Kişiye Özel Meme Büyültme Nedir ?

Konusu 'Meme Estetiği' forumundadır ve Op. Dr. Naci Celik tarafından 23 Eylül 2010 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    23 Eylül 2010
    Konu Sahibi : Op. Dr. Naci Celik
  1. Op. Dr. Naci Celik

    Op. Dr. Naci Celik Aktif Üye Üye

    Katılım:
    22 Eylül 2010
    Mesajlar:
    519
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    41
    Meme büyültme ameliyatı Plastik Cerrahlar tarafından uygulanan bir işlemdir. Amaç gelişmemiş, ya da doğum sonrası veya yaşlanma nedeniyle sonradan küçülmüş ve bir miktar sarkmış olan göğüslerin büyültülerek daha doğal bir görünüme kavuşturulmasıdır.

    Alınan sonuçlar nedeniyle hem hastaları hem de doktoru çok mutlu ettiği için Plastik Cerrahların yapmayı en sevdiği ameliyatlardan biri olan meme büyültme ameliyatı maalesef tahmin edildiği kadar basit bir işlem olmadığı gibi her doktorun tekniği farklı olduğu için birkaç doktorda araştırma yapan hastaların tamamen kafasını karıştırabilir.

    Öncelikle kullanılan protezlerden bahsetmek gerekirse saline-filled (içinde tuzlu su olan) protezler ve silikon jel protezler başlıca iki protez grubu vardır. Her iki protezin de dış kısmı silikon olup bir tanesi tuzlu su ile doludur, diğeri ise silikon jel ile doludur. Bazı doktorlar birini bazıları diğerini tercih eder.

    Ancak günümüzde Avrupa piyasasında ve Türkiye’de kullanılan protezlerin %90’dan fazlası silikon jel protezlerdir. Saline protezlerin, daha ucuz olmasına rağmen, kullanımı gittikçe azalmaktadır. Bunun en başta gelen nedeni de silikon jel protezlerin belirgin üstünlükleridir:

    1. Daha doğal görünüm
    2. Kapsül kontraktürü riskinin belirgin derecede az olması
    3. Protezin dışardan belli olma ihtimalinin daha az olması
    4. Protezin patlama insidansının daha az olması
    5. Dokunma ile doğal meme hissinin alınması
    6. Çeşitli CPG protez türleri ile halk arasında damla olarak bilinen anatomik protezlerin kullanımına izin vermesi
    7. Subglanduler yerleşime izin vermesi.

    Asıl kullanım bölgesi 2000 li yıllarda ABD olan saline protezler 2005 yılından itibaren bu üstünlüklerini silikon jel protezlere kaptırmışlardır ve tahminen 2007-2008 yılında silikon jel protez kullanımı ABD’de de Türkiye ve Avrupa yüzdelerine ulaşacaktır.

    Saline protezlerin herhangi bir avantajı yok mudur ? Tabii ki bu protezlerin de bazı avantajları vardır. Bunları sayacak olursak:

    1. Eğer protez vücut içinde patlarsa tuzlu su meme içine yayılacağı için herhangi bir sorun yaratmaz. Maalesef uzun bir süre saline protez taraftarlarının öne sürdüğü bu düşünce, olayı tek taraflı anlatmaktadır. Çünkü zaten saline protezlerin kendiliğinden patlama riski yüksektir. Ayrıca şimdi kullanımda olan silikon jel protezlerin içindeki silikon, sıvı değil jel olduğu için, dağılıp akmaz ve olduğu yerde kalır. Dolayısıyla kaza (sivri bir cismin memeye batması) veya kendiliğinden patlama görülürse protez rahatlıkla çıkarılıp poş yıkandıktan sonra yeni bir protez aynı anda yerleştirilebilir. Dolayısıyla fizyolojik olma saline protezlerin bir avantajı değildir.

    2. Saline protezler biraz sonra bahsedeceğim periumbilikal (göbek deliği çevresi) ve aksiller (koltuk altı) kesilerinden rahatlıkla yerleştirilirken bu silikon jel protezlerde çok zor ve periumbilikal girişim için imkansızdır.

    Kullanılan protez seçiminde ikinci düşünülmesi gereken nokta protez şeklidir.

    Hastalar tarafından yuvarlak ve damla olarak bilinen protez çeşitleri aslında kendi aralarında pek çok tipe ayrılır:

    1. Round (yuvarlak protez)
    • Düz yüzey
      • Yüksek profil
      • Orta profil
      • Alçak profil
    • Textured (girintili çıkıntılı yüzey)
      • Yüksek profil
      • Orta profil
      • Alçak profil
    2. CP (anatomik – damla protez)
    • Jel protezler
      • Medium Height Moderate profil
      • Medium Height Moderate Plus profil
      • Medium Height High profil
      • Tall Height Moderate Plus profil
      • Low Height Moderate Plus profil
    • Saline protezler
      • CP moderate profil
      • CP High profil

    Bu basit sınflama yanında her bir protezin yaklaşık 100 cc ile 650 cc arasında ve gerekirse daha büyük veya daha küçük boyutlarda da istenebileceği düşünülürse hasta için uygun protezin (birden fazla uygun protez olabilir ama bir tanesi en uygundur) seçiminin ne kadar önemli olduğu anlaşılır. Tabii protezlere ait bu makaledeki sınıflama sadece bir protez markası için gereklidir. Başka marka protezlerde değişik ölçüler ve şekillerde protezler mevcuttur.

    Kullanılan protezin seçiminde üçüncü nokta ise yerleştirilecek protezin büyüklüğüdür. Gelen hastaların tamamına yakını doğal bir görünüm ister ancak doğal görünüm nedir? 45 kg lık 150 cm boyundaki birisinin doğal görünümü tabii ki 60 kg lık 170 cm boyundaki bir hastanın doğal görünümünden farklı olacaktır. Yine 20 yaşındaki bir hasta ile 45 yaşındaki bir hasta aynı boy ve kiloda olsalar bile farklı porotezler yerleştirilebilir. Protez büyüklüğü seçiminde hastanın göğüs kafesi büyüklüğü, meme başı ile köprücük kemiği, meme altı, sternum (iman tahtası) ve koltuk altı mesafelerinin ölçümü, memenin sarkıklık derecesi ve meme derisinin kalitesi (kalın deri, ince deri, yaşlı deri vb) rol oynamaktadır. Yani bir hastanın yapacağı en büyük yanlışlardan birisi şudur:

    “ Arkadaşım meme büyültme yaptırdı 300 cc lik damla protez koyuldu çok güzel oldu. Ben de istiyorum ” Böyle bir hastaya doğru yaklaşım bunun bu kadar kolay olmadığını anlatıp gerekli muayeneyi yaparak verilecek doğru karar ve bunun nedenlerinin hastaya açıklanmasıdır. Artık pek çok doktor doğru meme büyüklüğünün seçiminde kararı hastaya bırakmayıp ölçümler sonrasında koyulması gereken proteze göre karar vermektedir.

    Diyelim ki doğru protezi seçtik bunu nereden koyacağız. Günümüzde temel olarak 4 girişim yolu vardır:

    1. Periareolar (meme başı çevresinden)
    2. Submammarian (meme altı kıvrımından
    3. Aksiller (koltuk altından)
    4. Periumblikal (göbek deliği çevresinden)

    Koyulacak yerin seçiminde:

    1. Ne kadar iz bıraktığı
    2. Süt verme mekanizmasını bozup bozmadığı
    3. His duyusunu bozup bozmadığı
    4. Komplikasyon çıkma riski
    5. Çeşitli tip ve büyüklükte protezlerle uygulama olanağının bulunup bulunmadığı
    6. Tekniğe bağlı postoperatif dönemdeki hasta şikayetlerinin miktarı
    7. Protezi yerleştirme yerinin memenin son şekli üzerindeki etkisi önemli rol oynar.

    İlk planda periumblikal ve koltuk altı yerleştirme şekli hastalara çok cazip görünebilir. Ancak doktorlar tarafından daha çok tercih edilen silikon jel protezlerin, periumblikal koyulmasının imkanı yoktur ve koltuk altından koyulmaları çok zordur. Bu yollardan protez koyulacaksa, yerleştirildikten sonra saline ile şişirilen boş silikon balaonlar kullanılır. Her iki yöntemde de iz memeden uzak olacağı için, iz açısından bir problem yoktur. Ancak endoskoplarla yapılan bu yöntemlerde maalesef yeterli meme poşu oluşturulamama riski vardır ve ayrıca kullanılan protezler salin olacağı için buna ait dezavantajlar vardır. Meme başı ve submammarian insizyon diğer yöntemlere göre iz memede olacağı için iz açısından çok avantajlı değildir. Periarolar keside iz meme başı ile meme derisi arasında kalarak kamufle edilirken subnmammarian insizyonda iz meme altı kıvrımına yerleştirilerek kamufle edilir.

    Her iki yöntemde de meme poşu görerek açıldığı için daha iyi hazırlanır ve memenin son şekli genellikle bu yöntemlerde daha iyi olur. Protezin yerleştirileceği yere göre doktor tercihini yapar. Çok küçük meme başı olan hastalarda periareolar girişim zor olabilir. Yine periarolar girişim ile meme başı his kusurları daha sık görülür. Ayrıca kas altı veya dual plane yerleşim meme altı girişim ile daha kolay olur. Zaten koyulacak planın seçimi kesinin yapılacağı yerin seçimiyle birlikte yapılır.

    Protezler nereye koyulur ?

    Yukarıdan aşağıya doğru gidersek:

    1. Meme glandı (bezi altına)
    2. Fascia altına
    3. Kas altına
    4. Dual plane (kısmen kas kısmen meme dokusu altına)

    Koyulacak bölgenin seçimi de doktora bırakılmalıdır. Çünkü bunun seçiminde de pek çok faktör rol oynar:

    1. Doktor hangi tekniği daha iyi biliyor?
    2. Kesi nereye yapılacak?
    3. Hastanın yaşı
    4. Hastanın meme dokusunun kalitesi
    5. Memenin sarkıklık miktarı
    6. Hastanın spor yapıp yapmaması
    7. Hastanın ameliyat sonrası işe dönme süresi
    8. Koyulacak protezin tipi
    9. Protezin büyüklüğü

    Diğer faktörlerde olduğu gibi protezin koyulacağı yerin seçiminde de bir tane doğru yoktur. Doktor yukarıda sayılan faktörleri göz önüne alarak uygun yeri seçer ve o yer için uygun kesiyi yapar.

    İşte kişiye özel meme büyültme operasyonunun kısaca tanımı yukarıda yazılanlardır. Koyulacak protezin tipi, şekli, büyüklüğü, kesinin yapılacağı yer, protezin koyulacağı bölgeher hasta için özel olarak düzenlenir ve operasyon buna gör planlanır. Sonuçta iki ayrı hastada eşit derecede güzel yapılmış memeler birbirinden tamamen farklı yöntem, protez tipi ve kesiyle gerçekleştirilmiş olabilir. Yine güzel bir meme büyük bir meme demek değildir. Her ne kadar operasyonun adı meme büyültme operasyonu olsa da amaç memenin normal bir büyüklüğe getirilirken varsa hafif sarkmaların düzeltilmesi ve memeye hoş bir şeklin verilmesidir.
     
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.