı et
    Fazla proteinli gıdalar
    Susam
    Çikolata
    Sigara
    Alkol
    Kakao
    Domuz eti
    Bayat ve fazla çay

    Karaciğer rahatsızlıkları



    Karaciğer hastalıklarında, stres, mide, bağırsak ve karaciğer gelir. Karaciğer rahatsızlıkları nı tedavi ederken 4 ayak 4 masa gibi düşünüp 4'üne yönelik tedavi uygulamazsak, kayda değer bir netice elde edemeyiz. Karaciğeri rahatsız yaşlı ve güngörmüş bir kardeşimiz asıl problemin beynindeki otonom sinir sisteminden kaynaklandığını doktorların ifadesiyle; karaciğere komut veren sinirlerin gerili kaldığını bunun için karaciğerinin zayıf olduğunu söyledi. Karabaş otu, oğul otu karışımım (stresçayı) ıhlamur gibi kaynatıp içtiklerinde çok fayda gördüğünü söylediler.



    Tedavide en önemli unsur teşhistir. İyi bir muayenedir, iyi teşhis konulmazsa, sonuç almak zordur.



    Karaciğer hastalıklarının isimlerini açıklayıp bitkilerle tedavisini açıklayacağız.






    KAŞINTI - EGZAMA



    Bazen alerjik ve mikrobik olabilir. Genellikle karaciğerden kaynaklanır. Karaciğer istemediği maddeleri vistül (yolla) zayıf bulduğu el, ayak v.s yerlerde kaşınma, sulanma, sivilcelenme şeklinde dışarı atar.



    SEDEF



    Egzamadan tek farkı sadece karaciğerden kaynaklanmaması dır. Cildin bazen tamamını kaplayabilir. Kaşındırır da kaşındırır. Yaranın üzerinde sedef gibi parlayan beyaz bir tabaka oluşur.



    SİVİLCE



    Bu da diğer karaciğer hastalıkları gibi karaciğerden kaynaklanır. Çok nadiren mikrobik olup kremle tedavisi mümkün olabilir. Sirke, çören suyu, limon, pelin otu suyu gibi pansumanlarla karaciğerden kaynaklanmayanı nın tedavisi mümkün olabilir. Ergenlik sivilcelerine de aynı pansuman uygulanır. Bazısında netice alınır. Bazısınının perhiz yapması lazımdır. Karaciğerden kaynaklanırsa yediğimiz hararet verici gıdaların ürünüdür.





    Sivilce, Egzama ve Sivilcelerin Bitkilerle Tedavisi





    1) Perhize dikkat edilir: Perhizsiz karaciğer hastalıklarının iyileşmesi çok zordur. Perhiz edilecek gıdaları başta zikrettik. Tedavinin dört ayaklı olması gerektiğini belirtmiştik.

    Stres: Karaciğer hastalıkları genellikle stres ve deprasyon sonucu oluşur. Bunun için 2/3 oğul otu, 1/3 karabaş otu karışımı, ıhlamur gibi kaynatılıp balla tatlandırılarak günde 3 su bardağı normal soğuk olarak her gün iyi olsanız da içmeye devam ediniz.


    Mide: Karaciğer hastalıklarının ilk basamağı, Diş temizliğidir, dişler misvakla devamlı te*mizlenir.
    Her yemeğe başlarken halis zeytinyağı, kepekli ekmeğe bandırılıp yenir.
    200 gr çam sakızı, 100 gr çörek otu öğütülüp balla macun yapılarak aç iken günde 3 defa 1'er tatlı kaşığı yenmeye devam edilir.
    Okaliptüs yaprağı ıhlamur gibi kaynatılıp, balla tatlandırılarak içilmeye devam edilir.


    Bağırsak: Midede uyguladığımız kür aynen uygulanır.
    İncir, elma,hurma 1, kabak tatlıs armut devamlı yenir.




    Karaciğeri temizleme ve güçlendirme:

    Karaciğer hastalıklarının 4. etap tedavisi olup, basittir. Tabiiki diğer 3'ü ile bareber yapılırsa.

    Şahtere, kekik, deve dikeni karışımı ıhlamur gibi kaynatılıp balla tatlandırılarak normal soğuk içilmeye devam edilir.
    Zeytinyağlı enginar yemeğine devam edilir.
    Enginar yaprağı, civan perçemi kaynatılıp ıhlamur gibi kaynatılarak balla tatlandırılıp (normal soğuk) günde 3 su bardağı içilmeye devam edilir.
    Deve sütü, yoğurt yenir.
    Greyfurt, turunç, hurma 1 yenmeye devam edilir.
    Çörekotu, kekik, misvak, az sinameki karışımı kaynatılıp içilir.
    Karaciğer hastalıklarında beslenme çok önemlidir.
    Bu batı tarzı beslenme, konsantre güçlü gıdalar terkedilmelidir.
    PERHİZ şarttır.
    Tedaviniz sabırla mümkündür.






    SİROZ





    Karaciğerin normal doku yapısının, karaciğerin fonksiyonunu icra edemiyecek şekilde değişmesidir.
    Karaciğer alkolle tahrip olup su toplayabilir.
    Hepatit B siroz yapabilir.
    Alkolü, sigarayı bırakıp tedaviye başlamak gerekir.
    Zeytinyağı içilir.
    Zeytinyağlı enginar yemeği yenir.
    Papatya, kiraz çöpü, kuşburnu karışımı kaynatılıp balla tatlandırılarak ( normal soğuk) günde 3 su bardağı içilir.
    Çörek otu, kekik, misvak, az sinameki karışımı kaynatılıp içilir,




    DİABET, ŞEKER (Kanda şeker yükselmesi)



    Pankreas tarafından salgılanan insülin hormonu yetmezliği sonucu ortaya çıkan genellikle yaşlı şişmanlarda görülen ciddi bir rahatsızlıktır. Şeker hastalığını sık sık çıkıp kaybolan çıbanlar ilk kez sinyal verir. Diş etindeki yaralar, uykudan uyanınca el ve ayaklarda karıncalanma baş gösterir. Aşırı susuzluk ne kadar su içilirse kanamama, halsizlik, sık sık idrara çıkma, hanımlarda adet kesilmesi görülür. Normal bir vatandaşın bu belirtiler gözükmese bile şekerini tansiyonunu, kolestrolünü yılda bir defa ölçtürmesi sağlığı açısından önemlidir.





    Bitkilerle şeker tedavisi



    Hurmayı şekere yakalanmadan sağlığında devamlı yiyenlerde şeker dengesi regüle edilir.
    Hurmayı devamlı yiyenlerde şeker hastası olma riski azalır.
    Hormonsuz salatalık vücudun şekerini dengeler, karaciğeri serinletir. Şeker hastalan bol, bol hormonsuz salatalık (hıyar)yemelidir.
    Zeytin yaprağı, kekik eşit miktarlarda karıştırılıp ıhlamur gibi kaynatılıp günde 3 su bardağı içilmeye devam edilir. Bu kür, şekerin en iyi tedavisidir. Yalnız bu çayı içerken bazı şekerlilerde, şeker başlangıçta yükselişe geçer, ondan sonra inişe geçer. Bırakmadan devam etmek gerekir.
    Mersin yaprağı, ısırgan yaprağı, böğürtlen yaprağı karışımı kaynatılıp günde 3 su bardağı içilmeye devam edilir.
    Hindiba, ayrık kökü karışımı kaynatılıp içilmeye devam edilir.
    Limon, ekşi nar, dağ eriği (çakal eriği) yenmeye devam edilir,
    Ekşi yoğurt, cacık yenmeye devam edilir.
    Taze fasulye, ıspanak, enginar, yer elması, karnıbahar yenmeye devam edilir.
    Kekik, çörek otu, misvak, az sinameki karışımı kaynatılıp günde 3 su bardağı içilmeye devam edilir.
    Ceviz yaprağı, enginar yaprağı, maydanoz karışımı kaynatılıp içilmeye devam edilir
    . Ardıç tohumu kaynatılıp içilmeye devam edilir.






    KOLESTEROL



    İnsan vücudunda karaciğer tarafından üretilen steroid hormonlarının ön maddesidir. Dışarıdan aldığımız hayvansal ve bitkisel yiyeceklerde de kolesterol bulunur. Normalde vücut için çok önemli bir yapı taşıdır. Birçok hormonun Ön maddesidir. Ancak dışarıdan aşırı miktarda kolesterol içeren yiyecekler yenildiğinde birçok hastalığa (Hipertansiyon, sivilce, damar tıkanıklığı, v.b.) sebep olur.



    Bitkilerle tedavi



    Evinize zeytinyağından başka yağ sokmayınız.
    Kolesterolü sadece zeytinyağı önler karaciğeri çalıştırır.
    Margarinden uzak durunuz.
    Kekik, ıhlamur gibi kaynatılıp balla tatlandırılarak soğuk olarak günde 3 su bardağı içilir. Kolesterolü düşürdüğü tespit edilmiştir.
    Fındık, fıstık, badem, gibi yağlı gıdalar kolesterol yapar, bunların yapraklan kaynatılıp içilmeye devam edilirse kolesterolü yakar.
    Civan perçemi, kantaron, pelin otu karışımı kaynatılıp balla tatlandırılarak içilmeye devam edi*lir.
    Limon, maydanoz kaynatılıp balla tatlandırılarak içilmeye devam edilir.
    Ayrık kökü, kekik karışımı ıhlamur gibi kaynatılıp balla tatlandırılarak içilmeye devam edilir.
    Magnezyum ve kalsiyum içeren kaplıcaların suları içilir.


    SARILIK ve HEPATİT B



    Bilirubinin kanda aşırı miktarda bulunmasından meydana gelir. Karaciğer de tıkanıldık olursa, karaciğer safrayı dışarı atamaz. Kandaki alyuvarların bozulması ile insan rengi, özellikle gözleri sa* rarır idrarının rengi kahverengiye yakın renkte olur. Dışkısı çok kokar. Ciltte kaşınma başlar.


    Perhiz



    Karaciğere zarar veren başta belirttiğimiz hararet verici gıdalar yenmez.


    Bitkilerle tedavisi



    Soğutucu, serinletici gözenek açıcı gıdalar yenir.
    Hormonsuz, sararmış salatalık ya da acur rendelenip misli kadar balla karıştırılarak yenir, günde 2-3 kere tekrarlanır. Kısa sürede karaciğeri iyileştirir.
    200 gr. çörek otu, 100 gr çam sakızı öğütülüp balla macun yapılarak günde 3 tatlı kaşığı yenmeye devam edilir. Vücudun bağışıklık sistemini arttırır. Vücuda kuvvet verir yukarıdaki kürle beraber uygulanırsa çok faydalı olur.
    Kekik çörek otu, misvak, az sinameki kaynatılıp balla tatlandırılarak soğuk olarak içilmeye devam edilir.
    Rezene kaynatılıp balla tatlandırılarak içilmeye devam edilir.
    Biberiye, kuşburnu kaynatılıp balla tatlandırılarak soğuk içilmeye devam edilir.
    Civan perçemi, kantaron karışımı balla tatlandırılarak içilmeye devam edilir.


    SAFRA KESESİ TIKANIKLIĞI



    Safra kesesinde oluşan tıkanıklıktır. Midenin ve karaciğerin fonksiyonları nı zorlaştırır.



    Bitkilerle tedavisi



    Bol miktarda kiraz yenir. Mevsiminde günde en az yarım kg. yenmeye devam edilir.
    Kiraz çöpü, biberiye kaynatılıp içilmeye devam edilir.
    Yarım çay bardağı halis zeytinyağına 1 limon sıkılıp günde 3 kere içmeye devam edilir.


    SAFRA KESESİ TAŞLARI



    Yarım çay bardağı halis zeytinyağına 1adet limon sıkılıp günde 3 kere içmeye devam edilir.
    Tarçın toz haline getirilip günde 3 çay kaşığı yutulmaya devam edilir.






    DALAK HASTALIKLARI



    Dalak karaciğerin yardımcısı konumundadır. Ömrü biten alyuvarları parçalar, onları kullanılır hale getirip vücuda iade eder. Şekerin, yağın ve proteinin metabolizması nı bir bölümü dalakta oluşur. Bağışıklık maddeleri de üretir. Kan içinde ki mikroplan temizler. Hastalık anında vücudun di*rencini arttıran akyuvarları üretir.





    DALAK ŞİŞMESİ





    Dalak vücudun mikroplara karşı korunmasını üstlendiği için, çeşitli hastalıklarda şişer. Tifo, sıtma, frengi ve zehirlemelerde dalak şişer.



    Bitkilerle tedavisi



    Kereviz yaprağı papatya kaynatılıp balla tatlandırılarak normal soğuk 1'er su bardağı içmeye devam edilir.
    Kekik, sinameki, çörekotu sirkede kaynatılıp birer fincan içilir.
    Kuru üzüm, üzüm hoşafı içilmeye devam edilir.






    DALAK TIKANIKLIĞI





    Bitkilerle tedavisi



    Çörekotu, karahelile karışımı kaynatılıp balla tatlandırılarak içilmeye devam edilir.
    İncir, sütle tatlı haline getirilip günde 1 'er kase yenmeye devam edilir.
    Teleme yoğurdu yenir. Şifalı yemekler bahsine bak.
    Kara hindiba, Ayrık kökü karışımı kaynatılıp balla tatlandırılarak soğuk olarak 1'er su bardağı içmeye devam edilir.
    Yarım çay bardağı halis zeytinyağına 1 limon sıkılıp içmeye devam edilir.




    KANSIZLIK



    hurma 1, elma, armut, üzüm, ayva rendelenip sulan sıkılır içilir, posadan reçel, hoşaf yapılır içilir. Bunlar devamlı yenir.
    Çörek otu, kekik kaynatılıp balla tatlandırılarak 1'er su bardağı içilir.
    Kabak tatlısı bol bol yenir.
    Isırgan, kantaron, kekik karışımı kaynatılıp balla tatlandırılıp günde 3 su bardağı içilmeye devam edilir
     
  2. 30 Temmuz 2010
    Konu Sahibi : pokoo
  3. Himalia

    Himalia Aktif Üye Üye

    Katılım:
    10 Haziran 2010
    Mesajlar:
    739
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    41
    merhaba pokoo .bana geçen cuma günü pbs tanısı konuldu.ama siroz yok şu an 35 yaşındayım.sarılık falan da yok 16 ağustosta biyopsi yapılacak .sence nasıl beslenmeliyim.
     
  4. 30 Temmuz 2010
    Konu Sahibi : pokoo
  5. pokoo

    pokoo Aktif Üye Üye

    Katılım:
    21 Ocak 2009
    Mesajlar:
    74
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    merhaba,geçmiş olsun allah şifa versin geçer gider inşallah

    yukarıda yolladığım mesajda yazıyo orda rahatsızlığın agöre perhiz yapıyosun bildiğim kadarıyla...benim bu hastalık hakkında bildiğim ğpek bişey yok eşim hepatit b olduğu için internetten araştırmıştım öyle öğrenmiştim,yakın bi doktorumuz var listeyi göstermiştim evet dedi çoğu doğru bi perhiz hani listede zararlı diye yer alanları hiç yedirme hatta diyede söylemişti pbs rahatsızlığı hakkında bi bilgim yok malesef,doktoruna danış yada beslenme uzmanı ile fialn görüş derim sonuçta beslenme uzmanlarıda rahatsızlığa yugun nasıl beslenmen gerektiği hakkında az çok bilgi verirler...keşke benim eşimde özen gösterse dikkat etse kendine ama hiç dikkat etmiyo ben ne kadar kontrol ediyorsam o var bitek,sigarayı hala çok fazla tüketiyor ne yazıkki,allah herkese acil şifalar versin(amin) hem bence karaciğer hastalıkları geçmeyecek iyileşilmeyecek bi hastalık değil çünkü bi dünya şifalı bitki var birinden biri mutlaka faydalıdır
     
  6. 25 Mart 2011
    Konu Sahibi : pokoo
  7. semincan

    semincan Aktif Üye Üye

    Katılım:
    10 Haziran 2010
    Mesajlar:
    26
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    31
    çok güzel bir yazı