Kaynana çeşitleri

Konusu 'Aile, Evlilik ve Çocuklar' forumundadır ve graf tarafından 9 Şubat 2007 başlatılmıştır.

    9 Şubat 2007
    Konu Sahibi : graf
  1. graf

    graf Popüler Üye Üye

    Katılım:
    14 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    702
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    108
    ASABI KAYNANALAR: Anlaşılması en zor tiplerdendir. Söylenen her sözün altında bir art niyet ararlar. Her zaman sorun çıkarırlar. Çözümlerinde kaba kuvvete bile başvurabilirler. Neye kızdıkları, neye sevindikleri pek belli olmaz.

    YARDIM SEVER KAYNANALAR: Her durumda birilerine yardım eden kaynanalardır. Yardımseverlik adına her şeyi yapabilirler. Hastanelerde hastabakıcı, kabul günlerinde pasta yapıcı, bulaşık yıkayıcı olarak görev alırlar. Bazen bunu o kadar abartırlar ki karşılarındakine zarar bile verebilirler.

    ŞIKAYETCI KAYNANALAR: Sürekli her şeyden şikayet eder, karşılarındaki insanları canlarından bezdirirler. Aldıkları eşya, yiyecek ve kıyafet konusunda hep şikayetçidirler. Gelin ya da damat hiçbir zaman istediği gibi çıkmamıştır.

    KÖYLÜ KAYNANALAR: Gelin veya damat, şartlar ne olursa olsun gelen giden misafire iyi davranmalıdır. Gelini köyden gelen her türlü şeyi pişirebilme ve onların yemeklerini yapabilme yeteneğine sahip olmalıdır. Gelin ve oğlu, özel günleri, çok erken saatlerde gelerek onlarla geçirmelidir. Eğer bir yere gidilecekse onun mutlaka haberi olmalı, kendisinin yanına alacağı bir kaç kişilik kafile halinde gidilmelidir. Gelin kendi başına bir şey almaya karar veremez. Damatta ise durum farklıdır. Damadın annesi de bu konuda kendisiyle aynı haklara sahiptir ama kızını ezmemek kaydıyla. Gelin misafir çağıracağızaman ondan izin alır.

    ŞEHIRLI KAYNANALAR: Şehirde ulaşımın zorluğu nedeniyle damadın veya gelinin evini kendi evlerinin yakınına isterler. Mümkünse aynı mahallede oturmayı tercih ederler. Gelecek misafirleri çok fazla kabuletmek istemez, gelin veya damadın evine gelecek misafir trafiğini kendileri yönetmek isterler. Yeni gözlük modelleri, mayolar piyasaya çıktığında ilk olarak onlar alırlar. Yeni mobilya, halılar, perdeler onların en önemli istekleridir, ama gelin yeni perde istediğinde “müsrif” olarak değerlendirir ve taş koymaya çalışırlar.

    ŞEN KAYNANALAR: Bulunması en zor tiplerdir. Gelin ya da damatlarına karışmazlar. Her türlü sorun için bir çözümleri vardır. Kimseden iş beklemezler. Kırılsalar da kimseye bir şey belli etmezler.Her şeye gülüp geçmeyi başarırlar.

    TEMİZLİKÇİ VE GEZİCİ KAYNANALAR
    Temizlikçi Kaynanalar: Bu kaynanaların bütün zararları kendilerinedir. Ne kadar temizlik malzemesi varsa hepsinin isimlerini ezbere bilirler. Sürekli temizlik yapıp dururlar. Kapıdan girecek olanherkese ayakkabılarını çıkarttırırlar, koltuklara oturanların nereyi dağıttığına dikkat ederler. Onlara göre gelinleri ya da damatları çok dağınık ve pistir.

    GEZICI KAYNANALAR: Nerede akşam, orada sabah gezip duran kaynanalardır. Bazıları eşlerini kaybettikleri için kendilerini sokağaatarlar.
    Patron kaynanalar: Bu tip kaynanalar, para, ev, tahvil kısacası mal mülk yönünden zengindirler ve bunu her zaman kullanan tehlikeli tiplerdir. Malları ve paraları ile her şeyi yapabileceklerine inanırlar. Gelin veya damadın evine bir şey aldıkları zaman fiyat etiketini çıkartmazlar. Her konuda kendilerine danışılmasını isterler.Kendilerine ait bir evde oturan gelin veya damada bunu her zaman hatırlatırlar.

    YEMEKCI KAYNANALAR: Hayatlarındaki tek şey, yemek yapmak ve yedirmektir. Onlara birkaç kilo et, biraz sebze ve bakliyat aldığınız zaman uzun zaman sizinle uğraşmazlar. Çok güzel yemek yapan bu kaynanalar, hayatlarını bu iş üzerine kurarlar.
    Kitapta, “Semra Hanım Türü Kaynanalar” başlığı altında ise “Açıklama için herhangi bir şey yazmaya gerek olmadığını bildiğimiz için bunu engin sağduyunuza bırakıyoruz” deniliyor.

    PSİKOLOG ÖNERİLERİ
    Psikologların, gelin-kaynana çekişmesini önlemek için gelinlere tavsiyelerine de kitapta yer veriliyor. Bunlardan bazıları şöyle:

    Gelinler, kendilerinin de bir gün kaynana olacaklarını hiç akıllarından çıkarmamalıdır.

    Kayınvalidesine sevgi ve saygıda kusur etmemelidir. Çünkü o sevdiği insan olan eşinin annesidir.

    Kayınvalidesinin bazı ters laflarını kendi aleyhinde yorumlamamalıdır.

    Arada yaş ve nesil farkı olduğunu düşünerek kayınvalidesinin istek ve davranışlarını hoş görmelidir.

    Kayınvalidesi ile iyi geçindiğinde kocasıyla arasının da daha iyiolacağını bilmelidir.

    Kayınvalidesini bayramlarda, kandillerde arayarak gönlünü almalıdır.

    Kocasının sık sık anne ve babasını görmek istemesinden rahatsızlık duymamalıdır.

    Kayınvalide ve kayınpedere karşı kırıcı, iğneleyici, hoş olmayan sözler söylememeli, onları hoşnut etmelidir.

    Kayınvalideler oğullarını kıskanır. Gelinler bunu sezmeli ama yumuşaklıkla bu işin üstesinden gelmelidir.

    Gelinler kocalarını kayınvalidelerine karşı kışkırtmamalıdır.
     
  2. 9 Şubat 2007
    Konu Sahibi : graf
  3. EU1

    EU1 Guest

    YARDIM SEVER KAYNANALAR: Her durumda birilerine yardım eden kaynanalardır. Yardımseverlik adına her şeyi yapabilirler. Hastanelerde hastabakıcı, kabul günlerinde pasta yapıcı, bulaşık yıkayıcı olarak görev alırlar. Bazen bunu o kadar abartırlar ki karşılarındakine zarar bile verebilirler.


    YEMEKCI KAYNANALAR: Hayatlarındaki tek şey, yemek yapmak ve yedirmektir. Onlara birkaç kilo et, biraz sebze ve bakliyat aldığınız zaman uzun zaman sizinle uğraşmazlar. Çok güzel yemek yapan bu kaynanalar, hayatlarını bu iş üzerine kurarlar.
    Kitapta, “Semra Hanım Türü Kaynanalar” başlığı altında ise “Açıklama için herhangi bir şey yazmaya gerek olmadığını bildiğimiz için bunu engin sağduyunuza bırakıyoruz” deniliyor.


    BU İKİSİ TAM BENİM KAYNANAM İÇİN YAZILMIŞ SANKİ :1yes2:
     
  4. 9 Şubat 2007
    Konu Sahibi : graf
  5. Ixsxxixk

    Ixsxxixk Aktif Üye Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2006
    Mesajlar:
    68
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    76
    Bu tip bir kaynana varsa kaçırmamak lazım....
     
  6. 9 Şubat 2007
    Konu Sahibi : graf
  7. Emez

    Emez Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Aralık 2006
    Mesajlar:
    1.286
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    ŞEN KAYNANALAR: Bulunması en zor tiplerdir. Gelin ya da damatlarına karışmazlar. Her türlü sorun için bir çözümleri vardır. Kimseden iş beklemezler.

    GEZICI KAYNANALAR: Nerede akşam, orada sabah gezip duran kaynanalardır. Bazıları eşlerini kaybettikleri için kendilerini sokağaatarlar.

    benimki de bu ikisinin karışımı :)
     
  8. 9 Şubat 2007
    Konu Sahibi : graf
  9. vicdan

    vicdan ~ справе&#1076 Üye

    Katılım:
    20 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.101
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    İnsan hayatının en önemli olaylarından biri olan evlilik, yaşamın en verimli çağında zenginleşmesine veya çoraklaşmasına yön veren bir dönüm noktasıdır.
    Elbetteki huzur ve saadet dolu bir aile yuvasında en büyük rol kadına düşmektedir. Kadın aile hayatını cennetin küçük bir numunesi haline getirebilir. "Her insanın küçük dünyası, belki küçük bir Cenneti kendi hanesidir."
    Evlenmiş olan bir çift artık toplumun bağımsız birimidir. Evlilik sadece karı-koca arasında olmaz. Günümüzde, kayınvalide, görümce, kayın vs. evlilikte mutluluğun oluşmasındaki vazgeçilmez unsurlardır. Genç çift, aile dışındaki kişilerin, ailenin mutluluğunu olumsuz yönde etkilenmesine ve aile bağımsızlığını korumaya özen göstermelidir. Gelelim günümüzde yaşanan gelin-kayınvalide ilişkilerinde yaşanan sorunlar ve çözüm yollarına...
    Konuya pembe gözlükle yaklaşmamız pek doğru olmaz Çünkü gelini ile anlaşamayan kayınvalide, kayınvalidesi ile anlaşamayan gelinler var. Geçmişten günümüze bu sıkıntı hep var olmuştur. Eskiden gelinlerin, oğulların, torunların, kayınpeder ve kayınvalidelerin aynı çatı altında yaşadığı yıllarda bu problem belki vardı, ama herhalde bugünkü boyutlarda değildi. Problemler yüz göz olmadan çözülüyordu. Dilimize yerleşen "Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla" sözü eskilerin bu konulardaki inceliğini gösteriyordu. Hem kayınvalide nasihat ederken dikkatliydi, aracı kullanarak telkinini yapıyordu, gelini de pür dikkat dinleyerek ders alıyordu.
    Günümüzde kaçınılmaz ama bir o kadar da acı bir gerçek vardır ki. Ne gelin kayınvalideden, ne de kayınvalide gelininden memnun değil...
    Hangisi haklı bilemeyiz. Tabii bu durumda her iki tarafa düşen önemli görev ve sorumluluklar var. Çünkü mutlu aileler anne-baba ve çocuktan oluşmuyor. Eşinin ailesi ile arası açık olan bir aile ferdinin yuvasında çok mutlu olduğu söylenemez. Aile içindeki mutluluğun devamı için her iki tarafa da tavsiyelerimiz olacak.
    Gelinlere düşen görev;
    Kaynana demek (kaim ana); ana makamına kaim olan demektir. Gelin ona annesi gibi davranacak, muamele edecek. Ne demiş atalarımız "Ne ekersen onu biçersin". Bu düstur ile hayatlarını ikame ettirmeleri gerekir.
    Kendilerinin de birgün kayınvalide olacaklarını hiç akıllarından çıkarmamalıdırlar.
    Gelin kayınvalidesini sık sık ziyaret etmeli, bayramlarda, kandillerde vs. hatırını sormalıdır. Onu arayarak gönlünü almalıdır.
    En kızgın anında bile gelin kayınvalidesi ile münakaşasında terbiye ve edebini muhafaza etmelidir.
    Kendi annesi veya ailesinin özel meselelerini nasıl kimseye söylemiyorsa kayınvalidesi ile yaşadıklarını ona ait sırları kimseye söylememesi gerekir. Yani sır tutmalı, sırdaş olmalı. Bu durum kayınvalidesinin daha hoşuna gider. Gelinine duyduğu güven artar.
    Herhangi bir konuda asla iddialaşmaması, inatlaşmaması gerekir. "Siz haklısınız, ama benim düşüncem budur" demeli. Konuyu uzatacak sözlerden kaçınmalı. Böyle durumlarda susmak her zaman en büyük sanattır.
    Kayınvalideye düşen görev ve sorumluluklar
    Gelinleriniz baba evinden sizin yuvanıza gelip ailenizin bir ferdi oldu artık. Ona Allahın bir emaneti olarak bakın. Çünkü onlar sizlere Allahın bir emanetidir.
    Kendi kızınızın veya bir aile ferdinin kusurlarını örter gibi gelininizin de kusurlarını örtün.
    Gelininize emir vererek konuşmayın, daima onunla evladınız gibi hoşgörülü konuşun.
    Evladınız ve gelininiz aralarında tartışıyor olabilirler, onların aralarına girmeyin.
    Ahçılığı ile ün yapmış bir kadın, oğlunu ve yeni gelinini o akşam yemeğe çağırmıştı. Yine dostları olan yaşlı kadını da…
    Mutfağa girdi ve yemeği hazırlamaya başladı. Akşam oldu ve misafirleri geldiler. Bir de ne görsünler yemekleri olmamış, tatlılar un kokuyor, patatesler pişmemiş, köfteler ise yanmış. Fakat durumu fark ettirmemek için yaşlı kadın ve gelini ellerinden geleni yapmışlar.
    Yemek bitmiş. Kadının oğlu ve gelini evlerine dönmüşler. Bunu fırsat bilen yaşlı kadın sormuş:
    -Ben senin harika bir ahçı olduğunu adım gibi biliyorum, fakat bu akşam yemeklerin hiç olmamış. Hayırdır hasta mısın?
    Kadın cevap vermiş:
    Hayır oldukça iyiyim. Yemekleri kasten öyle yaptım. Bu yemekten sonra oğlum asla ikide bir annesinin yemeklerini hatırlatıp karısının kalbini kıramayacak…
    Gelininizin size bakmak zorunda olmadığını bilin. Ancak ondan gördüğünüz saygı ve hürmet karşılığında ona teşekkür ve dua etmeyi unutmayın.
    nGelininizi oğlunuz ile aranıza gören bir yabancı gibi görmeyin.
    Gelininizi her konuda methetmeli, ona bir anne şefkati ile davranmalısınız.
    Gelininize hayat hakkı tanımalı onu bazı konularda serbest bırakmalısınız. Eşler arasındaki kararları saygı ile karşılamalısınız.
    Gelinine sık sık iğneleyici, rencide edici laflar sarfetmekten kaçınmalısınız.
    Gelininizin ufak tefek hatalarını görmezden gelmeli, olayları büyütmekten kaçınmalısınız.
    En önemlisi gelininizin ailesi ile görüşmesinden rahatsız olmamalı, bu rahatsızlığınızı ima ile de olsa belli etmemelisiniz. Sizin kızınız size geldiği zaman nasıl memnun oluyorsanız; onlar da o kadar memnun olurlar.
    Bu tür olaylarda (varsa eğer) arada kalan genelde eş olur. Koca muhakkak yatıştırıcı olmalı, arayı bulmakta dikkatli davranmalıdır. Karısının ve annesinin birbirleri hakkındaki kötü sözleri birbirlerine aktarmamalıdır.
    Ne mutlu iyi geçinen birbirine sevgide, hürmette, saygıda, hoşgörüde kusur etmeyen gelin ve kayınvalideye!
     
  10. 9 Şubat 2007
    Konu Sahibi : graf
  11. tuluat

    tuluat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    1 Aralık 2006
    Mesajlar:
    202
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Bu psikolog önerilerini, hatta daha fazlasını uygulayıpta yine olumsuz sonuçlar alan gelinlerle ilgili ek öneriler yok mu graf :)))
     
  12. 9 Şubat 2007
    Konu Sahibi : graf
  13. ece_kaan

    ece_kaan Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    424
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    valla benmkini hiç biyerde tarifi yok bi numune bana çatmış
     
  14. 22 Şubat 2007
    Konu Sahibi : graf
  15. qusel

    qusel İnci Tanem Üye

    Katılım:
    20 Şubat 2007
    Mesajlar:
    2.447
    Beğenildi:
    58
    Ödül Puanları:
    148
    KÖYLÜ KAYNANALAR: Gelin veya damat, şartlar ne olursa olsun gelen giden misafire iyi davranmalıdır. Gelini köyden gelen her türlü şeyi pişirebilme ve onların yemeklerini yapabilme yeteneğine sahip olmalıdır. Gelin ve oğlu, özel günleri, çok erken saatlerde gelerek onlarla geçirmelidir. Eğer bir yere gidilecekse onun mutlaka haberi olmalı, kendisinin yanına alacağı bir kaç kişilik kafile halinde gidilmelidir. Gelin kendi başına bir şey almaya karar veremez. Damatta ise durum farklıdır. Damadın annesi de bu konuda kendisiyle aynı haklara sahiptir ama kızını ezmemek kaydıyla. Gelin misafir çağıracağızaman ondan izin alır.



    ŞIKAYETCI KAYNANALAR: Sürekli her şeyden şikayet eder, karşılarındaki insanları canlarından bezdirirler. Aldıkları eşya, yiyecek ve kıyafet konusunda hep şikayetçidirler. Gelin ya da damat hiçbir zaman istediği gibi çıkmamıştır.


    ASABI KAYNANALAR: Anlaşılması en zor tiplerdendir. Söylenen her sözün altında bir art niyet ararlar. Her zaman sorun çıkarırlar. Çözümlerinde kaba kuvvete bile başvurabilirler. Neye kızdıkları, neye sevindikleri pek belli olmaz.

    BENIMKIDE BU TURDEN AHH AHHHHHHHHHH
     
  16. 22 Şubat 2007
    Konu Sahibi : graf
  17. gulara

    gulara En büyük fener ulenn:) Pro Üye

    Katılım:
    28 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    469
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    108
    YARDIM SEVER KAYNANALAR: Her durumda birilerine yardım eden kaynanalardır. Yardımseverlik adına her şeyi yapabilirler. Hastanelerde hastabakıcı, kabul günlerinde pasta yapıcı, bulaşık yıkayıcı olarak görev alırlar. Bazen bunu o kadar abartırlar ki karşılarındakine zarar bile verebilirler.


    İşte buuu :1yes2:
     
  18. 22 Şubat 2007
    Konu Sahibi : graf
  19. bxixgsxixze

    bxixgsxixze Popüler Üye Üye

    Katılım:
    14 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.137
    Beğenildi:
    12
    Ödül Puanları:
    148
    ŞEN KAYNANALAR: Bulunması en zor tiplerdir. Gelin ya da damatlarına karışmazlar. Her türlü sorun için bir çözümleri vardır. Kimseden iş beklemezler. Kırılsalar da kimseye bir şey belli etmezler.Her şeye gülüp geçmeyi başarırlar.

    aynı benim kaynanam.valla o yönden çok şanslıyım kızlar:içelim: