Kifayetsiz Muhterisler : İçleri Boş, Başları Dik

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve Çenebaz tarafından 26 Eylül 2009 başlatılmıştır.

    26 Eylül 2009
    Konu Sahibi : Çenebaz
  1. Çenebaz

    Çenebaz Yeni Üye Üye

    Katılım:
    8 Ocak 2009
    Mesajlar:
    11.525
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Sizi bilmem ama benim etrafımda böyle insanlar çok...
    Bilgiden kaynaklanmaz güvenleri, körü körüne kendilerine güvenirler...
    Ve bu insanlar bunu öyle ustalıkla başarırlar ki siz dahi inanırsınız birşeyler bildiğine ve kendinizi aşağıda görürsünüz, hep oldular ve hep olacaklar sanırım.
    Bizim kültürümüzde olan bakışa göre tevazu bilgiden kaynaklanır, bilge kişi tevazu sahibidir
    Hiç bir bilim adamının böbürlendiğini duydunuz mu, kendini dünyanın en zekisi ilan ettiğini ???
    Aksine onlar kendilerini hep yetersiz bulmuşlardır, bilim de hep bu yetersizlik duygusundan ilerlemiştir.
    Ama şöhreti hep kifayetsiz muhterislere yani bilgisiz ama kendine güvenenlere kaptırmışlardır.
    Ve sonuçta etrafımızda tüm önemli makamlar bu kifayetsiz muhterisler tarafından işgal edilir.
    Montaigne’in tarif ettiği “içleri boş, başları dik” başaklara benzer onlar; kafaları ürünle dolmadığından eğilmeyi öğrenemiyorlar bir türlü.
    Dede Korkut ise “davul”a benzetmiş onları; içleri boş olduğu halde çok ses çıkarmalarından ötürü.
    Şimdi bu yüzyıllardır nedeni tam olarak anlaşılamayan durum bilimsel olarak açıklanmış arkadaşlar...

    New York Stern School of Business'te görevli psikologlar Justin Kruger ve David Dunning'in tarihe geçmelerine vesile olan bulguları, yani Dunning-Kruger Etkisi adıyla literatüre geçecek olan teorileri de, Türk sağduyusunun yüzyıllardır "cahil cesareti" dediği şeydir aslında.

    Journal of Personality and Social Psychology'nin Aralık-99 sayısında yayımlanan teorileri özetle, "cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır" der.

    Metin çözme, araç kullanma, tenis oynama gibi çeşitli alanlarda yapılan araştırmaların sonucunda şu bulgulara ulaşılmıştır:

    -Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.
    -Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir.
    -Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.
    -Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar.Değerlendirme zaafı

    İki uzman daha sonra, bu teorilerini test etme fırsatı da buldular. Cornell Üniversitesi'nden 45 öğrenciye bir test yaptılar, çeşitli sorular sordular. Ardından öğrencilerden "testin sonucunda ne kadar başarılı olacaklarını tahmin etmelerini" istediler.

    En başarısızların (yani sadece yüzde 10 ve daha az doğru cevap verenlerin), testin yüzde 60'ına doğru cevap verdiklerine, ayrıca iyi günlerinde olsalar yüzde 70'e ulaşabileceklerine inandıkları ortaya çıktı.

    En iyilerin (yani en az yüzde 90 doğru sonuç alanların) en alçakgönüllü denekler olduğu (soruların yüzde 70'ine doğru cevap verdiklerini düşündükleri) görüldü. (Not: Dunning ve Kruger bu çalışmalarıyla 2000 yılında Nobel de kazandılar.)

    İki uzman psikolog bu bilinçsizliği, "kronik kendi kendini değerlendirme (auto-evaluation) yeteneksizliğine" bağlıyorlar. Çalışan, kendi kapasitesini değerlendirmekten ve eksikliğini teşhis etmekten acizdir. Ama asıl vahim olan, bu "yetersizlik + haddini bilmeme" kokteylinin, mesleki açıdan, karşı koyulmaz bir itici güç oluşturması. Kariyer açısından bir eksiyken, artıya dönüşmesi. İşinde çok iyi olduğuna yürekten inanan "yetersiz", kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve haddi olmayan görevlere talip olmaktan en küçük bir rahatsızlık duymayacaktır. Aksine bunu bir "hak" olarak görecektir. "Uyanıklık" bilecektir.

    Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar ise çalışma hayatında "fazla alçakgönüllü" davranarak kendilerine haksızlık edecekler, öne çıkmayacaklar, yüksek görevlere kendiliklerinden talip olmayacaklar, kıymetlerinin bilinmesini bekleyecekler (ve bilinmeyince
    için için kırılacaklar ve kendilerini daha da geriye çekecekler) ve muhtemelen üstleri tarafından "ihtiras eksikliği" ile suçlanacaklardır. Üstleri de zaten, genelde "aynı yoldan geçmiş" insanlardır. Buna, insan kaynaklarının, iki benzer CV arasından, "kendine güvenen
    ve iyi sonuç alma olasılığı yüksek" adayı tercih edeceği gerçeğini de eklerseniz, Dunning-Kruger Sendromu'nun Peter Prensibi'nin (*) yatağını yaptığı da ortaya çıkar.

    Sonuçta, "kifayetsiz muhterisler" her zaman ve her yerde daha hızlı yükselecekler ve daha yukarılara çıkacaklardır. Etrafınıza bir bakın, uzmanlara hak vereceksiniz.

    (*) Peter Prensibi: Her çalışan, iş ortamında yetersiz olduğu noktaya kadar yükselir, der. Bunun doğal sonucu olarak, yüksek makamlar daima yetersiz insanlar tarafından işgal edilir.

    Kifayetsiz muhterisi nasıl tanırsınız?

    1- Gücünü delegasyon bahanesinden alır. Ekibinin orkestra şefi havalarına girer.
    2- Çok gürültü patırtı eder, çok şey yapıyormuş havası estirir.
    3- Koridorlarda hızlı hızlı, düşünceli edayla yürür.
    4- "Beşer şaşar" diye düşünür. Ama genellikle şaşan beşer başkası değil, kendisidir.
    5- Ne olursa olsun, hazırlıklıymış, olacakları önceden biliyormuş gibi davranır.
    6- Üstlerine karşı son derece kibardır; altındakilere (özellikle de en çok ihtiyaç duyduklarına) kötü muamele eder.
    7- İktidar ilişkileri ve göstergeleri onun için çok önemlidir.
    Astlarına kimin üst olduğunu hatırlatmayı sever.
    8- İlk denemede başarılı olamazsa, başarısızlığının belgelerini yok etmeyi unutmaz.
    9- Talimatlarını post-it ile, e-postayla verir böylece astlarıyla yüzleşmekten kaçar.
    10- Toplantılarda son sözü mutlaka o söyler, gerekirse başkasının sözünü tekrarlamak pahasına.


    Renkli kısımlar Hürriyet İK'dan alıntıdır...

    Böylelikle bu gerçek de bilimsel olarak kanıtlanmış. Ben de okurken her kelimesine evet işte bu dediğim bir bilimsel araştırmaya imza atılmış...

    Yani kaçınılmaz son şu ki, genel olarak niteliksiz insanlar daha fazla başarıya sahip oluyorlar. Bunun önüne geçilmesi için de biraz akıl kullanmak, sapla samanı ayırabilmek gerek, her türlü ileriye gitmek için yakayı kifayetsiz muhterislerden kurtarmak gerek, donanımlı olanlarımızın da daha cesur ve atak olmaları gerek :nazar:

    Umarım beğenirsiniz benim gibi... :KK46:
     
  2. 26 Eylül 2009
    Konu Sahibi : Çenebaz
  3. minel axsxk

    minel axsxk HİSLERİMİN TALEBESİYİM Üye

    Katılım:
    31 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    1.232
    Beğenildi:
    13
    Ödül Puanları:
    106
    benimde etrafımda çok böyleleri
    herşeyi ben bilirim havasında
    başlar hep yukarda:umursamaz:
    demek bir isimleri de kifayetsiz muhteris
    paylaşımın çok güzeldi canım
     
  4. 26 Eylül 2009
    Konu Sahibi : Çenebaz
  5. Çenebaz

    Çenebaz Yeni Üye Üye

    Katılım:
    8 Ocak 2009
    Mesajlar:
    11.525
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    teşekkür ederim canım...
    bunu bilmek beni rahatlattı, burda yazan çoğu şeyi birebir yaşadım
    mesela bir tanesi benim bu insanlara karşı tavrım
    al meydan senin mi olsun istiyorsun, buyur oyna da görelim şeklindedir :nazar:
    geri çekilirim ve ne kadar mantıksız hamleler yaptığını göstermeye çalışırım kendimce
    ama bu anlaşılmaz burda bahsedildiği gibi
    ben de ihtirassız olmakla telkinlenirim böylece
    patronum bir kere aynen bu lafı söylemişti, günümüz gençlerinin en büyük eksiği hırssız olmalarıymış kaydirigubbakcemile3
     
  6. 26 Eylül 2009
    Konu Sahibi : Çenebaz
  7. minel axsxk

    minel axsxk HİSLERİMİN TALEBESİYİM Üye

    Katılım:
    31 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    1.232
    Beğenildi:
    13
    Ödül Puanları:
    106
    geçenlerde kampüste bir kızla tanışmıştım,bu söylediklerinin hepsi bunda vardı kendini bir övüyor,ilerde yapıcaklarını bir anlatıryor ki sormma gitsin...ben sadece gülüyorum çünkü çok komik oluyorlar.aynen bende meydanı kıza bıraktım.bence biraz da kendi hayatındaki eksiklikleri böyle tamamlıyorlar yada tamamladıklarını sanıyorlarhihoyyyt
     
  8. 26 Eylül 2009
    Konu Sahibi : Çenebaz
  9. Çenebaz

    Çenebaz Yeni Üye Üye

    Katılım:
    8 Ocak 2009
    Mesajlar:
    11.525
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    kesinlikle gereksiz hırs hiç bana göre bişey değil, kim ne derse desin :umursamaz:
     
  10. 26 Eylül 2009
    Konu Sahibi : Çenebaz
  11. DERin83

    DERin83 RUZGARİN ANNESİ:-) Üye

    Katılım:
    1 Eylül 2009
    Mesajlar:
    2.809
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    benim eşimde görümcemde ve kayınvalidemde böyle bir durum var ilk zamanlar hep aynen böyle olurdu Ve bu insanlar bunu öyle ustalıkla başarırlar ki siz dahi inanırsınız birşeyler bildiğine ve kendinizi aşağıda görürsünüz. bu lafına aynen katılıyorum canım. evet sürekli kendilerinin ne kadar iyi olduğundan bahsderlerdi sonradan birbirimizi tanıyıncaa aslında hiçte öyle olmadıklarını, ve bununda aslında kendine güveni olmadığı için yaptıklarını gördüm hee hee diyorum geçiyorum şimdi... başka türlü başımdan savamıyorum çünkü nasıl davranıcağıma bilemiyorum :umursamaz: ama bu tarz insanlarla yaşamak çok zorr maaleseff. örneğin eşimin ablası anadolunun herhangi bir yüksekokulunun süt ürünlerinden mezun ama öyle bir anlatır öyle bir anlatırki bilmeyen biri onun oxford'da doktora tezi hazırladığını zanneder maalesef bu hastalık benim eşimdede var çok kötü birşey, kayınvalidemde var herhalde çocuklar annesine çekmiş olmalı. eşimi uyara uyara biraz düzelttim ama tam düzelmiş değil niye böyle davranıyorlar onuda hiç anlamış değilim.
     
  12. 26 Eylül 2009
    Konu Sahibi : Çenebaz
  13. _ConversE_

    _ConversE_ Nam-ı diğer extreme:)) Üye

    Katılım:
    11 Eylül 2008
    Mesajlar:
    3.571
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    106

    Herşeyi çok bilğini sananlar hiçbişey bilmeyenlerdir :nazar:
     
  14. 26 Eylül 2009
    Konu Sahibi : Çenebaz
  15. DUYGUCIKMAZI

    DUYGUCIKMAZI maskeli balo ve shte yüzü Üye

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    9.475
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    148
    hz mevlana böyle der.....Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok. Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.

    bildiklerini sananlar aslında bir şey bilmiyenlerdir.........ve hep hırsları hep bir şeylerin çabasına düşerler vede hep komik duruma düşerler.......haberleri olmaz......
    böyle çok bilmiş......kişiler kişiliklerinide saklıyamazlar......
    bir yerde meydana cıkar ve o bomboş bolan olan dış görünüşlerinin içinde kalırlar.....

    herşeylede övünürler hani biliyorlar ya.....

    ama asıl bilgeler ......kendı kabuklarında yaşamışlardır........çogunun ne ismi ne cismi bilinir.....
    çünkü onlar kendilerini degil ........toplum için varlardır......
    mutavazidirler........
    susarlar ve gönülleriyle yaşarlar.......

    bazıları gibi kendilerini kanıtlamak için aman beni saf sanmasınlar bakın ne kadar akıllıyım deyip atlamazlar......
    malesef etramızda çok böyle kişilikler........yaşamak zorunda oluyorsak daha acı........
    ama görmüyorsakta......bırakalım kendi yaşamak istedikleri şekilde yaşasınlar......artık nereye kadar giderse.......
     
  16. 26 Eylül 2009
    Konu Sahibi : Çenebaz
  17. KIRMIZIdonluKIZ

    KIRMIZIdonluKIZ Canis Majoris sönüyor : / Pro Üye

    Katılım:
    6 Şubat 2009
    Mesajlar:
    4.916
    Beğenildi:
    16
    Ödül Puanları:
    148
    Cok var cevremde böyle insanlar, zamaninda bana hava atanlarin havasi öyle bi söndüki, bunlari gördügümü bildigi icin de vaz gecti bu edalardan...akli basina az da olsa geldi
    agzi fazla laf yapan insanlar ilk baslarda, nekadar saygi ilgi gördüyse sonradan aslinda konustuklar bos oldugu cikiyor ortaya ve bu sefer baslardaki elde ettigi saygi ilgi nin tam tersi, komik duruma düsüyorlar ve kimse önemsemiyo onlari artik. bu duruma okada cok sahit oldumki
    bunlar kisilikleri oturmamis insanlardir ya zamanla yaptiklari hatalari anlayip kendine ceki düzen veriyor, yada ömrü boyunca dislaniyor .

    Ya oldugun gibi görün yada göründügün gibi ol
     
  18. 26 Eylül 2009
    Konu Sahibi : Çenebaz
  19. bekolim

    bekolim Gecmis tozdur üfle gitsin... Pro Üye

    Katılım:
    4 Aralık 2007
    Mesajlar:
    5.061
    Beğenildi:
    42
    Ödül Puanları:
    148
    Sonuna kadar okudum evet oyledir:1closedeyes: