Kireçlenme

Konusu 'Bitkisel Kürler - Şifa Reçeteleri' forumundadır ve Cicilikiz tarafından 20 Temmuz 2010 başlatılmıştır.

    20 Temmuz 2010
    Konu Sahibi : Cicilikiz
  1. Cicilikiz

    Cicilikiz Popüler Üye Üye

    Katılım:
    24 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    1.972
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    106
    KİREÇLENME

    Kireçlenme toplumda karşılaşılan en sık rastlanan hastalıklardan biridir. Eklemlerimizde bulunan kemiklerimizin yüzeyleri ince bir kıkırdak ile çevrilmiştir. Bu kıkırdaklar, kemiklerimizi darbelerden korur, kayganlık oluşturur, sürtünmeyi engeller ve hasar görmesini önler. Kıkırdağın incelerek kaybolması sonucunda kemikler birbiri üzerine biner. Bunun sonucunda aşınma oluşarak ağrı, hareket kısıtlılığı ve eklemlerde kıkırdak kaybına bağlı olarak iltihaplar oluşur. Bu olaya tıp dilinde osteoartrit yani kireçlenme adı verilir. Kireçlenmeye n sık tutulan eklemler; diz, kalça, el, ayak, boyun ve bel eklemleridir.
    [​IMG]



    KİREÇLENME KİMLERDE GÖRÜLÜR?


    Genellikle 45 yaş üstü kişiler,
    Menopoz dönemindeki kadınlar,
    Sabit iş yapan ve stres altında olan ve kilolu kişiler,
    Futbolcular, güreşçiler ve voleybolcular,
    · Asfalt delme makinesi ve benzeri kompresör kullananlarda sık görülür.

    Kireçlenmenin Nedenleri

    Osteoartrit gelişmesinde rol oynayan birçok etken vardır. Bunları sıralayacak olursak;

    Eklemin aşırı yük altında kalması,
    Yaş, genetik faktörler, mesleki zorlanmalar,
    Eklem ameliyatı geçirilmesi, travmalar, duruş bozuklukları,
    Eklemlerin kötü kullanılması,
    Şişmanlık,
    Aşırı egzersiz,
    Romatizmal hastalıklar,
    Hareketsizlik,
    Genetik faktörler


    Osteoartritin belirtileri NELERDİR?

    Eklem çevresinde ağrıya ve şişlik,
    Hareket sonrasında ağrı,
    Dizdeki kireçlenme merdiven çıkma, çömelme ya da eğilip kalkmaya bile engel olur,
    Hareket kısıtlılığı,
    Bazı kişilerde yağmurlu havalarda ağrı ve sızı artar,
    Diz bükümünde ya da belirli hareketlerde çıtırtı sesi,
    Sabahları eklem yerlerinde kısmen bir tutukluk yaşanması,


    NELER YAPILMALI

    Aşırı ve ani hareketlerden kaçınmalı.
    Yavaş ve düzenli hareket etmeli,
    Düzenli yürüyüşler yapmalı,
    Ağrı olmayacak derecede egzersiz yapmalı,
    Kilo verilmeli,
    Diz kireçlenmesi için bacak egzersizleri ve su içinde egzersizler yapılmalı,
    [​IMG]


    TEDAVİ YÖNTEMLERİ


    Doktorunuz size Kireçlenme olduğunuzu söylüyorsa bu hayatınızın zindana döneceği anlamına gelmez. Her hastalıkta olduğu gibi erken tedavi mühimdir. Doktorunuz size hastalığın evresi ve şiddetine göre tedavi uygulayacaktır. Erken dönemde artroskopi ile eklem içi temizlik yapılabilir. Eklemlerde herhangi bir bozukluk varsa cerrahi müdahale yapılır. Kireçlenmenin tedavisinde, akupunktur tedavisi bilinen tedaviler arasında en etkili olanıdır.

    Tedavi hastalığın evresi ve şiddetine göre uygun şekilde planlanır. Eklem kireçlemesi ileri dönemde ise bozulan eklemi protez ile değiştirmek etkin bir tedavi yöntemidir. Bunun yanı sıra kireçlenmeye iyi gelen şifalı bitkiler de bulunmaktadır. Şifalı bitkiler ve kullanma yöntemi aşağıdaki gibidir.



    BİTKİSEL TEDAVİ

    Şifalı Bitkiler: Yabani elma, Ihlamur, Siyah nohut, Tarak otu, Kimyon, Köknar, Gül, Sarımsak, Zeytinyağı

    Hazırlanış Şekli:

    * Yabani elma çiçeği suda demlendikten sonra süzüle*rek dinlendirilir. Elde edilen sıvı ıhla*mur suyu ile karıştırılır. Tedavi süresince günde üç bar*dak içilir. Elde edilen lapa ile de vücudun kireçlenen yerine masajdan sonra yakı olarak sürülür.

    * Siyah nohut, tarak otu ve kimyondan zeytinyağlı ye*mekler pişirilir. Bu yemekler tedavi süre*since haftada üç gün yenir. Mideye ağır geldiği takdirde üstüne gül şerbeti içilir.

    * Köknarın tomurcukları suda demlenir. Süzülerek elde edilen sıvı bir süre dinlendirilir. Bu sıvı, pamuklu bir havlu ile vücuda masaj yapılır. Bunun yanı sıra yatmadan önce de vücudun hasta yerlerine pişiril*miş sarımsak lapası ile birlikte sürülür.

    *400g. Ardıç tohumu, 1kg bal ile karıştırılır ve bu karışımdan, günde 3 öğün, aç karnına, 1 tatlı kaşığı yenir
    .
     
    Son düzenleme: 20 Temmuz 2010