kaybetmenin hazzı....

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve talin tarafından 25 Ekim 2007 başlatılmıştır.

    25 Ekim 2007
    Konu Sahibi : talin
  1. talin

    talin Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    20 Haziran 2007
    Mesajlar:
    4.253
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    148
    o gerçekten Usta bir sürücü; istese çok hızlı araba kullanabilir ama o, son derece yavaş kullanıyor. Trafik kurallarına uygun davranmaya özen gösteriyor, herkese yol veriyor; bu tavrı bazen beni çileden çıkarıyor. Geçenlerde beni şaşırtan bir şey yaptı; otobanda bir arabayla kapıştı. Bu beni yeteri kadar hayrete düşürmüşken ardından bir şok daha yaşattı; yarışı önde götürdüğü halde bir süre sonra yavaşladı, yarıştığı sürücünün kendisini geçmesine izin verdi. Şaşkınlıkla, neden böyle davrandığını sordum.

    Verdiği cevap; “O usta bir sürücü, benden daha iyi araba kullanıyor, bunu hak etti” oldu. Bunu söylerken yüzündeki ifade kaybetmenin” (takdir etmenin) hazzını yansıtıyordu.

    ***

    Bu olayı anlatan arkadaşım eşinden söz ediyordu. Aslında onu, belki birçoğunuzu şaşırtan bu tür davranışlar hayatı ne kadar saçma sapan yaşadığımızı gösteriyor. Olması gereken davranışlara rastladığımızda şaşırıyoruz. Çünkü büyük bir kısmımız bu hayatı bencilce yaşıyoruz.
    Çağdışı “kurallara” sorgusuz sualsiz boyun eğip sessiz kalırken, hepimizin yararına olan kurallara uymamakta bir sakınca görmüyoruz.
    Başkalarını dikkate almadan, onların haklarına saygı göstermeden yaşamak bizi rahatsız etmiyor.

    Hayatı, herkesi geçmek zorunda hissettiğimiz bir yarış pisti olarak algılıyoruz. Takdir etmesini bilmiyoruz. Yorgunluktan bitap düşsek de yarışmaktan vazgeçmiyoruz. Kaybetmenin dayanılmaz ıstırabı kazanmanın zevkini de elimizden alıyor.

    Elimizden giden sadece yaşam zevkimiz değil, kendimize olan saygımız; çünkü başkalarına gösterdiğimiz saygı, kendimize duyduğumuz saygının da bir göstergesi.

    Başkalarıyla ilişkimiz, kendimizle ilişkimizin bir aynası. Başkalarına saygısız davranıyorsak bilelim ki kendimize de farklı davranmıyoruz.
    Başkalarıyla yarışmak ve onları geçmek üzerine kurulmuş bir yaşamda sık sık yenilgi duygusunu yaşamamız kaçınılmazdır:1no2:.

    Her daim galip gelmenin ruh haliyle yaşamanın tek yolu, sadece kendimizle yarışmaktır.

    İşte o zaman kendimizi takdir edebilir, başkalarının takdir edilecek davranışlarını görebiliriz. Kazanmanın hazzını yaşamak istiyorsak takdir duygumuzu geliştirmeliyiz.

    Kazananı takdir etiğimizde “kaybetmenin” hazzını da yaşarız.
    sevgiyle kalına.s.