Kız Kulesi - İstanbul

Konusu 'Görsel Paylaşım' forumundadır ve lavender tarafından 3 Mayıs 2010 başlatılmıştır.

    3 Mayıs 2010
    Konu Sahibi : lavender
  1. lavender

    lavender Popüler Üye Üye

    Katılım:
    26 Haziran 2009
    Mesajlar:
    783
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    108
    [​IMG]
    ÜSKÜDAR – SALACAK VE KIZKULESı…
    Bir ömre bedel. Gün içinde, gün batımında eşsiz bir manzara, 360 derece olağanüstü bir manzara, tarihe yıllardır tanıklık ediyor… Kısaca tarihine ve kullanılışına bakalım sonra eşsiz görüntülerle sizleri baş başa bırakacağım.
    [​IMG]
    Geçmisi 2500 yıl öncesine dayanan bu küçük kule, ıstanbul'un tarihine eş bir tarih yaşamış ve bu kentin yaşadıklarına görgü şahitliği yapmıştır. Antik çağda başlayan geçmisi ile Yunan'dan Bizans ımparatorluğu'na Bizans'dan Osmanlı ımparatorluğu'na, tüm tarihi dönemlerde var olarak günümüze kadar gelmiştir.

    Kızkulesi'nin mimari yapılanma süreci M.Ö. 341 yılına kadar uzanır. O dönemlerde Boğazın çıkıntısı olan bu burun, (daha önce yarımada olduğu ile ilgili söylenceler vardır) "vus" adı ile anılır. Bu tarihte Komutan Chares'in eşi için, mermer sütunlar üzerine yapılan bir anıt mezar kimliğinden sonra, M.Ö. 410'da Sarayburnu'nun bulunduğu yerden, kulenin bulunduğu adaya zincir gerilerek, boğazın giriş ve çıkışlarını kontrol eden bir gümrük istasyonu haline getirilir. M.S. 1110'lere geldiğimizde ise ilk belirgin yapı (kule), ımparator Manuel Comnenos tarafından inşa ettirilir. Savunma kulesi olarak inşa ettirilen bu yapı "Küçük Kale" anlamına gelen Arcla adını alır. Bu yapı ile ilgili net bilgiler olmamakla birlikte bugünkü boyutlarına yakın olduğu düşünülmektedir. ıstanbul'un fethi sırasında savunma amaçlı olarak kullanılan kule, 1453 yılından sonra çok farklı amaçlarla kullanılmıştır. Osmanlı döneminde savunma kalesi olmaktan çok bir gösteri platformu olarak kullanılmış ve Mehterler burada adaya yerleştirilen toplarla atışlar yapmışlardır. 1509 depreminde zarar gören yapı, daha sonraki yıllarda tekrar inşa ettirilir. Bunun dışında ilave edilen fenerle de gemilere yol gösterme işlevi yüklenir. O dönemde inşa edilen yapı, kule ve kale olarak iki ayrı bölümden oluşmuş ve içine sarnıç yapılmıştır. 1719 yılında fenerden çıkan alevle yanan Kızkulesi, 1725 yılında Nevşehirli Damat ıbrahim Paşa tarafından tekrar onarılır. Kule kısmı biraz değiştirilerek üst tarafa camlı bir köşk ve onun üzerine de kurşunla kaplı bir kubbe oturtturulur ve bina kagir olarak tekrar yapılır. 1830 senesinde kolera salgınının şehre yayılmaması için karantina hastanesine dönüşür.Osmanlı ımparatorluğu'nun çöküş devrine girmesi ile tekrar savunma kalesi olarak kullanılmaya başlanır ve toplarla donatılır. 1857'de tekrar fener ilave edilir ve 1920 yılında fenerin lambası otomatik ışık yapma sistemine kavuşur. 1944 senesinde restorasyon yapılır. 1959 senesinde Askeriye'ye devredilir ve radar istasyonu olarak kullanılır. 1982 senesinde Türkiye Denizcilik ışletmeleri'ne devredilir, bu dönemde bir ara geçici olarak siyanür deposu olarak kullanılır. 1992' den itibaren buranın özel sektöre devri konuşulur, ıstanbul Belediyesi, Üsküdar Belediyesi, Mimarlar Odası, Şairler, Turing, Ulusoy Şirketler Grubu gibi pek çok kurum çeşitli medyatik projeler üretirler ... Ve son olarak 49 yıllığına burayı Hamoğlu Holding işletmeye başlamıştır.

    [​IMG]
    ılk olarak Yunan döneminde bir mezara ev sahipliği yapan bu ada, Bizans Dönemi'nde inşa edilen ek bina ile gümrük istasyonu olarak kullanılmıştır.Osmanlı Dönemi'nde ise gösteri platformundan savunma kalesine, sürgün istasyonundan karantina adasına kadar bir çok işlev yüklenmiştir. Asli görevi olan ve yüzyıllardan beri varlığı ile insanlara, geceleri ise geçen gemilere göz kırpan feneri ile yol gösterme işlevini hiç kaybetmemiştir.

    Kızkulesi...
    Yüzyıllar boyu hep hikayeleri ile anılan bu kule 2500 yıl sonra Hamoğlu Holding'in yaptığı restorasyondan sonra ilk kez kapılarını insanlara açmıştır. Yalnızlığın, aşkın, ulaşılmazlığın ve daha birçok şeyin sembolü olan kule için onlarca şiir yazılmış, yüzlerce resim yapılmış ve binlerce fotoğraf çekilmiştir. 2500 yaşında ve her dem genç kalacak olan Kızkulesi 'nin insanı büyüleyen gizem dolu atmosferi ile tanışmak ve gerçek hikayelerini dinlemek için gelin siz de o küçük pencerelerinden bakın ...

    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    ıŞTE O GÜZELLER GÜZELı KIZKULEMıZ…
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Restorasyondan önce
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Restorasyondan sonra
    [​IMG]
    [​IMG]
    Salacak sahilinden hafta içi 12:30 – 18:30 haftasonu 11:00- 18:30 arası motorla Kızkulesine sefer yapılmaktadır.
    Ücret : 6 TL Öğr. Ve emekli 5 TL
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Ünlü hattat Rakim'in yazısı ile kapısının üzerindeki mermere Sultan II. Mahmut'un tuğrası yerleştirilmiştir.
    [​IMG]
    [​IMG]
    Artık Kulenin bulunduğu adaya ayak basalım ve o gizemli yolculuğa başlayalım…
    [​IMG]
    Bir başka cafe ve dışarısı 360 derece Marmara Denizi… Ama önce cafenin tavanına bir göz atalım.
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Bir üst kata daha çıkıyoruz artık en üstteyiz ve eşsiz manzaralara az kaldı…
     
    Son düzenleme: 3 Mayıs 2010
  2. 3 Mayıs 2010
    Konu Sahibi : lavender
  3. lavender

    lavender Popüler Üye Üye

    Katılım:
    26 Haziran 2009
    Mesajlar:
    783
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    108
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Ortada bir macuncu sizi karşılıyor :)
    [​IMG]
    Bir üst kata çıkıyoruz ve bizi bir başka cafe bekliyor…
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    ARTIK KAPIDAN ıÇERı GıREBıLıRıZ… BıZı ŞIK DıZAYNLI ASLINA SADIK KALINMAYA ÇALIŞILMIŞ AMA CEVıZ KAPLAMALARI ıLE MODERN GÖRÜNÜMLÜ, REZERVASYONSUZ KESıNLıKLE GıDıLEMEYEN BıR RESTAURANT KARŞILIYOR…
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    ıŞTE 360 DERECE KIZKULESıNDEN MARMARA DENıZı
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Marmara Platformu
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Aşağıya inip Kulenin etrafına yerleştirilmiş banklara oturup o atmosferin keyfini çıkartabilirsiniz…
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]

    KIZKULESı HıKAYELERı HEP MERAK EDıLıR. BıLıNEN 3 TANE HıKAYESı VAR…

    HıKAYE 1
    Kızkulesi ile ilgili anlatılan ilk hikaye; Ovidius'un kaydettiği bir aşk hikayesidir. Hero ile Leandros adlı iki gencin hüzünlü aşkını anlatan bu hikaye, Hero'nun kuleden ayrılmasıyla başlar. Hero Afrodit'in rahibelerindendir ve aşka yasaklıdır.
    Yıllar sonra Afrodit'in tapınağında yapılan bir törene katılmak için kuleden ayrılır ve orada Leandros ile karşılaşır. Birbirine aşık olan iki genç, Leandros'un gece kuleye gelmesi ile aşklarını kutsarlar. Kızkulesi her gece iki gencin gizli aşkına ve yasak sevişmelerine tanıklık eder. Leandros'un yüzerek kuleye geldiği fırtınalı bir günde Hero'nun yaktığı sevda ateşinin feneri söner. Karanlıkta yolunu kaybeden Leandros boğazın sularına gömülür. Sevgilisinin öldüğünü gören Hero da kendini Kızkulesi'nden boğazın sularına bırakır.

    HıKAYE 2
    Kuleyle ilgili anlatılan hikayelerden biri de yılan hikayesidir. Kehanete göre Bizans kralına, çok sevdiği kızının, onsekiz yaşına geldiğinde bir yılan tarafından sokularak öleceği söylenir.Bunun üzerine kral denizin ortasındaki bu kuleyi onararak kızını buraya yerleştirir. Kaderin kaçınılmazlığını kanıtlarcasına, kuleye gönderilen üzüm sepetinden çıkan bir yılan, prensesi zehirler. Kral, kızına demirden bir tabut yaptırarak Ayasofya'nın giriş kapısının üstüne yerleştirir. Bugün bu tabutun üstünde iki delik vardır. Yılanın ölümünden sonra da onu rahat bırakmadığına dair hikayeler anlatılır.

    HıKAYE 3
    En son anlatılan hikaye ise Osmanlı Dönemi ile ilgilidir. Battal Gazi'nin askerleri ile Kızkulesi'ne baskın yaparak kuleye saklanan hazinelerin ve Üsküdar Tekfuru'nun kızını kaçırdığı ile ilgili hikayedir. Battal Gazi tekfurun kızı ve hazinelerini aldıktan sonra Üsküdar'dan atına atlayıp oradan uzaklaşmıştır. Çokça bilinen "Atı alan Üsküdar'ı geçti" lafının bu hikayeden geldiğine de inanılır. Bu hikayeden günümüze gelen bir diğer şey de küçük kulemizin ismi ile ilgilidir. Türkler buraya Kız-Kulesi ismini vermişlerdir. Antikçağ'da Arkla ve Damialis adları ile anılan kule, bir ara da Leandros ismi ile ün yapmıştır.Şimdi ise "Kızkulesi" ismi ile bütünleşmiş ve bu ismi ile anılmaktadır. ıngilizcede Maiden Tower olarak geçmektedir.

    Kızkulesi akşam saatlerinde giriş katı ve asma katındaki restoranı ile dünya mutfağının en leziz örneklerini sunuyor.
    Kız Kulesi'nde haftanın 7 günü canlı müzik var ve solist Pınar Seli'nin en güzel aşk şarkıları ile romantizmin doruğuna çıkılıyor. Restoran ve KuledeBar için rezervasyon gereklidir.

    Tel: +90 216 342 47 47
    www.kizkulesi.com.tr
     
    Son düzenleme: 3 Mayıs 2010