Kazanmak Ve Kaybetmek

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve **SU** tarafından 2 Şubat 2008 başlatılmıştır.

    2 Şubat 2008
    Konu Sahibi : **SU**
  1. **SU**

    **SU** çocukta yaparım kariyerde Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    643
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    86
    Kazanmak ve kaybetmek…
    İkisi de aynı cümlede çok kullanılan ayrı kelimler…
    Tabiî ki herkes kazanmak ister…
    Nerden çıktı diyeceksiniz?
    Bazen insanın belleğini meşgul eden şeyler vardır…
    Her zaman her yerde söyleyemezsiniz…
    Ruh halinize göre söylemek istersiniz…
    Paylaşmak istersiniz… Rahatlarsınız…
    Bir bakarsınız çok kişi aynı şeyleri yaşamıştır…
    Birçok kişinin kafasını meşgul etmektedir…
    Yalnız sizi meşgul eden şeyleri yazdığınızda artık sizin olmaz…
    Birçok kişinin olur… O zaman daha da rahatlarsınız…
    Kazanmak elbette keyiflidir
    Güçtür, zaferdir...
    Kazandığınızda artarsınız.
    Etrafınızda gülümseyen kalabalıklar,
    İlgi alanınıza girmeye çalışanlar.
    Hepsi yanınızdadır; elinizin altında...
    Kaybetmek ise; kazanmanın arka penceresidir.
    Yüksek bir tepeden hızla düşmek gibi bir şeydir.
    Nefes nefese irtifa kaybedersiniz.
    Telaşınız, yürek çarpıntınız düşme hızınızı kesmeye yetmez.
    Şaşırırsınız...
    Kimse yoktur etrafınızda...
    "Muhteşemsin, mükemmelsin, sen her şeyi bilirsin, en iyi sensin" replikleri gizlenmiştir kuytularda bir yerlere...
    Duyamazsınız...
    Artık sıradansınızdır; ne gücünüz kalmıştır ne elektriğiniz.
    Terk edilirsiniz, vefasız bir âşık gibi...
    Kazanmak ve kaybetmek;
    Aslında yaşadığımız sürece hayatımızdaki tiyatronun her perdesinde vardır bu tezat.
    Aşkta, sağlıkta, dostlukta, parada, kariyerde, politikada… Uzayıp gider liste.
    Siz aynı sizsinizdir; yani kazanırken de, kaybederken de...
    Değişen sadece şartlardır, bir de ruhunuz.
    Zekânız, duygularınız, içgüdüleriniz ve kazanma hırsınız uğraş verir; savaşırsınız.
    Gözleriniz parlar tutkuyla.
    Kimi "Zafere giden her yol mubahtır" mantığıyla girişir.
    Çok azı "Erdem önce gelmeli" diye düşünür.
    Çoğunluk; kazanmayı çok ister ama yolunu bilmez,
    Ya da başkalarının etkisiyle yanlış yollar seçer.
    Aslolan kazanırken de, kaybederken de ilkeli olmaktır.
    Bedel ödemeye hazır olmaktır.
    Başkalarını suçlayarak, yaptığınız hataları görmezden gelerek, kayıplarınızı zafere dönüştüremezsiniz.
    Onurlu olmak; öz eleştiriyi beraberinde getirir ve gerektiğinde de çekip gitmeyi.
    Aslında giden değil kalandır terk eden, giden de bunun için gitmiştir zaten.
    Siz aynı sizsinizdir.
    Kazanırken de, kaybederken de.
    Değişen; kirlenen ruhunuz, yakan, yıkan hırsınızdır.
    Bunun da kimseye artısı yoktur.
    Kaybettiğinizde çekilmesini, gitmesini bilmelisiniz.
    Esas zafer budur.