Kızamık

Konusu 'Bebek Sağlığı ve Hastalıkları' forumundadır ve NILBERA tarafından 17 Temmuz 2006 başlatılmıştır.

    17 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : NILBERA
  1. NILBERA

    NILBERA SeVGi KeLeBeĞi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    6.271
    Beğenildi:
    82
    Ödül Puanları:
    153
    Kızamık



    Ülkemizde 2006 yılına dek bebeklere 9 aylık olduktan sonra yapılmaktaydı. Sağlık Bakanlığı aldığı yeni bir kararla Kızamık aşısının ilk dozunun yapılma zamanını 12 ay olarak belirlemiştir. Gerekli hallerde ilk aşılama 6 aya kadar inebilir. Aşısız çocukların yakın çevrelerinde Kızamık hastalığı görüldüğünde aşılama zorunlu olarak erken tarihe alınabilir. Bu durumda tekrar dozu da erken zamanda yapılmalıdır. Gelişmiş ülkelerde Kızamık aşısı 1 yaşında sonra ve MMR karması şeklinde yapılmaktadır. Önümüzdeki yıllarda ülkemizde de bu şekilde bir uygulamaya geçilecektir.

    Ülkemizde daha önce aşının erken yapılamasının yegane sebebi kızamık hastalığının oldukça yaygın olması ve anneden geçen koruyucuların ancak 6 ay kadar bebeği korumasıdır. 9 aylıkta yapılması bebeği 1 yıl kadar koruma gücüne sahiptir, o nedenle ilk dozdan 6 ay kadar sonra bir tekrar dozu yapılmaktadır.

    12 aydan sonra yapılmasının koruyucu etkisi daha kalıcıdır. Bu etkinin kalıcılık süresi 9 aylıktan 12 aylığa kadar oldukça farklı iken 12 aydan sonra fark çok az olarak 15 aya kadar düşmekte ve 15 aydan sonra pek fark kalmamaktadır. Herhangi bir sebeple bebeğe 15 aylık olana dek aşı yapılmamış ve hastalığa da yakalanmamış ise tek doz olarak yapılır.

    15 aylıktaki doz genellikle tek Kızamık olarak değil de Kızamık Kabakulak ve Kızamıkçık ile birlikte karma olarak yapılması önerilir..

    Devlete bağlı aşılama merkezlerinde kızamık aşısının 15 aylıktaki tekrar dozu uygulaması şu anda kaldırılmış ve ilkokul 1. sınıfa alınmıştır. Bu uygulamanın bazı sakıncaları görülmesi üzerine Kızamık Aşı Kampanyaları düzenlenmiş ve İlkokul 1. sınıftan önce de tekrar dozu yapılması sağlanmıştır. 2004 ve 2005 yılında yapılan kampanyalara 2006 da devam edilmektedir. Böylelikle 1 ila 6 yaş arasında çocuklara iki doz Kızamık aşısı yapılması sağlanmaktadır. Kampanyalar dışında kamu merkezlerinde şuanda normal aşılama 12 ayda uygulanmaktadır. Özel merkezlerde ise 12 -15 aylarda MMR karması şeklinde aşılama yapılmaktadır.

    15 aylıkta yapılan kızamık aşısının çocukları yaşam boyu koruyamadığının anlaşılması üzerine 4-5 yaşından sonra 12 yaşına kadar olan sürede tercihen okula başlamadan önce bir doz daha yapılmasına başlanmıştır.

    Aşının yapıldığı günlerde herhangi bir yan etkisi olmaz fakat aşı yapıldıktan sonraki 5-15 günler arasında 1-2 gün için hafif kızamık geçiriyormuş gibi silik belirtiler olabilir.

    Bunlarda hafif ateş, gözlerde kızarma-yaşarma, vücutta kırmızı döküntüler şeklindedir. Genellikle tedavi gerektirmez, ateş için ateş düşürücüler verilebilirse de şikayetler 2-3 gün içersinde kendiliğinden kaybolur.
     
  2. 17 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : NILBERA
  3. NILBERA

    NILBERA SeVGi KeLeBeĞi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    6.271
    Beğenildi:
    82
    Ödül Puanları:
    153
    Kızamıkçık


    Hastalığın nedeni havadaki damlacık çekirdekleri ya da yakın temasla bulaşan bir virüstür. Hasta döküntünün başlamasından bir hafta öncesinden, solmasından bir hafta sonrasına kadar kızamıkçık bulaştırabilir. Doğumsal enfeksiyonlu bebekler doğumdan sonra aylarca kızamıkçık bulaştırabilirler. Kızamıkçık Kızamık kadar bulaşıcı değildir.

    Pek çok kişi çocukluk döneminde bu hastalığı geçirmez. Bu nedenle genç erişkin kadınların %10-15’i duyarlıdır. İlkbahar boyunca düzensiz aralıklarla salgınlar ortaya çıkar; 6-9 yılda bir majör salgınlar oluşur. Doğal olarak geçirilen kızamıkçık bağışıklığı yaşam boyu sürer.

    Belirtileri :
    Pek çok vakada yanlış tanı konur ya da hafif olduğu için fark edilmez. 14-21 günlük kuluçka süresinden sonra, çocuklarda kırgınlık ve lenf bezlerinde şişme (bezeler oluşması) görülen 1-5 günlük bir dönem görülürse de bu ergenlede ve yetişkinlerde minimal olabilir veya hiç olmayabilir. Ense, kulak arkası veya ense arkası bezlerdeki tipik ağrılı şişmenin yanı sıra tipik döküntü tanıyı düşündürür. Boğaz bölgesinde kızarıklık oluşsa da bu ağrılı değildir.

    Döküntü kızamıktakine benzer, ancak daha az yaygındır. Yüz ve boyunda başlar ve hızla gövde , kol ve bacaklara yayılır. Döküntünün başlangıcında özellikle yüzde olmak üzere kızılı taklit eden bir kızarıklık meydana gelir. Damakta daha sonra yaygın bir kızarıklığa dönüşen hafif ve birbirinden ayrı pembe lekelerden oluşan döküntü vardır. 3 gün kadar sürer. İkinci günde genellikle kızarıklıkla birlikte kızıldaki bebekleri andırır. Döküntü solarken deride kalan hafif renk değişikliği bir gün içinde kaybolabilir.

    Çocuklarda kırgınlık ve bazen adele, eklem ağrıları gibi durumlar olsa da hafif geçer.

    Diğer Döküntülü Hastalıklarla Ayrıldığı Noktalar :
    Kızamıkçık, kızamıktan döküntünün daha hafif olması, nezle, fotofobi (ışıktan rahatsız olmak) ve öksürük olmamasıyla ayırt edilir. Kızamıklı hasta daha ağır durumdadır ve hastalık daha uzun sürer.

    Kızıl’da boğaz ağrısı ve boğazda kızarıklık vardır ve lökosit sayısı yükselmiştir. Lökosit sayısı Kızamıkçıkta normaldir.

    Enfeksiyoz Mononükleoz da kızamıkçığı andıran lenf bezlerinde şişme ve deri döküntülerine yol açabilirsede boğaz anjini genellikle daha belirgin ve kırgınlık daha fazladır ve kızamıkçıktan daha uzun sürer.

    Tedavisi :
    Kızamıkçıkta pek az tedavi gerekir veya hiç gerekmez.

    Doğumsal Kızamıkçık :
    Gebelik sırasında anneden geçen ve fötüsün ölümüne ya da doğumsal anomolilere yol açabilen bir virüs infeksiyonudur. Kızamıkçığın üst solunum yollarını istila ettiği, ardından virüsün kanda yayılması ile plasenta gibi farklı bölgelere yayıldığı düşünülmektedir. Fötüste gelişim anormallikleri özellikle ilk 16 hafta içinde en yüksektir.

    Gebe kadınlarda kızamıkçık hiçbir semptom vermeyebilir veya üst solunum yolu semptomları, ateş, lenf bezlerinde şişme ve döküntülerle ortaya çıkabilir. Bu hastalığın ardından eklem ağrıları görülebilir.

    Bebek üzerindeki etkiler, bebeğin anne karnında ölümünden, bir çok anomalilere ve işitme kaybına kadar değişir. Yenidoğan bebekte hiçbir belirti olmayabilir. En sık rastlanan anormalliklerden bazıları anne rahminde gelişme geriliği, meningoensafalit, kataraktlar, retinopati, işitme kaybı, bazı kalp sorunları, mental geriliktir.

    Doğumsal kızamıkçık ( örn. Sağırlık, kararakt, mikrosefali ve mental gerilik ile) olan çocuklarda ergenlik döneminde ilerleyici spastisite, mental gerileme ve havaleler meydana gelebilir.
     
  4. 11 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : NILBERA
  5. troya

    troya Aktif Üye Üye

    Katılım:
    16 Aralık 2006
    Mesajlar:
    291
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    merhaba 3.5 aylık bir oğlum var kızamık olmuş ne yapacağımı bilmiyorum aşısı 9 ayda diye biliyorum ateşi falan yok sadece kızarıklığı var bugün 3 .gün biraz daha hafifledi kızarıklar aşı yapılmasına gerek varmı benneyaptımki
     
  6. 11 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : NILBERA
  7. tutuklu

    tutuklu Aktif Üye Üye

    Katılım:
    31 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    388
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    86
    aşı olmaz şimdi,doktora götürmelisin,'gerekirse' ilaç verebilir.