Kastamonu (tümü)

Konusu 'Yöresel Yemekler II' forumundadır ve yaren_76 tarafından 14 Haziran 2007 başlatılmıştır.

    14 Haziran 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  1. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.069
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    148
    Kastamonu (tümü)

    YEMEK TÜRLERİ

    Kaynaklara bakılırsa Kastamonu ve çevresinde tamı tamına 812 çeşit yemek tespit edilmişti. Mantar yemekleri bile başlı başına bir konuydu. Yeri gelmişken Türkiye'de en zengin mantar çeşidinin Kastamonu'da bulunduğunu belirtmek isterim: Kuzu kulağı, kanlıca, ayı mıcığı, tavuk ayağı, saçak, içi kızıl, cincile, kavak, meşe, kömüş memesi, söbelek, gelincik, teltelli, kırağı, mıkcık, kum mantarı... Dönüş yolunda arabamın bagajı tıka basa dolmuştu: Yarım çuval Osmancık'ın pirinci, kutu kutu çekme helva, kızılcık tarhanası, çemensiz pastırma, bol bol sarmısak, tirit için çıplak simit, çeşit çeşit mantar, kilolarca üryani eriği, kızılcık ekşisi, pestil, siyez bulguru... Sözün özü; Kastamonu tarihiyle, doğasıyla ve lezzetleriyle mutlaka gidilmesi ve görülmesi gereken bir yöre.

    EKMEKLER
    Yufka Ekmeği
    Serme
    Pişi
    Bazlama
    Katmer
    Saç Ekmeği
    Gözleme HAMUR İŞLERİ

    Mantı
    Haluşka
    Köle Hamuru
    Lop Hamur
    Banduma
    BÖREKLER

    Çullama B.
    Su B.


    SEBZE YEMEKLERİ
    Bamya
    Taze ve Kuru Fasulye
    Pırasa
    Patlıcan
    Ispanak
    Semizotu
    Kabak Yemeği

    TATLILAR
    Kadayıf
    Baklava
    Sini
    Deli Oğlan Sarığı
    Çekme Helva
    Pekmezli un Helvası
    Hasüde

    ÇORBALAR
    Tarhana Çorb.
    Mercimek Çorb
    Anakız Çorb.
    Bulamaç Çorb.
    Erişte (yayım)
    Miyane Çorb.
    Un Çorb.

    ÇÖREKLER

    Kul Çöreği
    Tarhanalı Ç.
    Katmerli Ç.
    Mısır Çöreği

    SALATALAR
    Karışık Salata
    Turp Salatası
    Yoğurtlu
    Domates ve Hıyar Salatası


    ET YEMEKLERİ
    Külbastı
    Et Yemeği
    Güveç
    Mıhlama
    Kapatma
    Kavurma

    DOLMALAR
    Biber D.
    Domates D.
    İspit D.
    Kelem D.
    Yaprak D.
    PİLAVLAR

    Bulgur P.
    Pirinç P.
    Anakız P
    Keşkek
    KEBABLAR
    Döner Kebap
    Biryan

    ÇEŞİTLİ
    Kaygana
    Paça
    Ağuz (Sütten)
    Cırık


    YEMEKLER
    Alapilav

    Mercimek ve Pirinç veya bulgurla pirinç karışımından yapılır. Önce mercimek ya da bulgur önce kaynatılır, yumuşayınca pirinç ve tuz ilave edile*rek yeniden kaynatılır. Suyu çekilinceye kadar kaynatılarak buğulamaya bı*rakı*lır. Kızartılan tereyağı üzerine dökülerek hazır hale getirilir. Devrekani, Da*day, Merkez köylerinde sık yapılır.

    Ayva Yemeği
    Yağ, soğan ve kıyma ile piyaz yapılır. Ayvalar kuşbaşı büyüklüğünde doğranır, su ilavesiyle kaynatılın piyaza konulan ayvalar pişinceye kadar kay*natılır. Azdavay köylerinde sık yapılan yemeklerdendir.

    Biryan
    Halk arasında genellikle " biryan" denir. Kastamonu merkezinde, Taş*köprü ilçesinde yaygındır. "Kuyu kebabı", "kazık-kebabı"da dendiği görülmektedir. Yaz mevsiminde Açık Maslak, Kadıdağı mesire yerlerinde kırda kuyu kazılarak yapılır. Şehir ve ilçe merkezinde dükkanlarda ise ateş tuğla*sından küçük kuyularda "biryan" pişirilir.

    En iyi biryan koyun ve kuzu etinden yapılır. Koyun veya kuzu dikkatle kesilip yüzülür. Karnının içi temizlenir. Kırda pişirileceği zaman 1.5-2 m. de*rinliğinde kuyu kazılır. İçinde köz bırakacak odunlar yakılır. Odunlar yanıp koz meydana gelince kuyunun üstüne çap olacak şekilde bir demir çubuk ko*nur. Koyun çengelle bu "çap demiri" ne asılır. Kuyunun ağzı kalın, daire veya kare şeklinde bir tahta ile kapatılır. Tahta kapağın üstü ve kenarları çamurla sıvanır. 1.5 saat kadar kuyuda bekletilen koyun pişer. Kapak açılarak koyun çengelinden yukarı çekilir. Tahta üzerinde satırla ve bıçakla doğranır. Tartıla*rak satılır. Bir kuyuya 3-5 koyun sarkıtılabilir.

    Biryan, dükkanda pişirileceği zaman dükkanın bir köşesinde baca altın*da yapılmış kuyuda ateş yakılarak aynı işlem uygulanır. Dükkandaki fırının ağzında demir bir çember ve çap demirinin konacağı yuvalar bulunur. Bu fı*rın tuğladan yapılmıştır ve uzun süre kullanılır. Biryan pişirileceği zaman közlerin üzerine etin yağ ve suyunun akacağı bir leğen indirilir. Kastamonu*'da bir misafire İkram edilecek en makbul yiyecektir. Biryan, yalnızca elle ye*nir. Yanında soğan, ayran mutlaka istenir. Pilavla birlikte biryanlı pilav ola*rak da yenir. Ismarlama yoluyla, kuyuya sarkıtılan koyunun içine pirinç ko*nularak da pilav elde edildiği olur.

    Döner
    'Şükrü Altınöz'ün tarifine göre döner kebap şu şekilde yapılmaktadır. Önce alınan bir gövde koç eti tezgah üzerindeki çengele takılarak parçalara ayrılır. Parçalar üzerindeki sinirler birer birer alınır. Yılların tecrübesiyle dönerci sinirlerin nerede olduğunu hemen bilir. Etleri şişe kakılacak şekilde en*li enli keser. Sonra bu etleri içinde 15-20 saat bekleteceği piyazı hazırlar, l kg. kadar soğanı soyup ince ince doğrar. Doğranan soğanların üzerine karabi*ber, kırmızıbiber, kimyon döker. Soğanla baharatı iyice harmanlar. Bir tepsi içine bir sıra soğan, bir sıra döner eti olarak üzere üst üste piyazla eti koyar, etler piyazla tamamen örtülür. Piyaz içinde 15-20 saat bekleyen etler soğanın suyunu ve baharatı emer ayrıca pişince yumuşak olur. Döner etini hazırlan*ması ve piyazda terbiye edilmesi işlemine her gün saat 15.00 sıralarında başlanır.

    Terbiye edilmiş döner eti sabahleyin döner şişine konik biçimde dizilir. But etleri en alta, sırt etleri ortaya, fileto etleri üste gelecek şekilde bu dizme işlemi tamamlanır. Dönerin kolayca çevrilmesi ve bütün etlerin eşit şekilde pişmesi için konik diziliş sırasında sarkan et parçalan bıçakla traşlanır. Döner eti 3-4 saat de şişe geçirilerek bekletilmiş olur.

    Döner şişindeki etler öğle yemeğine yakın saatlerde özel bütüngaz döner ocağında çevrile çevrile pişirilir. Bu sırada etin yağı ve suyu, şişin altındaki bakır kaba damla damla akar. Yirmi yıl öncesine kadar çift gözlü, topraktan ve tuğladan yapılmış özel döner maltızlarında, meşe kömürüyle döner pişirilmekteydi.

    Döner kebabın pişen kısımları, kılıca benzeyen özel döner bıçağıyla ke*silir. Kesilen etler kebap leğenine dökülür. Kebap leğenleri iki parçalıdır. Çu*kur olan birinci parçada etin yağı ve suyu birikir. Bunun üzerindeki delikli, kevgire benzeyen ikinci parçada ise etler toplanır. Kepçe ile ikinci parçanın üzerinde alınan döner kebap etleri terazide tartılır ve servis tabağına konur. Maydanozla karışık soğan piyazı etin yanma konur. Etin üzerine bir parça ki*myon dökülür. Mevsimine göre kebabın yanındaki piyaz, domates, salatalık, marul, biber ve turpla zenginleştirilir. Müşterinin isteğine göre dener kebap pilavın üstüne konarak da servis yapılır. Döner yanında mutlaka bir soğukluk bulunur. Dükkanlarda ayran, şıra tercih edilir.

    Dikenucu Salatası
    Yeni filizlenen dikenlerin uçları toplanır. Doğranarak sıvı yağı ve sirke ilave edilerek yenir. Ekşimsi bir tadı olan bu salata İnebolu köylerinde bilin*mektedir.

    Ekşili Pilav
    Temizlenerek süzülen bulgur haşlanır. Pişen bulgura yayık ayranı ile birlikte nane, maydanoz, ebe gömeci ve dereotu tuz, biber ilave edilerek ka*rıştırılarak. Ayran bulunmazsa yoğurtla da yapılabilir. Domates, yeşîl biber de zevke göre ilave edilerek bir taşım kaynatılır. Salçalı kızartılmış tereyağı üze*rine dökülüp servis yapılır. Bu yemek Daday ve Kastamonu çevresinde çok yapılır.

    Ekşili Tirit
    Yağa yumurta, nişasta, yoğurt katılarak hazırlanan piyaza su ilave edile-ek kaynatılır. Kaynayan su dilimlenmiş ekmekler üzerine veya doğranmış bayrak simitleri üzerine dolaştırılarak buğlanması için 5 dakika beklenir.

    Ekmek Kayganası
    Daday çevresinde sadece kaygana denilmektedir. Kırılan yumurtalara tuz ve biber ilave edilir. Çarpılır, düzgün dilimlenmiş bayat ekmekler yumur*ta ağdasına batırılarak kızgın yağda kızartılır. Yumurtanın, içine maydanoz, beyaz peynir ilave edilebilir.

    Fındık ve Fasulye Yaprağı Dolması
    Taze yeşil yapraklar toplanır. Haşlanarak, haşlanan kıymalı içle sarılır. Pişirilerek yenir Her iki yemek türü de İnebolu çevresinde iyi tanınmaktadır.

    Güveç
    Bozkurt çevresinde aynı özellikteki yemeğin adı cöbüdür. Toprak kap içine kırılmış kemikli koyun veya kuzu eti, patlıcan, yeşil biber, soyulmuş patates, tuz ve biber, domates ilave edilerek üzerine yağ ilave edilir. Ağzı ka*pağı veya jelatin kağıdı ile kapatılan caba fırına verilir. Kapak çevresinin ha*murla sıvanması da sık sık uygulanır. Bir saatlik fırın pişimi güveç için yeter*lidir.

    Ispıt Kavurması
    Temizlenen ispitin sapları suda haşlanır, daha sonra yaprak ve saplarla birlikte doğranır. Birlikte az suda yeniden haşlanır. Suyu süzülüp hazırlanan piyazla birlikte su ilavesi ile pişirilir. Haşlamadan sonra suyu süzülen ispit yumurtalı hazırlanan piyazla karıştırılarak ıspıt kavurması da yapılabilir. Azdavay, Şenpazar, Daday yöresinin bu yemeğini denemeye ne dersiniz?

    İbi Otu
    Tarla ve bahçelerde kendiliğinden yetişen yaban otudur. Ispanak gibi, yemeği yapıldığı gibi ekmek içine konularak saç ekmeği de yapılır.

    Karalahana (Pancar) Yemeği
    Tuz katılarak lahana yaprakları haşlanır. Doğranmış olarak kaynatılma*mış ise suyu süzülerek kıyılır. Soğan, yağ, tuz biberle haşlanan piyazla karıştırılır. Az su konularak kaynatılır. Şenpazar, Cide ve İnebolu köylerinin ye*meğidir, karalahana. .

    Kestane Yemeği
    Kuru Fasulye, kurutulmuş kestane temel malzemelerdir. Fasulye ve ayıklanan kestane içleri beraberce haşlanır. Suyu süzülerek piyazla yeniden haşla*nır. Cide. ve İnebolu yemeğidir.

    Kavurma: (Ekmek Kavurması)
    Genellikle bayat ekmekleri değerlendirme yoludur. Ekmek dilim haline getirildikten sonra ufak parçalara bölünür. Tencerede eritilen yağa yumurta kırılır. Ekmek kırıkları tencere içine dökülür. Kaşıkla karıştırılır. Ateş azaltı*larak yumurta ve yağları ile ekmeklerin yumuşaması sağlanır. Bir kaç defa kaşıkla karıştırıldıktan sonra yemeğe hazırlanmış olur. Daday çevresinde ya*pılır.

    Kesik Pırsıtması
    Birkaç gün bekletilmiş kesik (çökelek) yağlı tavaya konur. Karıştırılarak pişirilir. Tabağa alınarak kızgın tereyağı dökülür. Yumurta karıştırılarak mık-lama biçiminde de yapılır. Kesik pırsıtması, çökelek mıklaması adıyla da bili*nir. Daday, Devrekani, Taşköprü, Tosya, Kastamonu yörelerinde sık yapılan pratik yemek türüdür.

    Kül Bastı
    Büfteklik etten yapılır, ince alınan etler sıcak kül üzerinde kızartılır. Kül bastı etten yapıldığı gibi bazen etin dışında malzeme ile de yapılır. Sarımsak, yumurta, nişasta karıştırılır. Tuz ve biber ilavesiyle yapılan hamur sıcak külde pişirilir. Bu tür bir yiyecek soğuk algınlığı ve öksürük olan kişilere hazırlanan ilaç niyetine de kullanılır.

    Mıklama (Mıhlama)
    Yumurta ile birlikte mantar, patates, ıspanak, çökelek (kesik) peynir, pastırma, sucuk, domates, yeşil biber mıklama çeşitleridir. Yağın eritilmesiyle mıklama yapımına başlanır. Bazı çeşitlere isteğe göre soğan doğranabi*lir. Yumurta her çeşit mıklama da kullanılır. Yumurta kırılarak doğrudan kul*lanılabildiği gibi, çırpılarak una bulandırılarak malzeme ile karıştırılarak ko*nulabilir. Ancak malzemenin Önce yağla kızartılması gerekir. Yumurta daha sonra kırılır. Kırılan yumurtalar isteğe göre az veya çok pişirilir. Bazen pişme tamamlandıktan sonra yumurtaların haşlanması için kızartılmış yağ mıklama üzerine dökülür.

    Paça
    Paça değişik malzemeden yapılır. Haşlanmış pirinçler bunlardan biridir. Yoğurt Azdavay çevresinde sütle karıştırılarak da malzeme hazırlanır. Kıyma ve patates paçanın diğer malzemeleridir. Daday-Kastamonu, Devrekani çev*resinde kıymalı ve patatesli paça sık sık yapılır.

    Sağsağan Beyni
    Elma veya armut pekmezinin kaymaklı yoğurtla bulaştırılmasıdır. Tadı kadar katkılara göre rengi de çok hoş olan bu yiyecek yoğurdun üzerine pek*mez aktarılarak yapılır. Daha sonra çırpılarak karıştırılır.

    Soğan Ölmesi
    Bir mıklama çeşididir. Kızartılmış yağda orta büyüklükte doğranmış soğanlar tuz biber ilavesiyle kızartılır. İçine yeşil biber ve domates ilave edi*lebilir. Kızarmış olan soğanın üzerine yumurta kırılarak pişinceye kadar ateşte tutulur.

    Soğan Yemeği
    Her zaman hazır malzeme olan soğan hem her yemekte yer alıyor. Hem de tek başına yemek olma şansını taşıyor. Dolması da yapılabiliyor, soğanın yemeği de.

    Tirid
    Bayat Ekmek küçük lokmalar halinde kesilir veya doğranıp bir tepsiye yerleştirilir. Bu sırada bîr tavada veya tencerede yağ eritilir, İnce ince doğran*mış soğan, yağda hafifçe öldürülür. Kıyma eklenir, pişirilmeye devam edilir. Tuz, biber katılır. Kıyma pişince bu karışımın içine bir bardak su dökülür ve tekrar pişirilir. Sulu bir karışım elde edilir. Dökülecek su ekmekleri ıslatacak kadar olmalıdır. Tiritin kıymalı, yağlı, biberli kısmı pişince, bu karışım tepsi*deki ekmeklerin üzerinde gezdirilir. Arzu edildiği taktirde küçük bir tavada kızdırılan tereyağı da tiritin üzerine dökülür. Tirit, serme denen ekmekle de yapılır. Kastamonu merkezinde susamsız,simitle de tirit yapılmaktadır. Simit tiridi büyük ilgi görmektedir.

    Yeşil Domates
    Tencerede ince soğanlı, yeşil biberle tuzla piyaz hazırlanır. İsteğe göre varsa kıyma da ilave edilir. Yeşil domatesler kuş başı büyüklüğünde doğra*nır. Piyaza ilave edilir, piyazla bir müddet bekletilip üzerine taşacak kadar su ilave edilir. Pişmeye yakın ayıklanan pirinç ilave edilir

    ****************************************
    ÇORBALAR
    Arpa çorbası
    Arpa Yarması, göçe çorbası ya da akdene çorbası isimleri ile de söy*lenen çorba, daha çok Araç ilçesi köylerinde bilinen çorbanın arpa yarması, yoğurt veya ayran asıl malzemesidir. Arpa yarması caba (toprak kap) veya tencerede iyice pişirilir, içine yağ, yoğurt (yoksa ayran) katılır. Üzerine nane de katılarak yemeye hazır çorba haline getirilmiş olur.

    Arpa yarmasının yapılışı: Arpa kalburda çevrilerek temizlenir yıkanır, güneşte kurutulan arpa değirmene götürülerek bulgur gibi yardırılır.

    Aşure Çorbası
    Keşkek, beyaz fasulye, nohut, bakla, üzüm, incit, şekerden oluşan mal*zemenin keşkeğinden başlanır. Keşkeğin üzerine ılık su konularak haşlanır. Suyu çekince ocaktan indirilir. Şişmeye bırakılır. Beyaz fasulye nohut, bakla ayrı kaplarda pişirilir. Üzüm incir haşlanır, şişmeye bırakılan, keşkek ocağa konularak diğer malzemeler içine konur. Gülsuyu da konularak hazırlanmış olan tabaklara alınır. Üzerine ceviz içi veya fındık içi katılarak süslenir. Bu yemek türünü tatlı listesine de almak mümkündür.

    Baş Çorbası
    Pişmiş koyun başı, un, limon ve yoğurt çorbanın malzemesidir. Pişmiş koyun başının etleri ayıklanır, su da yeniden kaynatılır. Yapılan un bulamacı içine salınır. Yumurta terbiyesi, istenirse limon ilave edilerek hazırlanır.

    BULAMAÇ ÇORBALARI
    Un bulamacı, şaştım çorbası, yumuşak çorba gibi isimlerle de bilinir. Un, tuz, su yağ, soğan ve salçanın malzeme olarak kullanıldığı bu çorba Küre ve Bozkurt çevresinde daha çok yapılmaktadır. Çırpacak (Küre'de pırpır de*nir) adı verilen dört-beş çatallı ağacın da araç olarak kullanıldığı, çorba tence*rede kaynayan suya önce tuzu, daha sonrada bir tasta ezilen buğday unu ova*lanır. Pişdikten sonra yağla soğan kavrularak içine katılır. Bazen yağda ekmek iyice kızartıldıktan sonra çorba üzerine döküldüğü de olur. Buna kıtır çorba da denir. Pirinçli bulamaçta pirinç yukarda ki malzemeye ilave olarak katılır. Önce suyla pirinç hazırlanarak sade bulamaç gibi yapılır. Mercimekli bulamaç ya da boyalı çorbada ise pirinç yerine mercimek kullanılması ile yapılan çorba çeşididir. Ekşili bulamaç çorbasında pirinçli bulamaca ayran da ilave edilmesi en önemli farklılıktır. Bu çorbanın Küre ve Bozkurt yöre*sinde yapıldığını su yerine unun ayranla karıldığını (ezildiğini) hatırlatalım. Mısır bulamacının en önemli özelliği de buğday unu yerine mısır ununun kullanılmasıdır. Tuz, su ve yağ diğer malzemesidir. Cide, Şenpazar, Merkez ve Küre- ilçesi çevresinde bu çorba türü daha çok bilinmektedir. Şenpazar çevresinde yoğurt, merkez ilçede pirinç, Cide de pekmez katılmaktadır.

    Nişasta bulamacı veya nişasta çorbası olarak bilinen çorbanın malze*mesi, nişasta, su ve tereyağdır. Su yerine süt kullanıldığı görülmektedir. Azdavay, Daday ve Araç çevresinde sevilen çorba çeşididir.

    BULGUR ÇORBALARI
    Bulgur siyez veya gernik adı verilen tahıldan yapılır. Buğday ile mısır*dan da bulgur yapıldığını görüyoruz. Bulgur yapımı dört safhada gerçekleşir.

    1) Çevirme

    2) Kaynatma

    3) Güneşte Kurutma Evseme (Rüzgarda kepekten ayırma)

    4) Yarma (Değirmende yardırılır)

    Yaptığımız bulgurdan yapabileceğimiz çorbalara bakalım.

    Sade bulgur çorbasının malzemesi: Bulgur, yoğurt, nane, soğan, yağ ve sudan oluşur. Süzülerek ayrılan bulgur tencereye veya cabaya konularak kay*namaya bırakılır. Pisince tuzu katılıp üstüne yağın içinde kızartılan soğan piyaz olarak katılır. Yoğurt ve nanesi ilave edilir. Taşköprü ve Merkez ilçede, pişen bulgurun içine ayranla ezilen un karıştırılarak üzerine piyaz dökülür. Sütlü bulgur çorbasının bulgur, süt, tuz ve biber genel malzemesidir. Süt yerine ayran (veya) yoğurt kullanılır. Bulgur,ocağa suyunun içine biraz süt İlave edilerek Konur. Mercimekli bulgurda, bulgur yanında mercimekte kullanılır. Bu çorbaya anakız çorbası adı verilir. Daha çok Daday, Şeydiler ve Merkez ilçede bilinen çorba için önce mercimek tencereye konur, birkaç kaynatımdan sonra bulguru ilave edilir. Tuzu pişdikten sonra da yağ, yoğurt ve nanesi ilave edilir. Daday' in selalmaz tarafında çakır çorba da denmektedir.

    Mısır bulguru çorbasına, mısır yarması da denir. İnebolu yöresinde ya*pılan bu çorbada mısır bulguru yanında yoğurt ve yağ kullanılır. İnebolu çev*resinde çorba içine kestane, fasulye ve nohut da katılır. Tosya'da yarmaaşı, Cide 'de iri çorba adı ile bilinir.

    Çarpan (Balık) Çorbası
    Bozkurt, Abana çevresinde çarpan balığı, yumurta ve limon malzeme*sinden yapılmaktadır. Balık temizlenip yıkanır. Tuzsuz olarak haşlanıp, ke*mikleri ayrılır, etler parçalanır. Suda kaynatılırken tuzu, limonu, çarpılmış yumurtası ilave edilerek karıştırılır.

    Düğün Çorbası
    Düğün çorbası ilde değişik yapılır. Merkez ve Taşköprü’nün bazı köyle*rinde yayık ayranı kaynayıncaya kadar karıştırılır. Kaynayınca içine ayıklana*rak yıkanmış pirinç atılır. Pirinç pişince ocaktan indirilen yemeğin üzerine kızdırılmış tereyağ dökülür. Cide çevresinde un, tuz, varsa et, "yumurta, limon soğan ve tereyağdan oluşan malzeme ile düğün çorbası yapılır. Üzerine kız*gın tereyağ ilave edilir,

    Ekmek Çorbası
    Yağ, soğan, yumurta, tuz, karabiber ve ekmekle Devrekani ve Kastamo*nu köylerinde yapılır. Tencereye doğranan soğan yağla öldürülür. Ayrı yere kınlan yumurta, tuzu, biberi katılarak pişirilir. Soğanın üzerine ilave edilerek su katılır. Kaynayan bu suya doğranmış ekmek basılır, bir taşım kaynatılır. Devrekani çevresinde bunun üzerine torba yoğurdu katılmaktadır.

    Ekşi Çorba
    Azdavay ve Pınarbaşı çevresinde kara "çorba olarak da bilmen çorbanın malzemesi un, kızılcık (kirenekşisi) ve tereyağdır. Un.kızılcıkla karıştırılır. Kaynayan suya salınır, pişince tuzu yağı katılır.

    Fasulye Çorbası
    Yarılmış fasulye, tuz, biber ve yağdan oluşan malzeme ile yapılan çorba siyez karıştırılarak da yapılmaktadır. Yarılmış bulgur halindeki fasulye iyice pişirilir. Yağ soğan, tuz ve biberi katılarak yenir.

    Güllü Çorbası (Gutu Çorbası)
    Bozkurt çevresinde bilinen çorbanın malzemesi karapancar kökü mısır unu ve tuzdur. Rendeden geçirilmiş pancar kökü.mısır unu su ilave edilerek pişirilir. Yağ katılmadan da yenebilir,

    Haşul Çorbası
    Araç civarında yapılan çorbanın buğday, domates, biber, ayran ve tuz malzemeleridir. Islanmış buğday, ayran, domates, tuz kaynatılarak yuğurulur. Ekşiyîp kabarıncaya kadar mayalanmaya bırakılır. Pişirilerek üzerine yağı ilave edilir.

    İrmik Çorbası
    İrmik, etsuyu, yumurta, limon ve tuzdan oluşan çorba malzemesidir. Kaynayan et suyuna azar azar irmik ilave edilir. Peşinden yumurta limonla çarpılıp ilave edilir. Et suyunun piştikten sonra ilave edildiği de görülür,

    İşkembe Çorbası
    İşkembe, yağ, yoğurt, yumurta, sarımsak, limon tuzu (limon) biber mal*zemeleri ile yapılan işkembe çorbasının ilk aşaması işkembenin hazırlanması*dır. Kolay temizlemek için bir gece bekletilir. İçi temizlenerek yıkanır, kay*nar suda haşlanır, tekrar bıçakla kazınır. Ilık suya sokup çıkartılır. Kuvvetli ateşte pişirilir, ufak parçalar haline getirilir. Yağla öldürülen soğanlı suya sa*lınır, pişeceğe yakın tuzu katılır. Yağda kavrulan domates veya salça, yoğurt, bir yumurta bir diş sarımsak, yarım limon suyu bir miktar sirke çarpılarak kaynayan çorbaya ilave edilir. Yağı ve biberi de katıldığımla yenmeye hazırdır.

    Karatabana Çorbası
    Tencereye pirinç veya bulgur konularak hazırlanır. İrice doğranan kara-lahana yapraklan tencereye ilave edilir, haşlanır ocaktan indirilirken tencereye yağı ilave edilir. Yenirken içine yoğurt, bazen ayran katılarak da yenir.

    Kestane Çorbası
    Cide, Şenpazar, İnebolu ve Bozkurt ormanlarında çok miktarda yetişen dağ kestanesi, çorbalara da malzeme olmuştur. Özellikle Bozkurt çevresinde çok bilinen çorba pişirilmiş kuru kestane, un, tuz ve su ile yapılır. Bu çorbaya ,tuz yerine bir miktar şeker ilave edilerek de çorba yapılır. Kurutulmuş kestane haşlanır, tuz katılır, su ile ezilen un ilave edilerek pişirilir. Buna kestane bulamacı da denir.

    Keşkek
    Keşkekten yapılan çorbayı tanımadan önce kısaca keşkeğin nasıl yapıl*dığına bakalım. Temizlenmiş buğday taş dibeklerde salgı veya salma tokrnaklarla doğulur, kabuğu soyulan buğday keşkek olmuştur, içine kuru fasulye katılarak saklamaya alınır. Çömleğe (caba) su, et, yağ, salça tuz ve keşkek konur. Uzun süre pişirilir, Tosya çevresinde malzeme konulan çömleğin ka*pağı Örtülüp hamurla ağzı sıvanıp fırına sürülür. Değişik yapma biçimi olan çorbaya bazı yerlerde de buğday aşı adı verilir.

    Keşkeğin bir başka yapılışı da şöyledir;

    Keşkek için dövülmüş arpa kuru fasulye buğday, yağ, tuz, kırmızı biber. Soğan, ayrı bir kaba doğranır, kırmızı biber ve tuz ilavesiyle yağ içinde kavrulup hazırlanmış ıtlak üzerine dökülür. Bozkurt çevresinde buna benzer çorba
    yapılır. Keşkek Tosya, Bozkurt Merkez, Taşköprü ve Cide ilçelerinde daha çok bilinir.

    Mantar Çorbası
    Ormanlık Kastamonu ve ilçelerinde çok çeşitli mantar türleri yetişir. Doğu Karadenizin hamsisi gibi mantar da değişik yemeklere malzeme olur. Mantar böreği, mantar közlemesi, haşlaması, mıklaması meşhurdur. Inebolu yöresinde doğranan mantar su İle kaynatılır, süt ve un ilavesiyle yapılan çorba umaç çorbalarına da bir örnektir.

    Mercimek Çorbası
    Mercimeğin ayıklanıp, yıkandıktan sonra yumuşayıncaya kadar kayna*tılması, üzerine tuz, tereyağ da kavrulmuş soğan ve salça ilavesi ile hazırlanır.Servis esnasında yoğurt ve nane ilave edilerek yenir. Mercimeğin üzerine
    bulgur ve pirinç katılarak ala çorba adı verildiği de dikkati çeker. Kastamonu köylerinde limon veya sirkede katıldığı olur. Tosya çevresinde piyaza kaynar suda haşlanmış mercimek salınır. Devrekani çevresinde çorbaya kıyma da
    ilave edilir. Daday-Taşköprü de un salınır. Bozkurt'da şeker ilave edildiği söylenmektedir.

    Miyane Çorbası
    Seydiler de kavurma, Küre'de un kavurması, Tosya da un kızartması olarak da bilinen çorba Taşköprü, Hanönü, Bozkurt ve Daday çevresinde de bilinmektedir. Unun yağda san renk olmasına kadar kızartılması daha sonra bulamaç çorbasında olduğu gibi pişirilmesi ile olur. Tuz ve karabiber ilave edilir. Yağ katmaya ihtiyaç duyulmaz Kavrulmuş unun, soğuk su ile eritilme*si ile elde edilen malzeme kaynar su ile pişirilir. Tuzu pişdikten sonra katılır.

    Bozkurt çevresinde ün ayranla ezilmekte, Tosya çevresinde mısır unu "kavrulmaktadır.

    Omaç Çorbası
    Kastamonu'nun değişik yerlerinde omaç, oğmaç ve Daday çevresinde uğmaç çorbası olarak bilinen çorba sade ve pirinçli olmak üzere iki şekilde yapılır. Un, su, yoğurt (ayran) ve tereyağı malzemesidir. Una az az katılan su ile un, ufak taneler haline getirilir. Bulgur gibi olan malzeme kaynar suya azar azar salınarak kaynatılır. Yoğurt ve kızarmış yağ katılır. Diğer bir yapı*lışı.da şöyledir. Pirinç suya konarak haşlanır, ayrı kapta un, yumurta İlavesiyle bulgur tanesi veya biraz daha iri hale gelinceye kadar ovulur. Kaynar pi*rinçli suya salınır. Pişince sarımsaklı yoğurt yağ ve nanesi ilave edilir. Boz*kurt çevresinde süt katıldığı da görülmektedir. Gökçeağaçta un çorbası, Da*day çevresinde uğmaç, Araçta ovmaç isimleri ile hatırlanır. Bozkurt, İnebo*lu, Daday, Araç, Kastamonu, Devrekani ve Taşköprü çorbanın çok yapıldığı yörelerdir.

    Patates Çorbası
    Azdavay çevresi yemeklerindendir. Patates (mahalli isimle huzmur) yağ, tuz, soğan ve biber malzemeleridir. Patates haşlanır, kabuğu soyulur, sı*kılarak kaynayan suya atılır. Biraz kaynadıktan sonra yağı katılır.

    PİRİNÇ ÇORBALARI

    Sade Pirinç Çorbası
    Pirinç, yağ, domates veya salça, tuz, yoğurt limon yumurta, pirinç çor*bası malzemeleridir. Haşlanmış pirince sadece süt katılarak sütlü pirinç çor*bası yapılır.

    Ecevit Çorbası
    Kastamonu, İnebolu güzergahında Küre ilçesi yakınında bulunan Ecevit Geçidimden ve burada bir zamanların 3 katlı muhteşem oteli, Ecevit Han'ında yapılan meşhur çorba. Pirinç, yumurta bazen tavuk suyu da ilave edilir. Pirinç haşlanır, süzme yoğurtla malzeme hazırlanır. 1318 yıllarından beri yapıldığı bilmen çorba 1925'dc Atatürk'e de ikram edilmiştir.

    Bir başka yapıldığında ise;

    Tavuk suyunda pirinç haşlanır. Ayrı kapta çarpılan yumurta buna ka*rıştırılarak pişirilir. Yağ ve yoğurt katılır.

    Terbiyeli Çorba .
    Pirinç, yoğurt, un, tuz ve salça ile yapılır. Önce pirinç pişirilir. Ayrı kap*ta yumurta, un yoğurt ve su karıştırılarak kaynamakta olan pirincin içine karıştırılarak ilave edilir. Pişince yağ ve salçası katılır. Bu türü Cide köylerinde yapılmaktadır.

    Toyga Çorbası
    Pirinç, yoğurt, yumurta, et suyu veya et, nane, yağ ve un malzemelerin*den yapılır. Pişirilmiş tavuk eti ince didilir. Diğer malzemelerle karıştırılarak yeniden pişirilir. Yağı dökülünce yemeğe hazırdır.

    Mercimekli Pirinç Çorbası
    Ana kız çorbası da denilen çorba pirinç, mercimek, tuz, domates, te*reyağı, yoğurt ve nane ile yapılır. Beraberce pişirilerek üzerine yağı, yoğurdu, nanesi ilave edilir.

    Yayla Çorbası
    Pirinç, etsuyu, yumurta, limon, un ve maydanoz malzemeleri çorbada kullanılmaktadır. Et suyundan hazırlanan pirinç üzerine un, limon, yumurta terbiyesi İlave edilir. Araç köylerinde yapılan bu çorbaya maydanoz da ilave edilir.

    Pirinçli, bulgurla, mercimekli çorbada da; Pirinç bulgur ve mercimek beraberce pişirilir. Üzerine diğer malzemesi de katılarak ikram edilir. Pirinç çorbası has yemek sayılır. "Hasta oldum ki pirinç çorbası yiyeyim" bunun için söylenmiştir,

    Tarhana Çorbaları
    Tarhana çorbasını bilmeyenimiz yoktur. Ya tozu ya hamurunu mutlaka yemişizdir. Ama burada tarhananın yapılışı ve kullanılan malzemelerin çeşitliliğini görünce halkımızın becerisini daha iyi göreceğiz. Tarhana nedir? Genel yapısı nedir? Özelliği nedir? Besin değeri üzerinde hiç konuşmaya gerek yok, zira içinde her türlü besin malzemesi var.

    Kaymaklı yoğurt bir kapta biriktirilir. Bu yoğurdun içine dereotu (Buna Daday çevresinde darakdalı, Tosya yöresinde dorak denir) batırılır. Bir miktar olgun domates, kuru soğan, (irice doğranır) yeşil biber (acı-tatlı) konulur, isteğe göre fesliken, nane konulabilir. Daday'ın bazı köylerinde rnaydonoz Kastamonu'da hamur mayası, Tosya'da ayva, Bozkurt'da süt de katıldığı gö*rülmektedir. 10-15 gün bekletilen bu karışım kevgirden geçirilerek tortu ve artıklar ayaklanıp elenmiş unla yoğurularak hamur haline getirilir.

    Hazırlanan tarhana hamur halinde kullanıldığı gibi kurutulup, kevgirden geçirilerek toz halinde de kullanılabilir. Hamurun kullanma süresi kısadır. . Zira mayalanarak ekşime oluşur.

    Bozkurt'ta kızılcık, kiren, katılarak ekşi tarhana kuru olarak, Araç Boyalı çevresinde iri tarhana yoğurt yerine ayranla yapılarak yine kuru olarak kullanılmaktadır. Yine Bozkurt çevresinde mısır unu ve sütle yapılan süt tarhana, yoğunla yapılan aktarhana, İnebolu çevresinde pancar katılarak pan*car tarhana, Bozkurt'da da mısır unu, tuz, su ve tereyağla su tarhanası artık tarih sayfalarına karışmaktadır.

    Tarhana çorbası için su tencerede kaynatılıp Hamur ya da toz tarhana bir kap içinde ılık su ile ezilir- Tuz ve biber katılır, su konmadan önce kıyma, sucuk veya yumurta yağla kızartılabileceği gibi varsa et suyu, tavuk suyu da ilave edilebilir. Kaynar suya salınan ezilmiş tarhana kaynatılarak pişirilir. Tarhana ile ilgili olarak "tarhana tartar, boğazımı yırtar" tekerlemesi meşhur*dur.

    Tarhana için ayrılan kaymaklı yoğurda Kastamonu çevresinde tarhana yoğurdu veya tarhanalık, Tosya köylerinde aygut denir. İlçelerin değişik yerlerinde kullanılan malzemeler ile yapılış da farklıdır. Bozkurt çevresinde yoğurda hiç un katılmadan ekşimeye bırakılır. Un ilavesi ile karıştırılarak pişirilir. Kurutularak kullanılır. Tosya, Devrekani, Kastamonu çevresinde maya ilave edilir. Daday'da yoğurda maydonoz ilave edilir. Tosya'da ayva, Bozkurt'da süt ilave edilir. Bazı köylerde tarhana ayranla karılır.

    Kızılcık Tarhana
    Kızılcık, un, domates, soğan, yeşil biberle İnebolu, ve Bozkurt çevre*sinde yapılır.

    Ekşi Tarhana
    Kızılcık ve unla yapılır. Bozkurt çevresinde bilinir.

    İri Tarhana
    Buğday, ayran, nane .malzemelerinden buğday kırılarak yapılır. Araç'ın Boyalı ilçesinde yapılır. ,

    Süt Tarhana
    Süt ve mısır unu ile yapılır. Bozkurt çevresinde yapılan bir çorbadır. Az*davay çevresinde de buna benzer bir sistemle bilinmektedir.

    Ak Tarhana
    Yoğurt ve ayranın unla karıştırılması ile yapılır. Bu kuru tarhana da Bozkurt çevresinin ürünüdür.

    TATAR ÇORBALARI
    Hamur işlerinin Kastamonu ve yöresinde yemek çeşitlerinin ağırlığı çor*balarda da kendini gösterir. Çorbalık hamurları, tatar, erişte, tutmaç ve yaygı olarak gösterebiliriz.

    Tatar Çorbası: 1x1 cinlik hamurların kaynar suda pişirilmesi esasına dayanan çorbanın kıyma, sarımsak ve yağ diğer malzemeleridir. Şenpazar ve Azdavay çevresinde bilinen çorba sarımsaklı çorba olarak da tanınır Çorba Ağlı'da kesme çorba, Araç'ta hamur çorbası adı ile söylenir Mercimek kata*rak mercimekli hamur (mercimekli tatar) çorbası yapılırken İnebolu çevre*sinde bu çorbanın adı mankır çorbasıdır.

    Erişte ise yine l veya 1,5 cm uzunlukta ince hamur dilimleridir. Pirinç katılarak ya da sade olarak pişirilip tereyağı dökülür. Tosyalın bazı bölümle*rinde kıyma. Daday çevresinde süt katılarak değişik özellik verilmektedir. Buna sütlü erişte denir. Nuska biçiminde üçgen kesilen hamurlara erişte, ba*zı yerlerde ise tatar denir.

    Tutmaç çorbasının tatar çorbasından pek farkı yoktur. Araç ve Tosya Çevresinde bilinir. Kıyma katılmaz malzeme tutmacın yanında sarımsaklı yoğurt ve yağdır. Mercimek ve pirinç katıldığı çevresinde görülmektedir.. (Tosya ve Devrekani)

    Yayım Çorbası
    Açılan yufkaların bir süre tepsertilmesinden sonra avuçlanarak uvalanır. Bozkurt’ta bu çorbaya da pirinç katılırken Şeydiler de süt katılarak sütlü yayım denilmektedir.

    Tepsi Çorbası
    Devrekani çevresinin bu yemek cinsi için fırınlanmış mısır unu et, tuz, biber ve yağa ihtiyacımız var. Et ayrı bir yerde pişirilir. Kaynayan suya ezilen mısır unu karıştırılarak pişirilir. Tepsiye konulan et üzerine konulan bulamaç üzerine biber ve yağı ilave edilir.

    DOLMALAR
    Dolma yapılmasında ilk iş "için" hazırlanmasıdır. Dolma veya sarma içlerinin hazırlanması veya malzemeleri de farklı olur. Pirinçli, bulgurlu, kıy*malı (etli yapılacaksa kıyma) veya bulgur (bunun içine de kıyma ilave edilir.) ilavesi karıştırılarak ocaktan indirilir. Kıymasız olanlara nane, maydanoz da ilave edilerek doldurma veya sarma işlemine geçilir.

    Çiçek Dolması
    Kabakların çiçek açtığı mevsimde dölsüz çiçekler alınarak, bunların içi malzemeyle doldurulup tencereye dizilir.

    Ispıt Sarması
    Ormanlık alanlarda yabani olarak yetişen iri yapraklı yıllık bir bitkidir. Toplanan yapraklar taze olarak kullanıldığı gibi, kurutularak veya salamur yapılarak kışın da kullanılır. Üzüm yaprağının kıymalı tipi gibi sarılır.

    Kalem (Lahana) Sarması
    Dolmalık lahananın yaprak kısımları haşlandıktan sonra el büyük*lüğünde parçalara hazırlanan malzeme konularak sarılır.

    Pancar (Kuyruklu) Dolma
    Mancar da denilen pancar yapraklarının yeşilleri toplanarak haşlanır. Daha sonra malzeme ile sarılır. Cide-Şenpazar yöresinde çok bilinir,

    Soğan-Pırasa Dolması
    Pırasanın katı açılarak boru halinde soğanın da katmanı ayrılarak hazır*lanan malzeme ile içi doldurulur. Araç, Azdavay, Pınarbaşı çevresinde çok yapılır.

    Şapla Sarması

    Ispıt gibi ormanda yetişir. Onun gibi kullanılır.

    Yaprak (Üzüm Yaprağı) Sarması: Taze ve salamur olarak kullanılır. Zeytinyağlı, yalancı dolma veya etli olarak sarılır. Zeytinyağlı olanlar ince uzun kalem gibi, etli olanlar ise tombul olarak sarılır. Az su ile pişirilen dolmanın üzerine salça kızartılmış yağ dökülür. Kıymasız olanlara sirke veya li*mon, etli olanlara yoğurt isteğe göre sarımsaklı yoğurt ilave edilerek yenir.
     
  2. 14 Haziran 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  3. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.069
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    148
    ETLİ EKMEK

    Malzemeler

    5 Su Bardağı Un
    2.5 Su Bardağı Su
    1 Tatlı Kaşığı Tuz
    İç Malzemesi
    500 gr Kıyma
    2 Soğan
    Karabiber , Tuz
    1 Çorba Kaşığı Tereyağı


    Yemeğin Tarifi
    Bir kapta un, tuz ve suyu karıştırıp yoğurun. Kulak memesi yumuşaklığına gelen hamurdan yumruk büyüklüğünde 20 küçük parça koparın.
    Her parçayı teker teker küçük birer daire şeklinde açın.
    İnce doğranmış soğanı kıyma ile birlikte kavurun. Tuz ve karabiber ilave edin.
    Hazırlanan iç malzemesinden bir iki kaşık yuvarlak hamurun yarısına yayın, diğer tarafı üzerine kapatın. Hamur ve malzeme bitinceye kadar işlemi sürdürün.
    Teflon tavada veya sacda hamurları önlü arkalı pişirin. Üzerine tereyağı sürüp sıcak olarak servis yapın.

    ********************************************
    Kastamonu'nun etli ekmekten sonra gelen bir başka simgesi de Biran (Büryan, Püryan) Kebabı idi. Bazı yörelerde kuyu ve kazık kebabı da deniyordu. Prof. Dr. Abdulkerim Abdulkadiroğlu'nun bir makalesinde okuduğuma göre, bu kebabın en iyi yapıldığı yer de, 'sarmısağın başkenti' Taşköprü kasabasıydı. Bu yemek aslında yasak yemekler listemin en baş köşesinde yer alıyordu. Çünkü ağzına yeni ot değmiş kuzudan yapılıyordu. Kolesterolü yüksek olanların kuzu etine hasret öldükleri bilinen bir gerçekti. Kastamonu-Taşköprü arasındaki 45 kilometrelik yolu kat ederken aklıma hep bu 'kötü' düşünceler geliyordu.

    Taşköprü'de, vitrininde nar gibi kuzuların sergilendiği ilk kebapçıya girdim. Bir porsiyon istedim. Yağıyla kemiği ile önüme 300 gramlık kebap geldi. Çatal bıçak yardımıyla, istemeye istemeye yağları ayıklayınca ne yediğimi anlamadım. Çaresiz ikinci porsiyonu istedim. Garson tadına varabilmem için kebabın elle yenmesi gerektiği konusunda beni uyardı. Ben de öyle yaptım. Sonra işin sırrını sordum. Usta beni alt kattaki kuyunun başına götürüp anlattı. Bir defa kuzu kekik otlamalıydı. Sonra yakılan odunun sakızlı çam olması gerekiyordu. Bu arada kuyunun ağzının iyice sıvanması lazımdı. Tabii ustanın etlemeyi, sulamayı iyi yapması şarttı.

    PADİŞAHLARIN HELVASI
    Her zamanki gibi Biran'ın da tadı damağımda kalmıştı. Sohbet sırasında etin yanına neden sarmısaklı bir şeyler vermediklerini sordum. Usta adetten olmadığını söyledi. Ben de ona, İstanbul'da Köşebaşı'nda yediğim 'sarmısak şiş'i anlattım. Kabuklarıyla şişe dizilen sarmısaklar, ateşte pişirilip servis ediliyordu. Muhteşem bir lezzet oluşuyordu. Sarmısak diyarında bu konuda daha yaratıcı olunabileceğini, et-sarmısak ikilisinin birbirine çok yakışacağını falan anlattım.

    Bu muhteşem ziyafetten sonra, Gökırmak kıyısındaki kahvede bir yandan hazım çayı içiyor, bir yandan da kendimi teselli ediyordum: 'Bu lezzetlerin farkına varmadan yaşamanın ne anlamı var?..' Aslında kendimi kandırdığımı biliyordum. Yeme-içme işine son vermeden önce bir de Kastamonu'nun ünlü 'çekme helvası'ndan söz etmek gerekiyordu. Bir zamanlar padişahlar için yapıldığı için 'saray helvası' da denen bu enfes tatlının ana malzemelerini un, tereyağı ve şeker oluşturuyordu. Sakız haline getirilen hamur, çekiştire çekiştire lif lif edilip helvaya dönüştürülüyordu. Helvanın ustaları, lezzetin tam olması için yayıktan yeni çıkmış taze tereyağı kullanılması gerektiğini belirtiyorlardı.

    Salep
    Taşköprü, kalitesi ve ismiyle dünyaya duyurduğu beyaz altını sarımsaktan sonra ülkemizin en kaliteli salebinin de Kastamonu'da Özellikle Taşköprü civarında yetiştiği açıklandı. Taşköprü, bundan böyle beyaz altın diye tanımladığı sarımsağından sonra ünü ülke sınırlarına ulaşan ikinci beyaz altını olan salebi ile de tanınacak. Salebin, Osmanlılar ve daha önceki devirlerde tabiatta önemli bir yeri olduğu, muhtelif formları halinde ve değişik amaçlar için ilaç olarak kullanıldığı biliniyor, Batı kaynakları da sinyatür teorisine bağlı olarak, salebin Di-oscorides'ten beri asırlarca afrodiziyak olarak Avrupa ve bilhassa doğu ülkelerinde kullanıldığını zikrediyor.

    Uzun yıllar bu amaçlar için kullanılan salep, artık soğuk kış gecelerimizi ısıtan, kısık sesimizi açan, göğsümüzü yumuşatan, bir İçkinin veya sertliği ve hoş tadı ile sıcak yaz günlerinde aradığımız dondurmamızın içinde bulunan, eski, tarihi bir ilaç haline geldi.

    Kaynaklar, salebin ülkemizde dört bölgeden temin edildiğini ve bu bölgelerin başında Kastamonu'nun merkez köyleri ve Daday ile Taşköprü'nün yer aldığından bahsederek şöyle diyor: "Kuzey Anadolu: Kastamonu ve civarından elde edilen salep, piyasada Kastamonu Salebi adı altında bulunur. Kastamonu salebi orta büyüklükteki yumruların bir karışımıdır. Kastamonu civarında eski yumrular "ebe*si", yenisi ise "iyisi" diye isimlendirilir. Muğla, Silifke ve Antalya salepleri ise küçük yumrulardan oluşur."

    Kilosu 65 milyon

    Kastamonu'da toplanan ve kurutulduktan sonra çekilerek içecek veya dondurmalarda kullanılabilecek kıvama getirilen salebin kilosu piyasada 65 ile 85 milyon lira arasında satılıyor. Posta Gazetesi'nin 15 Aralık tarihli sayısında köşe yazarı Artun Ünsal, "Salep Seval'de içilir" başlıklı yazısının bir bölümünde bakın ne diyor:

    "..Türkiye'nin her yerinde salep çıkar ama en lezzetlileri Kastamonu'nun Taşköprü ve Yozgat'ın Akdağ Madeni yörelerinde olur. Bizim Ziya da kış öncesi Taşköprü'nün yolunu tutar, salebi yerinden almak için. Köylü salebi nasıl çıkartır? Kökünden. Bitki filiz verince toprak altında kalan kökündeki çekirdeği kazar alır. Her kökte tek çekirdek vardır. Bunları iğneyle delerek bir ipin üzerine dizer, tıpkı kurutulacak çiçek bamyalarını ipe dizer gibi. Salep köylerde önce süt dolusu bir kazanda hafifçe kaynatılır, sonra asılarak kurumaya bırakılır. Kuruduğunda küçülür ve taş gibi olur her bir salep çekirdeği..." diyerek, Kastamonu salebinden övgüyle bahsetti.

    TAŞKÖPRÜ'DE DAMAK TADI

    KASTAMONU MUTFAĞINDAN...‘Denemeden ayrılmayın’ listesi kabarık
    Taşköprü'nün sarmısağının ve kuyu kebabının yanı sıra keşkeğinin, atarısının, terekmeğinin, ekşili bulgurun tadına doyulamayacağını dilden dile anlatılır

    Taşköprülüler sarımsağın tatlısını yaptılar:
    Sarımsak, yüzyıllardır doğadan gelen en büyük şifa kaynağı olarak biliniyor. Kastamonu'nun şirin ilçesi Taşköprü'de mikrop öldürücü özelliği de olan sarımsağın dünyada ilk kez tatlısı da yapıldı.

    Taşköprü, kalitesi ve ismiyle dünyaya duyurduğu beyaz altını sarımsaktan sonra ülkemizin en kaliteli salebi ile de ünlendi


    Kastamonu’nun oldukça özellikli yöresel bir mutfağı ve meraklısına sunabileceği çok farklı tadlar var. ‘Denemeden ayrılmayın’ listesi oldukça kabarık. Etli ya da pastırmalı ekmek (sacda yapılıyor, görüntüsü gözlemeye benziyor), kuyu kebabı, hafif olduğu için çokça yenen çekme helva, Taşköprü sarımsağı, banduma, burmalı çörek, ekşili pilav... Kastamonu’nun simidi ünlü. Daha çok kışın kahvaltılarda yapılan, simitten tirit denemeye değer...

    Kastamonu yiyecek-içecek hususunda zengin bir mutfağa sahiptir. Bu zenginliğin başlıca sebebi; bitki örtüsündeki çeşitli ve tabiata dayalı yetiştirilen hayvan varlığıdır. Yiyecek olarak kullanılan yabani otlar, bitkiler, mantarlar, dağ çileği yanında her türlü sebze ile birçok meyve Kastamonu topraklarında yetişmektedir. Türkiye'nin en güzel ve kaliteli sarımsakları bu İl'de yetişmekte ve ihraç edilmektedir.

    Üryani eriğini sadece bu İlde yemek mümkündür. Kastamonu bölgesine ait 812 çeşit yiyecek derlemesi yapılmıştır. Bunlardan 38 çeşit çorba ve 5l çeşit ekmek tarifi görülmektedir. Kastamonu mutfağının ünlü yiyeceği sac üzerinde pişirilen" etli ekmek"tir.

    Bu etli ekmeği bir bardak yayık ayranı, "ekşi-eşi" yada " pelverde ezmesi" eşliğinde yiyen artık Kastamonu'nun adını unutamaz. İl' de hazırlanan, kışlık yiyecek "tarhana" nın çorbası en besleyici çorbadır. Hazırlanmasında kullanılan un-yoğurt hamuru içindeki çok çeşitli bitki özleri, tadı-lezzetini farklı hale getirmektedir. Ayrıca besin değerini artırmaktadır.Her mevsim yerli halkın ve ziyarete gelenlerin yemekten vazgeçemediği "döner" in kömür ateşinde pişenin tadı doyumsuzdur. Kış mevsiminde, yöreye has olarak yapılan "pastırmalı ekmek" bir başka lezzettedir. Özel olarak hazırlanan çimensiz pastırma ince dilimler halinde doğranıp, soğan piyazı ile karıştırılıp, içine yeteri kadar baharatta karıştırıldıktan sonra, fırınlarda açılan hamur içine kapalı olarak konup, pişirildikten sonra, üzeri zevke göre az veya çok tereyağ ile yağlandıktan sonra afiyetle yenir.

    Baharın gelmesi ile, kuzuların büyümesi bir diğer yöresel yiyecek olan "biran-kuyu kebabı" nın ortaya çıkması görülür. Kastamonu merkez ve bilhassa Taşköprü İlçesinde pişirilen bir'an meşhur et yiyeceği'dir.

    Tatlılar içinde, asırlardır süregelen "çekme helva" gerek elde özel olarak hazırlanışı, gerek ince ince tat telleri ile bölgeye hastır. İl dışına her gidenin mutlaka dostlarına aldıkları makbûl hediye'dir.

    Kış günlerinin bir diğer yöresel yiyeceği, Kastamonu simitinden yapılan "simit tiridi" dir. Simit tiridini yiyemeyenler, İl dışına giderken dost ve arkadaşlarına mutlaka bir dizin Kastamonu Simiti alıp, getirirler.
     
  4. 16 Haziran 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  5. deryahakan

    deryahakan Aktif Üye Üye

    Katılım:
    10 Haziran 2007
    Mesajlar:
    506
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    86
    yaren 76 verdiğin tarifler ve bilgi için teşekkürler merak ettim KASTAMONO'lumusun.Ben de TAŞKÖPRÜ'lüyüm yazışırsak sevinirim KK de memleketimin sayfasına rastlamak çok güzeldi okuken müthiş zevk aldım canım çooookkkk sağol......sevgiler
     
  6. 16 Haziran 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  7. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.069
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    148
    annanemin(inebolu) ve babannemin tarafı kastamonu,babamın rize,
    eşimde araçlı,ben melezim galiba bu durumda,annemin babası ordulu
     
  8. 22 Şubat 2008
    Konu Sahibi : yaren_76
  9. _buket_

    _buket_ Aktif Üye Üye

    Katılım:
    13 Şubat 2008
    Mesajlar:
    34
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    ben de kastamonluyumm annem hep yaparr çok lezzetlidirr yemeklerii...
     
  10. 27 Şubat 2008
    Konu Sahibi : yaren_76
  11. busem68

    busem68 çok şükür Allah'ım Üye

    Katılım:
    26 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.337
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    148
    bende kastamonuluyum etli ekmeği hiç bişeye değişmem ahhh annem olsada yapsaa
     
  12. 27 Şubat 2008
    Konu Sahibi : yaren_76
  13. seyma88

    seyma88 Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    18 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    1.264
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    146
    Vayy kimler varmış burda.Bayanlar bende Kastamonu'luyum.Eşim taşköprülü ben çatalzeytin.Tanışalım bakalım hemşerilerle:))
     
    Son düzenleme: 27 Şubat 2008
  14. 7 Mart 2008
    Konu Sahibi : yaren_76
  15. Akide

    Akide Popüler Üye Üye

    Katılım:
    7 Kasım 2007
    Mesajlar:
    306
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    arkadaşlar bende kastamonuluyum :) şeymacım benim annemde çatalzeytinli.ben gitim çatalzeytine harika biyer.çelebiler köyünü bilirmisin :)) anem ordan.arkadaşım da pınarbaşılı.bi arkadaşım daha var kastamonulu oda taşköprülü.cideye de gittim ben tek kelimeyle harika yerler.
    görüşmek dileğiyle kıslar
    Şeniz
    a.s.
     
  16. 8 Nisan 2008
    Konu Sahibi : yaren_76
  17. mawixsx

    mawixsx orkide Üye

    Katılım:
    10 Şubat 2007
    Mesajlar:
    323
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    merhabalar kızlar bende kastamonuluyum bozkurt annem babam ıkısıde ord dogup buyumusler sevındım burda sızlerı gördugume
     
  18. 18 Mart 2009
    Konu Sahibi : yaren_76
  19. oznurminareci

    oznurminareci Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Ocak 2009
    Mesajlar:
    80
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    bende kastamonuluyum bu yemekleri okuyunca ah benim yeşili bol insanı misfirperver ah güzel adını duyuramayan güzel cennetim,HEMŞERıLERıME selamlar