kız çocuklarına özel ve anlamlı isimler(alfabetik olarak)

Konusu 'Bebeklerimizin Cinsiyetleri ve İsimler' forumundadır ve sarxix_xsxeker tarafından 15 Şubat 2008 başlatılmıştır.

    15 Şubat 2008
    Konu Sahibi : sarxix_xsxeker
  1. sarxix_xsxeker

    sarxix_xsxeker Aktif Üye Üye

    Katılım:
    27 Aralık 2007
    Mesajlar:
    159
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    AÇELYA: Fundagiller familyasından, kokusuz ama güzel renkli çiçek.
    ADALET: Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetmek.
    ADİLE: Adaletli olan, doğruluktan ayrılmayan.
    AFET: İnsanlığın önleyemediği büyük doğal felaket
    AFİFE: Namuslu, iffetli, temiz ve dürüst
    AFİTAP: Güneş / Çok güzel
    AFŞAR: Atak, uyumlu, Oğuz boylarından birinin adı (Avşar)
    AHSEN: En güzel, Çok güzel
    AHU: Ceylan, karaca, maral - Güzel kadın
    AJDA: Filiz, sürgün - Üzeri çentik çentik olan şey
    AKASYA: Küçük sıra yapraklı, süs için yetiştirilen bir ağaç.Salkımağacı
    AKGÜL: Beyaz gül, gül gibi
    AKGÜN: Aydınlık gün
    AKİFE: Sebatlı, kararlı - İbadet eden
    ALARA: Al + ara. Al=Kırmızı, ara=bezeyen, süsleyen , Kırmızı süs anlamında bir tamlama
    ALARCIN: Güzelliğini ateşin kırmızılığından alan
    ALÇİN: Kırmızı renkli küçük bir kuş türü
    ALEV: Ateşin çıkardığı yalım
    ALEYNA: Esenlik ve güzelliklere sahip, esenlik içinde olan
    ALİYE: Yüce, yüksek
    ALTAN: Kızıl Şafak
    ALTIN: Değerli bir metal (Paslanmayan, en iyi iletken)
    ANDAÇ: Bir kimseyi hatırlamak için saklanan şey, hatıra
    ARİFE: Tecrübeli, bilgili, sezgi ve anlayışa sahip
    ARZU: İstek, özlem eğilim
    ASENA: Türk Mitolojisinde Ergenekon destanında adı geçen dişi kurt
    ASİYE: Acılı kadın / Direk
    ASLI: Kök, köken - Aşık Kerem'in sevgilisi
    ASLIHAN: Kökeni soylu han soyundan
    ASRIN: Çağdaş, bu asıra ait olan, asıra uygun olan
    ASU: Asi, ehlileşmeyen huysuz at - İsyankar
    ASUDE: Sessiz, sakin dinlendirici
    ASUMAN: Gök, gökkubbe, sema
    ASYA: Yeryüzünün anakaralarından (kıta) birinin adı
    AŞKIN: Aşmış, ileri, üstün/ Senin aşkın
    ATEŞ: Yanıcı maddelerin yanmasıyla ısı ve ışığın ortaya çıkması
    ATIFET: Karşılık beklemeden gösterilen sevgi, iyilik sever
    ATİKE: Özgür - Soylu - Güzel, genç kız
    AYBEL: Ay gibi dikkat çeken, aya benzeyen güzelliğiyle farkedilen, seçilen
    AYBEN: Ay gibi. Ayın kendisi
    AYBÜKE: Ay gibi parlak, aynı zamanda zeki, akıllı
    AYCA: Ay gibi parlak ve aydınlık
    AYCAN: İçi aydınlık
    AYÇA: Ayın ilk günlerde aldığı biçim, hilal
    AYÇİN: Ayçın, ay gibi, aya benzer
    AYDA: Dere kıyılarında yetişen bir bitki - Parmakları, endamı güzel kadın
    AYDAN: Aya benzer ay gibi
    AYDİL: Güzel, parlak, aydınlık gönül
    AYFER: Ayışığı
    AYGEN: Gönül dostu
    AYGÜL: Ay gibi güzel ve parlak renkli
    AYLA: Kadın, eş zevce /Ayın çevresindeki ışıklı daire
    AYLİN: Ayın çevresinde görülen ışıklı daire
    AYNUR: Ay gibi ışıklı, pırıl pırıl
    AYPARE: Ay parçası
    AYSEL: Ay gibi parlak ve güzel
    AYSEN: Aydan farksız, ayın yerdeki benzeri, güzel sevimli
    AYSU: Ay gibi parlak, berrak su
    AYSUN: Ay gibi güzel ve parlaksın
    AYŞAN: Şanı ay gibi parlak olan
    AYŞE: Yaşam, dirlik,
    AYŞEGÜL: Güleç, güler yüzlü
    AYŞEM: Ay ışığı - Benim Ayşem
    AYŞEN: Ay gibi neşeli, parlak ve aydınlık
    AYŞENUR: Nur gibi parlak, pırıl pırıl, ay gibi güzel
    AYŞİN: Ay gibi, aya benzeyen
    AYTAÇ: Ay gibi taçlı
    AYTEN: Ay gibi beyaz tenli
    AYTÜL: Tül gibi şeffaf ve ince ay ışığı gibi parlak
    AZİME: Azmeden, yapmak için kesin kararlı / iri, kemikli yapılı
    AZİZE: Kutsal, ermiş kadın - Sevgi hitabı
    AZMİYE: Niyetli, kararlı
    AZRA: Bakire, el değmemiş
     
  2. 15 Şubat 2008
    Konu Sahibi : sarxix_xsxeker
  3. sarxix_xsxeker

    sarxix_xsxeker Aktif Üye Üye

    Katılım:
    27 Aralık 2007
    Mesajlar:
    159
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    BAHAR: Doğanın canlandığı mevsim
    BAHRİYE: Donanma ve denizle ilgili
    BALCA: Bal damlası, bal gibi
    BALIM: Benim balım, tatlım - Çok sevgili, samimi arkadaş
    BANU: Ev kadını , bayan
    BARAN: Yağmur
    BAŞAK: Tahılların tanelerinin bulunduğu kısım
    BAŞAR: Başarılı ol anlamında
    BEDİA: Güzellik, üstün değerli olan
    BEDİHE: Başlangıç - Güzel söz
    BEDRİYE: Ayın ondürdüncü geceki haliyle ilgili
    BEGÜM: Saygıdeğer kadın, hanımefendi - Hint prenseslerine verilen san
    BEHİCE: Şen güleryüzlü
    BEHİRE: Güzel, asil
    BEHİYE: Güzel ve alımlı kadın
    BELGİN: Açık. belirli, farkedilen
    BELİN: Şaşkınlık, hayret
    BELKIS: Yunanca asıllı olup Arapçaya geçen tarihi bir isim
    BELMA: Sakin, yumuşak
    BENAN: Parmakla gösterilecek kadar güzel
    BENGİ: Sonsuz, sonsuzluk
    BENGİSU: İnsana ölmezlik verdiğine inanılan su / Abıhayat
    BENGÜ: Sonu olmayan, ebedi
    BENGÜL: Üzerinde benekler bulunan gül
    BENSU: Su gibi aziz benlik
    BERAY: Ayın en ışıltılı, en parlak hali
    BERFİN: Kar toplayan
    BERİA: Güzellik ve olgunlukta akranlarından üstün olan
    BERİL: Mücevher olarak da kullanılan bir tür maden
    BERİN: Manen çok yüksek
    BERNA: Genç, delikanlı
    BERRA: Bereketli olan
    BERRAK: Temiz, saf, arınmış
    BERRİN: Manen çok yüksek, yüce yaradılışlı
    BERŞAN: Bir peygamberin din ve kitabını kabul eden
    BESTE: Ezgilerin özgün dizimi,
    BESTEGÜL: Gül demeti
    BETİGÜN: Beti:Yüz (Bet benizdeki gibi) Gün: Aydınlık, Aydınlık yüz
    BETİL/BETÜL: Temiz, iffetli
    BETÜL: Ayrı kök salmış fidan - Hz.Meryem'in lakabı - Bakire
    BEYHAN: Bey soyundan
    BEYZA: En beyaz, en ak - Günahtan kaçınmış
    BİHTER: En iyi
    BİKE / BİKEM: Kadın, hanım
    BİLGE: Çok bilen ve bildiklerini başkalarının yararına sunan
    BİLLUR: Pek duru ve temiz cam
    BİLUN: Yarım Ay
    BİNGÜL: Bin gülün güzelliğinde
    BİNNAZ: Çok nazlı
    BİNNUR: Çok nurlu
    BİRCAN: Herksçe sevilen, candan
    BİRGÜL: Tek ve benzersiz gül
    BİRİCİK: Tek, bir tane, emsalsiz
    BİRSEN: Yalnız Sen anlamında
    BİRSU: Özel bir su biricik su gibi
    BUCAK: Genellikle, geniş verimli bakımlı alanlara verilen ad (Köşe bucaktaki anlamı gibi)
    BUKET: Çiçek demeti
    BURCU: Güzel ve etkileyici kokunun salgılanışı
    BURÇAK: Tohumları kullanılan bir bitki türü
    BURÇİN: Dişigeyik
    BUSE: Öpmek, öpüşmek, öpücük
    BÜŞRA: İyi haber
     
  4. 15 Şubat 2008
    Konu Sahibi : sarxix_xsxeker
  5. sarxix_xsxeker

    sarxix_xsxeker Aktif Üye Üye

    Katılım:
    27 Aralık 2007
    Mesajlar:
    159
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    CAHİDE: Çalışan, çaba gösteren
    CANAN: Sevgili, yar
    CANDAN: Yürekten, içten
    CANEL: İçten, candan uzatılan dostluk eli
    CANKAT: Yaşamına can ekle, sevinçle dol
    CANSEL: Cana dair, canla ilgili
    CANSIN: İçten, gönüldensin
    CANSU: Cana benzer değerde
    CAVİDAN: Ebedi, sonsuz
    CELİLE: Büyük, ulu
    CEMİLE: Hoşa giden davranış
    CEMRE: Önce havada, sonra suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi
    CENNET: Dinsel inançlara göre iyilerin ölünce gideceğine inanılan yer
    CEREN: Ceylan, ahu
    CEVHER: Bir şeyin özü - Güç, enerji - Değerli taşlar
    CEVRİYE: Eziyet, cefa, sıkıntı
    CEYDA: Yararlı, herkese iyilik yapan
    CEYLA: Bu isim de çok istek almasına rağmen ben anlamını bulamadım. Bilen varsa lütfen yazsın.
    CEYLAN: Geyik cinsinden gözlerinin güzelliğiyle ünlü hayvan
    CİHAN: Evren, alem
    CİHANNUR: Alemi aydınlatan nurlu ışık
    CİLVENAZ: Nazı özellikle yapan / Cilveyle nazı birarada bulunduran
     
  6. 15 Şubat 2008
    Konu Sahibi : sarxix_xsxeker
  7. sarxix_xsxeker

    sarxix_xsxeker Aktif Üye Üye

    Katılım:
    27 Aralık 2007
    Mesajlar:
    159
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    ÇAĞLA: Badem, erik ve Kaysı gibi meyvaların ham hali
    ÇAĞRI: Davet
    ÇİÇEK: Bitkilerin üreme organlarını taşıyan renkli bölümü
    ÇİĞDEM: Zambakgillerden bir tür kır bitkisi
    ÇİLAY: Ayın üzerinde beliren açık renkli lekeler
    ÇİLER: Güzel öten, güzel ötüşlü
    ÇİSEM: Çiseleyen yağmur
    ÇOLPAN: Gözleri uzağı iyi gören, ileri görü
     
  8. 15 Şubat 2008
    Konu Sahibi : sarxix_xsxeker
  9. sarxix_xsxeker

    sarxix_xsxeker Aktif Üye Üye

    Katılım:
    27 Aralık 2007
    Mesajlar:
    159
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    DAMLA: Bir sıvının küçük parçacığı
    DEFNE: Yaprakları güzel kokulu, yaz kış yeşil olan bir ağaç türü
    DELFİN: Yunus balığı
    DEMET: Sapları bir araya getirilip bağlanan bitki ya da çiçek
    DENİZ: Yeryüzünün 3/4'ünü oluşturan tuzlusu tabakası
    DEREN: Derleyen, toplayan
    DERİN: Yüzeyi, tabanından uzak olan
    DERYA: Deniz, çok bol, gönül
    DESTAN: Kahramanlık olaylarını konu alan şiir
    DESTE: Cinsleri aynı ya da birbirine yakın şeylerin birarada bağlanması
    DEVRAN: Talih, kader
    DİBA: Çiçek desenli ipek kumaş - Sevgilinin yüzü
    DİCLE: Güneydoğu bölgemizde bir nehir
    DİCLEHAN: Dicle ve han kelimelerinden oluşan isim
    DİDE: Göz (Arapça)
    DİDEM: Dide ,Göz: Didem= Gözüm
    DİLAN: Gönül dostu, gönüldaş
    DİLARA: Gönül alıcı, sevgili
    DİLAY: Gönlü ay gibi parlak, ışıklı olan / ışıl ışıl berrak konuşan
    DİLBERAN: Dilberler, güzeller
    DİLBERAY: Ay gibi güzel kadın
    DİLDAR: Birinin gönlünü almış, sevgili
    DİLEK: İstek, arzu
    DİLER: İsteyen, dileyen
    DİLHAN: İçten, samimi söylenen
    DİLRUBA: Gönül kapan, herkesi kendine bağlayan
    DİLŞAD: Gönlü hoş
    DOLUNAY: Ayın tam olarak görünen biçimi,
    DÖNDÜ: Henüz evlenmemiş kız
    DURU: Saf, berrak
    DUYGU: His, gönülde uyanan yankı ya da tepki
    DÜNYA: Yeryüzü
    DÜRDANE: İnci tanesi
    DÜRRİYE: İnci gibi parlayan
     
  10. 15 Şubat 2008
    Konu Sahibi : sarxix_xsxeker
  11. sarxix_xsxeker

    sarxix_xsxeker Aktif Üye Üye

    Katılım:
    27 Aralık 2007
    Mesajlar:
    159
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    EBRU: Kaşe / Hare gibi dalgalı kumaş
    ECE: Reis / Ulu / İlerigelen
    ECEHAN: Yönetici konumundaki ece,kraliçe
    ECEM: Kraliçem, benim sultanım
    EDA: Anlatış yolu ve biçimi / Sevimli olma hali
    EDİBE: Edepli, terbiyeli - Edebiyatla uğraşan, yazar
    EDİS: Benzerlerinden üstün, yüce
    EFSER: Taç
    EFTALYA: Bir dönemin ünlü gayrimüslim ses sanatçısı Denizkızı Eftalya'dan
    EGE: Bir çocuğu koruyan, ondan sorumlu olan - Bir deniz
    EKİM: Ekme, yetiştirme - Yılın onuncu ayı
    EKİN: Buğday / Tahılın ekimden harman dönemine kadarki hali / Kültür
    ELA: Sarıya çalar kestane rengi
    ELÇİN: Deste / Demet / Bir kerede ele alınabilecek kadar az olan nesne
    ELİF: Arap alfabesinin ilk harfi / dost tanıdık / ışık saçan güzel kız
    ELMAS: Billurlaşmış karbondan oluşan sert değerli taş
    ELVAN: Renkli, renk renk / güzel kokuların yayılması
    EMEL: Güçlü istek / Umulan ve beklenen şey
    EMİNE: Güvenilir, inanılır kimse
    ENGİN: Uçsuz bucaksız genişlikte - Denizin karadan uzak geniş bölümü
    ENİSE: Sevimli / Dost / Cana yakın arkadaş
    ERDEN: Bakire - El sürülmemiş yer
    ERGÜL: Erler içinde seçkinleşen, erlerin gülü
    ERTAÇ: Erkeklerin baştacı olmuş güzel
    ESEN: Sağ salim, rahat, mutlu sağlıklı
    ESER: Rüzgarın esmesi/ Ortaya konan yapıt
    ESİN: Rüzgar / İlham /İçe doğan duyguve düşünce
    ESMA: Adlar , isimler
    ESMERAY: Ay güzelliğinde esmerlik
    ESRA: Arapça seri kelimesinden (ardarda sıralanan)'den esra
    EVREN: Var olan şeylerin tümü - Felek, cihan
    EVRİM: Değişim ve gelişmeler dizisi
    EVŞEN: Hafif / Şen olan ev gibi de tanımlanabilir
    EYLEM: Değişiklikdoğuran davranış, iş
    EYLÜL: Yılın 30 gün süren 9. ayı (Güz'ün başlangıcı)
    EYŞAN: Şanlı güzel, güzelliği ile ünlü
    EZGİ: Belli bir kuralla yaratılan, duygu meydana getiren ses dizisi, şarkı, türkü
    EZRA: Sözü, konuşması düzgün
     
  12. 15 Şubat 2008
    Konu Sahibi : sarxix_xsxeker
  13. sarxix_xsxeker

    sarxix_xsxeker Aktif Üye Üye

    Katılım:
    27 Aralık 2007
    Mesajlar:
    159
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    FADİK: Fatma adının bir söyleniş biçimi
    FADİME: Fatma adının bir söyleniş biçimi (Fa-tı-ma)
    FADİŞ: Fatma adının bir söyleniş biçimi
    FAHİRE: Övünülecek, iftihar edilecek - Kıymetli - Parlak, güzel, mükemmel FAHRİYE Bir karşılık beklemeden yapılan iş - Bir şiir türü
    FAHRİYE: Bir işi çıkar beklemeden yapan
    FAHRÜNİSSA: Övünülecek değerde kadın
    FATMA: Sütten kesme / Aslı Fatima
    FATMANUR: Fatma ve nur kelimelerinden türetilen isim
    FATOŞ: Fatma adının halk arasında birbaşka söyleniş biçimi
    FAZİLET: Erdem / İyi huyların tümü
    FEHİME: Anlayışlı, çabuk kavrayan
    FERAH: Bol geniş / Rahatlık veren / Gönlü şenlendiren
    FERAY: Aydınlık, parlak
    FERAYE: Ay ışığı
    FERDA: Yarın / Gelecek zaman/ mecazi anlamda kıyamet günü
    FERHAN: Sevinçli, mesut
    FERHUNDE: Mübarek, kutlu, uğurlu
    FERİDE: Tek eşsiz, benzeri olmayan
    FERİHA: Sevinçli, ferah
    FERZAN: Bilim
    FEVZİYE: Galip gelen üstün - Tanrının bereketiyle ilgili
    FEYMAN: Ahlaki olgunluk
    FEYZA: Başarılı, refah içinde, mutlu
    FEZA: Uzay, evrenin genişliği
    FİDAN: Ağaçların genç ve yeni yetişeni
    FİGEN: Çiçek demeti / Gölge yapan, gölge düşüren
    FİKRET: Fikir, düşünce - Amaç, niyet
    FİKRİYE: Düşünce ile fikir ile ilgili
    FİLİZ: Ağaçtan süren taze dalcıklar
    FİRDEVS: Cennetteki altıncı bahçenin adı
    FİRUZE: Mesut, mutlu - Açık yeşille gök mavisi renkleri arasında kıymetli taş
    FULDEM: Her zaman geniş açık görüşlü
    FULDEN: Her zaman geniş açık görüşlü
    FULYA: Nergislerden soğan köklü bir bitki
    FUNDA: Küçük çalılık / Süpürge otu
    FÜREYYA: Parlak, ışıltılı günler
    FÜRUZAN: Çok parlak, parlayıcı, aydınlık
    FÜSUN: Efsun / Büyü, sihir
     
  14. 15 Şubat 2008
    Konu Sahibi : sarxix_xsxeker
  15. sarxix_xsxeker

    sarxix_xsxeker Aktif Üye Üye

    Katılım:
    27 Aralık 2007
    Mesajlar:
    159
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    GAMZE: Çene ya da yanakta gülümserken beliren çukurluk
    GAYE: Amaç , erek, varılmak istenen hedef
    GAZAL: Ceylan, geyik - Güzel, iri göz
    GENCAY: Hilal
    GİZEM: Sır / bilinmeyen şeyler, esrarengizlik
    GONCA: Açılmamış, tomurcuk halinde gül
    GÖKBEN: Özü genç olan
    GÖKÇE: Sevimli güzel / Gök rengi, mavimsi
    GÖKÇEN: Mavi gözlü
    GÖKNİL: Gökyüzüne ait olan, Gök + Nil olarak da düşünülebilir
    GÖKNUR: Nurlu, ışıklı, aydınlık gökyüzü
    GÖKSU: Mavi su, akarsulara verilen ad
    GÖKŞİN: Gök gibi mavi gözlü / Sonsuz mavi derinlik
    GÖNÜL: Kalp, eğilim, sevgi arzu heyecan gibi duyguların bulunduğu yer
    GÖRKEM: İhtişam, gösteriş
    GÖZDE: Göze girmiş, birince sevilip beğenilen
    GÜHER: İnci / Soy sop
    GÜL: Gülgillerin örneği olan bitki ve bunun çiçeği
    GÜLAY: Güllerin açtığı ay, mayıs
    GÜLBAHAR: Ebru yapmakta kullanılan koyu kırmızıboya
    GÜLBEN: Ben, gül'üm anlamında
    GÜLBİZ: Bizim gülümüz
    GÜLCAN: Gül gibi güzel canlı
    GÜLÇİN: Gül derleyen, gül toplayan
    GÜLDEM: Hiç solmayan her dem gül, her dem gülen
    GÜLDEN: Gül gibi, güle ait, gülden yapılmış
    GÜLDEREN: Gül toplayan
    GÜLDESTE: Gül destesi
    GÜLEN: Güleç yüzlü
    GÜLENDAM: Gül gibi endamlı, zarif görünümlü
    GÜLER: Gülen, sevinçli
    GÜLFEM: Gül dudaklı, gül ağızlı
    GÜLFİDAN: Gül fidanı gibi endamlı
    GÜLGÜN: Gül renginde, kırmızı, pembe
    GÜLHANIM: Gül gibi güzel kadın
    GÜLİN: Güle ait olan, gülden gelen
    GÜLİSTAN: Gül bahçesi
    GÜLİZ: Gül gibi güzel iz bırakan
    GÜLİZAR: Gül yanaklı
    GÜLLÜ: Güzel kadın / Gülü olan
    GÜLNAZ: Gül gibi ince ve narin
    GÜLNİHAL: Gül fidanı
    GÜLNUR: Çevresini aydınlatan gül
    GÜLPEMBE: Gül pembesi / Gül gibi pembe yanaklı
    GÜLRİZ: Gül saçan, gül serpen
    GÜLSELİ: Gül seli
    GÜLSEN: Gül gibi güzel
    GÜLSEREN: Gül toplayan, dağıtan
    GÜLSOY: Gül gibi güzel bir soydan gelen
    GÜLSÜM: Yuvarlak yüzlü, güzel
    GÜLSÜN: Yaşam boyu yüzü hep gülsün anlamında
    GÜLŞAH: Gül dalı, güllerin kraliçesi
    GÜLŞEN: Gülistan / Gül bahçesi
    GÜLTEN: Gül gibi pembe tenli
    GÜLÜMSER: Her zaman gülümseyen
    GÜN: Gündüz vakti / Aydınlık
    GÜNAL: Gün al yaşa, kızıl renkli güneş
    GÜNER: Güneşin doğma zamanı - Fecr
    GÜNEŞ: Kendi sistemi içindeki gezegenlere ısı ışık veren gökcismi
    GÜNGÖR: İyi günler yaşa anlamında
    GÜNİZ: Günün başlangıcını belirleyen görüntü
    GÜNNUR: Güneş ışığının aydınlığı, nuru
    GÜNSEL: Günle ilgili güne ait
    GÜNSELİ: Işık seli, bol parlak ışık demeti
    GÜRCAN: Herkesi seven, özveride bulunan
    GÜVEN: Birşeyden beklenen niteliğe inanıp ona göre davranmak
    GÜZİDE: Seçkin, seçme, seçilmiş
    GÜZİN: Seçici, beğenici
     
  16. 15 Şubat 2008
    Konu Sahibi : sarxix_xsxeker
  17. sarxix_xsxeker

    sarxix_xsxeker Aktif Üye Üye

    Katılım:
    27 Aralık 2007
    Mesajlar:
    159
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    HABİBE: Seven, sevgili, dost
    HACER: Taş, kaya parçası, çakıl
    HAFİZE: Koruyucu, esirgeyici
    HALE: Ayın çevresinde görülen ışıklı halka
    HALENUR: Ayın ya da güneşin çevresindeki halkadan geçen ışık
    HALİDE: Sürüp gelen, sürekli, geç yaşlanan
    HALİME: Sakin, sessiz
    HAMİDE: Şükredici, hamd edici
    HAMİYET: İnsanın aile ve ülkesini koruma çabası, iyilik severlik
    HANDAN: Gülen, şen
    HANDE: Gülüş, gülme / alay etme, eğlenme
    HANIM: Soylu kadın, bayan
    HANİFE: Allah'ın birliğine inanan, iman eden
    HARİKA: Eşyanın tabiatı dışında, doğa üstü, garip şey, olağanüstü
    HASİBE: Kişisel değeri olan, ünlü soydan gelen
    HASRET: Ele geçirilemeyen bir şeye üzülmek - İç çekme, inleme
    HATIRA: Anı, andaç
    HATİCE: Erken doğan kız çocuğu
    HAVVA: Allah'ın yarattığı ilk kadın
    HAYAL: İnsanın beyninde kurduğu düşünceler , kesitler, olaylar
    HAYAT: Yaşam, doğumdan ölüme kadar geçen süre
    HAYRİYE: Hayr'la, iyilikle ilgili
    HAYRÜNİSSA: Kadınların hayırlısı
    HAZAL: Haz duy, tad al anlamında
    HAZAN: Güz, sonbahar
    HAZER: Deniz, büyük su
    HEDİYE: Armağan, bahşiş
    HİCRAN: Ayrılık - Unutulmaz acı, keder
    HİLAL: Gül yanaklı
    HURİ: Cennet kızı, melek
    HURİYE: Melekle ilgili, melek gibi
    HÜLYA: Kuruntu, hayal
    HÜMEYRA: Aklık, beyazlık
    HÜNER: Marifet, beceri, herkesin yapamadığı şeyleri yapmak
    HÜRMÜZ: Zerdüşt dininde, iyilik ve hayır tanrısı
    HÜRREM: Sevinçli, hoş vakit geçiren
    HÜRRİYET: Özgürlük
    HÜSNİYE: Güzellikle ilgili, güzelliğe ait
     
  18. 15 Şubat 2008
    Konu Sahibi : sarxix_xsxeker
  19. sarxix_xsxeker

    sarxix_xsxeker Aktif Üye Üye

    Katılım:
    27 Aralık 2007
    Mesajlar:
    159
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    ILGAZ: Hücum, akın - Bir dağ
    ILGIN: Akdeniz bölgesinde yetişen birtür ağaç
    IRMAK: En büyük akarsu, nehir
    IŞIK: Cisimleri görmemizi sağlayan fiziksel erke
    IŞIL: Aydınlık, parlak ışık
    IŞILAY: Ay ışığı, mehtap
    IŞILTI: Parıltı, titrek ışık
    IŞIN: Bir ışık kaynağından çıkan ışık demeti
    ITIR: Güzel koku / Çiçek
    _____________________________________________
    İCLAL: Azamet, büyüklük, ağırlama, ikram
    İDİL: Kır hayatını anlatan şiir, ya da yazı - İçten, saf aşk
    İFFET: Temizlik, namuslu olmak
    İKBAL: Baht açıklığı, işlerin doğru gitmesi
    İLAYDA: Su perisi
    İLCAN: Ülkenin canı, sevdiği
    İLGİN: Yabancı, gurbette yaşayan
    İLHAN: Moğol hükümdarı
    İLKAY: Ayın ilk hali
    İLKBEN: Ben ilk'im anlamında
    İLKCAN: İlk doğan çocuklara verilen ad
    İLKE: Temel düşünce, ana görüş ve inanış
    İLKİN: Önce, öncelikle
    İLKNUR: Ayın ilk hali
    İLKSEN: Önce sen anlamında
    İLKYAZ: Bahar sonu, Yaz başlangıcı
    İLSU: lkenin suyu, bereketi
    İLTER: Yurdunu seven, koruyan
    İMGE: Zihinde tasarlanan /düş hayal gibi gerçekleşmesi özlenen şey
    İMRAN : Bayındırlık, mutluluk, bolluk,bereket
    İMREN: Görünen bir şeyi ya da bir isteği elde etme isteği
    İNCİ: İstiridyede oluşan küçük değerli süs tanesi
    İNCİNUR: İnci gibi ışıklı, parlak
    İPEK: İpek böceği kozası çözülerek çıkarılan ince parlak tel
    İREM: Cennet / Şam ya da Yemende bulunduğu ileri sürülen eski ünlü bahçe
    İSMİHAN: Hükümdar ismi
    İYEM: Güzellik
    İZEL: İz + El /El izi anlamında
    İZGİ: İyi, güzel, adaletli