Kendin İçin Yaşa

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve EU1 tarafından 4 Ağustos 2006 başlatılmıştır.

    4 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : EU1
  1. EU1

    EU1 Guest

    Henuz 18 ini yeni bitirmiştin, enerji ve umutla dolu hayata başlamaya hazırdın...
    Ne oldu?
    İstemediğin bir okula girdin. İnsanları mutlu etmek, saygı kazanmak,
    sevilmek için... Sevmediğin bir bölümde senelerini harcadın....
    Ayaklarını sürüye sürüye gittin derslere... Çalışmak istemedin ama yine de
    zorladın kendini... Güç bela bitirdin sonunda... Ne ailen, ne
    de arkadaşların görmedi yaptığın fedakarlığı... Alkışlamadılar seni,
    omuzlarının üzerine çıkarmadılar, madalya takmadılar... Enerjin
    çoktan tükenmeye başladı bile... Kimse bilmez nasıl kendini feda ettiğini...
    Ruhunu teslim ettiğini... Gençliğini tükettiğini...
    Şimdi iş bulman gerek...Para kazanman, araba alman, ev alman gerek.....
    İstemediğin bir işe girdin... Böyle olması gerekiyor diye... Sırf
    çevrendekiler bekliyor diye... İnsanları mutlu etmek, saygı kazanmak,
    sevilmek için... Sabahın köründe gidiyorsun işe...Sevmediğin insanlar ile
    gününü harcıyorsun... Heyecan duymadığın işlerle zamanını geçiriyorsun...
    Yarının gelmesinden nefret ediyorsun...
    Sevildiğini hissettin mi peki? Ya saygı? Bitti mi insanların istekleri?
    Özgür müsün artık? Hayır hala özgür değilsin...Şimdi evlenmen gerek... Öyle
    ya yaşın geçiyor, evde mi kaldın ne? Arıyorsun etrafında uygun birisini,
    artık evlenmeliyim diyorsun...Acaba gerçekten istiyor musun? Sana uygun
    birisini buldun işte, boyu boyuna, mesleği mesleğine, parası parana göre...
    Peki ya kalbin?
    Düğününden bir gece önce sessizce itiraf ettin kendine, ya doğru kişi
    değilse? Belli ki hazır değildin bu evliliğe... Evlenmek için evlendin...
    İnsanları mutlu etmek, saygı kazanmak, sevilmek için...Mutlu oldun mu peki?
    Kalbin heyecanla doldu mu?
    Akşam eve koşarak döndün mü? Sevildiğini hissettin mi?
    Seviştin mi tüm varlığınla?
    Daha evleneli bir sene dolmadı, insanlar çocuk demeye başladılar...
    İstedin mi gerçekten bir çocuk sahibi olmayı?
    Hazır mısın bir canlıyı yetiştirmeye?
    Söyle bana ne verebilirsin bu küçük insana? Hayatı kendi gözlerinle hiç
    yaşadın mı? Ne istediğini biliyor musun? Ya istemediğini? Hiç risk aldın mı?
    Sen hiç kendin için bir şey yaptın mı? Çocuğun bir gün sorarsa Özgürlük
    Nedir? Ne cevap vereceksin? Sen hiç özgürlüğü yaşadın mı?
    Evliliğinde problemler yaşıyorsun... Sevmediğin bir insanla cehennemi
    paylaşıyorsun... Boşanmak fikri kafana gelip gelip gidiyor... cesaret
    edemiyorsun... İnsanlar ne der diyorsun... Gene kendi duygularının üzerine
    bir duvar örüp başka insanlar için evliliğinde kalıyorsun.... Fedakarlığını
    gören biri var mı? Yaşadığın ızdırabı senin gibi yaşayan? Korkuların seni
    hapsetmiş, her geçen gün etrafına bir duvar daha örüyorsun. Sevilmeme
    korkusu, yalnız kalma korkusu, başarısız olma korkusu, saygınlığını yitirme
    korkusu ve daha neler neler... Hayatında hiç korkmadığın bir gün oldu mu?
    Cesaretle atıldın mı hiç, ya bilmediğin bir dünyaya girdin mi? Sevilmemeyi
    göze aldın mı hiç? Gülünç duruma düştün mü? Ağladın mı doyasıya, insanlara
    aldırmadan? Acı çektin mi hiç, hani öleceğini düşünecek kadar...
    Ve iyileşmeyi başarabildin mi hiç?
    Yaş erdi kemale diyorsun, bu saatten sonra benden ne köy olur ne kılavuz.
    Umutların tükenmiş, hayallerin yıkılmış... Koca bir ömür
    başka insanların kontrolü altında geçip gitmiş. Alışmışsın artık bu düzene,
    artık istesemde çıkamam diyorsun... Ve gene kendin için bir şeyler yapmaktan vazgeçiyorsun...
    Ne olurdu istediğin okula gitseydin... Kim ne derse desin, ressam
    olsaydın... Müzisyen, Arkeolog, Sanatçı, Sporcu olsaydın... Hayattaki büyük
    adımları ancak hazır olduğunda sen istediğin için atsaydın... Ne olurdu
    biraz risk alsaydın? Biraz kendine güvenseydin? Biraz kendine inansaydın?
    Ne olurdu seni çepeçevre saran zincileri kırıp, önünde ki duvarları aşıp,
    kendin olabilmeyi başarsaydın? Kim ne diyebilirdi sana? Gene kimse madalya
    takmazdı, gene kimse alkışlamazdı, gene kimse seni omuzlarının üzerine çıkarmazdı...
    Ama sen kendine saygı duyardın!
    Haydi şu anda şu dakika bir daha bak hayatına...
    Bu sefer kendin için bir şeyler yap...Bırak insanlar sevmesin seni, bırak senin
    mutsuzluğundan mutlu olmayıversinler, bırak takdir etmesinler,
    onaylamasınlar, bırak dedikodunu yapsınlar, itiraz etsinler...
    Hayatında bir kere olsun bu riski al!
    İstediğin mesleği yap... Zevk al ürettiğin işten... Uçarak git işine...
    Keyif al birlikte çalıştığın insanlardan... Yaşamını kendin
    SEÇ ve MUTLU OL seçtiğin bu yaşamdan...
    İstediğin insan ile istediğin zamanda evlen... İster 20 inde ol, ister 50inde...
    Senden başka kim bilir doğru insanın kim olduğunu ve
    doğru zamanın ne zaman olduğunu? Dinleme başkalarını... Evlenmek için hiç
    bir zaman geç sayılmaz... Ve hatta istiyorsan asla evlenme... Bu yaşam
    senin, ve ızdırabını da, mutluluğunu da yaşayan tek sensin....
    İstediğin zaman çocuk yap... Kendini hazır hissettiğinde, yaşama bir canlı
    getirmek istediğinde ve o çocuğa verecek bir şeylerin
    olduğunda... Ve hatta istemezsen hiç çocuk yapma...
    İstiyorsan başka bir şehre taşın, başka bir ülkeye, başka bir kıtaya...
    Mecbur değilsin bu şehire tıkılıp kalmaya...
    İstiyorsan yeniden okula başla, yeni bir meslek, yeni bir hayat, yeni ben
    diyerek kendin için yaşa...
    Şimdi soruyorum sana...
    Ne zaman kendin için bir şeyler yapacaksın?


    CAN DÜNDAR

    alıntı__________________