kına ve sanat...

Konusu 'Görsel Paylaşım' forumundadır ve burfur tarafından 30 Nisan 2009 başlatılmıştır.

    30 Nisan 2009
    Konu Sahibi : burfur
  1. burfur

    burfur Her Halime Sonsuz Şükürler Olsun Pro Üye

    Katılım:
    13 Ocak 2009
    Mesajlar:
    4.250
    Beğenildi:
    195
    Ödül Puanları:
    153
    [​IMG][​IMG]
    KINA VE SANAT

    Kına ismini bitkisinden almaktadır. Kınanın ilk ilk olarak, süsleme amacından önce çöl insanları
    tarafından serinlemek için kullanılmaktaydı. Çöl insanları bu bitki
    yaprağını ezerek çamurla karıştırdılar ve elde ettikleri
    karşıma ayaklarını ve ellerini batırdılar Bu şekilde
    cild üzerinde koruyucu bir tabaka oluşturan çöl sıcaklığı
    karşısında cilde daha bir dayanıklılık sağlamaktaydı.
    Ancak ellerin her tarafına yapılması yerine sadece avuç içinin
    (ortasının özellikle) yapılması ve bununda kişiye bir serinlik duygusu vermesi sayesinde,
    daha farklı bir amaçla da kullanılmaya başlanmıştır.
    Avuç içinde bir kırmızı nokta şeklinde yapmayı keşfeden
    keşfeden kadınlar, bu merkez etrafında da yla küçük noktalar koyarak estetik
    bir görüntü yakaladılar. Kına sayesinde yakalanan bu zerafet nın bir estetik araç olarak da
    kullanılmasına yol açtı. Hindistan'da gümüş veya fildişinden yapılmış ince bir alet,
    Fas'ta sürme için kullanılan bir tahta tahta, uygulamaları için malzeme oldu.
    Ve bu günde çöl köylerinde kullanılan stil budur. Ancak Hint konisinin bu kadar popüler olması
    ise sadece son yılda olan bir şeydir. Özellikle nın son on yılda kazandığı popülerlik sayesinde,
    sanatçılarının çoğalmasına ve ile ilgili uygulamaların klasik kullanılış biçiminin dışında denemelere
    yol açtı. Kadın vücudunun özellikle bir bütün olarak uygulamaları için kullanılması bu denemelerin
    bir sonucu oldu. Elbette bu ile ilgili daha yeni tekniklerin de kullanılmasının da bir sonucuydu.
    Çeşitli ülkelerdeki sanatçıları, yı farklı malzemeler
    eşliğinde kullanarak estetik açıdan son derece başarılı
    çalışmalar yaptılar. Bu başarılı çalışmalar aynı zamanda,
    dövme sanatına soğuk bakan ve vücut için zararlı olmayan ve
    bilakis faydalı da olabilecek ama aynı zamanda süsleme açısından da
    en az dövme kadar vurgulayıcı bir alternatif arayan insanlar için
    iyi bir örnek oldu. Kınanın dövme sanatının aksine uygulamalarındaki basitlik ve malzemelerindeki ekonomiklik de nın popüleritesini arttıran nedenlerden biri oldu. Ancak başarılı bir uygulaması için, nın doğru tanınması gerekmekte ve yanlış malzemelerden kaçınmak gerekir. ışte da kullanılabilecek yada kullanılmayacak malzemeler:
    Taş Kınası: Özellikle ortadoğu ülkelerinde kullanılan ve siyah bir taşın öğütülmesinden elde edilen kına ( taşı) ile aynı özelliklere sahip değildir. Ve cilde olan etkisi açısından da gerçek gibi bir faydası da yoktur. Bu bakımdan ülkemizde taş olarak da bilinen bu kınanın gerçek ile bir alakası yoktur.

    Renkli : Kına, asla mavi, sarı, yeşil, mor veya siyah değildir. Eğer bir cilte bu tür çeşitlilikte renklerden oluşan süslemeler varsa o değildir. Cilteki bu farklı renkler boyadan illeri gelir. Böyle bir durumda kullanılan boyanın niteliği önemlidir. Kullanılan kınanın içinde boya maddesinin varolup olmağının en önemli belirtisi ise en kaba biçimde kınanın kokusundan anlaşılabilmektedir.

    Ceviz ve Kına: Bir çok halkta hazırlanırken karşımın içine ceviz kabuğunun tozu veya kaynatılmış ceviz kabuğunun suyu karıştırılır. Bundaki amaç kınanın daha yoğun ve koyu bir renk tonu vermesi içindir. Ancak pek çok insan cildinin de cevize karşı alerjik reaksiyonlar gösterdiği de bilinmektedir. O yüzden ceviz kullanılırken dikkat edilmelidir.

    Limon ve Kına: Limon kabuğu veya suyu kınayı karartabilir. Ancak ciltte de kaşıntıya da sebep olabilir.

    Siyah Kına: Siyah veya Hint kınası olarak da olarak da bilinen ve çoğunlukla aktarlarda rahatça bulunan kınaların hiçbiri gerçek değildir. Ana olarak boya katkılı maddelerdir.
    Petrol, Parafin gibi akışkanlar ve Kına: Bazı ülkelerde ve özellikle Arap yarımadası, başta olmak üzere yı daha da karartmak içn petrol, parafin veya temizlik maddeleri olarak da kullanılan sıvı deterjanlar da kullanılmaktadır. Bu son derece tehlikeli bir yöntemdir. ıthal edilen pek çok kına bu kimyevi maddeleri barındırabilmektedir. Kına kullanıcısının özellikle paket hazır kullanıyorsa içindeki katkı maddelerinin ne olduğundan emin olması gerekir.

    Kafur ve Kına: Genelde Hint ustaları tarafından kullanılan kafur, kınayı daha da karartmak için kullanılır. Ancak kafur özelliğinden kaynaklı olarak, sarhoş edici, midde bulandırıcı, baş döndürücü ve daha ağır rahatsızlıklara da neden olabildiğinden, hem uygulayan hem de kınayı cildine yaptıran için oldukça zahmetlidir. Kafur kullanmak bu anlamda pek tavsiye edilmez ve uygulayacılrının da çok bilinçi olması gerekir.
    Uygulamadanın standart bir yapılış biçimi olduğunu söylemek mümkün değildir. Çünkü en başta halktan halka hatta kişiden kişiye göre bile cilt yapısı, vücut ısısı ve ve kişinin stresli olup olmaması nın istenilen sonucu vermesinde etkilidir. Kınayı uygulayan kişi için en iyi yöntemi yine deneme yanılma yoluyla kendisi yine bulacaktır. Ve bu yüzden en iyi tarifi deneydir.
    :eek:(resimler ve yazılar alıntıdır)
     
    Son düzenleme: 30 Nisan 2009
  2. 30 Nisan 2009
    Konu Sahibi : burfur
  3. burfur

    burfur Her Halime Sonsuz Şükürler Olsun Pro Üye

    Katılım:
    13 Ocak 2009
    Mesajlar:
    4.250
    Beğenildi:
    195
    Ödül Puanları:
    153
    Türk Kadınının Süsü Kına Süs mü, Gelenek mi?

    İnsanlar binlerce yıldır bedenlerini boyuyorlar. İlk örtünme, giysi dönemi başladığında bile, insanoğlu bedenini kuru bitki yapraklarıyla boyamaya girişiyordu. Bu boyama kimi zaman süs, kimi zaman da bir ifade tarzıydı.



    Bitkisel boyalar bugün de revaçta. Ama artık hedef açık: Süslenmek. Madonna, Erykah Badu gibi pek çok ünlü mistik imgesi bakımından dövmeden çok kınayı tercih ediyor. Hani, bizde daha çok gelinlere yakılan kınayı.. Kınanın çağlar boyunca süren öyküsü, etkisi kadar ilginç...

    Aynı zamanda bir tedavi aracı
    Günümüzde daha çok Ortadoğu, Orta Asya, Afrika ve Avustralya’da kullanılan kınanın yapımında pek çok farklı bitki türü kullanılıyor. Kullanılan bitkiler yakılan kınanın amacına ve bulunulan bölgenin özelliklerine göre değişiyor. Kına yapımında kullanılan bitkilerin büyük çoğunluğu sıcak iklimlerde yetişiyor. Hindistan’da Mehandi, Mısır’da Khenna, Arabistan’da Al-Khanna adıyla bilinen kına, Ortadoğu ve Asya’da yaygın olan lawsonia inermis adlı bir bitkiden üretiliyor, en çok. Kırmızı ya da beyaz çiçekler veren bu bitki güzel kokusuyla fark ediliyor. Zaman içinde, özellikle Hindistan gibi ülkelerde bu bitkiden çeşitli kremler elde edilirmiş. Güneş yanığı gibi çeşitli rahatsızlıkların tedavisinde kullanılmış. Bu arada bitkinin boya gücü de keşfedilmiş. Kınanın genel özelliği mürekkep gibi geçici ama deri üzerinde derin bir boya bırakabilmesi. Yaklaşık dört hafta kalabiliyor. Kına, saç, tırnak gibi bölgelerin boyanmasında da etkili. Yer yer kumaş boyası olarak da kullanılıyor.
    Kınanın kullanıldığı deri üzerinde yarattığı bazı avantajlar var. Birincisi derinin sertleşmesi ve de kolay kolay terlememesi. İkincisi, kınalı el ya da ayağın dışardan gelen ısıya karşı serinletici bir özelik taşıması.

    Erkekler de kullanıyor
    Kına, Ortadoğu, Orta Asya, Afrika ve Avustralya’da binlerce yıldır kullanılıyor, Batıda popülerleşmesi ise 1990’ların başında gerçekleşti. Bir zamanlar sadece bir gelenek olan ve uğur getirdiğine inanılan kına, bugün Batıda bireyselliğin ve dışavurumculuğun simgesi sayılan bir sanat. Dövmenin geçmişi 5000 yıl öncesine dayanıyor, Eski Mısırlıların dövmeyi kültürel olarak içine aldığı kanıtlanmış durumda. Kınanın gelişim dövmeden biraz daha farklı. Dövme daha çok bir güzelleştirme aracıyken, kına daha tinsel değerlere denk düşüyor. Hintliler, kınanın terapisel bir deneyim olduğuna ve kendi içine dokunmak isteyenler için bir araç olarak değerlendirilebileceğine inanmışlar. İnsanoğlunun en eski sanatlarından biri olduğu düşünülen kına, kullanıldığı hemen her kültürde, evlilik, doğum ve ölüm ile ilişkilendirilmiş.

    Kına, kolay bulunduğu ve ucuz olduğu için yoksul ülkelerde rahatça kullanılıyor. Orta Asyalı kadınlar için kendisini başkalarından ayırma ve egzotik bir biçimde süsleme yolu, kına. Özel kadın arkadaşların birbirlerini boyamaları bir tören şeklinde gelişiyor. Türkiye’de gördüğümüz gelinlere kına yakılması, Hindistan’da çok yaygın. Hintli gelinin elleri ve ayakları düğünden bir gün önce güzel, menhdi tasarımlarına uygun bir biçimde boyanıyor. Hintli gelin, evlendikten sonra, kına tamamen yok olana dek çalıştırılmıyor. Arabistan’da da kına yaygın bir gelenek. Irak gibi ülkelerde kınanın bol şans getirdiğine inanılıyor. Fas’ta durum biraz daha farklı. Kına ile bedende oluşturulan figürler farklı olgulara işaret ediyor. Hamile kadınların ayak bilekleri boyanıyor, bu boyanın onları doğuma kadar koruduğu düşünülüyor. Ailelerin kendi özel süslemeleri var, bunlar geleneksel bir biçimde kuşaktan kuşağa aktarılıyor ve gizli simgeler olarak taşınıyor. Afrikalılar belli geometrik şekillerde kına yakıyorlar. Çiçeksi Hint figürlerinden çok daha farklı, onların boyama biçimleri.
    Keltler ise kınayla bedenlerine çeşitli düğüm biçimleri çiziyorlar. Figürler çok karmaşık ve kolayca çizilmiyor. Her figür, Anglo Sakson kültüründe derin anlamları olan büyülü ya da tinsel simgelere işaret ediyor.

    Kına, hippi kültürüyle birlikte Batı’ya tanıtıldı. 1970’lerde Ossie Clarke, Zandra Rhodes gibi modacıların defilelerinin bir parçası oldu. Pek çok sanatçı kınanın kullanımından etkilendi.

    Kına aslında tarih boyunca erkeklerce de kullanılmış. Mısır firavunlarının da kınayla eller ve ayaklarını boyadığı biliniyor. Kimi Ortadoğu ülkelerinde erkeklerin sakallarını kınayla boyayabildiği görünüyor.

    [​IMG]
     
  4. 30 Nisan 2009
    Konu Sahibi : burfur
  5. burfur

    burfur Her Halime Sonsuz Şükürler Olsun Pro Üye

    Katılım:
    13 Ocak 2009
    Mesajlar:
    4.250
    Beğenildi:
    195
    Ödül Puanları:
    153
  6. 30 Nisan 2009
    Konu Sahibi : burfur
  7. burfur

    burfur Her Halime Sonsuz Şükürler Olsun Pro Üye

    Katılım:
    13 Ocak 2009
    Mesajlar:
    4.250
    Beğenildi:
    195
    Ödül Puanları:
    153
  8. 30 Nisan 2009
    Konu Sahibi : burfur
  9. burfur

    burfur Her Halime Sonsuz Şükürler Olsun Pro Üye

    Katılım:
    13 Ocak 2009
    Mesajlar:
    4.250
    Beğenildi:
    195
    Ödül Puanları:
    153
  10. 30 Nisan 2009
    Konu Sahibi : burfur
  11. burfur

    burfur Her Halime Sonsuz Şükürler Olsun Pro Üye

    Katılım:
    13 Ocak 2009
    Mesajlar:
    4.250
    Beğenildi:
    195
    Ödül Puanları:
    153
  12. 30 Nisan 2009
    Konu Sahibi : burfur
  13. burfur

    burfur Her Halime Sonsuz Şükürler Olsun Pro Üye

    Katılım:
    13 Ocak 2009
    Mesajlar:
    4.250
    Beğenildi:
    195
    Ödül Puanları:
    153
    [​IMG]
    [​IMG]
    http://4.bp.kadinlarkulubu.com/_qK_Zui1UM9E/SCYFzqepGZI/AAAAAAAABCQ/9SokMIAfhnQ/s400/k%C4%
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
     
  14. 30 Nisan 2009
    Konu Sahibi : burfur
  15. burfur

    burfur Her Halime Sonsuz Şükürler Olsun Pro Üye

    Katılım:
    13 Ocak 2009
    Mesajlar:
    4.250
    Beğenildi:
    195
    Ödül Puanları:
    153
  16. 30 Nisan 2009
    Konu Sahibi : burfur
  17. burfur

    burfur Her Halime Sonsuz Şükürler Olsun Pro Üye

    Katılım:
    13 Ocak 2009
    Mesajlar:
    4.250
    Beğenildi:
    195
    Ödül Puanları:
    153
  18. 30 Nisan 2009
    Konu Sahibi : burfur
  19. burfur

    burfur Her Halime Sonsuz Şükürler Olsun Pro Üye

    Katılım:
    13 Ocak 2009
    Mesajlar:
    4.250
    Beğenildi:
    195
    Ödül Puanları:
    153
    [​IMG]
    http://1.bp.kadinlarkulubu.com/_MZbuHmpP0OE/SKpuBqyO9fI/AAAAAAAACBU/kQh6G_TUx8Y/s400/37vl1.jpg
    http://1.bp.kadinlarkulubu.com/_MZbuHmpP0OE/SKpuU7AhLsI/AAAAAAAACBk/of7jmq0A8_U/s400/36069_62287401mr6.jpg
    http://2.bp.kadinlarkulubu.com/_MZbuHmpP0OE/SKpuQ_NevSI/AAAAAAAACBc/CST0oaTyQPQ/s400/36069_10ox6.jpg
    http://1.bp.kadinlarkulubu.com/_MZbuHmpP0OE/SKptu9dthKI/AAAAAAAACBE/7BI_Rwo35xo/s400/4ju81nd.jpg