kız isimleri 1

Konusu 'Bebeklerimizin Cinsiyetleri ve İsimler' forumundadır ve HaNzAdE29 tarafından 10 Ocak 2009 başlatılmıştır.

    10 Ocak 2009
    Konu Sahibi : HaNzAdE29
  1. HaNzAdE29

    HaNzAdE29 Guest

    :KK46:A
    Açelya: Fundagiller familyasından, kokusuz ama güzel renkli bir çiçek.
    Adalet: Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetmek
    Adile: Adaletli olan, doğruluktan ayrılmayan.
    Afet: İnsanlığın önleyemediği büyük doğal felaket
    Afife: Namuslu, iffetli, temiz ve dürüst
    Afitap: Güneş / Çok güzel
    Afşar: Atak, uyumlu, Oğuz boylarından birinin adı (Avşar)
    Ahsen: En güzel, çok güzel
    Ahu: Ceylan / Maral
    Ajda: Üzeri çentik çentik, diş diş olan şey
    Akgül: Beyaz gül, gül gibi
    Akgün: Aydınlık gün
    Alev: Ateşin çıkardığı
    Alçin: Kırmızı renkli küçük bir kuş türü
    Aliye: Yüce, yüksek
    Altın (Altun) : Değerli bir metal (paslanmayan, en iyi iletken)
    Altan: Kızıl şafak
    Arzu: İstek, özlem eğilim
    Asiye: Acılı kadın / Direk
    Aslı: Kerem ile Aslı hikâyesindeki sevgili
    Aslıhan: Kökeni soylu, han soyundan
    Asude: Sessiz, sakin, dinlendirici
    Asuman: Gök, gökkubbe, sema
    Asya: Yeryüzü'nün anakaralarından (kıta) birinin adı
    Aşkın: Aşmış, ileri, üstün / Senin aşkın
    Atıfet: Allah'ın lütfu
    Aybüke: Eski Türk kadın isimlerinden
    Aycan: İçi aydınlık
    Ayça: Hilâl, ayın ilk günlerindeki hali
    Ayçin: Ayçın, ay gibi, aya benzer
    Aydan: Aya benzer, ay gibi
    Ayfer: Ay ışığı
    Aygen: Gönül dostu
    Aygül: Ay gibi güzel ve parlak renkli
    Ayla: Kadın, eş, zevce / Ay'ın çevresindeki ışıklı daire
    Aylin: Ay'ın çevresinde görülen ışıklı daire
    Aynur: Ay gibi ışıklı
    Aysel: Ay gibi parlak ve güzel
    Aysu: Ay gibi berrak su
    Aysun: Ay gibi güzel ve parlaksın
    Ayşe: Yaşam, dirlik
    Ayşegül: Güleç, güler yüzlü
    Ayşem: Ayşe + m (benim Ayşem)
    Ayşen: Ay gibi neşeli, parlak ve aydınlık
    Ayşin: Ay gibi, aya benzeyen
    Aytaç: Ay gibi taçlı
    Ayten: Ay gibi beyaz tenli
    Azime: Azmeden, yapmak için kesin kararlı / İri, kemikli yapılı
    Azize: Onur sahibi, yüce, ermiş
    Azra: Bakire, el değmemiş
    Ateş: Yanıcı maddelerin yanmasıyla ısı ve ışığın ortaya çıkması
    Ayşan: Şanı ay gibi parlak olan
    Andaç: Bir kimseyi hatırlamak için saklanan şey, hatıra
    Alara: Al + ara. Al=Kırmızı, ara=bezeyen, süsleyen, kırmızı süs anlamında bir tamlama
    Alarcın: Güzelliğini ateşin kırmızılığından alan
    Asena: Türk Mitolojisi'nde Ergenekon Destanı'nda adı geçen dişi kurt
    Aybel: Ay gibi dikkat çeken, aya benzeyen güzelliğiyle farkedilen, seçilen
    Asrın: Çağdaş, bu çağa ait olan, çağa uygun olan
    Aleyna: Esenlik ve güzelliklere sahip, esenlik içinde olan
    Aytül: Tül gibi şeffaf ve ince ay ışığı gibi parlak
    Ayfer: Ay ışığı
    Aleyna: Allah'ın iyi kullarından olanlar


    B
    Bahar: Doğanın canlandığı mevsim
    Bahriye: Donanma ve denizle ilgili
    Banu: Ev kadını, bayan
    Balca: Bal damlası, bal gibi
    Başak: Tahılların tanelerinin bulunduğu kısım
    Bedia: Güzellik, üstün değerli olan
    Bedriye: Ay'ın 14. geceki haliyle ilgili
    Begüm / Begün: Saygıdeğer kadın
    Behice: Şen güleryüzlü
    Behiye: Güzel ve alımlı kadın
    Belgin: Açık, belirli, farkedilen
    Belkıs: Yunanca asıllı olup Arapça'ya geçen tarihi bir isim
    Benan: Parmakla gösterilecek kadar güzel
    Bengi: Sonsuz, sonsuzluk
    Bengisu: İnsana ölümsüzlük verdiğine inanılan su
    Bengül: Üzerinde benekler bulunan gül
    Bensu: Su gibi aziz benlik
    Beria: Güzellik ve olgunlukta akranlarından üstün olan
    Berin: Manen çok yüksek
    Berna: Genç, delikanlı
    Berrak: Temiz, saf, arınmış
    Berrin: Manen çok yüksek, yüce yaradılışlı
    Beste: Ezgilerin özgün dizimi
    Betil/Betül: Temiz, iffetli
    Betigün: Beti + Yüz (Bet: benizdeki gibi) Gün: Aydınlık, aydınlık yüz
    Beyhan: Bey soyundan
    Beyza: Beyaz, en beyaz
    Bihter: En iyi
    Bike / Bikem: Kadın, hanım
    Bilge: Çok bilen ve bildiklerini başkalarının yararına sunan
    Billur: Pek duru ve temiz cam
    Binnaz: Çok nazlı
    Binnur: Çok nurlu
    Birgül: Tek ve benzersiz gül
    Birsen: Yalnız sen anlamında
    Birsu: Özel bir su, biricik su gibi
    Bucak: Genellikle, geniş verimli bakımlı alanlara verilen ad
    Buket: Çiçek demeti
    Burçak: Tohumları kullanılan bir bitki türü
    Burçin: Dişi geyik
    Burcu: Güzel ve etkileyici kokunun salgılanışı
    Büşra: İyi haber
    Bilun: Yarım Ay
    Başar: Başarılı ol anlamında
    Biricik: Tek, bir tane, emsalsiz
    Beril Arınmış, aklanmış
    Berfin: Kar toplayan
    Beray: Ay'ın en ışıltılı, en parlak hali
    Berra: Bereketli olan


    C
    Cahide: Çalışan, çaba gösteren
    Canan: Sevgili, yâr
    Cansu: Cana benzer değerde
    Cemile: Hoşa giden davranış
    Cemre: Önce havada, sonra suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi
    Cennet: Dinsel inançlara göre iyilerin ölünce gideceğine inanılan yer
    Ceyda: Yararlı, herkese iyilik yapan
    Ceylan: Geyik cinsinden gözlerinin güzelliğiyle ünlü hayvan
    Cilvenaz: Nazı özellikle yapan / Cilveyle nazı birarada bulunduran


    Ç
    Çağla: Badem, erik ve kayısı gibi meyvelerin ham hali
    Çağrı: Davet
    Çiçek: Bitkilerin üreme organlarını taşıyan renkli bölümü
    Çiğdem: Zambakgillerden bir tür kır bitkisi
    Çolpan: Gözleri uzağı iyi gören, ileri görüşlü
    Çiler: Güzel öten, güzel ötüşlü
    Cankat: Yaşamına can ekle, sevinçle dol
    Çisem: Çiseleyen yağmur


    D
    Damla: Bir sıvının küçük parçacığı
    Defne: Yaprakları güzel kokulu, yaz-kış yeşil olan bir ağaç türü
    Demet: Sapları bir araya getirilip bağlanan bitki ya da çiçek
    Deniz: Yeryüzü'nün 3/4'ünü oluşturan tuzlu su tabakası
    Derya: Deniz, çok bol, gönül
    Destan: Kahramanlık olaylarını konu alan şiir
    Deste: Cinsleri aynı ya da birbirine yakın şeylerin bir arada bağlanması
    Dide: Göz (Arapça)
    Didem: Dide: Göz / Didem: Gözüm
    Dilan: Gönül dostu, gönüldaş
    Dilara: Gönül alıcı, sevgili
    Dilay: Gönlü Ay gibi parlak, ışıklı olan / ışıl ışıl berrak konuşan
    Diler: İsteyen, dileyen
    Dilhan: İçten, gönülden söyleyen
    Dilek: İstek, arzu
    Dilruba: Gönül kapan, herkesi kendine bağlayan
    Döndü: Henüz evlenmemiş kız
    Duygu: His, gönülde uyanan yankı ya da tepki
    Dünya: Yeryüzü
    Dürdane: İnci tanesi
    Dürriye: İnci gibi parlayan
    Dicle: Güneydoğu bölgemizde bir nehir
    Dolunay: Ay'ın tam olarak görünen biçimi
    Destan: Dilden dile anlatılan efsanevi hikâyeler
    Derin: Yüzeyi tabanından uzak olan
    Diclehan: Dicle ve han kelimelerinden oluşan isim
    Dilberay: Ay gibi güzel kadın


    E
    Ebru: Kaşe / Hare gibi dalgalı kumaş
    Ece: Reis / Ulu / İleri gelen
    Eda: Anlatış yolu ve biçimi / Sevimli olma hali
    Ekin: Buğday / Tahılın ekimden harman dönemine kadarki hali / Kültür
    Ela: Sarıya çalan kestane rengi
    Elçin: Deste / Demet / Bir kerede ele alınabilecek kadar az olan nesne
    Elif: Arap Alfabesi'nin ilk harfi / Dost, tanıdık / Işık saçan güzel kız
    Elmas: Billurlaşmış karbondan oluşan sert değerli taş
    Elvan: Renkli, renk renk / Güzel kokuların yayılması
    Emel: Güçlü istek / Umulan ve beklenen şey
    Emine: Güvenilir, inanılır kimse
    Enise: Sevimli / Dost / Cana yakın arkadaş
    Esen: Sağ salim, rahat, mutlu sağlıklı
    Eser: Rüzgârın esmesi / Ortaya konan yapıt
    Esin: Rüzgâr / İlham / İçe doğan duygu ve düşünce
    Esma: Adlar, isimler
    Esmeray: Ay güzelliğinde esmerlik
    Esra: Arapça seri kelimesinden (ardarda sıralanan)
    Eylül: Yılın 30 gün süren 9. ayı (Güz'ün başlangıcı)
    Evşen: Hafif / Şen olan ev gibi de tanımlanabilir
    Eftalya: Bir dönemin ünlü gayrimüslim ses sanatçısı Denizkızı Eftalya'dan
    Ecem: Kraliçem, benim sultanım
    Eyşan: Şanlı güzel, güzelliği ile ünlü


    F
    Fadiş: Fatma adının bir söyleniş biçimi
    Fadik: Fatma adının bir söyleniş biçimi
    Fadime: Fatma adının bir söyleniş biçimi (Fa-tı-ma)
    Fahriye: Bir işi çıkar beklemeden yapan
    Fahrünissa: Övünülecek değerde kadın
    Fatma: Sütten kesme / Aslı Fatima
    Fatoş: Fatma adının halk arasında bir başka söyleniş biçimi
    Fazilet: Erdem / İyi huyların tümü
    Fehime: Anlayışlı, çabuk kavrayan
    Ferah: Bol, geniş / Rahatlık veren / Gönlü şenlendiren
    Feray: Aydınlık, parlak
    Ferda: Yarın / Gelecek zaman / Mecazi anlamda kıyamet günü
    Feride: Tek, eşsiz, benzeri olmayan
    Feriha: Sevinçli, ferah
    Feyza: Başarılı, refah içinde, mutlu
    Fidan: Ağaçların genç ve yeni yetişeni
    Figen: Çiçek demeti / Gölge yapan, gölge düşüren
    Fikriye: Düşünce ile fikir ile ilgili
    Filiz: Ağaçtan süren taze dalcıklar
    Firdevs: Cennetteki altıncı bahçenin adı
    Fulya: Nergislerden soğan köklü bir bitki
    Fuldem: Her zaman geniş, açık görüşlü
    Fulden: Her zaman geniş, açık görüşlü
    Funda: Küçük çalılık / Süpürge otu
    Füruzan: Çok parlak, parlayıcı, aydınlık
    Füsun: Efsun / Büyü, sihir
    Füreyya: Parlak, ışıltılı günler
    Fatmanur: Fatma ve nur kelimelerinden türetilen isim


    G
    Gamze: Çene ya da yanakta gülümserken beliren çukurluk
    Gaye: Amaç, erek, varılmak istenen hedef
    Gizem: Sır, bilinmeyen şeyler, esrarengizlik
    Gonca: Açılmamış, tomurcuk halinde gül
    Gökben: Özü genç olan
    Gökçe: Sevimli güzel / Gök rengi, mavimsi
    Gökşin: Gök gibi mavi gözlü / Sonsuz mavi derinlik
    Gönül: Kalp, eğilim, sevgi, arzu, heyecan gibi duyguların bulunduğu yer
    Gözde: Göze girmiş, sevilip beğenilen
    Güher: İnci / Soy
    Gül: Gülgillerin örneği olan bitki ve bunun çiçeği
    Gülbahar: Ebru yapmakta kullanılan koyu kırmızı boya
    Gülben: Ben, gül'üm anlamında
    Gülçin: Gül derleyen, gül toplayan
    Güldem: Hiç solmayan her dem gül, her dem gülen
    Gülden: Gül gibi, güle ait, gülden yapılmış
    Güldeste: Gül destesi
    Gülen: Güleç yüzlü
    Gülendam: Gül gibi endamlı, zarif görünümlü
    Gülfem: Gül dudaklı, gül ağızlı
    Gülşah: Gül dalı, güllerin kraliçesi
    Gülşen: Gülistan / Gül bahçesi
    Gülgün: Gül renginde, kırmızı, pembe
    Gülhanım: Gül gibi güzel kadın
    Gülistan: Gül bahçesi
    Güliz: Gül gibi güzel iz bırakan
    Gülizar: Gül yanaklı
    Güllü: Güzel kadın / Gülü olan
    Gülnaz: Gül gibi ince ve narin
    Gülpembe: Gül pembesi / Gül gibi pembe yanaklı
    Gülriz: Gül saçan, gül serpen
    Gülsen: Gül gibi güzel
    Gülsüm: Yuvarlak yüzlü, güzel
    Gülsün: Yaşam boyu yüzü hep gülsün anlamında
    Gülten: Gül gibi pembe tenli
    Gün: Gündüz vakti / Aydınlık
    Günay: Aydınlık gün
    Güneş: Kendi sistemi içindeki gezegenlere ısı, ışık veren gök cismi
    Güner: Güneşin doğma zamanı, fecr
    Güngör: İyi günler yaşa anlamında
    Güniz: Günün başlangıcını belirleyen görüntü
    Günsel: Günle ilgili güne ait
    Günseli: Işık seli, parlak ışık demeti
    Gürcan: Herkesi seven, özveride bulunan
    Güven: Birşeyden beklenen niteliğe inanıp ona göre davranmak
    Güzide: Seçkin, seçme, seçilmiş
    Güzin: Seçici, beğenici
    Göknur: Nurlu, ışıklı, aydınlık gökyüzü
    Günnur: Güneş ışığının aydınlığı, nuru
    Günal: Gün al yaşa, kızıl renkli güneş
    Gülin: Güle ait olan, gülden gelen
    Göknil: Gökyüzüne ait olan, Gök + Nil
    Gülcan: Gül gibi güzel, canlı
    Gülbiz: Bizim gülümüz
    H
    Habibe: Seven, sevgili, dost
    Hacer: Taş, kaya parçası, çakıl
    Hafize: Koruyucu, esirgeyici
    Hale: Ay'ın çevresinde görülen ışıklı halka
    Halide: Sürüp gelen, sürekli, geç yaşlanan
    Hamide: Şükredici, hamd edici
    Hamiyet: İnsanın aile ve ülkesini koruma çabası, iyilik severlik
    Handan: Gülen, şen
    Hande: Gülüş, gülme / Alay etme, eğlenme
    Hanife: Allah'ın birliğine inanan, iman eden
    Hanım: Soylu kadın, bayan
    Harika: Eşyanın tabiatı dışında, doğa üstü, garip şey, olağanüstü
    Hasibe: Kişisel değeri olan, ünlü soydan gelen
    Hatice: Erken doğan kız çocuğu
    Havva: Allah'ın yarattığı ilk kadın
    Hayal: İnsanın beyninde kurduğu düşünceler, kesitler, olaylar
    Hayat: Yaşam, doğumdan ölüme kadar geçen süre
    Hayriye: Hayırla, iyilikle ilgili
    Hayrünissa: Kadınların hayırlısı
    Hazal: Haz duy, tad al anlamında
    Hazan: Güz, sonbahar
    Hediye: Armağan, bahşiş
    Hilal: Gül yanaklı
    Huri: Cennet kızı, melek
    Huriye: Melekle ilgili, melek gibi
    Hülya: Kuruntu, hayal
    Hümeyra: Aklık, beyazlık
    Hüner: Marifet, beceri, herkesin yapamadığı şeyleri yapmak
    Hürmüz: Zerdüşt dininde, iyilik ve hayır tanrısı
    Hürrem: Sevinçli, hoş vakit geçiren
    Hürriyet: Özgürlük
    Hüsniye: Güzellikle ilgili, güzelliğe ait


    I
    Ilgın: Akdeniz Bölgesi'nde yetişen bir tür ağaç
    Işık: Cisimleri görmemizi sağlayan fiziksel erke
    Işıl : Işıklı, parıltı
    Işılay : Ay ışığı
    Işın : Bir ışık kaynağından çıkıp giden ışık çizgisi
    Itır: Güzel koku / Çiçek


    İ
    İclal: Azamet, büyüklük, ağırlama, ikram
    İdil : Kır yaşamını anlatan kısa şiir ya da yazı
    İffet: Temizlik, namuslu olmak
    İkbal: Baht açıklığı, işlerin doğru gitmesi
    İlayda: Su perisi
    İlkben: Ben ilk'im anlamında
    İlke: Temel düşünce, ana görüş ve inanış
    İlknur : İlk + Nur / İlk gelen ışık
    İlksen: Önce sen anlamında
    İlkyaz: Bahar sonu, yaz başlangıcı
    İmge: Zihinde tasarlanan / Düş, hayal gibi gerçekleşmesi özlenen şey
    İmran : Bayındırlık, mutluluk, bolluk, bereket
    İnci: İstiridyede oluşan küçük değerli süs tanesi
    İpek: İpekböceği kozası çözülerek çıkarılan ince parlak tel
    İrem: Cennet / Şam ya da Yemen'de bulunduğu ileri sürülen eski ünlü bahçe
    İzel: İz + El / El izi anlamında


    J
    Jale: Kırağı, çiğ, şebnem
    Jülide: Karışık, dağınık saç


    K
    Kader: Değişmez bir karar ile iyilik ya da kötülük hazırladığına inanılan olağanüstü güç
    Kadriye: Değerle ilgili / İtibar, onur
    Kamelya : Çaygillerden, pembe ya da beyaz çiçek açan bir bitki
    Kamile : Bütün, tam, eksiksiz, olgun
    Kamuran : Dileğine kavuşmuş olan
    Kevser: Cennette bir akarsuyun adı
    Kezban: Aslı Kedbanu / Vekilharç kadın (evi çekip çeviren)
    Kumru: Güvercine benzeyen bir kuş türü
    Kısmet : Talih, nasip, kader
    Kıymet: Değer, paha, bedel
    Kiraz: Gülgillerden bir meyve ağacının sulu, tek çekirdekli meyvesi


    L
    Lale: Yaprakları uzun, çiçekleri kadeh biçiminde çeşitli renkleri olan soğanlı bir süs bitkisi
    Lamia: Parlak, parlayan
    Latife : Yumuşak, hoş, nazik / Espri, şaka
    Leman : Titrek / Parlamak / Ekin toplamak
    Lemide : Parlak, parıldayan
    Lerzan: Titreyiş, titrek
    Leyla: Uzun ve karanlık gece
    Lütfiye: İyi muamele, güzellik ve hoşlukla ilgili


    M
    Macide: Şan ve şeref sahibi
    Makbule: Alınan, kabul olunan, beğenilen
    Manolya : Güzel kokulu beyaz çiçekler açan ağaç
    Mediha : Medhedilmiş, övünülmüş, beğenilen kadın
    Mefharet : Övünç, övünme, kıvanç
    Mefkure: Ulaşılmak istenilen en yüce amaç
    Mehpare: Ay parçası
    Mehtap: Ay ışığı, dolunay
    Mehveş : Ay yüzlü, ay gibi güzel
    Melahat: Güzellik, güzel yüzlülük, yüzünde tatlı ifade olmak
    Melda: İnce ve taze vücutlu
    Melek: Allah ile insanlar arasında aracılık yapan manevi yaratık
    Meliha: Güzel, şirin
    Melike : Kadın hükümdar
    Melis: Bal arısı
    Melisa: Baklagillerden, yaprakları limonu andıran kokulu bir bitki
    Melodi : Ezgi, müzik parçası
    Meltem: Yazın, karadan denize doğru esen mevsim rüzgârı
    Menekşe: İnce saplı, ufak, mavi çiçekli, güzel kokulu bitki
    Meral (Maral): Meral (maral), dişi geyik
    Meriç: Bulgaristan'la olan sınırımızda bulunan bir nehir
    Merih: Dokuz gezegenden biri (Mars)
    Merve: Mekke yakınlarında bir dağ
    Meryem: Dinine bağlı kadın
    Mihriban: Seven, şefkatli
    Mine: Maden eşya üstündeki renkli sır tabakası
    Miray: Yılın ilk aylarında doğan / Güneş gibi, Ay gibi parlayan
    Mualla: Makam ve rütbece yüksek olan
    Müberra: Aklanmış, temize çıkarılmış
    Mücella: Parlak, cilalanmış
    Müesser: Eser bırakan, eser sahibi
    Münevver: Aydınlatılmış, parlak ışıklı, bilgili
    Müşerref: Onurlandırılmış, şerefli kılınmış
    Müge: İnci çiçeği
    Muhterem: Saygın, saygıdeğer
    Müjde: İyi haber, sevinçli haber
    Müjgan: Kirpik
    Mukadder: Tanrı hükmü, kader, alın yazısı
    Mukaddes: Kutsal olan, mübarek olan
    Mükrime: İkramı bol olan
    Münire: Işık veren, aydınlatan
    Mürüvvet: Kişilik, şahsiyet, insanlık
    Munise: Sıcakkanlı, sevimli
    Muzaffer: Zafer kazanan, üstün gelen
    Mısra: Şiirin bir satırı
    Müzeyyen: Süslü, süslenmiş, bezenmiş