Kepçe Kulak Ameliyatı

Konusu 'Vücut Estetiği' forumundadır ve Op. Dr. Naci Celik tarafından 23 Eylül 2010 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    23 Eylül 2010
    Konu Sahibi : Op. Dr. Naci Celik
  1. Op. Dr. Naci Celik

    Op. Dr. Naci Celik Aktif Üye Üye

    Katılım:
    22 Eylül 2010
    Mesajlar:
    519
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    41
    Kepçe Kulak Ameliyatı İçin En Uygun Zaman Okul Öncesi Dönemdir


    Baş boyun bölgesinde görülebilecek anomalilerden en dikkat çekici olanlardan birisi kepçe kulak deformitesidir. Bu deformitenin en sık iki sebebi antihelikal kıvrımın yetersiz olması ya da concha’nın kavitesinin derin olmasıdır.

    Kepçe kulak deformitesinin düzeltilmesinde pek çok yöntem vardır ve her hastaya göre yöntemde ufak değişiklikler yapmak gerekebilir. Ayrıca ameliyat için başvuran hastanın yaşı da kullanılacak yöntemin seçimini etkiler.

    Kepçe kulak ameliyatının amacı kafa ile kulak arasındaki açıyı 25-30 dereceye azaltmaktır. Ayrıca yandan bakıldığı zaman anthelikal kıvrımın görülmesi gerekir. Ameliyat değişen tekniklerle hiç kesisiz yapılabildiği gibi sıklıkla kulak arkası veya önüne bir kesi yapılması gerekebilir. Kulak arkası kesisinin seçilmesi görünen yerde hiç bir skar bırakmayacağı için daha idealdir.

    Tecrübeli bir elde uygulandığı takdirde çok fazla bir komplikasyonu olmayan güzel sonuç veren bir ameliyattır ve 5-6 yaşından itibaren herhangi bir yaşta yapılabilir. Bizim önerimiz çocuklarda bu operasyonun kulak gelişmesi tamamlandığı için okul öncesi 5-6 yaşlarında yapılmasıdır. Bu hem ameliyatın daha kolay geçmesini sağlar hem de çocuğun psikolojisi için daha iyidir.

    Muayene :

    Öncelikle kulak şekli büyüklüğü ve pozisyonu değerlendirilir. Concha-scapha açısı ölçülür (normalde 90 derece). Mastoid-scapha açısı ölçülür (normalde 30 derece). Heliks, antheliks, concha ve lobul (kulak memesi) şekli ve pozisyonu ile dış kulak yolu muayenesi yapılır ve hastanın resimleri çekilerek yapılması planlanan değişiklik bigisayar çalışmasıyla hastaya gösterilir.

    Ameliyat :

    İşlem steril şartlar altında ameliyathane de yapılmalıdır. 5-10 yaş arası çocuklarda genel anestezi tercih edilirken 10 yaşından büyüklerde ve yetişkinlerde işlem sedasyon ve lokal anestezi ile kolayca operasyon yapılabilir. Sıklıkla kulak arkasından yapılan bir kesi ile girişim yapılır. Bazı cerrahlar buradan eliptik bir doku parçası çıkartırlar ancak her vakada bu derinin çıkartılması gerekmez. Kulak arkasından yapılan bu kesiyle tüm kıkırdak yapılar, posterior auricular kas ve posterior auricular damar görünür hale getirilir.

    Auricular concha hipertrofisi nedeniyle kepçe kulak deformitesi olan hastalarda bu kıkırdaktan yapılacak olan eksizyon miktarı belirlenir conchal kıkırdağın hipertrofik kısmı çıkartılır. Ardından sıklıkla gerektiği gibi antheliks’in yeniden şekillendirilmesi gerekir. Bu şekillendirme hastanın yaşı ne kadar küçük dolayısıyla kıkırdakların sertliği ne kadar az ise o kadar kolaydır. İleri yaş hastalarda bu şekillendirme için kıkırdakta kesiler yapmak ve ardından sütürler ile dikmek gerekirken, daha genç hastalarda kıkırdakların törpülenmesi yeterli olabilir. 5-10 yaşlar arasındaki çocuklarda ise bu şekillendirme bir kaç basit dikiş ile yeterli bir şekilde yapılabilmektedir. Önemli olan antheliks’in yeniden şekillendirilmesinin hiç bir gerginlik kalmayacak şekilde yapılmasıdır. Kıkırdaklara koyulan dikişler ince ve daha sonra kıkırdak veya diğer yumuşak dokularda reaksiyon yapmayacaklardan seçilmelidir.

    Bu aşamada kulak kepçesinin genel şekli düzeltilmiştir ve pek çok hastada yeterli bir düzeltme sağlanmıştır. Ancak bazı hastalarda birlikte olabilecek tragus ve antitragustaki şekil bozuklukları ve kulak lobülünün büyüklüğü bu aşamadan sonra düzeltilebilir. Tüm dokularda kanama kontrolü yapıldıktan sonra kesi içten dikişlerle estetik olarak dikilir ve kulak özel bir bandajla kapatılır.

    Ameliyat sonrası

    Hastanın ameliyat sonrası hastanede kalmasına gerek yoktur ve rahatlıkla bir kaç saat sonra evine dönebilir. Klasik olarak bu bandajın bir hafta kapalı kalması gerektiği yazılı olduğu halde klinik deneyimimiz bu bandajın 3.gün alınabileceğini göstermektedir. Bu bandajın uzun süre kalmasının kulağın şekillendirilmesinde hiç bir katkısı olmadığı gibi bir süre sonra hastayı çok sıkar ve ağrı yapar. Kulak bandajı çıkartıldıktan sonra hasta bir kaç hafta daha akşamları yatarken kulağını basit bir saç bandı veya tenisçi bandı ile kapatabilir. Bu, uyku esnasında kulağın kıvrılarak ağrı yapmasını önlemek amacıyla kullanılır. İlk hafta kulak şiş ve hafif morumsu görünür ve kıkırdakların kıvrımları pek belirgin değildir. Ortalama olarak 2. haftadan sonra bu şikayetler geçmeye başlar. Kulak şekli 2. haftadan sonra tam olarak ortaya çıkar ve iyileşme yaklaşık 6 ay kadar sürer.

    Her türlü cerrahi işlemde operasyona yönelik riskler mevcuttur. Herhangi bir cerrahi işleme karar vermeden önce, hasta bu işlemin getirebileceği yararları ve oluşturabileceği riskleri tartmalı ve ona göre karar vermelidir. Her ne kadar hastaların pek çoğu aşağıda yazan komplikasyonları görmese de ameliyata karar vermeden önce hepsini gözden geçirip, gerekirse doktorunuza sorup işlemin ortaya çıkabilecek komplikasyonlarını, risklerini ve sonuçlarını tam olarak öğrenmeniz gerekir

    Kanama: Çok sık olmasa da cerrahi işlem sırasında veya sonrasında kanama olması mümkündür. Kanama cilt altında olabilir. Ameliyat sonrası kanama olduğu takdirde acil bir tedavi ya da müdahaleye ihtiyaç duyabilirsiniz. Ameliyattan 10 gün önceden itibaren aspirin veya herhangi bir nonsteroid antiinflamatuar gruba giren(bazı ağrı kesiciler) ilaç almış olmanız kanama riskini artırır. Ameliyat öncesi almış olduğunuz tüm ilaçları doktorunuza belirtmeniz gerekmektedir. Hipertansiyon (yüksek kan basıncı hastalığı) olan kimselerde eğer tansiyon kontrol altında değilse operasyon sırasında veya sonrasında kanama görülebilir. Deri dokusu altında biriken kanlar iyileşmeyi geciktirebileceği gibi dokularda setleşmeye (skar dokusu oluşumuna) yolaçabilir.

    İnfeksiyon: Kepçe kulak operasyonu sonrası infeksiyon görülmesi nadirdir. Görüldüğü takdirde ek antibiyotik tedavisine ihtiyaç duyulabilir.

    Skar oluşumu: Skar iyileşemede görülen çeşitli problemlere verilen bir isimdir. Cerrahi bir işlemden sonra iyi ve dikkat çekmeyen bir yara iyileşemesi ve skar oluşumu beklenmekle birlikte deride veya daha derin dokularda anormal skarlar oluşabilir. Skarlar hoşa gitmeyen görünümde ve çevre dokuların renginden farklı renklerde oluşabilir. Dikiş koyulan yerlerde bu dikişlere ait izler ve küçük kistik oluşumlar kalabilir. Skar dokusunu iyileştirmek için cerrahi yöntemleri de içeren çeşitli işlemler gerekebilir. Skar oluşumu yönünden operasyon öncesi bir tahminde bulunmak çok zor olduğu için kepçe kulak ameliyatında kesiler kulak arkasından yapılır.

    Alttaki dokuların hasarlanması: Sinirler, kan damarları ve kaslar ve kıkırdaklar gibi çeşitli derin yapılar cerrahi işlem sırasında hasarlanabilir. Bu risk yapılan otoplasty operasyonunun tipiyle alakalıdır. Bu yapıların zedelenmesi sıklıkla geçici veya nadiren kalıcı olabilir. Bu nedenden dolayı kepçe kulak ameliyatının mümkün olan en küçük yaşta yapılmasını öneriyoruz. Gküçük yaşlarda yapılan kepçe kulak ameliyatlarında dokular çok yumuşak olduğu için iyileşme süresi çok kısa ve iyileşme çok daha kolay olur.

    Sağırlık: Otoplasty sonrası pek çok hasta ilk hafta içinde geçici duyma zorluğu problemi çeker. Bunun sebebi operasyon sırasında kulak kanalına kaçan ve orada kuruyan kanlar ve daha önemlisi operasyon sonrası kulağa yapılan bandajdır. İlk hafta sonrasında bandajlar çıkartıldıktan sonra hastaların bu şikayetleri kaybolur. Otoplasty kalıcı duyma problemlerine yol açmaz.

    Asimetri: İnsan kulakları normalde asimetriktir. Yani yüzün sağ yarısı sol yarısından farklıdır. Otoplasty operasyonu hernekadar belirgin simetri farklarını ortadan kaldırmaya çalışsa da operasyon sonrasında sonrada heriki tarafta simetride farklılıklar olabilir.

    Kronik ağrı: Kronik (devamlı) ağrı otoplasty operasyonundan sonra çok nadiren görülebilir. Bu komplikasyon da özellikle büyük yaşlarda yani kulak kıkırdakları sertleşmiş kişilerde yapılan operasyonlardan sonra ortaya çıkar.

    Kıkırdak problemleri: Kıkrdak beslenmesi damarlar yoluyla olmayan bir doku olduğu için otoplasty operasyonu sırasında kıkırdaklarda özellikle kanama olan hastalarda beslenme bozukluğu gelişebilir ve bu kıkırdaklarda şekil bozukluklarına neden olabilir. Bu komplikasyonu düzeltmek için ek cerrahi girişimlere ihtiyaç duyabilirsiniz. Ancak yine aynı şekilde küçük yaşlarda yapılan operasyonlarda kıkrdak beslenmesiyle ilgili problemler çok nadir görülür

    Memnuniyet vermeyen sonuç: Kulak estetik cerrahisinden kötü sonuçlar alınma riski vardır. Cerrahi sonrası asimetri, fonksiyon kaybı, cerrahi yaraların açılması, ve his kaybı görülebilir. İşlem sonuçları sizi memnun etmeyebilir. Kulak problemlerini düzeltmek için ek cerrahi girişimlere gerek duyulabilir.

    Alerjik reaksiyonlar: Nadiren ve derinizin özelliklerine bağlı olarak kullanılan bant, dikiş malzemesi, ve bölgesel kullanılan ilaçlara karşı alerjik reaksiyonlar gelişebilir. Ayrıca operasyon sırasında kullanılan ilaçlara veya operasyon sonrasında doktorunuzun reçete ettiği ilaçlara karşı daha ciddi sistemik reaksiyonlar gelişebilir. Alerjik reaksiyonlar ek tedaviler gerektirebilir. Operasyon öncesi, bildiğiniz alerjik reaksiyonlarınızı doktorunuza belirtmeniz gerekmektedir.

    İyileşmenin gecikmesi: Operasyon için yapılmış kesilerin açılması veya bunların güç iyileşemesi mümkündür. Bazı bölgelerde derinizde iyileşeme problemleri görülebilir ve deride nekroz (derinin ölümü) gerçekleşebilir. Çok nadir görülen bu komplikasyonlar sık sık pansuman yapılmasına veya daha sonra yapılacak cerrahi girişimlere ihtiyaç duydurabilir. Bu tür komplikasyonların en önemli nedeni sigara içimi olup hastaların ameliyat öncesi sigara içmeyi kesmesi ve ameliyat sonrası bir süre sigaradan uzak durması gerekmektedir.

    Uzun dönem etkiler: Yaşlanma, vücut ağırlığı değişiklikleri, güneş ışınlarına maruz kalma, ve diğer çeşitli sebeplere bağlı olarak kulaklarda cerrahi işlem sonucunda elde edilen sonuçlar zamanla değişebilir. Otoplasty yaşlanma sürecini durdurmaz ve yaşlanma süreciyle birlikte ileri dönemlerde kulakta sarkma gibi problemler bu operasyonu olan hastalarda da olmayan hastalarla aynı sıklıkta görülür. Otoplasty ile elde edilen sonucun idame ettirilmesi için yıllar içinde tekrar bir cerrahi müdahale veya başka tıbbi tedavilere ihtiyaç duyulabilir.
     
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.