kayıp-kazanç...

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve talin tarafından 26 Eylül 2008 başlatılmıştır.

    26 Eylül 2008
    Konu Sahibi : talin
  1. talin

    talin Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    20 Haziran 2007
    Mesajlar:
    4.253
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    148
    Bir ateş çemberinin içinden geçtim. Çok acıdı canım, derim kavruldu sanki.

    Bazen biliriz içten içe bir şeylerin iyi gitmediğini ama “mecburuzdur” o durumun içinde devam etmeye yolumuza. Mecburiyetler kendiliğinden oluşmamıştır aslında. Biz görmek istediğimiz gibi şekillendirip, olayları rasyonalize etmişizdir kendimize göre.

    Feda etmişizdir kar beklentisiyle onurumuzu farkında olmadan.
    Belki yıllardır birlikte çalıştığımız insanların, bize rahatlık ya da özgürlük sağlıyorlar diye olumsuz taraflarını görmezden gelmişizdir.

    Belki arkadaş, dost dediğimiz insanların, sırf yalnız kalmamak adına, bize hiç de uymayan düşüncelerini, davranışlarını onaylamışızdır.
    Belki eşimizle, kaybetme korkumuzdan ötürü yıllardır katlanarak birlikte uyumuşuzdur aynı yatakta.

    Belki sadece “başarı”sız görünmeyelim diye, içimizdeki benin isteklerini yok sayıp, yaşamamışızdır o güzelim yılları. Ya da başkalarının hayatını yaşamışızdır.

    Özgür irademiz ile seçmiş olduğumuz arkadaşlarımız, iş ortaklarımız, dostlarımız, eşimiz bize ayna tutmak için girmişlerdir hayatımıza.
    Kızdığımız, öfke patlamaları yaşadığımız anlarda kendimizle yüzleşiyoruzdur aslında.

    Bir kabuk daha çatlıyordur acıta, acıta.
    Ne büyük bir tokattır farkındalıklarımız.

    Kriz zamanlarında etrafımızda dev aynaları oluşur adeta. Nereye dönsen bir başka boyutuyla görürsün kendini. En net, en berrak görüntümüz kriz zamanlarındadır. Kim dost, kim düşman, kim çözüm odaklı, kim sorun odaklı, en büyük zenginliklerimiz yani gerçek varlığımız o zamanlarda çıkar ortaya.

    Kriz biter, fırtına diner, giden gider, kalan kalır.
    İşte o kalanlardır bugüne kadar biriktirdiklerimiz.

    Krizler, içlerinde en büyük fırsatları barındırırlar. Önemli olan alt yazıları okuyabilmektir.

    Korkmadan bakabilmektir aslolan boyumuzu aşan dev aynalarına ve görebilmektir gerçekleri tüm çıplaklığıyla.

    “Kaç kurtul”dan, “Sorumluluğunu al ve özgürleş”e terfi etmişizdir artık. Seçimlerimiz o yönde olduysa tabii!...

    Gidenlere üzülmek yerine, kalanların sevincini yaşadığımızda yeniden yaratırız yaşamımızı.

    Kayıplar olmadan kazançların farkına varabilir miyiz?

    Yaşasın yeni kazanımlarımız!



    sevgilera.s.
    alıntıdır