Kendiliğinden Yanan İnsanlar

Konusu 'Bunları biliyor muydunuz ?' forumundadır ve epaq tarafından 2 Nisan 2009 başlatılmıştır.

    2 Nisan 2009
    Konu Sahibi : epaq
  1. epaq

    epaq Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    7 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    1.373
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    146


    Dünyadaki en büyük esrarlardan bir tanesi de hiçbir sebep yokken yanıp kül olan insanlardır. Evet bu size çok tuhaf gelebilir ancak yüzyıllardan beri hiçbir sebep yokken durduğu yerde yanıp ölen insan vakaları oluşmakta ve bunun nedeni de bugüne kadar çözülemeyen bir esrardır. ışin en anlaşılmaz tarafı da insanın yanıp kemiklerinin bile kül haline geldiği bir ortamda etrafta bulunan eşyaların hatta bazı vakalarda yananın üzerindeki elbiselerin bile hiçbir hasar görmediğidir.

    1731 senesinde akşam yatağına yatan ve uykuya dalan bir kadın ertesi günü sabah odasına kendisini uyandırmaya gelen hizmetçisi tarafından feci bir şekilde yanarak bir kül yığını haline gelmiş olarak bulunmuştur. Odanın her yeri is ve kurum içindeydi ve küller her tarafa uçuşmaktaydı. Fakat yatağından 1.5 metre ötede yanan kadın kül yığını haline geldiği halde ne yatağı ve çarşafları nede odanın mobilyaları hasar görmemişti.

    Yetkililer çok ayrıntılı bir araştırma yapmışlar fakat yanmanın sebebini bulamamışlardır. Zira odada yangın çıkması için sebep yoktu ne ateş vardı nede ateş çıkaracak bir şey.Odada ki eşyalar hatta yatak çarşafları bile hiç yanıksız duruyorlardı.

    Bu sonradan kayıt altına alınmış ” kendinden yanma” olayları arasında ilk örneklerden biri kabul edildi.

    18 yüzyılda çok sayıda kendinden yanma vakası tespit edildi fakat ilim adamları ve doktorlar bir türlü sebepsiz bu yanmalara bir ad koyamıyorlardı.

    Dr. Merille, Fransada Caen şehrinde görev yapıyordu bir gün bir ölüm nedeniyle ilgili olarak çağrıldı yaptığı incelemede: ölünün vücudu yerde uzanıyordu. Geriye kül yığınından başka bir şey kalmamıştı kemikler sıcaktan eriyerek eğilip bükülmüştü. Dr Raporunda kemikleri erimiş olmasını belirtmesi çok ilginçtir zira kemiklerin erimesi için en az 1500 derece ısı gerekir, oysa rapora göre ” Evdeki eşyalardan hiç biri yanmadan zarar görmemişti kadının geceliği oturduğu sandalyenin 30 cm ilerisinde el değmemişçesine duruyordu. Üzerindeki elbiselerin dışında odada yanan başka hiçbir şey yoktu.” Kimileri bu yanmaları Tanrının gazabı olarak görmektedir, bu korku eski çağlardan beri vardır. ” Onları Tanrının gazabı yok ediyor. Tanrının yakıcı nefesi kül haline getiriyor. ” Bu doğrumuydu ?

    Yukarıdaki olayların benzerine daha yüzlerce misal verebiliriz. Biz burada bu hususta yapılmış araştırma ve incelemeleri ele alıp neticeleri üzerinde tartışacağız.

    Bu yanma olayları ile ilgilenen araştırmacılar olayların gittikçe artığını söylüyorlar . Bazı gazeteciler bu hadiselerle ilgili bilgi topluyorlar . Tıp dergilerinde yazılar yazılıyor fakat doğru dürüst hiçbir netice alınamıyor.

    Kendiliğinden yanma olayları üç safhada oluyor:

    1- Çok kısa bir zaman içinde gerçekleşiyor, yananın ne yardım isteyecek nede ne olduğunu anlayacak zamanı oluyor.
    2- Olaylar çok büyük nispete ölümle neticeleniyor ve bu sebepten kurbanların ne olduğunu anlatma imkanı olmuyor.
    3- Üçüncü çok ilginç durum : Böyle bir yanma olayı ya yanan yapayalnızken oluyor veya birkaç kişi iseler o zaman hepsi birden yanıp ölüyorlar. Yani hadiseye canlı şahit bulunmuyor.
    1885 gecesinde Amerika da bir karı koca ve yanların da çalışan işçileri yılbaşını kutlamak için mutfakta oturup içki içiyorlar, daha sonra işçi üst kattaki odasına yatmağa çıkıyor. Ertesi sabah aşağı inen işçi mutfağa girdiğinde etrafın ince bir yağ tabakası ile kaplı olduğunu ve acı bir koku hissediyor., Evin beyi yerde yatıyordu ve ölmüştü hemen yandaki evde oturan çocuklarına haber vermeğe gitti ve oğlunla geri dönüp araştırınca mutfak masasının yanında döşemede bir yanık delik vardı döşeme yanmıştı ve aşağıya bakınca evin hanımının yerde yanık kemikler yanık kafatası ve küllerini gördüler. Bu kez kurban ikiye çıkmıştı. Yapılan araştırma sonunda hadisenin nasıl oluştuğu hakkında bir karara varamadılar.

    Kendiliğinden yanma olayları incelendikçe çok enteresan durumlar ortaya çıkıyordu. Yanma çoğunlukla sınırlı bir alanda meydana geliyor yatağına uzanmış haldeyken yanan Birisinin yatak örtülerine hiçbir şey olmuyor. Bir iskemlede otururken yanmışsa incelemede iskemlede hiçbir yanık izi bulunmuyor,Elbiselerinde hiçbir yanık izi olmayan ama bedeni kömür haline gelenler var.

    Araştırmalarda dikkati çeken bir hususu ta olayın kurbanlarının genel de ses seda çıkarmadan ve kurtulmaya çalışmaksızın yanmalarıydı. Yanma olayının bilinmeyen bir psikolojik yanı olabilir.

    Düşkünler yurdundaki bir olayda yurtta kalanlar iç içe bölmelerle ayrılmış yerde yattıkları halde sabahleyin yanmış halde bulunan komşularının geceleyin hiçbir hareket veya ses çıkarmadığını hem yurt sakinleri hem de gece nöbet de olan hemşireler söylemişlerdir.

    Kendiliğinden yanma ile pek çok olay incelenmek için beklemektedir.Acaba insanın içinde vücudunun ısısını ayarlayabilecek bir mekanizma mı var ve kendiliğinden yananlar bilmeden bu mekanizmayı mı harekete geçiriyorlar. Son zamanlarda olan bir yanma olayı herkesin gözü önünde cereyan etmiştir. ıngiltere de nişanlısı ile dans ettikten sonra pisten ayrılan genç kız üzerindeki elbiselerin altından vücudu aniden tutuşmuştur. Yüzlerce kişinin gözü önünde bir alev yığını haline gelmiş alevler güçlükle söndürülmüş fakat geç kalınmış ve bir kül yığını haline gelen genç kız ölmüştür. Dikkat edilecek bir diğer hususta bu kendinden yananlar vakalarında beden içerden dışarıya doğru yani bir iç ısı ve ateşle yanmasıdır. Halbuki normal olarak yanma hadisesi dıştan içe olur.

    Bugüne kadar ileri sürülmüş bir çok teori arasında iki tanesi üzerinde Durulmağa değer görülmektedir.

    Araştırmacı Livingstone Georkart kendiliğinden yanma olaylarının büyük Kısmının yeryüzündeki manyetiğin değişmeleri en fazla olduğu anlara rastladığını keşif Etmiştir. Atmosferin dışında elektrik yüklü parçacıklardan oluşan iyon tabakası bulunur.

    ıyon tabakasının dışında da yine bir elektrik alanı olan magnetosfer vardır bu iki alan Arasındaki etkileşim dünyaya tesir eden bir elektromanyetik güç etkisi sağlar. Uzayda meydana gelen bu değişimler dünyanın belli yerlerindeki enerji yüklü yoğun elektrik Alanları oluşturur ve yıldırım nasıl bazı insanların üzerine düştüğü gibi bu yoğun elektrik alanları da bazı insanların etkisi altına alıp yakabilir denmektedir.

    Diğer teori ise bugün evlerde kullanılan ” microwave” mikro dalga fırınları çalıştıran prensiptir. Bilindiği gibi Mikro dalga içine konulan besin maddesi ıçindeki molekülleri bir birine çarptırılması neticesi ortaya çıkan enerji sayesinden içten pişer ve onu içinde bulunduğu kap ise ısınmaz bile.

    Buna göre tabiata bulunan bu mikro dalgaların çok karışık bazı sebeplerden ve bazı insanlardaki özellik veya o andaki durumları yüzünden yaratıkları “entıty” varlık tan dolayı Mikro fırın gibi işleyerek insanın içinde meydana gelen ve bir anda çok yüksek derecelere varan ısı ya erişip o hale geldiklerini fakat aynı anda etraflarındaki diğer eşya ve şeylere zarar vermedikleri düşünülüyor.






    Kendiliğinden Yanma Fenomeni


    ıngilizce adıyla Spontaneous Human Combustion (SHC), yani kendiliğinden yanma, insanların hiç bir görünür tetikleyici olmaksızın, içten gelen bir ısı veya ateşle yandıkları iddiasından doğmuştur. Genellikle insanın ölümüyle sonuçlanan bu olayların halen geçerli bir açıklaması bulunamamıştır. Bu sebepten ötürü, bu fenomeni açıklama çalışmaları, bilimsel açıklama yoluna gidenler ve bu konuya parapsikolojik yaklaşımlar bulanlar arasında ikiye bölünmüştür:

    BıLıMSEL AÇIKLAMA: Bu fenomen bilimsel olarak iki hipotezle açıklanmaya çalışılmaktadır. Bunların ilki olan fitil efekti hipotezine göre; kurbanın vücut yağı giysileri tarafından emilir ve kazara veya herhangi bir nedenle alev alan giysiler bir nevi tersten fitil görevi görür. Diğer hipotez olan statik elektrik hipotezine göre ise; insan vücudundaki statik elektrik seviyesinin yükselmesi sonucu oluşan ani bir parlama ve bunun sonucunda da vücudun ateş almasıdır. Ayrıca bu konu hakkında yeni bir teori de; Larry Arnold tarafından ortaya atılmıştır. Buna göre; bazen insan hücreleri pyrotron adı verilen gizemli bir taneciğe çarpar, bu da insan vücudunda nükleer bir zincirleme tepki başlatır ve sonucunda yanma meydana gelir.

    PARANORMAL AÇIKLAMA: Bu teoriye göre, insanın iç enerji alanlarında gelen değişimler tamamen ruhun kontrolsüz yükselmesi ile alakalıdır. Astral katlarda yükselmek veya bir şekilde oraya sürüklenme sonucunda, bu alanlarda oluşan aşırı yüklenme insan vücudunun alev almasına sebeptir.


    Hangi açıklama doğru olursa olsun - ki belki hiç biri doğru değildir, tahmin edebileceğiniz gibi bu konu teoriler üretmeye çok açık - yine de gözardı edilmeyecek bir şey var ki; o da bu fenomenin bir şehir efsanesine dönüşmesini engelliyor, onun yadsınamayacak bir gerçeğe dönüştürüyor, bu faktör tabii ki, kendiliğinden yanma sonucu ölen insanlar, en azından bilinenleri: Robert Francis Bailey, Dr. John Irving Bentley, Jacqueline Fitzsimon, George I. Mott, Mary Hardy Reeser, Jeannie Saffin, Henry Thomas, Seb Orlande.

    Bu vakalardan Dr. John Irving Bentley’nin vücudu, daha doğrusu sadece halen üzerinde pijamasıyla sol bacağının alt yarısı ve bir kül yığını, Bay Gosnell tarafından banyoda bulunuyor. Saat okuması için gelen Bay Gosnell, Bentley’nin yürümekte zorlandığını bildiği için, daha önce yaptığı gibi evine giriyor, bu sırada tuhaf bir koku ve mavi renkli bir dumanı farkederek yukarı çıkıyor ve kurbanı küle dönüşmüş halde buluyor.

    Yine ilginç vakalardan birinde, 61 yaşında zeka özürlü bir kadın olan Bayan Jeannie Saffin tahta sandalyesinde otururken, yanındaki masada oturmakta olan 82 yaşındaki babası Jack Saffin, gözünün ucuyla bir parlama farkediyor, kızına sen de gördün mü diye sormak için döndüğünde, kızının özellikle yüz ve ellerinin alevler içinde yandığını görerek şok geçiriyor. Kadın ağlamıyor veya kıpırdamıyor, elleri kucağında oturmaya devam ediyor. Bu sırada babası onun kolundan yakalayıp lavaboya götürüyor, suyla kadını söndürmeye çalışırken damadı Donald Carroll da ona yardım ediyor. Daha sonra hastaneye yetiştiriliyor ve bir süre daha yaşıyor. ışin ilginç yanı duvarın yanında otururken tutuşmuş olmasına rağmen sandalye ve duvarda hiç bir yanık izi olmaması, bu polis incelemesinde bulunan bir gerçek. Doktor bu olaya inanmasa da, incelemeyi yapan polis memuru Leigh Marsden, bunun bir kendiliğinden yanma vakası olduğunu söylemekten vazgeçmiyor.

    Ayrıca Helen Conway adlı bir kadın, her ne kadar sigara tiryakisi olduğu bilinse de, sandalyesinde yanmış olarak bulunuyor, 21 dakika sonra olay yerine ulaşan itfaiyecinin görüşüne göre, kadın vücudu olay yerine geldiğinde çoktan yanmış halde. Kimse de bu kadar kısa sürede nasıl küle dönüşecek kadar yandığına cevap bulamıyor. Bazı araştırmacılar bunun da bir kendiliğinden yanma olayı olduğunu düşünüyorlar.

    Tabii bu yanmadan kurtulan Jack Angel gibi insanlar da mevcut, Jack Angel 1974 yılında yatağında uyurken, tuhaf bir kokuyla uyandığını ve vücudunda garip yanıklar gördüğünü söylüyor. Daha sonra sağ kolunun parmaklardan bileğine kadar yanmış olduğunu görüyor, ama buna karşılık hiç bir acı hissetmediğini belirtiyor. Karavanın içinde, yatağında veya giysilerinde herhangi bir yanmaya rastlanmıyor, gözünü hastanede açtığında içten bir acı hissediyor, doktorlar buna neyin sebep olduğuna cevap getiremiyorlar. Eli, içten sağ kolu boyunca yanıyor ve bu yüzden enfeksiyon kapıyor, daha sonra da doktorlar tarafından kesiliyor.

    Buna benzer bir hikaye de, 1985 sonbaharında genç bir kadın olan Debbie Clark’ın başından geçiyor, yolda yürürken birden elinin mavi bir ışıkla parladığını görüyor ve daha sonra eve gittiğinde annesi ve kardeşi tarafından da görülüyor. 1980 kışında da, ıngiltere’de yaşayan Susan Motteshead adlı bir kadın aleve dayanıklı pijamalarıyla mutfakta dururken, kız kardeşinin çığlığıyla arkasının tamamen alev aldığını ve sarı mavi karışımı bir renkle yanmakta olduğunu farkediyor, ama hiç bir şekilde acı hissetmediğini ve yanan bir bölgesi olmadığını belirtiyor. ışin ilginç yanı birbiri hakkında bilgisi olmayan bu iki kişinin aynı şekilde bilgiler vermeleri ve ateş hakkında birbirine benzer yorumları.

    Kendiliğinde yanma fenomeni, belki de günümüzün açıklanması en zor vakalarından biri, rahatsız edici olmasın diye tek bir vakanın fotoğrafını ekledim, merak edenler zaten aşağıdaki linklerden veya google aracılığıyla daha çok vakanın fotoğrafına ulaşabilirler. Son olarak, “ŞAŞIRMADILAR” köşesine yazdığım bu yazıyı, bu sefer kendi yorumumla değil, 2001: Bir Uzay Efsanesi, Rama serisi, tetik, beşik gibi sayısız kitabıyla, bilim kurgu edebiyatının efsanelerinden biri olan ünlü yazar Arthur C. Clarke‘ın bu konu hakkında yaptığı yorumla bitiriyorum:

    “Diğerlerinden daha fazla sorular sorduğum bir tane gizem var: ınsanın Kendiliğinden Yanması. Bazı vakalar açıklamalara meydan okuyor gibi görünüyor, beni ürpertici ve bilimsel olmayan bir duyguyla bırakıyor. Eğer kendiliğinden yanma hakkında daha fazlası varsa, açıkçası bilmek istemiyorum.”


    -Alıntıdır-
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 3 Nisan 2009
  2. 2 Nisan 2009
    Konu Sahibi : epaq
  3. nanelinargile

    nanelinargile Popüler Üye Üye

    Katılım:
    24 Şubat 2008
    Mesajlar:
    378
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    108
    Tüyler ürpertici...
     
  4. 3 Nisan 2009
    Konu Sahibi : epaq
  5. miskokulum

    miskokulum canlarım...Kağan&Kerem Üye

    Katılım:
    19 Aralık 2008
    Mesajlar:
    18.093
    Beğenildi:
    389
    Ödül Puanları:
    238
    okumasaydım daha iyi olacaktı,zaten tırsarım açıklanamayan olaylardan,Allah'ın takdiri
     
  6. 3 Nisan 2009
    Konu Sahibi : epaq
  7. epaq

    epaq Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    7 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    1.373
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    146
    Bende bunu ilk okuduğumda ha yandım ha yanacağım diye bekliyordum.
    Acayip huylanmıştım.
     
  8. 3 Nisan 2009
    Konu Sahibi : epaq
  9. deniz_gunes

    deniz_gunes Hayat devam ediyor... Pro Üye

    Katılım:
    9 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    10.204
    Beğenildi:
    27
    Ödül Puanları:
    198
    Ben inanmam böyle şeylere....
     
  10. 3 Nisan 2009
    Konu Sahibi : epaq
  11. Çxoxpçxux

    Çxoxpçxux Popüler Üye Üye

    Katılım:
    1 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.544
    Beğenildi:
    8
    Ödül Puanları:
    148
    akşam akşam tırstım ya
     
  12. 6 Nisan 2009
    Konu Sahibi : epaq
  13. irna

    irna Popüler Üye Üye

    Katılım:
    16 Haziran 2007
    Mesajlar:
    6.862
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    146
    şuan dışarda yağmurda yağıyor,aradada şimşek cakıp,ortalık bembeyaz oluyor.tamda üstüne bu yazı ne güzel gitti korktum kısss.:1ninca:
     
  14. 7 Nisan 2009
    Konu Sahibi : epaq
  15. derin55

    derin55 şükürrrr yarabbiimm!!! Üye

    Katılım:
    9 Ekim 2008
    Mesajlar:
    8.247
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    146
    ilk kez duydum böyle birşey!:uhm:tırsıyor insan ister istemez!:1shok:
     
  16. 9 Nisan 2009
    Konu Sahibi : epaq
  17. violette

    violette zor bir yola çıkıyorum Üye

    Katılım:
    16 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.330
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    Daha önce duymuştum.Dünyada açıklanamayan sırrı çözülemeyen olaylardan biri.Çok enteresan ve tüyler ürpertici.:bbo:
     
  18. 23 Nisan 2009
    Konu Sahibi : epaq
  19. nazarboncugum

    nazarboncugum naz kızım hoşgeldin...... Pro Üye

    Katılım:
    11 Ocak 2009
    Mesajlar:
    10.733
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    196
    ayy valla bende ürperdim yaa bu gerçekmi inanılmaz delikafadulden