Kardeş kıskançlığında görev anne babanın

Konusu 'Aile, Evlilik ve Çocuklar' forumundadır ve Biromur tarafından 24 Ocak 2008 başlatılmıştır.

    24 Ocak 2008
    Konu Sahibi : Biromur
  1. Biromur

    Biromur ``Birömür`` Üye

    Katılım:
    1 Aralık 2007
    Mesajlar:
    1.601
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    Ailedeki ilk çocukların yaşadığı kardeş kıskançlığında anne ve babanın yanlış davranışları pek çok olumsuz duruma neden oluyor.

    Alman Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikoloğu Özge Türk, kardeş kıskançlığının nedenini anlattı:

    "Kardeş kıskançlıklarının temelinde anne ve babanın ilgi ve sevgisinin bölünmesi korkusu yatmaktadır.Yeni doğan kardeş, büyük çocuk için adeta bir kumadır.

    Yani, anne ve babanın ilgi ve sevgisini artık yeni doğanla paylaşmak zorundadır. Ancak bu durum o kadar da kolay değildir. O ana kadar anne ve babanın ilgi odağı olan kişi kendi olmuştur.

    Çocuk, yeni doğan kardeşine karşı ikilemli duygular hisseder, sevgi ve nefret arasında gidip gelir. Aslında onu sevmesi ya da sevmek zorunda olması çevre ve anne, baba tarafından çocuğa benimsettirilmiş gibidir. Küçük kardeşini sevmediğini söylerse, anne, baba ve çevre tarafından ayıplanacak, eğer sevdiğini söylerse en büyük alkışı o alacaktır.

    O zaman alkışı almak, yani küçük kardeşi sevmek ve benimsemek için kendini zorlar. Anne ve babasına da bu durumu ispatlamaya çalışır. Taşıyamayacak olsa da kardeşini kucaklayıp taşımak için ısrar eder, ağlayınca ilk önce o koşar. Elbette ki anne ve babası onun bu davranışlarını beğenecek ve onurlandıracaktır, başka türlü olamaz.

    Sevgisi o kadar taşmaktadır ki küçük çocuğu eline alır, sıkıştırır ve küçük çocuk ağlamaya başlar. Anne ve baba onu bu davranışı nedeniyle azarlar. İşte yine günah keçisi olmuştur. Oysa ki sadece küçük kardeşini ne kadar sevdiğini onlara ispatlamak istemiştir ama nafile. Onu anlayan yoktur...

    Artık anne ve babasına yaranamamaktadır ve adeta bu dünya kardeşi ve kendi için dar gelmeye başlamıştır. İşte o zaman kıskançlık duyguları kabarmaya başlar. Artık ateşkes bozulmuştur ve savaş ilan edilmiştir."

    Çocuklar karşılaştırılmamalı

    Psikolog Özge Türk, bu tip durumlarda anne ve babanın her iki kardeşe olan yaklaşımlarında çok dikkatli olmaları gerektiğini açıkladı:

    "Öncelikle her iki kardeş arasında mukayese yapmamak gerekmektedir. Her çocuk farklı özelliklerde, farklı yeteneklerde, farklı bireylerdir. O zaman aralarında mukayese, ancak birbirleri arasında rekabete neden olur, başka bir işe yaramaz.

    Anne ve baba her iki çocuğa da sevgilerini göstermelidirler. Bazen ebeveynler çocukları aralarında paylaşırlar. Örneğin, anne yeni doğanla, baba büyük çocukla ilgilenir. Bu tutum da doğru değildir.

    Çünkü diğer çocuk artık anne ve babasının onu sevmediğini ve ilgilenmediğini düşünebilir. Sevgi, ortak ve paylaşılabilen bir duygudur ve her iki ebeveyn de her iki çocukla ilgilenebilmedir."

    Kardeş hakkında bilgi verilmeli

    Yeni doğan dünyaya gelen bebekle ilgili büyük çocuğu bilgi verilmesi gerektiğine de değinen Psikolog Özge Türk, büyük çocuğun doğacak olan kardeşe hazırlanması gerektiğine değindi.

    Psikolog Özge Türk, kardeş dünyaya geldikten sonra ise büyük çocuğa ufak sorumluluklar verilmesi gerektiğini açıkladı:

    "Onun değerli ve işe yarar hissetmesini ve ağabey, abla olduğunun bilincine varmasını sağlayacaktır. Bazı anne ve babalar, çocuk yardım etmek istediğinde beceremeyeceğini düşünerek çocuğu engeller ya da gereksiz yere azarlarlar.

    Bu gibi tutumlar, çocuğun benlik saygısını zedeleyecek ve yalnızlığa sürükleyecektir. Çocuğu yeni doğan karşısında onurlandırmak gerekmektedir."

    Önemli olan takım ruhu yaratmak

    Psikolog Özge Türk, her iki çocuğu alarak birlikte oyunlar oynamanın, hep birlikte bir yere gitmenin birlik ve beraber olma duygusunu pekiştirdiğini ve kardeşlerin takım ruhu hissetmelerini sağladığını açıkladı:

    "Bu şekilde rekabet azalacaktır. Küçük kardeş büyüdüğünde, yürümeye başlayıp, konuştuğunda daha büyük kavgalar çıkabilecektir. Bu kavgalarda anne ya da babanın hakem konumunda olması kavgayı kızıştırabilir. Çocuklar kavga etmeye başladıklarında kozlarını kendi aralarında paylaşabilmeleri için bırakmak gerekmektedir.

    Sakinleştiklerinde her ikisi de dinlenip, problem yorumsuz olarak tanımlanabilir, bu şekilde taraf tutulmadığı gösterilmiş ve çözüm için açık kapı bırakılmış olur. Birbirlerini şikayet ettiklerinde net olarak "Şikayet etmek yok!" denilebilir.

    Ancak asla bir çocuktan yana olunmamalıdır. Çocukların ayrı ayrı bireysel özellikleri tanınmalı, kendilerini en iyi şekilde ifade edebilecekleri ve zevk alacakları aktivitelere yönlendirilmelidir.

    Daha sonra bunları birbirlerine anlatmaktan keyif alacaklardır. Kıskançlık doğal bir duygudur. Anne ve babanın kardeşler arasındaki bu duyguyu reddetmek yerine kabullenip, onları anlamaya çalışması çocukları rahatlatır ve güvenli bir ortamda hissetmelerini sağlar.
     
  2. 4 Eylül 2008
    Konu Sahibi : Biromur
  3. balea

    balea sılada bir ömür geçer.... ÜZGÜN Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2008
    Mesajlar:
    908
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    ben kizkardesim dogduktan sonra icime seytan girmis gibiydim. bi sevioydum bi sevmiyodum. o dogduktan sonra 7 ay hickimseylen tek kelime bile konusmadim . Piskolojik travma mi herneyse artik
     
  4. 5 Eylül 2008
    Konu Sahibi : Biromur
  5. bana sorun bu durumu.2 kızım var.bıraksam birbirlerini yerler çiğ çiğ.nasıl başa çıkılır her yolu denedik.çaresizim çaresiz
     
  6. 7 Eylül 2008
    Konu Sahibi : Biromur
  7. EU2

    EU2 Guest

    bizede ikinci bebek geliyor
    dogdugu zaman en cok ilgiyi büyük ogluma vermeyi düsünüyoruz
    bebegin altini temizlemesinde oglumdan yardim istemeyi ,al kardesini kucagina oturttur fotograf cekelim ,bak bu kardesinin mamasi hadi onu hazirlayalim
    devamlii büyük oglumun bize bu konuda yardim etmesi sanirim biraz kiskancligi engelliyecek
     
  8. 7 Eylül 2008
    Konu Sahibi : Biromur
  9. denevst

    denevst Aktif Üye Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2008
    Mesajlar:
    701
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    benim büyük oglum 3 küçük 10 aylık bızde ne yaparsak yapalım yinede kıskanıyor büyük oglum. bır bakıyorsun çok ıyı arası bır bakıyorsun hıç tahammülü yok kardeş kıskançlıgı aşılamayan bir sorun bence çocuk kabüllenene kadar. uzmanlar ne derse desın bunu yaşayarak ögrenıyor ınsan. anne baba için çok zor oluyor
     
  10. 8 Eylül 2008
    Konu Sahibi : Biromur
  11. minik kuslarim

    minik kuslarim CANIMIN 3'Ü Üye

    Katılım:
    6 Şubat 2008
    Mesajlar:
    6.645
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    146
    buyuk kızım 4.5 yasında kucuk kızım 13 aylık.aralarında 3.5 yas var ve ben hamılelıgımden ıtıbaren buyuk kızımda muthıs degısıklıkler gordum.CADIARZU
    kendını abla hıssettı ve cok yardımcı olmaya basladı asla 3.5 yasında bır cocugun sergılemeyecegı olgunlugu sergılıyorCADIARZU
    dogumdan sonra eve geldıgımde cok etkılendı.sureklı kardesının odasına gırıp cıkıyor bakıyor anne cok guzel oluyor uyuyunca melek gıbı dedı:asigim:
    ve ben cok duygulandım
    ama esımde bende bebegın daha kucuk oldugu andan ıtıbaren hep buyuk kızımıza daha cok ılgı gosterdık:1hug:
    kucuk uyudugunda ılgılendık oynadık ıslerımızı yaptık uyandıgında bebegımızle anne ve kucuk anne seklınde ılgılendıkkaydirigubbakcemile5
    kendısı dedı ben kucuk annesıyım dıye kabul ettım ve cok hosuna gıttı:roflol:
    altını degıstırmek ıstedıgımde ben getırırım bezını anne dedı ve 13 aydır bez ıslak mendılını hala o getırır
    gorev edındı bunu kendıne
    altımız kırlendımı kızım dıye kucukle konustugumu duydugu anda asla ıkılemeden getırdım anne kırlenmısmı dıye sorar:lepi:
    en son dun aksam ıftar oncesı sofra hazırlıyorum esımde yanımda sohbet edıyoruz kızlar ıcerde oynuyorlardı
    kanepede oturmuslar
    buyuk kızım yanımıza bırsey soylemeye geldı
    kardesın nerde annecıgım dedım.
    tabıkıde ındırdım anne yere dedı kanepeden dusmesın dıye dedıŞeniz
    ve cok ama cok hosumuza gıttı.Şeniz
    kendısı bunları ıdrak edıp yapabılıyor soylememıze gerek kalmadan
    daha 13 ayda yasadıgımız neler var ama sadece bır ıkı ornek vermek ıstedım sadece
    canım kızım benım ablaların en guzelıŞeniz
     
  12. 8 Eylül 2008
    Konu Sahibi : Biromur
  13. burbuk

    burbuk Popüler Üye Üye

    Katılım:
    25 Nisan 2007
    Mesajlar:
    3.843
    Beğenildi:
    1.682
    Ödül Puanları:
    163
    Ben artık hiçbir uzmanın yazdığı yazıyı dikkate almıyorum. Çünkü o yazılardaki gibi bir şeyler yapacaksanız, yazılardaki gibi de çocuklara sahip olmanız lazım.
    5 senedir ağzımdan burnumdan getirdiler. Uzmanlar ne dedilerse yaptık, biz yıprandık ama benim 2 fırlama kıskançlık konusunda bir adım yol katetmediler.
    Büyük bulduğu her fırsatta küçüğü döver, küçük ondan aşağı kalmaz çıngarı basar. Birbirlerini yiyorlar. Ne yaptıksa, nasıl davrandıksa nafile, onlar bildiğini okudu.
    Şimdi bırakıyorum ne yaparlarsa yapsınlar diyorum. Bıktım artık. Yiyin birbirinizi diyorum.
    Ama inanın biraz ayrı kalsalar ilk görüşmelerinde koşup birbirlerine sarılıyorlar. Bize karşı birlik oluyorlar.
    Yani ana babaya kasıtları var bu çocukların bunu anladım ben.
    Genede onları çok çok seviyorum.
     
  14. 8 Eylül 2008
    Konu Sahibi : Biromur
  15. minik kuslarim

    minik kuslarim CANIMIN 3'Ü Üye

    Katılım:
    6 Şubat 2008
    Mesajlar:
    6.645
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    146
    aaaaaaaaaaaaaa one sekerım kısssssssssssssss
    allah yardımcın olsun canım ya
    arkadasımında ıkızlerı vardı sanıye bos bıraktıgında bırbırıne gırerler ama ıkısı bır muzurluk yaptıgında anneye sır verılmez ıkısı can cıger olurlardı
    cok zorlandı arkadasım.sımdı 8 yasındalar daha guzel anlasıyorlar sukurler olsun
    ama cok zor onu bılıyorum
    allah yardımcın olsun canım yaaa
    evet kesınlıkle cocukların kasıtları anne ve babayadır
    her ınsanoglunun oldugu gıbı en yakınımızdakını uzerız onları daha kolay kırarız.
    allah uzun omurler versın canlarım gerısıne napalım artım cekılecek cıle dogurduk bır kere degılmı:roflol::roflol::roflol::roflol::roflol: