Kelebek

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve kelebek__ tarafından 6 Ağustos 2007 başlatılmıştır.

    6 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : kelebek__
  1. kelebek__

    kelebek__ Aktif Üye Üye

    Katılım:
    22 Haziran 2007
    Mesajlar:
    41
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Çok sevdiğim bir arkadaşım, ‘Sevgi Kelebeği’ demişti bana bir gün ansızın. (Aşk üzerine yazdığım yazılarımdan dolayı sanırım, belki de laf olsun diye söylemiş olabilir. Şimdi aklıma takıldı, sormadım ona, ‘niye böyle dedin?’ diye) Çok hoşuma gitti bana söylenen bu iki kelime. Arkadaşıma ‘Aaa! Çok teşekkür ederim ama kelebek de görmesek kendimi gerçekten kelebek hissedeceğim’ dedim ve güldüm.

    Evet kelebek güzelliğinde değilim belki ama kelebek narinliğindedir yüreğim, çoğu kimsenin bilmediği, nice duyguların, hayallerin saklı olduğu…

    Evet kelebek güzelliğinde değilim ama iyi ve güzel olan her şeye, sevgiye, arkadaşlığa, dostluğa, mutluluğa, aşka, şiire, şarkılara, bazen hüzüne, bazen yalnızlığa, yazıya, heyecana benim de kanat çırpışlarım… Uçuşum bazen mutluluk, bazen sevgi, bazen ürettiklerim için. Kadifemsi kanatları, benim tenim belki de… Aslında dokunulsam incineceğim kelebekler gibi. Hiç dokunulmamalıyım belki de…

    Bu yazıyı yazdığım şu an bir başımayım, uzaklarda, gizemi ve ışıltıları insanın aklını alan bir şehirde; çok sevdiğim ailemden, çok sevdiğim aşkımdan, çok sevdiğim arkadaşlarımdan, sevdiklerimden uzakta…

    Ah bu kadar kalp kalbe karşı olur mu? Bana ‘Sevgi Kelebeği’ diyen arkadaşım, ondan sonra da hemen her anımızın beraber geçtiği o bırakıp geldiğim şehirdeki arkadaşım çaldırdı telefonumu. (İkisi de aynı şehirde) Bir aradaydılar belki de. Onları andığımı mı duydular ne? Onlara olan özlemimin çoğaldığını mı hissettiler ne kalplerinde?!

    Özlem… Ayrılık… Sevgi… Uzaklık…

    İşte uzakta olmak, kelebek kırılganlığını, incinmişliğini yaşatıyor şu an bana. Ayrı olduğum için… Arkadaşlarımın, dostlarımın yaşadığı aşk ayrılıklarını çok iyi anlayarak…

    Arkadaşlarımı andıktan sonra aşkım için yazabilirim şimdiki satırlarımı.

    Aşkım… İçimin gülen yüzü… Zorunlu ayrılık sonrası, yokluğunda değerini daha da iyi anladığım… Seni severek hayat bulduğum canım…

    Bir kelebek bakışıyla görüyorum şimdi seni. Bir kelebek zarifliğinde sana olan duygularım. Bir kelebek narinliğinde anıyorum senli anlarımı. Uzakta olsan da şu an; kanadımda, yüreğimde taşıyorum seni. Her dakika artan bir sevgiyle, aşkla…

    Evet çoğu kelebeğin ömrü bir gün ya da iki gündür. Ama ne olursa olsun o kelebeklerin bu kısa ömürlerine inat yıllarca yaşayacağım ben, arkadaşımın bana dediği bir ‘Sevgi Kelebeği’ olarak. Çünkü kalbimi çarptıran bir aşk var. Aşkım seni seviyorum. Seni sevmek tazeliyor beni her gün. Seni düşünmek bile ömür katıyor ömrüme. Söyle, sen bana yaşama sevinci verirken, seni böyle, bu kadar çok severken nasıl ölebilirim?