Karınca Tito

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve roxett tarafından 26 Temmuz 2006 başlatılmıştır.

    26 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : roxett
  1. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    Hikayeye göre;İtalyan yazar Lucianno düşünce suçlusuydu.4 metre karelik
    bir hücreye mahkum oldu,hem de tam 17 sene için ! O kahrolası hücreye
    yerleştiği birinci gün,her şey normaldi.Aradan birkaç hafta
    geçti.Lucianno düşünmeye başladı.Burada 17 sene nasıl geçer...
    Aradan aylar geçti.Sanki her geçen gün biraz daha mahkum oluyordu
    zavallı hücresine.Bir sabah bir karıncanın burnunu ısırmasıyla uyandı
    Lucianno_Onu büyük bir titizlikle parmağının ucuna alıp 'acaba ' dedi. ! 'Acaba bu karıncayı yetiştirip kendime bir dost yapabilir miyim? '
    dedi.Kaybedecek bir şeyi yoktu ve bu denemeye değerdi.Karıncayı yanı başında duran küçük sehpanın üzerine koydu.Karınca karıncalığını yapıp, kaçmaya çalıştıysa da Luci bırakmadı onu.Etrafını çevirerek karıncanın kaçmasına engel oldu.Onunla konuşmaya ve onu eğitmeye kararlıydı. Başarabilirse yalnızlığı sona erecekti.Karınca ile tam üç sene uğraştı.Karşılıksız olsa da konuştu ve dertlerini anlattı ona.Birde isim taktı karıncaya.Tito...
    Bir sabah Tito' sunun ona günaydın demesiyle uyandı Lucianno.Bu
    duyabileceği en muhteşem sesti.Büyük bir heyecanla yatağından dışarıya
    fırlayıp bağırmaya başladı:Konuştun,Tito sen konuştun.Nihayet konuştun.Günaydın ,günaydın,binlerce günaydın dostum...
    Artık bir dostu vardı Lucianno'nun ve bunu hiç kimse bilmiyordu.Tito'nun
    varlığı yazarın en büyük sırrıydı.Kimse duymamalıydı.Gardiyan duymamalı
    bu rüya bitmemeliydi.Bu büyük dostluk tam 17 sene sürdü.Hiç kimse bilmedi
    Tito'yu.Lucianno,Tito'ya tüm bildiklerini öğretti. Konuşmayı, okumayı, yazmayı, dans etmeyi,şarkı söylemeyi,fikir üretmeyi...Bildiği her şeyi öğretti.Kah ağladılar,kah güldüler...
    Aradan tam 17 yıl geçti ve bir gün asık suratlı soğuk yüzlü gardiyan
    demir kapıyı araladı.Hazırlan yarın çıkıyorsun,dedi beton sesli gardiyan.Gardiyan
    gittikten sonra Lucianno ağlayarak karıncaya döndü. 'Bitti Tito.Bitti
    büyük dostum.Yarın çıkıyoruz,yarın özgürüz.' dedi.Tito'da ağladı.Yazar Titoya
    sordu,'Söyle dostum yarın çıkar çıkmaz ilk ne yapalım ?'Tito:'Gidelim
    bir bara ve hayvan gibi içelim' dedi Gülüştüler.Sabaha kadar
    uyumadılar.Hayal kurup bu bu fare kapanından farksız, lavabolu dikdörtgenin ilk defa tadını çıkardılar.Bir anda sanki hücre genişlemiş gibiydi...
    Sabahın ilk ışıklarıyla son kez açıldı demir kapı.Kapıdan çıkarken son
    kez geri döndü ve ranzasına baktı italyan yazar.Sadece şu iki kelimeydi
    ağzından dökülen:'Vay be...'Dışarı çıktılar... Tito Lucianno'nun omzundaydı. Sabahın körüydü ve mevsim kıştı.Kar lapa lapa yağıyordu.Lucianno bavulunu havaya fırlattı ve 'özgürlük' diye bağırdı.Titoda bağırdı.Yağan kar umurlarında değildi.Yürüdüler kara inat yürüdüler.Özgürlük sıcaklığına kar mı dayanır kış mı...
    Nihayet bir barın önüne geldiler.Tito sordu “Şimdi biz buraya
    girebilecek miyiz?” Avazı çıktığı kadar 'biz artık özgürüz 'diye bağırdı
    Lucianno.İçeriye girdiler.İçeride sızmış kalmış üç beş adamla kasanın
    başında uyuya kalan barmenden başka kimse yoktu.Bir masaya oturdular...
    Bir ara Lucianoo'nun gözü masanın yanındaki aynaya ilişti.Hapisten
    çıktığında yaptığı gibi yeniden mırıldandı 'vay be 'Saçları bembeyaz
    olmuştu,yüzü buruş buruştu.Yaşlanmıştı Lucianno.Tebessümüne aradan
    sızan birkaç damla göz yaşı karıştı. !Barmen bize iki bira getir ' diyebildi
    titrek bir sesle.Barmen yerinden fırlayıp biraları getirdi.Bir adamın iki tane bira istemesinin sebebini bilmiyordu.Bilmesi de gerekmiyordu,bilmekte
    istemiyordu zaten.Biraları bıraktı ve kuş tüyü kasasına geri döndü...
    Lucianno omzundaki dostunu bardağın içine attı.İçtiler.Tito da
    içti.İçtikçe keyiflendiler.Bir ara Tito bardaktan fırlayıp masanın üzerinde dans
    etmeye başladı.Elini yüzüne koyup masanın üzerine yaslanmış olan Lucianno
    büyük bir gururla kendi yetiştirdiği dostunun dansını izledi.Bir an durdu ve
    'ne günlerdi be Tito ' dedi.Dertleştiler,biraz sonra yine dans etmeye
    başladı Tito... Tito dans ediyor.Lucianno korkunç bir keyifle bu muazzam manzarayı izliyordu.Bunu mutlaka birilerine anlatmalıydı.İyi bir şey yapmanın
    belki de en keyifli yanıydı onu biriyle paylaşmak.Ama Lucianno bu keyfi 17
    sene hiç yaşamamıştı... Özgürlüğünün bu birinci gününde,yıllarca gizli tuttuğu bu büyük ve onur verici sırrı birileriyle paylaşmalıydı.Etrafına baktı,barmenden başka kimse yoktu.'Barmen,barmen !'diye seslendi.Barmen yarı uykulu,Lucianno'nun masasına geldi.Lucianno dans eden Tito'yu işaret ederek ,büyük bir heyecanla 'Barmen şuna bir baksana,şuna bir bak...'dedi.Barmen sessizce parmağını Tito'nun üzerine götürdü.'Çok af edersiniz beyefendi !'diyerek Tito'yu ezdi...
    Lucianno için Tito,en büyük dosttu,17 yıllık emekti.Barmen içinse
    öylesine bir böcekti...
     
  2. 26 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : roxett
  3. cranky

    cranky Aktif Üye Üye

    Katılım:
    15 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    742
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    ya yazık karıncaya üzüldüm.Ne güzel bir hikayeymiş.
     
  4. 27 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : roxett
  5. DELYA

    DELYA S&A Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    487
    Beğenildi:
    9
    Ödül Puanları:
    308
    Aci son olmus :rolleyes2:
     
  6. 27 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : roxett
  7. aysha

    aysha Guru Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    45
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    288
    Yani, sırrını değerli, kıymet bilenle paylaşıcan sonucuna vardık....
     
  8. 27 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : roxett
  9. BarbunyaPilaki

    BarbunyaPilaki Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    827
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    108
    kaş yapayım derken göz çıkarmış yazık

    çok güzel bir öyküydü canım ellerine sağlık