kız isimleri 2

Konusu 'Bebeklerimizin Cinsiyetleri ve İsimler' forumundadır ve HaNzAdE29 tarafından 10 Ocak 2009 başlatılmıştır.

    10 Ocak 2009
    Konu Sahibi : HaNzAdE29
  1. HaNzAdE29

    HaNzAdE29 Guest

    N
    Naciye: Kurtulmuş, selamete kavuşmuş
    Nadide: Görülmemiş, görülmedik, ender bulunan
    Nadire : Az bulunur, seyrek, ender bulunan
    Naşide : Şiir söyleyen, şiir okuyan
    Nalan : İnleyen, feryat eden
    Naz: Kendini beğendirmek amacıyla yapılan davranış
    Nazan: Nazlanan, işve yapan, cilve yapan
    Nazlı: Naz eden, cilveli, işveli
    Nazmiye : Vezinli ve kafiyeli sözle, nazımla ilgili
    Nebahat: Onur, şeref, ün
    Necla: Çocuk, evlat, oğul, kuşak, sülale, nesil
    Necmiye: Yıldızlarla ilgili, yıldızlara ait
    Neşe: Sevinç, gönül ferahlığı
    Nehir : Irmak, büyük akarsu
    Nergis: Çiçekleri ayrı ayrı ya da bir kök üzerinde sarı ve beyaz renkte bir bitki
    Neriman: Pehlivan, yiğit
    Nermin : Yumuşak
    Neslihan: Han soyundan gelen
    Neslişah: Şah soyundan gelen
    Nesrin: Bir tür yaban gülü
    Nevin: Yeni
    Nevra: Işıklı parlak, çiçek
    Nezahat: İç temizliği, paklık
    Nezaket: Naziklik, zariflik, incelik
    Nezihe: Temiz, pak
    Nida: Seslenme, çağırma, seslenen
    Nigar: Resim, resim gibi güzel
    Nihal: İnce ve düzgün vücutlu, fidan gibi
    Nihan: Gizli, saklanmış, görünmeyen, sır, giz
    Nil: Afrika Kıtası'nda bir nehir
    Nilgün: Mavi renkte, çivit rengi
    Nilüfer: Geniş yapraklı, durgun sularda yetişen bir su bitkisi
    Nimet: İyilik, iyi bir yaşantı için gerekli şeyler
    Nisa: Kadın
    Nisan: Yılın 4. ayı
    Nükhet: Güzel ve hoş kokulu
    Nur: Işık, parıltı, aydınlık, Allah'ın gönderdiği ışık
    Nural: Kutsal ışık
    Nuran: Işıklı, nurlu, aydın
    Nuray: Ay ışığı gibi nurlu
    Nurcan: Işık canlı, can ışığı
    Nurgül: Işıklı gül, gül gibi güzel ve aydınlık
    Nurhan: Aydın hükümdar
    Nuriye: Işıklı, ışıktan gelme
    Nursel: Sel gibi ışık
    Nurseli: Işık seli
    Nursen: Işık gibi nurlu
    Nurşen: Işık gibi şen ve güler yüzlü
    Nurten: Teni ışık gibi beyaz olan


    O
    Okşan: Sevil, sevgiye değer ol
    Olcay: Talih, baht, ikbal
    Oya : Dantel, süs, küçük kız kardeş


    Ö
    Öykü : Hikâye, masal
    Özden : Soyca temiz, köleliği olmayan
    Özge: Başka, yabancı / İyi, güzel
    Özlem: Hasret, birine ya da bir yere duyulan görme arzusu
    Özlen: Görülmek istenilen ol, hasreti çekilen ol
    Öznur : Gerçek ışık, ışığı özlü olan
    P
    Parla: Parlamak fiilinin emir kipi
    Pakize: Çok temiz, hoş ve güzel
    Pelin: Siyah ve beyaz renkte, acı kokulu bir tür bitki
    Pelinsu : Pelin + Su
    Pembe : Açık kırmızı renk
    Peri : Çok güzel, çekici, dişi cin
    Perihan: Peri padişahı, perilerin başı
    Perran: Uçan, uçucu
    Pervin: Ülker yıldız takımı (Süreyya)
    Petek : Arı kovanı, bal mumundan yapılan hazne
    Pınar: Suyun topraktan kaynayıp geldiği yer
    Piraye: Süs, bezek


    R
    Rabia: Dördüncü
    Rahime: Acıyan, esirgeyen
    Rahşan : Parlak, parlayan
    Rana : Güzel, hoş görünen
    Rengin : Renkli, boyalı, güzel
    Reyhan: Fesleğen, güzel kokulu bitki
    Rezzan: Ağırbaşlı, vakur, ciddi
    Rüya: Düş / Uyku anında bilinç altında oluşan kurgular
    Ruhsar : Yanak, yüz, çehre


    S
    Saadet: Mutluluk
    Sabahat / Sebahat: Güzellik
    Sabiha : Yüzen, yüzücü, güzel şirin, hoş
    Sabite : Yerinde duran, kımıldamayan
    Sabriye : Sabırlı, sabırla ilgili
    Sacide: Secdeye varan, yere yüz süren
    Safiye: Katıksız, katışıksız, saf
    Sahiba: Bir şeyi elde etmiş olan
    Saime : Oruç tutan, oruçlu
    Sakine: Oynamayan, kımıldamayan, durgun
    Saliha: İyi, yarar, yetkili, hakkı olan
    Salime: Eksiksiz, sağ, sağlam
    Samime: Bir şeyin temeli, en köklü yeri
    Sanem : Put, put kadar güzel, çok güzel
    Saniye: Dakikanın 60'ta biri süresinde zaman birimi
    Seçil: Beğenilen, seçilen
    Seda : Ses
    Sedef: Midye ve istiridye gibi hayvanların beyaz ışıltılı parlak kabuğu
    Seden: (Sedan) sesin, seslenişin
    Seher: Tan ağartısı, ortalığın aydınlandığı an
    Selda: (Seldağ) Dağ seli, dağdan inen sel
    Selen: Haber, havadis, kulakla duyulan, işitilen
    Selin: Senin Sel'in, sana ait sel
    Selma: Doğru ve iyi yolda, selamette olma
    Selvi: Yaz-kış yeşil kalan ince uzun bir ağaç
    Sema: Gökyüzü
    Semahat: Cömertlik, el açıklığı
    Semiha: Cömert gönüllü, eli bol
    Semiramis: Asur kraliçesinin adı
    Semra: Esmer
    Senay: Ay gibisin anlamında
    Seniha: Yüce, yüksek
    Serap: Çölde uzaktan su gibi görünen ışık yanılması
    Sertap (b): Ser +Tab / Pırıltılı baş, ışıltıların başı
    Seren: Yelken gerilmek üzere direğe çapraz takılan ağaç
    Serin: Ilıkla soğuk arası
    Serpil: Serpilmiş, gelişmiş
    Sevda: Aşk, sevgi, tutku, tutkunluk
    Sevgi: Aşk, sevme duygusu
    Sevil: Sevgiye değer, sevilen
    Sevim: Birine yakınlık duymak, sempati
    Sevinç: Neşe, iç ferahlığı
    Sevtap: Aşırı, tapacak kadar sevgi duyan
    Seval: Severek alınan
    Seyhan: Kentten kente yolculuk
    Seyyal: Akışkan, sıvı, yerinde duramayan
    Sezen: Sezgisi güçlü olan
    Sezer: Sezgisi güçlü olan
    Sıcak: Sıcakkanlı, cana yakın
    Sıdıka: Çok içten ve doğru kimse
    Sıla: Gurbete çıkanın doğup büyüdüğü yer
    Sırma: Altın yaldızlı ya da yaldızsız ince gümüş tel
    Sibel: Bulutla yer arasında yere düşmeyen yağmur damlası / Buğday başağı
    Simge: Alamet, sembol, bir şeyi anlatan im, imge
    Sinem: Benim tenim, benim vücudum, göğsüm
    Solmaz: Güzelliğini, tazeliğini uzun süre koruyan
    Sonay: Yılın son ayı
    Songül: Son açan gül
    Sonat: Bir veya iki çalgı için yazılmış 3-4 bölümlü müzik eseri
    Sonnur: Son ışık
    Su: Rengi, kokusu ve tadı olmayan, saydam, sıvı madde
    Suat: Mutlu, mutlulukla ilgili
    Sultan: Hükümdar ailesinden, anne, kız kardeş
    Suna: Boylu poslu endamlı / Erkek ördek
    Sunay: Aysun
    Suzan: Adak ayı
    Sühandan: Güzel konuşan
    Süheyla: Güney yönünde görünen parlak yıldızlar


    Ş
    Şadiye: Sevinç, neşe, mutluluk
    Şahika: Yüksek, yüce, dağın zirvesi
    Şaziment: Allah'ın adamı, Allah'a ait olan, O'nun yolundan giden kişi
    Şaziye: Özellikleri kimseye benzemeyen
    Şebnem: Çiğ, gece nemi, jale
    Şefika: Şefkatli, acıması, esirgemesi bol olan
    Şehnaz: Doğu müziğinde bir makam / Çok nazlı
    Şehrazat (d): 1001 gece masallarında bir masal kahramanı kadın
    Şelale: Büyük çağlayan, akarsuyun yüksekten yere düştüğü bölümü
    Şenay: Mutlu geçen ay
    Şengül: İnsanın içini açan gül / Hep şen olup, hep gülmek
    Şennur: Işık saçan, neşe saçan
    Şermin: Utangaç
    Şeyda: Çılgın, deli divane
    Şeyma: Eski Türk adlarından
    Şevval: Arap takviminin onuncu ayı
    Şiir: Zengin sembollerle uyumlu seslerle ortaya çıkan edebi anlatım biçimi
    Şölen: Eğlence, kutlama, şenlik
    Şükran: İyilik bilme, minnettarlık
    Şükriye: Görülen iyiliğe karşı şükretmek, hoşnut olmak
    Şule: Alev, ateş alevi


    T
    Tansu: Şafak rengi vurmuş su
    Tanyeli: Şafak vakti esen rüzgâr
    Tayyibe : İyi, hoş, çok temiz
    Tennur : Teni nurlu, aydınlık olan
    Tezer : Çabuk ve erken
    Tuba / Tuğba : Cennette var olduğuna inanılan ağaç
    Turna: Avrupa ve Kuzey Afrika'da yaşayan göçmen kuş türü
    Tutam: Parmak uçlarıyla alınabilen / Tutmaktan
    Tutku: İradeyi aşan güçlü coşku, ihtiras
    Tülay: İncelikle, düşünce ile ilgili
    Tülin : Ayna
    Türkan: Hakana saltanatta ortaklık eden eşi
    Tünay / Tunay: Mehtap, ay ışığı, gece görülen aydınlık


    U
    Ulviye: Yüce, yüksek, gökle ilgili


    Ü
    Ülfet: Alışıklık, dostluk, yakınlık duymak
    Ülker : Gökyüzünün kuzey kıyısında bir yıldız takımının adı
    Ülkü : Ancak düşüncede var olan şey
    Ümmiye : Okur yazar olmayan kadın
    Ümran: Mutluluk bolluk bereket / Bayındırlık
    Ünsel: Ünü sel gibi aşan
    Ünseli: Ünü sellere benzeyen


    V
    Vahide: Tek, bir
    Verda: Verdane (merdane Osm.) / Verd (Ar.)'den Verda, gül anlamında
    Vesile : Yol, araç, bahane
    Vicdan : Kişiyi davranışları hakkında yargıya iten güç
    Vildan : Kullar, köleler / Yeni doğmuş çocuklar
    Vuslat : Kavuşma, yetişme, ulaşma


    Y
    Yakut: Alüminyum oksit yapısında, parlak kırmızı renkli, değerli taş
    Yaprak: Ağaç ve bitkilerin yeşil kısımları
    Yasemin : Yaprakları tek damarlı, beyaz kırmızı ya da sarı renkli çiçekleri olan bir bitki
    Yağmur : Havadaki su buharının su damlaları halinde yere düşmesi
    Yazgülü : Yaz ve Gül tamlaması
    Yelda: Uzun ve siyah / Yılın en uzun gecesi
    Yeliz: Yel + İz, rüzgâr ve izi anlamında
    Yeşim: Yeşil renkli değerli taş
    Yeter : Kâfi, tamam, gereksinimi karşılayacak nitelikte olan
    Yıldız: Güneş ve Ay dışında gökyüzündeki ışıklı cisimlerden her biri
    Yonca: Birçok türü bulunan bitki
    Yosun: Çiçeksiz bitkilerin, suların yüzünde ve dibinde bulunan bir türü
    Yurdagül: Yurduna güller saçan, güzellik getiren
    Yurdanur : Yurduna nur getiren
    Yüksel: Özellikle manevi anlamda yüce ol


    Z
    Zahide: Dinin yasak ettiği şeylerden sakınan
    Zehra: Beyaz ve parlak yüzlü olan
    Zekiye : Aklı, zekâsı olan, çabuk kavrayan
    Zerrin : Nergis
    Zeynep : Değerli taşlar, mücevher
    Zeyno: Zeynep'in halk dilindeki söylenişi
    Zişan: Şanlı, ünlü, çok tanınmış
    Ziynet: Süs, süs eşyası
    Zübeyde : Öz, cevher
    Zühal: Dokuz gezegenden altıncısı (Satürn)
    Zühre: Çiçek açan / Çoban yıldızı (Venüs)
    Zülal: Berrak, saf, tatlı, soğuk su
    Züleyha: Hz. Yusuf'un karısının adı
    Zeliha : Züleyha'nın bir başka söyleniş biçimi
    Zülfiye: Saçları çok güzel olan
    Zümrüt: Yeşil renkli, değerli bir taş