Kırmızı Eti boşuna karalıyorlar...

Konusu 'Sağlıklı Beslenme' forumundadır ve asibuz tarafından 7 Mayıs 2009 başlatılmıştır.

    7 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : asibuz
  1. asibuz

    asibuz Ne Mutlu TÜRKÜM Diyene!!! Üye

    Katılım:
    15 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    387
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Kırmızı eti boşu boşuna mı azalttık? Doya doya et yemek, aslında sağlık için yararlı mı? Prof. Dr. Ahmet Aydın sürekli suçlanan kırmızı eti öve öve bitiremiyor. Aydın, kırmızı etin kalp sağlığı için son derece yararlı olduğunu iddia ediyor..

    Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı Hastalıkları Beslenme ve Metabolizma Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Aydın'ın kırmızı et konusunda çok önemli çalışmaları bulunuyor. Kendisi, tarihin ilk çağlarındaki ete dayalı beslenme anlayışını savunuyor. Aydın'ın savunduğu beslenme tarzı, negatif eleştirilere rağmen giderek yayılıyor. ışte Prof. Aydın'ın kırmızı ete yönelik savunması:

    * Sizce insanların mutlaka et yemesi gerekiyor mu?

    Kırmızı etin mümkün olduğu kadar az yenilmesi fikrini kim çıkarttı bilmiyorum ama insanlar bu yanlış inanışın peşinden koşuyorlar. ınsan sağlığı için mutlaka et yenilmeli. ınsan büyük ölçüde etoburdur. Eğer otobur olsaydık, diş yapımız bile farklı olurdu. Ben "Sadece et yiyin" demiyorum. Ot yiyebilme becerimiz varsa, mutlaka ot da yiyeceğiz. ınsanların vücut yapıları yüzde 80 protein tiplidir. Bu tipteki kişilerin, etle beslenmesi şarttır.

    B12 KAYNAĞI

    * Kırmızı et, kalp hastalıklarının sorumlularından biri değil midir?

    Kırmızı et tabusu yakın zamanlarda oluştu. Et yiyenlerde daha çok kalp hastalığı olduğu doğru değil. En fazla et tüketiminin yaşandığı 1930'lu yıllarda, kalp hastalığı ana ölüm nedenlerinden biri değildi. Bence, kırmızı eti kalp hastalıklarının sorumlusu gibi göstermek insanlığın geçmişine ihanet etmektir. Kırmızı et kalp için çok yararlıdır. Çünkü içinde çok fazla B12 vitamini bulunmaktadır. Türkiye'de çok ciddi bir B12 eksikliği var. Bu oran, son dönemde yüzde 90'lara kadar çıktı. B12 eksikliği kalbinizi olduğu gibi beyninizi de etkiler. Erken bunama, Alzheimer ve konsantrasyon zaafı gibi sorunlara neden olur. Kadınlar çocuk doğurdukları zaman bebeklere de bu eksiklik geçiyor ve bazen geri dönülmez hasarlar oluyor. Kırmızı ette 'Koenzim Q10' dediğimiz, vücudun enerji santralinin ana unsuru bulunur. Enerji metabolizmasında büyük karnitin etlerin içindedir. Sadece bu açıdan baktığınızda bile, et yememekle kalbinize zarar verdiğinizi anlayabilirsiniz.

    KOLESTEROL YALAN MI?

    * Kırmızı et tüketimi kolesterolü arttırmaz mı?


    Ben her gün kırmızı et yiyorum. 56 yaşındayım ve kolesterolüme hiç bakmadım çünkü hiç ihtiyacım olmadı. Üniversitedeki laboratuvarların da başkanıyım. Bu yaşımda 20 kilometre durmaksızın yürürüm. Kalp rahatsızlığım yok. ınsanların durup dururken kolesterol oranı peşinde koşmalarını anlamıyorum.

    Kırmızı etle kolon kanseri arasında da bağlantı kuruluyor...

    Bu çalışmaları incelediğimizde, bunların işlenmiş et olduğunu görüyoruz. ınsanlar eti 5 milyon yıldır et yiyor, 2-3 milyon yıl önceki insan iskeletlerinde hiç kanser belirtisi görmüyoruz. Son 3-5 bin yıldan beri kanser ortaya çıkmış. Et işlenmiş değilse, kansere yol açması söz konusu değildir. Kansere karşı koruyucudur. Ancak salam ve sosis gibi işlenmiş ürünlerin içine çok fazla nitrat koyuluyor. Faydalı olduğu düşünülerek soya da ekleniyor ama aslında soyanın da zararları var. Ben, soya içerikli ürünleri son derece tehlikeli buluyorum. Bu ürünlerden çok yiyen çocuklarımızın ergenliğe erken girdiklerini gözlemliyorum. Bu ürünlerin içindeki kadınlık hormonu çocukları etkiliyor ve ne miktarda tüketildiklerine dikkat etmek gerekiyor. Ama çocuklar neyin içinde hangi maddeden bulunduğunu bilmiyor. Pastırma, sucuk ve kavurma rahatlıkla yenilebilir ama bunlar mutlaka klasik usulle yapılmalıdır.



    BEYAZ ETTEN DAHA FAYDALI

    Kırmızı ve beyaz eti kıyaslarsak, hangisinin artıları fazladır?

    Kırmızı et, beyaz etten daha kıymetlidir. Hatta ben bu aralar beyaz etin azaltılmasını bile savunuyorum. Çünkü kuş gribi nedeniyle köy tavukçuluğu kayboldu. Ayağı toprağa değmemiş, gün ışığı görmemiş tavuklar çok sağlıklı değil. Köy tavuğunun pişmesi bile farklıdır, çok daha ağır pişer. Burada savunduğumuz en önemli şey; her şeyin doğalıdır. Doğal tavuk bulma ihtimalimiz az olduğu için tavuk tüketimini bence şu sıra azaltmak lazım. Balıkla bazı şeyler karşılanabilir. Balıkların büyük bir kısmında ağır metal var. Civa birikiyor ve bu insan sağlığı için son derece zararlı. Balık tüketimi sırasında da büyük balıkları değil, küçük balıkları tercih edelim. En azından küçük balıklarda metal birikimi çok daha az oluyor. Hamilelere kesinlikle balık önermem. ılk bir yaş içinde bebeklere balık verilmemeli. Balık dünyanın en güzel yiyeceği ama herşeyi kirlettiğimiz gibi onu da ne yazıkki kirletmişiz.

    MıKRODALGA OLMAZ!

    * Kırmızı et nasıl pişirilmeli?

    Eti bildiğiniz, güvendiğiniz bir kasaptan alın ve gözünüzün önünde kestirin. Eti ızgara yaptıysanız önerim yanında mutlaka yeşillik yenmesidir. Ya da en azından sarımsaklı yoğurt yiyin. Güveçte yapılırsa, vitamin kaybı az olur ve etin kanserojen olma özelliği azalır. Mikrodalgala kullanımını ise, kesinlikle önermiyorum.

    Prof. Dr. Ahmet Aydın: "Kesinlikle vejetaryenliği önermem. Dini inanç olarak kabul ediliyorsa başka ama hiç et yemeyen insanlarda, B2 ve Koenzim Q eksiklikleri oluşuyor. Bunların mutlaka takviye edilmesi gerekiyor. Saf vejetaryenlik yaşamın kısalmasına yol açar. Kısmi vejetaryenlerin de işleri zordur; mandıradan süt bulmaları gerekir. Ben kırmızı etin kısıtlanmasına da karşıyım. Bence istediğiniz kadar yiyebilirsiniz. Hatta isterseniz sabah kahvaltısında da yiyin ama dikkat edin; işlenmiş et olmasın.

    KALıTE ÖNEMLıDıR

    Etin yanında yeşilliği de ihmal etmeyin. Unlu ve şekerli gıdaları azaltıp, mönünüzden çıkartın. Et konusunda kendinizi kısıtlamanıza gerek yok. ıstediğiniz kadar yumurta da yiyebilirsiniz. Yumurta faydalıdır. Ete meraklıysanız, kalitesine de önem verin. Yeşillik yiyen, doğal ortamda büyüyen hayvanların etini almaya özen gösterin. Onun dışında ister sabah yiyin, ister akşam hiç fark etmez."


    Kırmızı Et=Fiziksel ve Cinsel Güçte Artış,Doğurganlık


    Kırmızı et doğadaki en kaliteli kolesterol kaynağıdır.ıçinde birçok vitamin ve mineral barındıran kırmızı etin aynı zamanda insan vücudu için çok gerekli olan kolesterolü de içinde barındırır.Kolesterolün fazlası elbet zararlıdır ancak olması gereken miktarda ve kaliteli bir biçimde olması vücud için olmazsa olmazdır.Çünkü kolesterol insan vücudundaki hormonların ve yapıtaşlarının neredeyse tamamının hammaddesidir.Kolesterol olmadan olmaz.Uzak durulması gereken kırmızı etteki kaliteli kolesterol değil şekerli ve unlu gıdalardaki yüksek oranda bulunan serbest karbon parçacıklı kalitesiz kolesteroldür.


    Kırmızı et tüketmeyen insanlarda beyin hacminde düşüş belirlenmiştir.Bunun yanısıra cinsel güçte azalma,sperm sayısında 3/4'e kadar var düşüş ve kas-kemik kültesindeki azalma bu besinin kritik önemini ortaya koymaktadır.Kırmızı etin barındırdığı kolesterol aynı zamanda Testosteron'un hammadesidir.Testosteron ise erkeklik hormonudur.Bu hormonun iyi salgılanması ve yoğun kıvamda bulunması için kaliteli kolesterole,kaliteli kolesterol içinse sağlıklı kırmızı ete ihtiyaç vardır.Testosteron'un azlığında yada kalitesizliğinde ise doğurganlıkta azalma,kas gücünde düşüş,psikiyatrik sorunlar,beyin performansında düşüş,feminizasyon(eşcinsellik) gibi birçok sorun ortaya çıkmaktadır erkek metobolizmasında.


    Amerika'da et tüketimi kişi başına 218 kilo,bizde ise sadece 16 kilo


    Kamuoyunda eti karalayan tüm haberlere rağmen ne hikmetse gelişmiş ülkeler kırmızı etten vazgeçemiyorlar.Sürekli olarak kırmızı eti karalayan spekülasyonlar ortaya çıkaran Amerikalıların kendilerinin ise her öğün kırmızı et yedikleri ortaya çıktı.O kadarki neredeyse bizden 20 kat daha fazla kırmızı et tüketiyorlar.Diğer gelişmiş ülkeler olan ıngiltere,Fransa ve Avrupa ülkelerinde de durum ABD'den farklı değil.Japonya'da ise bırakın kırmızı eti,kırmızı etin çiğ olarak tüketildiği yemek türleri bile var.Ortalama tüketim kişi başı 100-200 kilo arasında değişiyor.


    Eskiden kanser ve kalp krizi mi vardı?


    Kırmızı et,insanoğlunun hayatta kalmasına ve gücünü korumasına tarihi dönemlerden beri hep yardımcı olmuştur.ıskeletler üzerinde yapılan bilimsel araştırmalar eski çağlarda kanser ve kalp krizlerinden ölümlerin yok denecek kadar az oranda olduğunu kanıtlıyor.Eski insanların neredeyse günde üç öğün yedikleri ve performanslarını bu sayede korudukları kırmızı et,bugün nedense öcü gibi gösteriliyor kasıtlı olarak.Çünkü bu besin kaynağının stratejik önemi biliniyor.Kanser ve kalp krizlerindeki artışın nedeni ise hava kirliliği,radyasyon,tarım ilaçları,obezite ve şişmanlık,unlu ve şekerli gıdalar,asitli-gazlı içecekler,bazı virüsler,alkol ve sigara tüketimi olduğu belirtiliyor.


    Kırmızı et tüketirken şunlara dikkat edilmeli


    * ınek,koyun,keçi gibi hayvanların etleri tercih edilmeli


    * Sakakat tarzı et ürünleri dikkatli tüketilmeli.Bilinçli tüketildiğinde faydalı ancak bilinçsiz tüketildiğinde zararlı.Sakakat ürünü yemekler sanıldığı gibi Türk mutfağına özgü değil(Fransız mutfağı sakakat yemekleri açısından en zengin mutfak)


    * Kırmızı et doğal ve taze olarak tüketilmeli


    * Sucuk,salam,sosis gibi işlenmiş etten uzak durulmalı


    * Etin az yağlı yada yağsız olmasına ve ateşe uzak pişirilmesine dikkat edilmeli.


    * En sağlıklı pişirme yönteminin haşlama yada buğulama yöntemi olduğu belirtiliyor


    * Eti yenen hayvanların hormonsuz,doğal beslenen,hastalıksız hayvanlar olması çok önemli


    * Etle birlikte kesinlikle sebze de yenilmeli ve 1/2 oranı uygulanmalı.Bir porsiyon ete karşılık iki porsiyon sebze
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 27 Mayıs 2009
  2. 9 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : asibuz
  3. aeben

    aeben Her daim üye :)) Pro Üye

    Katılım:
    16 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    34.510
    Beğenildi:
    29.041
    Ödül Puanları:
    463
    bencede büyük ölçüde dogru . eski zamanlarda insanlar bol bol kırmızı et tüketiyordu ...ve gayet saglıklı idiler .

    Bizi saglıksız yapan . birçok şeyde oldugu gibi etide sanayileştiren bizler ...