Kızılderili Astrolojisi

Konusu 'Burçlar, Tarot ve Astroloji' forumundadır ve dj_oznur_0106 tarafından 19 Ağustos 2007 başlatılmıştır.

    19 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : dj_oznur_0106
  1. dj_oznur_0106

    dj_oznur_0106 sweet_lady Üye

    Katılım:
    15 Haziran 2007
    Mesajlar:
    1.067
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106
    Zodyak Kuşağını eskiden beri tanıyanlar ve gökyüzünün büyülü bilgeliğini yetkin bir şekilde kullananların başında Kızılderililer gelir.
    Kızılderililer, Zodyak Kuşağını bir Şifa Çemberi olarak tanımlarlar ve insan özgü her türlü problemin bu çember sayesinde çözülebileceğine inanırlardı.
    Bu Büyülü Çemberin rehberliğinden faydalanarak, yaşamlarına yön verirler, önemli tarihlerini belirlerlerdi.
    Değişik yaşlarda, değişen enerjilerinin akışını sağlamak ve kendilerini farklı şartlara adapte edebilmek için kendi yaşamlarının doğum-ölüm-yeniden doğum çemberini tanımayı isterlerdi.
    Onlara göre, her insanın doğduğu tarih Şifa Çemberine giriş noktasını ve madenler-bitkiler-hayvanlar alemine, yani kısacası dünyadaki yaşama katılımını belirlerdi.
    Siz de kendi doğum tarihinize göre, kadim Kızılderili bilgeliğinden yararlanabilir, yaşamınıza rehberlik sağlayabilirsiniz.


    Yabankazı 22 aralık /19 ocak

    Sembolik Dönem: Toprağın Yenilenmesi
    Bitki:
    Kayın Ağacı
    Maden: Kuvars
    Koruyucu Ruhu: Waboose
    Renk: Beyaz
    Kabilesi: Kaplumbağa Kabilesi
    Uygun Eş: Ağaçkakan

    Yeni yılın başlangıcı, toprağın kar altında kaldığı, ilkbahara, yenilenmeye hazırlandığı aydır. Bu dönemde dünyaya gelen insanların hayvanlar alemindeki totemi yabankazı, bitkiler alemindeki totemi kayın ağacı ve madenler alemindeki totemi de kuvarstır. Uğurlu renkleri beyaz ve kabileleri de Kaplumbağa’dır. Bu burcun madeni olan kuvars, dünyanın hemen her yerinde bulunabilen, oldukça sert ve donuk pırıltılı bir taştır. Yeryüzünü oluşturan doğal ve temel maddelerden sayılan kuvarsın pek çok rengi olmasına karşın, en fazla rastl***** “renksiz” diye adlandırılan, beyaz olanıdır. Yabankazı insanlarının özellikleriyle bu renk arasında bağlantı vardır. Kuvars, dokunulduğunda insana serinlik duygusu verdiği için, çok eski çağlarda bu taşın sonsuz ve erimeyen bir buzdan oluştuğuna inanılırdı. Çoğu kez kuvarsın içinde donmuş bir su damlası bulunması ve taş kırılınca damlacığın eriyip su olması da bu inancı kuvvetlendiren bir etkendi. Kuvars gücün simgesi olan bir taştır. Kristalize olmuş kuvarsın günümüzde henüz anlaşılmayan bazı gizil güçler taşıdığı kimi uzmanlarca da kabul edilmektedir. Yabankazı insanları kuvars kristallerinden, yaşamla ilgili her şeyi açık ve berrak bir şekilde kavramayı ve evrenin tüm enerjisini kendi içlerinden geçirip, iletebilme yeteneklerini öğrenebilir. Bu yeteneğin farkına varan Yabankazı insanları, eğer kabiliyetlerini koruyabilirlerse, tıpkı totemleri gibi evrenin sonsuz gücünü kavrayıp, iletecek bir duruma gelirler. Bu burcun insanlarının dış görünüşü de kuvars gibi donuk ve duygusuzdur. Ama tıpkı totem taşları gibi kendilerine ilgi ve sıcaklık gösteren herkese, aynı sıcaklığı ve enerjiyi yansıtırlar. Yabankazı insanları coşkun ve taşkın değildirler, aşırı duygusallığa kapılmazlar, ama etraflarındaki insanlar için tükenmeyen bir ısı ve ışık kaynağı rolünü üstlenirler. Yabankazı insanının öğrenmesi gereken en önemli şey, ne türden olursa olsun, belli bir dünya görüşü ve felsefesi içinde taşlaşıp kalmaktan kaçınmaktır. Yoksa aynı kuvars gibi kaskatı kesilerek, sonunda paramparça olabilir. Yabankazı bireyinin bitkiler alemindeki totemi kayın ağacıdır. Kayın çok uzayabilen gövdesiye, görkemli ve güzel bir ağaçtır. Kayın ağacı bilge Kızılderililer tarafından hayatın hemen hemen her alanında kullanılmıştır. Yabankazı insanlarının da kayın ağacı gibi, görkemli, eski gelenekleri ve unutulmuş bilgelikleri yansıtan bir görünümleri vardır. Bu burcun insanları, enerjilerini özgürce akıtabilirlerse, yaşamın evrensel kaynaklarıyla ilişki kurabilir, eski gelenekler ve bilgelikler hakkında çok faydalı bilgiler edinebilirler. Yabankazı insanları kendileri hakkında pek çok şeyi totemleri yabankazından öğrenebilirler. Yabankazlarının yaşamına mevsimler ve kar yön verir. Baharda karlar erimeye başladığı zaman, yabankazları sürüler halinde kuzeye, karlık bölgelerdeki yuvalarına dönerler ve ilk kar taneleriyle yeniden geriye gelirler. Yabankazı insanları da tıpkı totemleri gibi uzun mesafeleri katetmeyi tercih ederler. Ruhsal ya da fiziksel olan uzaklıklar onları korkutmaz. Bu nedenle içsel güçleri çok fazladır. Toprak elementinden Kaplumbağa Kabilesi’nden olmaları nedeniyle, nesnel dünyaya oldukça bağlıdırlar, fakat yine de ruhsal olarak uzaklara gitmeyi, ufukları aşmayı başarırlar. Yabankazı insanı geleneklerine çok bağlıdır ve her türlü otoriteyi kolaylıkla kabul edebilir. Hatasız davranmak, alışkanlık ve geleneklere uymaya çalışmak, saygı göstermek ve görmek en temel özellikleri arasındadır. Bu burcun insanı için, çocukları çok önemlidir. Ailesinin düzenini korumak, güvenliğini sağlamak ve ihtiyaçlarını karşılamak için elinden geleni yapar. Ama içe kapanık yapısı nedeniyle, gerçek duygularını açıklamakta zorlanabilir. Yabankazı insanı Ağaçkakanlar ile çok iyi anlaşır. Diğer anlaştığı kişiler ise, kendisi gibi Kaplumbağa Kabilesi’nden olan Kunduz ve Bozayı insanlarıdır. Kurbağa Kabilesi’nden olan Puma ve Yılan insanları da iyi ilişki kurabileceği bireyler arasındadır.



    Susamuru 20 ocak/18 şubat


    Sembolik Dönem: Dinlenme ve Arınma
    Bitki: Tellikavak
    Maden: Gümüş
    Koruyucu Ruhu: Waboose
    Renk: Gümüş
    Kabilesi: Kelebek Kabilesi
    Uygun Eş: Mersinbalığı

    Dinlenme ve Arınma Dönemi’nde doğan insanların hayvanlar alemindeki totemi susamuru, bitkiler alemindeki totemi tellkavak ve madenler alemindeki totemi ise, gümüştür. Uğurlu renkleri gümüş rengi ve kabileleri ise Kelebek’tir. Bu burcun insanları madenleri gümüş gibi, herkes tarafından sevilen ve sayılan insanlardır. Gümüş her biçime girebilen, yumuşaklığı, parlaklığı ve güzelliği ile ilk çağlardan bu yana insanların çok değer verdiği bir madendir. Susamuru insanları da maden totemleri gibi, yakınları ve arkadaşları tarafından beğenilen, sayılan ve sevilen bireylerdir. Tıpkı gümüş gibi yumuşak huylu ve kolayca her duruma uyum sağlayan bir yapıları vardır. Bu burcun insanı içinde, insanlara duyduğu sevgiden gelen bir pırıltı taşır ve fiziksel yapısı nasıl olursa olsun, bu pırıltı ona güzellik verir. Susamuru’nun gizemli yetenekleri de olduğu söylenir. Sezgileri çok güçlüdür ve dış görünüşünün altında yatan, insanları yüceltebilecek gerçekleri bulup ortaya çıkartmak ister. Enerjisini iyi kullanabilen Susamuru insanı, içinden ruhsal güçlerin akıp geçtiğini duyacaktır. Ay ile gizemli bir ilişkisi olan bu kişinin, derin bir iç dünyası vardır. Ama genellikle bunu saklamaya çalışır. Duyguları çok yoğundur, fakat bunu da çevresindekilere hissettirmek istemez. Bazı Susamuru insanları kendi duygusallıklarını entellektüel yanlarıyla örtmek isterler. Bu burcun insanı, derin duygusallığını, çok sayıda aşk ilişkisine girmek için de kullanır. Duygularının yoğunluğu ve çekici kişiliğinin yardımıyla kolayca kendine karşı cinsi çekebilme yeteneğindedir. Susamuru burcunun bitkiler alemindeki totemi, akkavak olarak da bilinen, tellikavaktır. Hafif bir yaz rüzgarı tellikavağın yaprakları arasından esip geçtiğinde, küçük çıngıraklar çalıyormuş gibi ses verir. Susamuru insanı da tellikavaktan, kendisine yumuşak ve uyumlu şekilde gelen uyarıları, tıpkı kavağın yaprakları gibi hafif ve tatlı bir ezgiyle çevresine yaymayı öğrenebilir. Totem, ayrıca tüm rüzgarlara göğüs germeyi ve rüzgar ister alçaktan, ister yüksekten essin, her koşulda kırılmadan esneyebilmeyi de öğretir. Yani Susamuru insanı oldukça esnektir. Enerjisinin her zaman olumlu ve düzenli bir şekilde akmasını sağlamak için, bu özelliğini de korur. Susamurları denizde ve tatlı sularda yaşayan, sevimli, insancıl ve cana yakın canlılardır. Ortak bir yaşam sürdüren susamurları, çocuklarına çok düşkün, aile düzeni kurabilen, oldukça iştahlı, pek çok ses çıkarabilen hayvanlardır. Bu burcun insanları da susamuru gibi, sevilen ve aranılan bir yaşam arkadaşıdırlar, onlar da totemleri gibi, akıllı, esnek, yardımsever ve iyi yüreklidirler. Olağanüstü bir konuşma yetenekleri vardır ve diğer alanlarda olduğu gibi, düşünceleri açıklamakta ve sözcükleri kullanmakta da çok ustadırlar. Susamuru insanı, diğer pek çok yönden de susamuruna benzer. Diğer insanlara yaşamda ilerlemeleri ve saygın bir konuma gelebilmeleri için yardımcı olmayı benimsemiştir. Güçlü sezgileri ve insancıl duyguları, zamanının pek çoğunu diğer insanlara yardımcı olarak geçirmesine nedendir. Yeni insanlar tanımaktan ve onlara da yardımcı olmaktan büyük zevk alır. Bu burcun insanı yumuşak, sevecen ve uysal yapılı olmasına rağmen, karşısındakinin doğru yolu bulması için esaslı bir “darbe”ye ihtiyacı olduğunu düşünürse, bunu sağlamak için darbeyi indirmekte de kaçınmaz. Enerji akımı düzgün olduğu sürece, hiç bir zaman yalnızca kötülük olsun diye, sert davranışlarda bulunmaz. Kişisel intikam peşinde koşan Susamuru insanına nadiren rastlanır. Susamuru insanı hemen herkesle çok iyi anlaşır ve uyum sağlar. Özellikle Mersinbalığı bireyleri ile kolayca bütünleşebilir. Kendisi gibi Kelebek Kabilesi’nden olan Geyik ve Karga ile de çok rahat ilişki kurar. Fırtına Kartalı Kabilesi’nden olan Aladoğan ve Wapiti insanları da olumlu birliktelikler kurabileceği kişiler arasındadır.


    PUMA 19 şubat / 20 mart

    Sembolik Dönem:
    Büyük Fırtınalar
    Bitki: Sinirotu
    Maden: Firuze
    Koruyucu Ruhu: Waboose
    Renk: Mavi-Yeşil
    Kabilesi: Kurbağa Kabilesi
    Uygun Eş: Bozayı

    Büyük Fırtınalar Dönemi’nde dünyaya gelen insanların hayvanlar alemindeki totemi puma, bitkiler alemindeki totemi sinirotu ve madenler alemindeki totemi ise, firuzedir. Uğurlu renkleri firuze rengi olan, mavi-yeşil ve kabileleri ise Kurbağa’dır. En eski süs taşlarından birisi olan firuzede bir çok gizemli gücün saklı olduğu söylenir. Gökyüzünün rengini bu taştan aldığına inanılırdı. Firuze taşıyan insanların korunduklarına dair de inançları vardı. Puma burcu insanı da taşı gibi, bir çok olağanüstü güce sahiptir. Bu insanın doğal şifacılık gücü çok gelişmiştir. Yardımlarıyla yaşamın ve evrenin çeşitli gizemleri çözülebilir. Aynı firuze gibi, Puma insanı da gökyüzü ile bağlantılıdır. Yaşamın pek çok alanında diğer insanların farkedemediği şeyleri görebilir. Ama gerçeği tam olarak yakalayabilmesi için, firuze gibi iyi işlenmiş olması gerekir. Eğer gerekli yaşam deneyimiyle kendini geliştirme ve işleme konusunda sağlam bir isteme sahip olamazsa, bu doğal gücü kendine karşı dönüşür. Puma’nın bitkiler alemindeki totemi sinirotudur. Sinirotu pek çok çeşidiyle her derde deva bir bitkidir. Şifalı yanıyla Puma insanına benzer. Ama sinirotununun da dikkatli kullanılması ve Puma insanının ruhu gibi iyi işlenmesi gereklidir. Özellikle Puma’ın ayaklardan çektiği problemlere çok iyi gelir. Bu burcun uğur rengi de, firuze taşının rengi olan, turkuvazdır. Arayış içinde olan, duyguları güçlü, kendisiyle mücadele eden ve melankoliye yatkın bir insan rengidir. Lekesiz saf bir mavi, çıkarsız, sanatsal ve ruhsal duyguların simgesidir. Maviyle yeşilin karışımı, ruhla kişilik, yerle gök arasında denge kurmak için Puma insanına gereklidir. Puma, maviyle olduğu kadar yeşille de kaynaşması gerektiğini unutmazsa, neşesini korumayı, kendine gerekli dengeyi yitirdiğinde fiziksel ve ruhsal huzuruna yeniden kavuşmayı öğrenebilir. Bu dönemde doğan insanların hayvanlar dünyasındaki totemi pumadır. Kedigiller arasında en iyi tırmanıcıdır puma. Yuvasını genellikle kayalık bölgelerde, derin oyuklarda ya da sık çalılıklar arasında kurar. Pumanın tiz ve yüksek bir sesi vardır. Ender bağırır ama sesi de korkutucudur. Çok iyi avcı olan puma etle beslenir. Av bulamadığı zaman, daha küçük hayvanlarla yetinir. Bazen bütün bir gün ya da tüm bir gece ağacın ya da kayanın üstünde tüneyerek, avını pençesine düşürünceye kadar bekler. Pumalar eşleştikleri zaman genellikle dişileri etkin rolü üstlenir. Totemi puma olan insanların bu soylu hayvana benzeyen pek çok özelliği vardır. Puma insanı da sık sık çevresiyle anlaşamadığı duygusuna kapılarak, kendi düşünce ve ruh dünyasının doruklarına çekilir. Çok duyguludur, küçük şeylerden bile incinebilir. Aynı puma gibi, Puma insanı da kendi içine çekilip, kendisi ve dünya üzerine düşünebileceği bir sığınağa ihtiyaç duyar. Puma gibi iyi bir tırmanıcı olan bu kişi, insan ruhunun yüceliklerine doğru ilerlemek ister. Puma gibi, bu burcun insanı da, ister kişisel yaşamının bir parçası olsun, isterse iş ve arkadaşlık ilişkilerini kapsasın, kendi alanını belirlemek ve dışarı karşı kapatmak eğilimindedir. Özellikle kendi kişisel duyguları söz konusu olduğunda, Puma son derece suskundur. Kendini iyi hissettiği zaman çevresindekiler onun sohbetinden çok hoşlanır, fakat bu konuşmalar sırasında karşısındaki kişiye iyice güveninceye kadar, kendi gerçek benliğiyle ilgi hiç bir ipucu vermez. Başkalarının düşüncelerini sezme yeteneğinde olduğu için, diğer insanların hoşlandığı ya da ilgilendiği konuları hızla kavrar ve onlara yardımcı olmak amacıyla bu konulardaki görüş ve düşüncelerini hoş bir ifade ile açıklar. Puma burcu en iyi Bozayı insanı ile bütünleşir. Kurbağa Kabilesi’nden olan Ağaçkakan ve Yılanlar ile de iyi anlaşır. Kaplumbağa Kabilesi’nden Kunduz ve Yabankazı bireyleri de diğer iyi anlaştığı burçlar arasındadır.


    KARTAL 21 mart/ 19 nisan

    Sembolik Dönem: Ağaçların Çiçeklenmesi
    Bitki: Yabani Hindiba
    Maden: Ateş Opal
    Koruyucu Ruhu: Wabun
    Renk: Sarı
    Kabilesi: Fırtına Kartalı Kabilesi
    Uygun Eş: Karga

    Ağaçların Çiçeklenmesi Dönemi’nde dünyaya gelen insanların hayvanlar alemindeki totemi aladoğan, bitkiler alemindeki totemi yabani hindiba ve madenler alemindeki totemi ise, ateş opal olarak bilinen, yaldızlı opaldir. Uğurlu renkleri, sarı ve kabileleri ise Fırtına Kartalı’dır. Opal eskiden beri umut sembolü olarak kullanılır ve üstünde bu taşı taşıyan insanların görünmez olacağına inanılırdı. Opal yüzyıllar boyunca soyluluğun simgesi olarak kabul edilmiştir. Ama bir dönemde de uğursuz olduğu inancı yaygınlaşmıştır. Aladoğan insanına, taşı gibi, sözcüğün somut ya da soyut anlamıyla sıcak ve sürekli bir gerilimin olduğu yerlerde rastlanabilir. Bu burcun insanı sıcağı ve Güneş’i sever. Yoğun hareket olan yerlerden, ruhsal, fiziksel ve duygusal enerjilerinin zorlanmasından hoşlanır. Taşı gibi Aladoğan insanı da gözeneklidir; yanlış düşüncelee kapıldığı ya da yanlış bağlantı kurduğu zaman hızla üzülüp, dertlenir. Çok açık yürekli bir insandır, her yeni düşünce ve görüşü benimseyip eyleme geçmeye hazırdır. Bazen sonradan kendisi için zararlı olabilecek işlere de karışabilir. Eğer yanlış ortamda ve gerilim altında kalırsa, aynı taşı gibi çatlar, kendisine ateş ve pırıltı veren yaşam gücünü yitirebilir. Aladoğan insanı taşı opal gibi, ya durmaksızın etrafına ateşli bir enerji yayar, ya da içindeki ateşin parladığı zamanlarda şimşek gibi çakar. Kişisel duygularının bir simgesi gibi olan Ay ile ilişkileri, işini biraz zorlaştırsa da, enerjisini kullanmayı öğrenmek için buna gereksinimi vardır. Bu burcun insanının ateşi, genellikle diğer insanlardan daha güçlü ve yoğun olan duygu dünyasından gelir. Ama açıklığı, berraklığı sevdiği için, kendinde ve başka kişilerdeki karmaşık duygular onu korkutur. Bitkiler dünyasındaki totemi yabani hindiba, hemen her yerde yetişen ve insanlar tarafından köküyle sökülüp alınan bir bitkidir. Aladoğan insanı da daldan dala atladığı için, yabani hindiba gibi her yerde belirmek huyundadır. Bu burcun insanının enerjileri ile nasıl başdeceklerini bilmeyen ve bu kişilerin severek çalıştıkları alanlarda ne kadar yararlı olacaklarını göremeyenler, onların bu huyundan rahatsız olabilirler. Tükenmez enerjisi, bu enerjiyi yönlendirip kullanmayı bilen kişilerin elinde çok yararlı bir güce dönüşebilir. Bu insan, kendisini anlayan ve ona zaman ayıranlar için gerçek bir hazine gibidir. Hayvanlar alemindeki totemi aladoğan, hızla hareket eden, yırtıcı ve aslında tüm diğer kuşlardan farklı bir uçucudur. Yuvasını genellikle yüksek ağaçların ya da yüksek kayalıkların tepesine kurar. Gökyüzünde şaşılacak kadar uzun süre kalabilen bu kuşun, kuyruğuyla bedeni arasında ilginç bir açı oluşur. Bu dönemde dünyaya gelen kişiler, aladoğanlar gibi, görkemli insanlardır. Her zaman fiziksel değilse bile, ruhsal bir görkemleri vardır ve kanatlarını geniş bir açıyla açabilirler. Bu burcun insanı sürekli olarak yeni işlerin, yeni projelerin, yeni düşünce akımlarının peşinde koşan usta bir avcıdır. Totemi aladoğan gibi, aydınlık ve karanlık dönemler geçirir. Aydınlık dönemlerinde neşelidir, karşılaştığı her şeye açıktır. Karanlık devrelerde ise, yalnızlığına çekilir. Yaşamın kendisine neden böyle çarpık göründüğünü bulmaya çalışır. Aladoğan insanı genellikle korkusuzdur. Dünyanın “çıngıraklı yılanı” olarak gördüğü kimselere karşı, kendi güvenliğini hiç düşünmeden harekete geçmeye hazırdır. İkiyüzlü ya da haksız bulduğu insanlara karşı pek sabırlı olamaz. Karşısındaki istese de istemese de, düşüncelerini yüzüne karşı dosdoğru söyler. Aladoğan burcu doğuştan arkadaş canlısı ve iyi geçinilen bir insan olduğu için, hemen herkesle çok kolay anlaşabilir. Ancak kendisi gibi Fırtına Kartalı Kabilesi’nden Mersinbalığı ve Wapiti ile çok çabuk dostluk kurabilir. Kelebek Kabilesi’nden Geyik, Karga ve Susamuru ile de rahatlıkla anlaşır. Kişisel bütünleşme için Karga ideal eşidir.

    KUNDUZ 20 nisan/ 20 mayıs

    Sembolik Dönem: Kurbağaların Dönüşü
    Bitki: Mavi Kamas Çiçeği
    Maden: Krisokol
    Koruyucu Ruhu: Wabun
    Renk: Mavi
    Kabilesi: Kaplumbağa Kabilesi
    Uygun Eş: Yılan

    Kurbağaların Dönüşü Dönemi’nde dünyaya gelen insanların hayvanlar alemindeki totemi kunduz, bitkiler alemindeki totemi mavi kamas çiçeği ve madenler alemindeki totemi ise, krisokoldur. Uğurlu renkleri, mavi ve kabileleri ise Kaplumbağa’dır. Krisokol firuzeye benzeyen, mavi-yeşil renkte, fakat daha saydam bir taştır. Üstünde taşıyan insanın bedenini, yüreğini ve ruhunu arındırdığı söylenir. Yeryüzü ve gökyüzü güçlerini birleştirdiğine inanılır. Kunduz insanları maden totemlerinden yeryüzü ve gökyüzü güçlerini birleştirmeyi öğrenebilirler. Kaplumbağa Kabilesi’nden oldukları için toprağa çok, hatta biraz fazla bağlıdırlar. Yalnızca toprağa yönelerek, gökyüzündeki bilgileri gözardı ederlerse, benliklerini kaybedebilirler. Taşı gibi Kunduz da çok şanslı bir insan gibi görünür. Ama aslında bu şans sıkı bir çalışma ve doğru zamanda doğru yerde bulunabilme sezgisinden doğmuş bir şanstır. Kunduz, karakterini değiştirecek önemli ve büyük bir olay ortaya çıkmazsa, kişiliğini ve yaşamını değiştirmekte oldukça zorlanır. Dengeli bir insandır ve doğal dengesini koruyabildiği sürece, kendini rahat ve iyi hisseder. Gönüllü olarak zor bir işe kalkışan Kunduz’a zor rastlanır. Eğer bu tür bir sorumluluğun altına girerse, ya da yaşamında radikal bir değişikliğe giderse, bunu da son derece sistematik bir şekilde yapar. Değişikliğe dirençli yapısı, çok sağlam ve güvenilir dostluklar kurabilmesini sağlar. Aynı krisokol gibi, yakınlaştığı kişilere ve nesnelere saf bir soluk katar. Kunduz’un bitkiler dünyasındaki totemi, yalnızca Kuzey Amerika’da bulunan mavi kamas çiçeğidir. Bu çiçek pek çok Kızılderili kabilesinin temel besin maddesi olarak kullanılmıştır. Hem çok güzel bir çiçektir, hem de yumru kökü, son derece dengeli bir besin kaynağıdır. Kunduz bireyi de bitki totemi gibi, yaptığı işin hem güzel hem de yararlı olmasına çalışır. Bu burcun insanları totemleri gibi, yakınlık kurdukları insanları ve nesneleri dengelerler. Kendi kökleri çok derinlere uzandığı için, insanlara ve projelere sağlam bir dayanak oluştururlar. Mavi kamasın yumruları gibi, onlar da enerji akımlarının dengesini korudukları sürece, herkese yaşam gücü ve tadı verirler. Kunduz’un rengi kamasın pırıl pırıl mavisi ya da krisokolün derin mavisidir. Bu burcun insanı için mavi, içten gelen bir barış özlemini, mutluluktan kaynaklanan fiziksel ve ruhsal honutluğu, huzuru simgeler. Hayvvanlar alemindeki totemi de kunduz olan bu burcun insanı, aynı kunduz gibi, diğer insanların rahatı, huzuru ve güvenliği için doğayı çarpıcı bir şekilde değiştiren güce sahiptir. Kunduzların büyük bir ustalıkla çamur ve yapraklarla sıkıştırdıkları ağaçlarla inşa ettikleri setler ve bentler, suların korunmasını sağladığı gibi, balıklar ve bitkiler için de yeni yaşam alanları açarlar. Genellikle sessiz hayvanlardır. Tehlike sırasında geniş kuyruklarını suya çarparak, birbirlerine haber verirler. Kunduzlar eşleştiklerinde bu beraberlik bir ömür boyu sürer ve beşer kişilik aileler şeklinde yaşarlar. İyi ebeveyn olan bu hayvan, yavrularını iki yıl boyunca gözetir. Kunduz insanları da aynı hayvan totemleri gibi, rahatları, huzurları ve güvenlikleri için çevrelerini ghüçlü bir şekilde düzenlerler. Bu değişimler, kimi zaman duygusal, kimi zaman ruhsal, bazen de fiziksel olabilir. Kunduzlar gibi, onlar da bu değişiklikleri yavaş, dikkatli, sürekli ve yaratıcı bir biçimde gerçekleştirirler. Güven duymadığı bir ortamda bulunan Kunduz insanı, başlangıçta suskun kalmayı tercih eder. Ancak ortama alıştıktan sonra, görüşlerini açıklamaktan çekinmez. Kunduz insanları Yılan bireyleriyle mükemmel bir bütünleşme yaşar. Kunduz kendisi gibi Kaplumbağa Kabilesi’nden Yabankazı ve Bozayı insanları ile çok çabuk dostluk kurabilir. Kurbağa Kabilesi’nden Puma ve Ağaçkakan ile de son derece iyi anlaşırlar.


    GEYİK 21 mayıs / 20 haziran

    Sembolik Dönem: Mısır Ekimi
    Bitki: Civan Perçemi Çiçeği
    Maden: Yosunlu Akik
    Koruyucu Ruhu: Wabun
    Renk: Beyaz ve Yeşil
    Kabilesi: Kelebek Kabilesi
    Uygun Eş: Wapiti

    Mısır Ekimi Dönemi’nde dünyaya gelen insanların hayvanlar alemindeki totemi geyik, bitkiler alemindeki totemi civan perçemi çiçeği ve madenler alemindeki totemi ise, yosunlu akikdir. Uğurlu renkleri, beyaz ve yeşil, kabileleri ise Kelebek’dir. Yosunlu akik, sarkaç olarak bedensel sağlık kontrollerinde kullanılırdı. Bu taş aynı zamanda şifa da veren bir özelliğe sahiptir. Taşın içinde ince bir bitki görüntüsü olduğu için, maden ve bitki dünyalarını birleştirdiği ve onu taşıyanların her iki alemi de daha iyi kavrayacağına inanılırdı. Geyik insanı kullanmayı ve geliştirmeyi öğrenirse, taşı gibi iyileştirici güçlere sahiptir. Bu totemin insanı yoğun çalışmaya istekliyse, her alanda olağanüstü beceri gösterebilir. Taşı gibi, çevresindeki insanların gözünü ve gönlünü okşayan bir etkiye sahiptir. Çevresindeki her şeyin güzellik taşımasını ister. Bu totemin insanları, taşları gibi bitki ve maden dünyasıyla ruhsal bağlantı kurabilirler. Hem madenlere hem bitkilere yakınlık duyar ve sembolleri uygun şekilde birleştirebilir. Geyik burcunun bitki totemi olan civan perçemi, güzel görünüşlü, yararlı, çok kullanışlı ve verimli bir bitkidir. Bu ot, yorgunluğa ve hazımsızlığa çok iyi gelir ve aynı zamanda sinirleri güçlendirir. İdrar söktürücü olarak da kullanılabilen bu bitki, sayısız derdin şifasıdır. Geyik burcunun insanları da, civanperçemi gibi çok yönlü, yararlı ve yaşadıkları dünyaya neşe, güzellik saçmak isteyen kişilerdir. Çok yönlü ve hareketli çalışma tempolarına rahatlıkla uyum sağlar. Genellikle çevrelerini güçlendirici ve destekleyici bir enerjileri vardır. İnsanları kolaylıkla kendine çeker ve birlikte olduklarında onlara yardımcı olmaya çalışır. Dürüst, içten ilgili, geniş kapsamlı bilgileriyle herkese çözüm bulmaya çalışır. Geyik burcu tam anlamıyla bir insan dostudur ve sorun ne kadar büyük olursa olsun, arkadaşını avutarak, yeniden yüreklendirmek için büyük çaba harcar. Geyik insanının rengi beyaz ve yeşildir. Beyaz, her olanağa ve değişime açık olan boşluğun ve henüz biçimlenmemiş şeylerin rengidir. Aynı beyaz gibi, Geyik insanı da içinde sayısız potansiyel taşır. Yeşil ise, doğanın iyileşme ve yenilenmesini ifade der. Bu yeşil bazen kendini beğenmiş ve her zaman haklı çıkmak isteğinin de ifadesi olabilir. Bu dönemde doğan insanların hayvan totemi geyiktir. Geyikler çiftleşme dönemi dışında, sürüler ya da küçük gruplar halinde yaşar. Çiftleşme döneminde erkekler kendi başlarına hareket eder. Bir harem kurmak yerine, dişiden dişiye gezinir ve o sırada birlikte oldukları dişiyi korumaya özen gösterirler. Kimi zaman da bu nedenle çetin kavgalara girişirler. Geyik insanı da totemi gibi, duyarlı, çekici, hareketli ve uyanıktır. Doğuştan gelen sezgileriyle, çevresindeki insanların duygularını kolayca anlar. Kendi iç dünyası çok değişken olduğu için, başkalarının yeni yeni yaşadığı duygu karmaşalarını o daha önceden yaşayıp, deneyim kazanmıştır. Bu nedenle kimi zaman insanları dinlerken, dikkatini toplamakta zorluk çeker, çünkü anlatılanlarla düşünceleri oradan oraya sıçramaya başlar ve aklından geçeni söylemeden edemez. Geyik burcunun üyeleri, çevrelerinin her zaman güzelliklerle dolu olmasını ister. Güzel manzaralı yerlerde bulunmak, iyi ve konforlu bir eve sahip olmak önemlidir. Ancak güzelliğin yalnızca dış görünüşte değil, özde olduğunu da bilecek kadar duygulu ve sezgilidir. Akıllı, araştırıcı ve yaratıcı bir insan olduğu için, gerek fiziksel, gerekse ruhsal alanda günlük, sıradan şeylerden bile büyük güzellikler yaratabilir. Bu burcun insanı her burçtan insanla kolayca anlaşabilir. Kendisi gibi Kelebek Kabilesi’nden olan Karga ve Susamuru ve Fırtına Kabilesi’nden Aladoğan ve Mersinbalığı bireyleri en iyi iletişim ve ilişki kurduğu insanlar arasında başı çeker. Fırtına Kabilesi’nin diğer bir üyesi olan Wapiti bireyleriyle ise, mükemmel bir bütünleşme yaşar.
     
  2. 19 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : dj_oznur_0106
  3. dj_oznur_0106

    dj_oznur_0106 sweet_lady Üye

    Katılım:
    15 Haziran 2007
    Mesajlar:
    1.067
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106
    AĞAÇKAKAN 21 haziran / 22 temmuz

    Sembolik Dönem: Bol Güneşli Günler
    Bitki: Yabangülü
    Maden: Kırmızı Akik
    Koruyucu Ruhu: Shawnodese
    Renk: Pembe
    Kabilesi: Kurbağa Kabilesi
    Uygun Eş: Yabankazı

    Bol Güneşli Günler Dönemi’nde dünyaya gelen insanların hayvanlar alemindeki totemi ağaçkakan, bitkiler alemindeki totemi yabangülü ve madenler alemindeki totemi ise, kırmızı akikdir. Uğurlu rengi, pembe, kabileleri ise Kurbağa’dır. Çağlar boyunca süs taşı olarak kullanılan, kırmızı akikin rengi nedeniyle kanla bağlantısı olduğu düşünülür ve kanamaları durduracağına inanılırdı. Kanayan yerin üzeride ince sırıma bağlanmış bir akik taşı sallandırılır ve kanı durudurarak, yarayı iyileştirmesi için dua edilirdi. Rengi ve bu özellikleri nedeniyle, insan yüreğiyle de bir bağlantısı olduğuna inanılır. Ağaçkakan insanı da taşı gibi, çevresini ve özellikle evini süsleyip, döşemek ister. Rahat ve bakımlı bir yuvası olması, bu burcun insanı için çok önemlidir. Evcil yaradılışlı olan Ağaçkakanlar, taşı gibi yeni düşünce ve duygulardan çabuk etkilenirler, ancak değişiklik gerçekleştikten sonra, karar verdikleri bu yeni duruma sarsılmaz bir şekilde sıkı sıkı sarılırlar. Ağaçkakan yaşamında yenilik yapmadan önce, uzun uzun düşünür, tartar ve tasarlar. Zor durumlarda insanın yanında bir Ağaçkakan bulunması çok iyidir, çünkü sezgi gücüyle zorluğun ana nedenini hemen bulur ve dikkatli bir şekilde yardımcı olarak, kendini yeniden toparlamasını sağlar. Bu insan yüreğinden gelen sese göre davranır. Eğer, aşık olup severse, karşısından olumsuz bir tepki almadığı sürece, sağlam temelli ve kalıcı bir ilişki yaşamaya çalışır. Ebeveyn olarak da dünyanın en sevgi dolu, en iyi kalpli ana-babasıdır. Ağaçkakan’ın bitki totemi yabangülüdür. Yabangülünün meyvesi, vitamin zengini, pek çok hastalığa iyi gelen kuşburnudur. Bedensel ve ruhsal ferahlık sağlar. Ağaçkakan insanı da yaşam enerjisi düzgün aktığı sürece, bitki toteminden hangi olanaklara sahip olduğunu öğrenebilir. Güller gibi, o da güzel bir insan olabilir ve diğer insanları etkileyebilir. Ağaçkakan’da vahşi bir yan vardır. doğal ortamında bulunduğu zaman çok çekicidir. Gençlik çağlarında vahşi güzelliğiyle çevresine mutluluk saçar ve yaprakları solmaya başladığı zaman güzelliğin yerini olgunluğun getirdiği bilgelik alır. Ağaçkakan, kuşburnu gibi, ruhsal ve duygusal zenginliğini yansıtan dış görünüşüyle, toplum içinde sevilen ve aranılan bir insandır. Ağaçkakan’ın rengi pembedir. Bu henüz olgunlaşmamış bir pembe ya da evrensel aşkın pembesi olabilir, rengin türü, o insanın gelişim seviyesine de bağlıdır. Yaşamdaki amacını ve yönünü saptamış olan Ağaçkakanlar, duygu ve duyarlılıklarını tüm insanlara yararlı olacak biçimde kullanabilir. Bu burcun hayvan totemi de ağaçkakandır. Güçlü bir uçuşa sahip bu kuş, hedefine yönelmeyi iyi bilir. Yuvasını ağaç gövdelerine, kabak biçiminde bir oyuk açarak yapar. Kızılderililer için ağaçkakan cesaretin simgesidir. Bu burcun insanı içinde yatan gizli yetenekleri, dengeli bir ortamda ve durumda olduğu zaman rahatlıkla görebilir. Gerçeğin düzlemini yaratmak ve altındakileri başka gözle algılayabilmek gibi bir yeteneği de vardır. Bu yeteneği sayesinde, olayların içyüzünü kolayca kavrayarak, doğru olanı seçer. Bir çok Ağaçkakan insanı, kendisini nasıl bir gücün koruduğunu, doğru kararları nasıl aldığını farketmez ve çevresine de açıklayamaz. İnsanlar arası ilişkiler bu burcun bireylerinin yaşamında çok büyük ve önemli bir yer tutar. Enerjisinin büyük bölümünü, diğer insanlarla düzenli, iyi ilişkiler kurmak ve bunları sürdürmek için harcar. Genellikle uyum sağladığı bir grup bulur ya da hoşlandığı, doğru bulduğu bir topluluğa katılır. Ağaçkakan insanının kendisi gibi Kurbağa Kabilesi’nden olan Puma ve Yılan insanlarının yanında, Kaplumbağa Kabilesi’nden Bozayı ve Kunduz bireyleri en iyi iletişim ve ilişki kurduğu insanlar arasında başı çeker. Fırtına Kabilesi’nin diğer bir üyesi olan Yabankazı bireyleriyle ise, mükemmel bir bütünleşme yaşar.


    MERSİN BALIĞI 23 temmuz / 22 ağustos

    Sembolik Dönem: Böğürtlenlerin Olgunlaşması
    Bitki: Ahududu
    Maden: Gröna ve Demir
    Koruyucu Ruhu: Shawnodese
    Renk: Kırmızı
    Kabilesi: Fırtına Kartalı Kabilesi
    Uygun Eş: Susamuru

    Böğürtlenlerin Olgunlaşması Dönemi’nde dünyaya gelen insanların hayvanlar alemindeki totemi mersinbalığı, bitkiler alemindeki totemi ahududu ve madenler alemindeki totemi ise, demir ve grönadır. Uğurlu rengi kırmızı, kabileleri ise Fırtına Kartalı’dır. Kırmızı renkli sert bir taş olan gröna yıllar boyunca değerli bir süs taşı olarak kullanılmıştır. Grönanın yürek ve kanla ilişkisi olduğuna inanılır. Eskiden gröna parçacıklarından yapılmış bir muska taşımanın, kalp rahatsızlıklarına iyi geldiğine inanılırdı. Mersinbalığı’nın madenler alemindeki ikinci totemi ise, demirdir. Demir, insanlığı teknoloji çağına taşıyan ve çok farklı alanlarda fayda sağlayan bir madendir. Günlük yaşamda demir kaçınılmaz bir unsurdur. Mersinbalığı insanı da madeni gibi çeşitli ve değişik görünümlerde olabilir, ama kolayca farkedilen bazı ortak özellikleri vardır. Bu insan gröna gibi, iyi yürekli, duyarlı bir kişi olarak dikkati çeker. Eğer yüreğinde taşıdığı iyi ve dostça duygulara kulak verirse, dengeli ve mutlu bir insan olur. Yüreğinin sesine uyduğu sürece, sezgili ve keskin görüşlüdür. Bazen açıkça ortaya çıkan, bazen de gizliden gizliye süren, ileriyi görme ve sezme yeteneği vardır. Bu yetenekle kendini ve dostlarını bekleyen tehlikeleri önceden görebilir. Mersinbalığı burcundan olan kişi, keskin görüşü ve duyumsama yeteneğiyle öylesine sözler söyler ki, söyledikleri, dostlarının ya da düşmanlarının ta yüreğine işler. Bu burcun insanı iyi bir dost olduğu kadar, korkulacak bir düşman da olabilir. Aldatıldığına inanırsa, bütün gücüyle harekete geçer ve gerçekten çok yıkıcı olabilir. İç dengesi yerinde değilse, kendi gücüne karşı dikkatli olması gerekir. Bu güç beklenmedik, hesapsız bir biçimde ortaya çıkabilir ve yarattığı patlamalarla, herkesin canını yakabilir. Bu insanın demir toteminden gelen belli bir sertliği, aynı zamanda yaşamda kazandığı deneyimlerle de sertleşebilme eğilimi vardır. Bu nedenle yaşadığı ilişkileri yürek ve kanla bağlantılarını güçlendirir. Karşılaştığı insanlarda ve işlerde zaman zaman sıçramalı değişimler yaratmasına neden olur. Mersinbalığı’nın bitkiler dünyasındaki totemi çilekgillerden, ahudududur. Pek çok hastalığa şifa olan ahududu, lezzeti, rengi ve biçimiyle de pek hoş bir meyvedir. Mersinbalığı insanının topluluk içinde göze çarpma ve sevilen kişi olabilme özellikleri bitki toteminin etkisiyle daha da güçlenir. Diğer insanlar onda gördükleri neşeli ve zevkli hava nedeniyle, daha yakınlaşmak isterler, ancak bu burcun insanı her zaman göründüğü gibi de olmayabilir. Mersinbalığı’nın çevreye yaydığı izlenimler, dış görünüşünün altında gizlenen bambaşkadır. Bu burcun hayvanlar alemindeki totemi, uzun ömürlü mersinbalığıdır. Bu balık, bulunduğu alanda egemenlik kurmak isteyen, tatlı ve tuzlu sularda yaşayabilen bir canlıdır. Mersinbalığı insanı da bulunduğu her alanda egemenlik kurmak ister. Doğal gücüyle bunu zorlanmadan başarır. Sanki önder olarak dünyaya gelmiştir ve enerjisi düzenli aktığı sürece, haksever, iyi niyetli bir yönetici olabilir. Sezgileri ve ileriyi görebilme yeteneğiyle, başkalarının sorunlarını önceden kavrayıp, çözümlemek için elinden geleni yapar. İçinde kaynayan güçler sayesinde her zaman etkin ve üstün bir durumda olmayı başarır. Yaşamla uyum sağladığı sürece, içinde tükenmez bir güç kaynağı ve ruhsal derinlik yatar. Ancak başka insanlar üzerinde egemenlik kurmaktan zevk alan kötü bir yönü olduğunu da unutmamak gerekir. Mersinbalığı insanı ruh sağlığını koruyabildiği zaman, bu tür problemlerden de kendini kolaylıkla uzaklaştırır. Mersinbalığı insanı, Susamuru burcundan olanlarla mükemmel bir bütünleşme sağlayabilir. En iyi anlaştığı diğer burçlar arasında kendi kabilesinden olan Aladoğan ve Wapitiler vardır. Diğer yandan Kelebek Kabilesi’nden Karga ve Geyik ile de ilişkileri gelişime açıktır.


    AYI 23 ağustos / 22 eylül

    Sembolik Dönem: Hasat
    Bitki: Menekşe
    Maden: Ametist
    Koruyucu Ruhu: Shawnodese
    Renk: Erguvan
    Kabilesi: Kaplumabağa Kabilesi
    Uygun Eş: Puma

    Hasat Dönemi’nde dünyaya gelen insanların hayvanlar alemindeki totemi bozayı, bitkiler alemindeki totemi menekşe ve madenler alemindeki totemi ise, ametisttir. Uğurlu rengi erguvan, kabileleri ise Kaplumbağa’dır. Ametist, insan mantığının, adaletin ve cesaretin simgesi olarak görülür. Taşıyanın her türlü kötü büyüden, yıldırımdan, çığdan ve zehirlenmelerden korunacağı söylenir. Ametist fiziksel ve ruhsal dünya arasında bağ kurmak için de kullanılmıştır. Bu değerli taş, genellikle sağlam bir mantığa, adalet duygusuna ve büyük bir yaşam cesaretine sahip olan, Bozayı insanına çok uygundur. Bu burcun insanlarının zekası çok keskindir. Günlük yaşamında bilinçli ve zekice kararlar alır. Bu kararların doğruluğu herkesece onaylanır. Doğru ve sistemli düşünme ve davranabilme yetenekleriyle, değerli bir dost ve iş arkadaşı olan bu kişi, sevdiği ortamda bulunduğu zaman çok rahat eder. Bozayı insanı, taşı ametist gibi, kendisini de arkadaşlarını da alkolizm, kötümserlik gibi aşırılıklardan koruyabilir. Mantıklı ve rasyonel düşündüğü için, kötümserliğin insanın kendi yarattığı ve isterse, denetim altına alabileceği bir bakış olduğunu kavramıştır. Bu burcun insanının iç uyumu yerindeyse, taşı gibi başkalarının ruhsal dengesini bulmasına, iç ve dış güçlerinin uyum sağlamasına yardımcı olur. Genellikle güzel konuşmasıyla diğer insanlara, kişisel yaşamdaki uyumun önemini kavratabilir. Soğukkanlı, gerçekçi bir insan olduğu, düşüncelerini kesin, düzgün bir biçimde ortaya koyabildiği için, öğretmen ya da yönetici olabilir. Bu burcun rengi erguvandır. Bu renk insanın evrenin yaşamsal ve yaratıcı güçlerini kavramaya götürebilen inancın, ruhsal acı ve aydınlanmanın rengidir. Hem deneyden geçmiş bir idealizmi, hem de ruhsal alanı simgeler. Daha açık tonlarında insan sevgisini ve insanların nesnelerin ruhunu kavramaları için bazı törensel yaklaşımların da gerekliliğini gösterir. Bozayı’nın bitki totetmi, insan yüreğinin ince titreyişine benzetilen, zarif bir orman çiçeği olan menekşedir. Menekşe, insan gövdesinde kılcal damarların ve lenf yollarının ulaşabildiği en derin noktalara sızabilme ve buradaki zehirli maddeleri, çözüp atabilme özelliğindedir. Bozayı insanı çevresine menekşe gibi, serin bir hava yayar, bu yalnızca menekşe gibi duyarlı olan iç dünyasını gizlemeye yarayan bir görüntüdür. Bu insan çok yoğun duygulara sahiptir, ancak duygularını sözler yerine, sevdiği kişinin yaşamını daha iyi geliştirmesine yardım ederek gösterir. Menekşe gibi, Bozayı da çözücü, söktürü ve antiseptik bir etkiye sahiptir. Sıkı iş disiplini ve görev sorumluluğu taşır. Herkesin de kendisi gibi davranmasını bekler. Nerede olursa olsun, disiplini, kuralları kabul etmeyen insanları, temizleyip, sistemin içinden atar. Bozayı da menekşe gibi, insanların düşünce dünyalarının gizli derinliklerine sızabilme yeteneğine sahiptir. Bozayı’dan hemen hiç bir şeyin saklanması mümkün değildir. Yalanı hemen anlar ve sık sık aldatıldığını anlarsa, saygısını tamamen yitirir. Bu tür durumlarda kendisinden beklenmeyecek kadar öfkeli bir davranış biçimi de geliştirebilir. Bu burcun hayvanlar alemindeki totemi bozayıdır. Ayılar genellikle mağaralarda, yıkık ağaçaların kuytusunda ve çağlayanaların arkasındaki oyuklarda aileler olarak yaşarlar. Bozayılar sakıngan ve çekingendir. Ama meraklıdırlar da. Rahat, geniş ve zevkli bir yaşam sürerler. Zaman zaman yuvalarını taşırlar. Bozayı insanları da ayılar gibi, yuva olarak tek bir yere bağlanmaz, buldukları her yerde rahatça yaşayabilirler. Hiç rahatsızlık duymadan uzun süre susabilirler. Kendisine ilginç gelen ya da heyecanlandıran bir şey olursa, şaşılacak bir konuşkanlıkla dile getirir. Bozayı insanı, kendisi gibi Kaplumbağa Kabilesi’nden olan Yabankazı ve Kunduz bireylerinin yanında, Kurbağa Kabilesi’nden Ağaçkakan, Yılan ve Pumalar ile çok iyi anlaşır. Puma ile olan beraberliğinde gerçek ve mükemmel bir bütünleşme yaşayabilir.


    KARGA 23 eylül / 23 ekim

    Sembolik Dönem: Yaban Ördekleri
    Bitki: Sığırkuyruğu Çiçeği
    Maden: Jasper
    Koruyucu Ruhu: Mudjekeewis
    Renk: Kahverengi
    Kabilesi: Kelebek Kabilesi
    Uygun Eş: Aladoğan

    Yaban Ördekleri Dönemi’nde dünyaya gelen insanların hayvanlar dünyasındaki totemi karga, bitkiler alemindeki totemi sığırkuyruğu çiçeği ve madenler alemindeki totemi ise, jasperdir. Uğurlu rengi kahverengi, kabileleri ise Kelebek’dir. Kantaşı olarak bilinen jasper, uğur olarak da kullanılmıştır. Eski çağlarda bu taşın Güneş’in ısısını yansıttığına inanılmıştır. Pek çok gizemli özelliği olduğuna inanılan jasper, görünmezlik ve uzun, güvenli yaşam kaynağı olarak da kabul edilmiştir. Jasperin sahibine bereket getirdiği ve bu taşlarda ham toprak enerjisi bulunduğu, hem de bu enerjiyi çektiği inancı yaygındır. Karga insanı da jasper gibi, eğer iç dengesi yerindeyse, değişik mistik özelliklere sahip olabilir. Dengeli bir Karga insanı, jasper gibi aranılan ve sevilen, candan bir kişidir. Güneş enerjisini özümseme ve çevresine yansıtma gücüne de sahiptir. Bu burcun insanı, yararlansa da yararlanmasa da, kantaşı gibi psişik güçler taşır. Bazen henüz iç dengesine kavuşmadan bu gücü elde edebilir. Böyle bir durumda Karga, başkalarının yaşamlarını etkileme gücünde olduğunu anlar ve bunu kişisel amaçları için kötüye kullanabilir. İç dengesine kavuşan Karga ise, güçleri sadece kollektif yarar sağlamak için kullanmaya eğilimlidir. Uğur rengi olan kahverengi, yaz boyunca süren gelişme döneminde bütün varlıklara güç veren, şimdi yaklaşan dinlenme ve arınma dönemine hazırlanan sonbahar toprağını sembolize eder. Bu renk insanların toprağın ve soyut dünyanın güçlerini kendi benliklerinde birleştirmelerine yardımcıdır. Kök salmanın ve bu dünyada kararlı bir biçimde davranırken, öte yana geçerek daha yücelere ulaşmaya hazırlığın rengidir. Bu burcun bitki totemi olan sığırkuyruğu çiçeği çok yönlü ve şifalı bir bitkidir. Akciğer ve kalp hastalıklarında büyük faydaları vardır. Bitki totemine bakarak, Karga insanı çok yönlü ve yararlı yeteneklerini, her zaman hareketli olma ve kendini değiştirme özelliklerini öğrenebilir. Karga da bu bitkiningörünümüne benzer, bazen sert, yün gibi dalayıcı, bazen de kadife gibi, yumuşak olabilir. Eğer hırçın günündeyse, onunla geçinmek çok zordur, hem kendine, hem de başkalarına büyük acılar verebilir ve duygusal yaraları iyileştirmek için çok dikkat etmek gerekir. Karga insanı da bitkisi gibi, çevresindeki insanların çeşitli dertlerine devadır. Hastalan kişiyle öylesine yakın bir şekilde ilgilenir ve bakar ki, hasta ayağa kalkabilmek için ihtiyaç duyduğu desteği bulmuş olur. Açık yürekli, inandırıcı sözleri, insana yeryüzündeki tüm sorunların ortadan silindiği duygusunu verir. Bu burcun hayvanlar dünyasındaki totemi de kargadır. Bazen çok saldırgan olabilen kargalar, genellikle temkinli ve çekingendir. Bilinçli ve akıllı bir kuş olan karga, bir istiridye ya da cevizi, havadan atıp kırarak, içindekini yer. Kızılderililer için karga, insanla doğa arasındaki dengenin simgesidir. Kargalar gibi bu burcun insanının da, havada süzülmek ve uygun yere konarak, toprağın olumlu enerjilerini özümsemek gibi yetenekleri vardır. Bu insan hem dünya sorunlarında, hem de ruhsal alanlarda çok rahattır. Cesaretle, uzun süre yükseklerde uçabilmesdi, iç dengesinin durumuna bağlıdır. Bu denge Karga için bütün burçlardan daha önemlidir. Çünkü o da, aynı karga gibi, havada çok ani ve beklenmedik manevralar yaparak, yön değiştirebilir. Eğer dengesiz ve kararsızsa, sağa sola kanat çırpması, çevresinde büyük karışıklıklara neden olabilir. Karga aynı zamanda çelişkinin de simgesidir. Her şeyin iyi ve kötü yanını aynı anda görebilmek, ama seçim yapmanın zorluğunu yaşamak tipik Karga karakterisikleridir. Karga insanı, Kelebek Kabilesi’nden olan Susamuru ve Geyik insanlarıyla çok iyi anlaşır. Fırtına Kartalı Kabilesi’nden olan Mersinbalığı ve Wapiti biryeleri de rahatça ilişki kurabildikleri arasındadır. Fırtına Kartalı Kabilesi’nin kanatlı temsilcisi Aladoğan ile mükemmel bir bütünleşme yaşar.


    YILAN 24 ekim/ 21 kasım


    Sembolik Dönem: İlk Soğuklar
    Bitki: Devedikeni
    Maden: Bakır ve Malakit
    Koruyucu Ruhu: Mudjekeewis
    Renk: Turuncu
    Kabilesi: Kurbağa Kabilesi
    Uygun Eş: Kunduz

    İlk Soğuklar Döneminde dünyaya gelen insanların hayvanlar dünyasındaki totemi yılan, bitkiler alemindeki totemi devedikeni ve madenler alemindeki totemi ise, bakır ve malakittir. Uğurlu rengi turuncu, kabileleri ise Kurbağadır. İnsanlar bakırı işlemeye başladıklarından bu yana çeşitli aletlerin ve süs eşyalarının yapımında kullanmışlardır. Antik çağlarda, bakırın insan ruhunu ve kanını arındırdığına inanılırdı. Yılanların süs taşı olan malakit ise, özel güçler taşıyan ve insanın ruhsal sesler duymasına yardımcı olan bir taş olarak bilinirdi. Malakitin her türlü enerjiyi, özellikle psişik enerjiyi özümseme gücünü arttırdığı söylenirdi. Yılan insanı da bakır gibi, bulunduğu ortamda değişim yaratma özelliğine sahiptir. Kendisi çok uyumlu olmadığı halde, içinde bulunduğu durumu, istediği biçime sokmayı başarır. Tükenmez bir enerjisi ve durumları düzeltme konusunda sayısız düşünceleri vardır. İç uyumu yerindeyse, bu düşüncelerin, tasarıların temelleri oldukça sağlamdır ve rahatça gerçekleştirilebilir. Bu burcun insanı genellikle çevresindeki yüksek enerji akımlarının etkisi altında olduğu için, kendini arındırmışsa, başkalarının sorunlarını çözmekte de yardımcı olabilir. İyileştirici gücüyle diğer insanların bedenlerinin ve ruhlarının arındırılmasında katkıda bulunur. Bilgiye susamış varlığıyla, ruhsal konularda edindiği üstün bilgileri, yakınlarına ve çevresine herkesin anlayabileceği bir dille anlatabilir. Yılanın malakit gibi özel bir gücü de vardır. Güç dengesi yerinde olduğu zaman, ruhsal seslere karşı çok duyarlıdır, en ince enerji biçimlerini bile algılayabilir. Yılan burcunun bitki dünyasındaki totemi devedikenidir. Hem gıda hem de şifalı ot olarak kullanılabilen bir bitkidir. Her türlü ortamda yetişen bir bitki olan devedikeni, özellikle beyin hastalıklarında kullanılırdı. Yılan insanı da bitkisi gibi, ruhsal ve duygusal olarak, inanılmaz yüksekliklere ve derinliklere ulaşabilir. Bu özellik, içindeki potansiyel yetenek ve becerileri geliştirip, yararlanmayı başarmasına yardımcıdır. Yılan insanı devedikeninden toprağa sıkı sıkıya bağlanmayı öğrenebilir. Böylece, içinden akıp geçen, enerji akımını doğru biçimde yönlendirebilir. İç uyumsuzluğa düşen Yılan insanı, toteminin en dikenli, en batıcı temsilcisi de olabilir. Bu tür durumlarda, dar kafalı, aşırı eleştirel, huysuz, kıskanç, hilekar, hemen parlayan bir insan haline gelir ve kendine en yakın olan kişilere bile büyük acılar verebilir. Bu burcun uğurlu rengi turuncudur. Batan Güneşin parlak turuncusu olan bu renk, deneyle ya da öğrenimle elde edilen bilgileri kullanmayı beceren, canlı ve aydın insanın simgesidir. Yılan burcunun hayvanlar alemindeki totemi de yılandır. Yılan, omurgalıların en eski, en gizemli, en kuşku duyulan ve en yanlış anlaşılan üyesidir. Bu burcun insanları da totemleri gibi, gizemli bir havaya bürünme eğilimindedir. Yılan insanının başkasına açılması için çok zaman gerekir ve açılsa bile, yine de derin duygularını kolayca açıklayamaz. Bu insan gizemli davranışları ve aşılması zor dikenli zırhı nedeniyle yanlış anlaşılır, hatta bazen de istenmez olur. Damarlarında akan yaşam enerjisi öylesine güçlüdür ki, dışarıdan derin kişiliğini farketmek oldukça zordur. Totemi gibi bu insan da çevresindeki insanların ve olayların gerçeğini kavramaya yarayan bazı duyargalara sahiptir. Çok keskin gözleri olan Yılan insanı, bu gözlerle gerek kendi, gerekse diğer insanların ruhlarını okuyabilir. Ancak huzursuz olduğu ve enerji akımı bozulduğu zaman bu yeteneklerinin hiç birini kullanamaz. Yılan insanının en iyi anlaştığı burçlar yine aynı kabileden olan Puma ve Ağaçkakan’dır. Kaplumbağa Kabilesinden olan Yabankazı ve bozayı insanlarıyla da çok iyi anlaşır. Yine Kaplumbağa Kabilesinden olan Kunduz ile mükemmel bir bütünleşme yaşar.

    WAPİTİ 22 kasım / 21 aralık

    Sembolik Dönem: Karlı Günler
    Bitki: Karaçam
    Maden: Obsidiyen
    Koruyucu Ruhu: Mudjekeewis
    Renk: Siyah
    Kabilesi: Fırtına Kartalı Kabilesi
    Uygun Eş: Geyik

    Karlı Günler Dönemi’nde dünyaya gelen insanların hayvanlar dünyasındaki totemi wapiti, bitkiler alemindeki totemi karaçam ve madenler alemindeki totemi ise, obsidiyen taşıdır. Uğurlu rengi siyah, kabileleri ise Fırtına Kartalı’dır. Volkan camı olarak da bilinen obsidiyen, süs eşyalarında yoğun olarak kullanılmıştır. Obsidiyenin temel maddesi toprağın bağrında yattığı için bu taşın, insanları toprak enerjisine bağlayan bir güç taşıdığına, bu güce saygı duymayı ve yararlanmayı öğrettiğine inanılırdı. Wapiti insanı da taşı gibi parlak, saydam yapılı bir kişidir. Temel özelliklerini iyi geliştirip, eğitmişse, tüm varlığını kaplayan bir pırıltı kazanır. Çevresindekiler, iç dünyasını gösterebilir, ama bunu istediği ölçüde yapar. Wapiti burcu, taşı gibi, yeni bir işe, yeni bir duruma alışmakta zorluk çeker, ancak alıştıktan sonra kararlılık gösterir. İçinde sürekli olarak bir ikilik taşıdığı için, yaşamı boyunca bıçak sırtında da yürüyebilir. Wapiti insanının iç dünyası berraklığa kavuşmuşsa, çevresi için bir ayna, bir yansıtıcı olur. Böyle bir noktaya ulaştığı zaman, karşısındakinin ruhsal durumunu yansıtarak ortaya çıkarır, sorunlarını çözmesine yardımcı olur. Bu burcun bitkiler dünyasındaki totemi karaçamdır. Karaçam filizleri gıda olarak kullanılırken, ağacın kendisi özellikle solunum sistemi hastalıkları için çok faydalıdır. Wapiti insanı kendine verilen olanakları, verileri kullanıp ve dengelerse, karaçam gibi görkemli olabileceğini yine karaçamdan öğrenebilir. Bu insan ağacı gibi, yumuşak ama güçlüdür. Bu içsel güç, hep doğru yola yönelebilmekten, başkalarını da kendileri için yararlı olana yöneltmekten gelir. Wapiti insanı doğuştan sahip olduğu adalet duygusuyla, her durumda gördüğü haksızlıklara karşı çıkar. Güçlü içgüdüleriyle başkalarının da yüreğini okuyabilir, ruhsal düğümlerini çözme konusunda yardımcı olabilir. Bu burcun uğurlu rengi yeryüzünü örten gecenin siyahıdır. Gece biçimlerin silindiği, günün hareketli yaşantısının yerini düşünceye bıraktığı zamandır. Gecenin siyahı, her şeyi yeniden doğurabilecek, her şeyi gizleyen ve örten siyahtır. Bu siyah sayesinde Wapiti içgüdülerinin ve varlığının derinliklerinden gelen bilgileri yüzeye çıkararak, yaşamına yön verebilir. Wapiti burcunun hayvanlar dünyasındaki totemi, sadece Kuzey Amerika’da yaşayan, çok iri boynuzlarıyla ünlü, gelişkin ve iri bir Geyik olan wapitidir. Wapitiler, ormanlarda, vadilerde ve yaylalarda yaşarlar. Birbirlerine karşı güven ve sorumluluk duygusu taşıyan bu hayvanlar, gruplar halinde yaşar. Wapiti burcundan olan insan da totemi gibi, soylu bir izlenim yaratır. Gururlu ve dik bir duruşu, dengesi yerindeyse, saygı ve sevgi uyandıran havası vardır. Kendi içine dönük olduğu, okuduğu, duyduğu, yaşadığı şeyleri özümseyebildiği için, genellikle dış görünüşü, öğrencilerini etkileyen iyi bir öğretmen gibidir. Wapiti insanı bu çekiciliğinden yararlanarak, önce insanları kendisine bağlar, sonra da bilgilerini büyük bir cömertlikle onlara aktarır. Wapiti hem kuramsal olarak, hem de uygulamada sağlam bir adalet duygusuna sahiptir ve kendisine haksız gelen hiç bir şeye tahammülü yoktur. Haksızlıkla karşılaştığı zaman, yüksek sesle duyurarak, haksızlığın üstesinden gelmeye çalışır. Bu çağrı genellikle herkesin iyiliği içindir. Wapiti insanı gerekli gördüğü zaman başkasının yönetimine girebilse de, aslında çok güçlü bir bağımsızlık duygusuna sahiptir. Bazen de kendi düşüncelerine dönerek, çevresiyle olan bağlarını adeta koparır. Varlığının derinliklerini gizlemekten hoşlandığı için, gerçekten açılmasını gerektirecek yakın ilişkiler kurmaktan kaçabilir. Wapiti insanı Fırtına Kartalı Kabilesi’nin diğer üyeleri olan Aladoğan ve Mersinbalığı bireyleriyle büyük bir uyum içindedirler. Kelebek Kabilesi’nden Susamuru ve Karga da iyi ilişki kurabildikleri burçlardır. Wapiti, Kelebek Kabilesi’nden Geyik ile muhteşem bir bütünleşme yaşar.
     
  4. 9 Mart 2008
    Konu Sahibi : dj_oznur_0106
  5. XOXzgxuxrCe

    XOXzgxuxrCe Popüler Üye Üye

    Katılım:
    20 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    2.875
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    106
    KARTAL 21 mart/ 19 nisan

    Sembolik Dönem: Ağaçların Çiçeklenmesi
    Bitki: Yabani Hindiba
    Maden: Ateş Opal
    Koruyucu Ruhu: Wabun
    Renk: Sarı
    Kabilesi: Fırtına Kartalı Kabilesi
    Uygun Eş: Karga

    Ağaçların Çiçeklenmesi Dönemi’nde dünyaya gelen insanların hayvanlar alemindeki totemi aladoğan, bitkiler alemindeki totemi yabani hindiba ve madenler alemindeki totemi ise, ateş opal olarak bilinen, yaldızlı opaldir. Uğurlu renkleri, sarı ve kabileleri ise Fırtına Kartalı’dır. Opal eskiden beri umut sembolü olarak kullanılır ve üstünde bu taşı taşıyan insanların görünmez olacağına inanılırdı. Opal yüzyıllar boyunca soyluluğun simgesi olarak kabul edilmiştir. Ama bir dönemde de uğursuz olduğu inancı yaygınlaşmıştır. Aladoğan insanına, taşı gibi, sözcüğün somut ya da soyut anlamıyla sıcak ve sürekli bir gerilimin olduğu yerlerde rastlanabilir. Bu burcun insanı sıcağı ve Güneş’i sever. Yoğun hareket olan yerlerden, ruhsal, fiziksel ve duygusal enerjilerinin zorlanmasından hoşlanır. Taşı gibi Aladoğan insanı da gözeneklidir; yanlış düşüncelee kapıldığı ya da yanlış bağlantı kurduğu zaman hızla üzülüp, dertlenir. Çok açık yürekli bir insandır, her yeni düşünce ve görüşü benimseyip eyleme geçmeye hazırdır. Bazen sonradan kendisi için zararlı olabilecek işlere de karışabilir. Eğer yanlış ortamda ve gerilim altında kalırsa, aynı taşı gibi çatlar, kendisine ateş ve pırıltı veren yaşam gücünü yitirebilir. Aladoğan insanı taşı opal gibi, ya durmaksızın etrafına ateşli bir enerji yayar, ya da içindeki ateşin parladığı zamanlarda şimşek gibi çakar. Kişisel duygularının bir simgesi gibi olan Ay ile ilişkileri, işini biraz zorlaştırsa da, enerjisini kullanmayı öğrenmek için buna gereksinimi vardır. Bu burcun insanının ateşi, genellikle diğer insanlardan daha güçlü ve yoğun olan duygu dünyasından gelir. Ama açıklığı, berraklığı sevdiği için, kendinde ve başka kişilerdeki karmaşık duygular onu korkutur. Bitkiler dünyasındaki totemi yabani hindiba, hemen her yerde yetişen ve insanlar tarafından köküyle sökülüp alınan bir bitkidir. Aladoğan insanı da daldan dala atladığı için, yabani hindiba gibi her yerde belirmek huyundadır. Bu burcun insanının enerjileri ile nasıl başdeceklerini bilmeyen ve bu kişilerin severek çalıştıkları alanlarda ne kadar yararlı olacaklarını göremeyenler, onların bu huyundan rahatsız olabilirler. Tükenmez enerjisi, bu enerjiyi yönlendirip kullanmayı bilen kişilerin elinde çok yararlı bir güce dönüşebilir. Bu insan, kendisini anlayan ve ona zaman ayıranlar için gerçek bir hazine gibidir. Hayvanlar alemindeki totemi aladoğan, hızla hareket eden, yırtıcı ve aslında tüm diğer kuşlardan farklı bir uçucudur. Yuvasını genellikle yüksek ağaçların ya da yüksek kayalıkların tepesine kurar. Gökyüzünde şaşılacak kadar uzun süre kalabilen bu kuşun, kuyruğuyla bedeni arasında ilginç bir açı oluşur. Bu dönemde dünyaya gelen kişiler, aladoğanlar gibi, görkemli insanlardır. Her zaman fiziksel değilse bile, ruhsal bir görkemleri vardır ve kanatlarını geniş bir açıyla açabilirler. Bu burcun insanı sürekli olarak yeni işlerin, yeni projelerin, yeni düşünce akımlarının peşinde koşan usta bir avcıdır. Totemi aladoğan gibi, aydınlık ve karanlık dönemler geçirir. Aydınlık dönemlerinde neşelidir, karşılaştığı her şeye açıktır. Karanlık devrelerde ise, yalnızlığına çekilir. Yaşamın kendisine neden böyle çarpık göründüğünü bulmaya çalışır. Aladoğan insanı genellikle korkusuzdur. Dünyanın “çıngıraklı yılanı” olarak gördüğü kimselere karşı, kendi güvenliğini hiç düşünmeden harekete geçmeye hazırdır. İkiyüzlü ya da haksız bulduğu insanlara karşı pek sabırlı olamaz. Karşısındaki istese de istemese de, düşüncelerini yüzüne karşı dosdoğru söyler. Aladoğan burcu doğuştan arkadaş canlısı ve iyi geçinilen bir insan olduğu için, hemen herkesle çok kolay anlaşabilir. Ancak kendisi gibi Fırtına Kartalı Kabilesi’nden Mersinbalığı ve Wapiti ile çok çabuk dostluk kurabilir. Kelebek Kabilesi’nden Geyik, Karga ve Susamuru ile de rahatlıkla anlaşır. Kişisel bütünleşme için Karga ideal eşidir.
     
  6. 11 Mart 2008
    Konu Sahibi : dj_oznur_0106
  7. EzBuZ

    EzBuZ Danalar girmiş bostana Pro Üye

    Katılım:
    5 Aralık 2007
    Mesajlar:
    4.239
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    146
    PUMA 19 şubat / 20 mart

    Sembolik Dönem: Büyük Fırtınalar
    Bitki: Sinirotu
    Maden: Firuze
    Koruyucu Ruhu: Waboose
    Renk: Mavi-Yeşil
    Kabilesi: Kurbağa Kabilesi
    Uygun Eş: Bozayı

    Büyük Fırtınalar Dönemi’nde dünyaya gelen insanların hayvanlar alemindeki totemi puma, bitkiler alemindeki totemi sinirotu ve madenler alemindeki totemi ise, firuzedir. Uğurlu renkleri firuze rengi olan, mavi-yeşil ve kabileleri ise Kurbağa’dır. En eski süs taşlarından birisi olan firuzede bir çok gizemli gücün saklı olduğu söylenir. Gökyüzünün rengini bu taştan aldığına inanılırdı. Firuze taşıyan insanların korunduklarına dair de inançları vardı. Puma burcu insanı da taşı gibi, bir çok olağanüstü güce sahiptir. Bu insanın doğal şifacılık gücü çok gelişmiştir. Yardımlarıyla yaşamın ve evrenin çeşitli gizemleri çözülebilir. Aynı firuze gibi, Puma insanı da gökyüzü ile bağlantılıdır. Yaşamın pek çok alanında diğer insanların farkedemediği şeyleri görebilir. Ama gerçeği tam olarak yakalayabilmesi için, firuze gibi iyi işlenmiş olması gerekir. Eğer gerekli yaşam deneyimiyle kendini geliştirme ve işleme konusunda sağlam bir isteme sahip olamazsa, bu doğal gücü kendine karşı dönüşür. Puma’nın bitkiler alemindeki totemi sinirotudur. Sinirotu pek çok çeşidiyle her derde deva bir bitkidir. Şifalı yanıyla Puma insanına benzer. Ama sinirotununun da dikkatli kullanılması ve Puma insanının ruhu gibi iyi işlenmesi gereklidir. Özellikle Puma’ın ayaklardan çektiği problemlere çok iyi gelir. Bu burcun uğur rengi de, firuze taşının rengi olan, turkuvazdır. Arayış içinde olan, duyguları güçlü, kendisiyle mücadele eden ve melankoliye yatkın bir insan rengidir. Lekesiz saf bir mavi, çıkarsız, sanatsal ve ruhsal duyguların simgesidir. Maviyle yeşilin karışımı, ruhla kişilik, yerle gök arasında denge kurmak için Puma insanına gereklidir. Puma, maviyle olduğu kadar yeşille de kaynaşması gerektiğini unutmazsa, neşesini korumayı, kendine gerekli dengeyi yitirdiğinde fiziksel ve ruhsal huzuruna yeniden kavuşmayı öğrenebilir. Bu dönemde doğan insanların hayvanlar dünyasındaki totemi pumadır. Kedigiller arasında en iyi tırmanıcıdır puma. Yuvasını genellikle kayalık bölgelerde, derin oyuklarda ya da sık çalılıklar arasında kurar. Pumanın tiz ve yüksek bir sesi vardır. Ender bağırır ama sesi de korkutucudur. Çok iyi avcı olan puma etle beslenir. Av bulamadığı zaman, daha küçük hayvanlarla yetinir. Bazen bütün bir gün ya da tüm bir gece ağacın ya da kayanın üstünde tüneyerek, avını pençesine düşürünceye kadar bekler. Pumalar eşleştikleri zaman genellikle dişileri etkin rolü üstlenir. Totemi puma olan insanların bu soylu hayvana benzeyen pek çok özelliği vardır. Puma insanı da sık sık çevresiyle anlaşamadığı duygusuna kapılarak, kendi düşünce ve ruh dünyasının doruklarına çekilir. Çok duyguludur, küçük şeylerden bile incinebilir. Aynı puma gibi, Puma insanı da kendi içine çekilip, kendisi ve dünya üzerine düşünebileceği bir sığınağa ihtiyaç duyar. Puma gibi iyi bir tırmanıcı olan bu kişi, insan ruhunun yüceliklerine doğru ilerlemek ister. Puma gibi, bu burcun insanı da, ister kişisel yaşamının bir parçası olsun, isterse iş ve arkadaşlık ilişkilerini kapsasın, kendi alanını belirlemek ve dışarı karşı kapatmak eğilimindedir. Özellikle kendi kişisel duyguları söz konusu olduğunda, Puma son derece suskundur. Kendini iyi hissettiği zaman çevresindekiler onun sohbetinden çok hoşlanır, fakat bu konuşmalar sırasında karşısındaki kişiye iyice güveninceye kadar, kendi gerçek benliğiyle ilgi hiç bir ipucu vermez. Başkalarının düşüncelerini sezme yeteneğinde olduğu için, diğer insanların hoşlandığı ya da ilgilendiği konuları hızla kavrar ve onlara yardımcı olmak amacıyla bu konulardaki görüş ve düşüncelerini hoş bir ifade ile açıklar. Puma burcu en iyi Bozayı insanı ile bütünleşir. Kurbağa Kabilesi’nden olan Ağaçkakan ve Yılanlar ile de iyi anlaşır. Kaplumbağa Kabilesi’nden Kunduz ve Yabankazı bireyleri de diğer iyi anlaştığı burçlar arasındadır.
     
  8. 27 Ağustos 2012
    Konu Sahibi : dj_oznur_0106
  9. dilber

    dilber Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    19 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.486
    Beğenildi:
    1.454
    Ödül Puanları:
    238
    Yabankazı 22 aralık /19 ocak

    Sembolik Dönem: Toprağın Yenilenmesi
    Bitki: Kayın Ağacı
    Maden: Kuvars
    Koruyucu Ruhu: Waboose
    Renk: Beyaz
    Kabilesi: Kaplumbağa Kabilesi
    Uygun Eş: Ağaçkakan

    Yeni yılın başlangıcı, toprağın kar altında kaldığı, ilkbahara, yenilenmeye hazırlandığı aydır. Bu dönemde dünyaya gelen insanların hayvanlar alemindeki totemi yabankazı, bitkiler alemindeki totemi kayın ağacı ve madenler alemindeki totemi de kuvarstır. Uğurlu renkleri beyaz ve kabileleri de Kaplumbağa’dır. Bu burcun madeni olan kuvars, dünyanın hemen her yerinde bulunabilen, oldukça sert ve donuk pırıltılı bir taştır. Yeryüzünü oluşturan doğal ve temel maddelerden sayılan kuvarsın pek çok rengi olmasına karşın, en fazla rastl***** “renksiz” diye adlandırılan, beyaz olanıdır. Yabankazı insanlarının özellikleriyle bu renk arasında bağlantı vardır. Kuvars, dokunulduğunda insana serinlik duygusu verdiği için, çok eski çağlarda bu taşın sonsuz ve erimeyen bir buzdan oluştuğuna inanılırdı. Çoğu kez kuvarsın içinde donmuş bir su damlası bulunması ve taş kırılınca damlacığın eriyip su olması da bu inancı kuvvetlendiren bir etkendi. Kuvars gücün simgesi olan bir taştır. Kristalize olmuş kuvarsın günümüzde henüz anlaşılmayan bazı gizil güçler taşıdığı kimi uzmanlarca da kabul edilmektedir. Yabankazı insanları kuvars kristallerinden, yaşamla ilgili her şeyi açık ve berrak bir şekilde kavramayı ve evrenin tüm enerjisini kendi içlerinden geçirip, iletebilme yeteneklerini öğrenebilir. Bu yeteneğin farkına varan Yabankazı insanları, eğer kabiliyetlerini koruyabilirlerse, tıpkı totemleri gibi evrenin sonsuz gücünü kavrayıp, iletecek bir duruma gelirler. Bu burcun insanlarının dış görünüşü de kuvars gibi donuk ve duygusuzdur. Ama tıpkı totem taşları gibi kendilerine ilgi ve sıcaklık gösteren herkese, aynı sıcaklığı ve enerjiyi yansıtırlar. Yabankazı insanları coşkun ve taşkın değildirler, aşırı duygusallığa kapılmazlar, ama etraflarındaki insanlar için tükenmeyen bir ısı ve ışık kaynağı rolünü üstlenirler. Yabankazı insanının öğrenmesi gereken en önemli şey, ne türden olursa olsun, belli bir dünya görüşü ve felsefesi içinde taşlaşıp kalmaktan kaçınmaktır. Yoksa aynı kuvars gibi kaskatı kesilerek, sonunda paramparça olabilir. Yabankazı bireyinin bitkiler alemindeki totemi kayın ağacıdır. Kayın çok uzayabilen gövdesiye, görkemli ve güzel bir ağaçtır. Kayın ağacı bilge Kızılderililer tarafından hayatın hemen hemen her alanında kullanılmıştır. Yabankazı insanlarının da kayın ağacı gibi, görkemli, eski gelenekleri ve unutulmuş bilgelikleri yansıtan bir görünümleri vardır. Bu burcun insanları, enerjilerini özgürce akıtabilirlerse, yaşamın evrensel kaynaklarıyla ilişki kurabilir, eski gelenekler ve bilgelikler hakkında çok faydalı bilgiler edinebilirler. Yabankazı insanları kendileri hakkında pek çok şeyi totemleri yabankazından öğrenebilirler. Yabankazlarının yaşamına mevsimler ve kar yön verir. Baharda karlar erimeye başladığı zaman, yabankazları sürüler halinde kuzeye, karlık bölgelerdeki yuvalarına dönerler ve ilk kar taneleriyle yeniden geriye gelirler. Yabankazı insanları da tıpkı totemleri gibi uzun mesafeleri katetmeyi tercih ederler. Ruhsal ya da fiziksel olan uzaklıklar onları korkutmaz. Bu nedenle içsel güçleri çok fazladır. Toprak elementinden Kaplumbağa Kabilesi’nden olmaları nedeniyle, nesnel dünyaya oldukça bağlıdırlar, fakat yine de ruhsal olarak uzaklara gitmeyi, ufukları aşmayı başarırlar. Yabankazı insanı geleneklerine çok bağlıdır ve her türlü otoriteyi kolaylıkla kabul edebilir. Hatasız davranmak, alışkanlık ve geleneklere uymaya çalışmak, saygı göstermek ve görmek en temel özellikleri arasındadır. Bu burcun insanı için, çocukları çok önemlidir. Ailesinin düzenini korumak, güvenliğini sağlamak ve ihtiyaçlarını karşılamak için elinden geleni yapar. Ama içe kapanık yapısı nedeniyle, gerçek duygularını açıklamakta zorlanabilir. Yabankazı insanı Ağaçkakanlar ile çok iyi anlaşır. Diğer anlaştığı kişiler ise, kendisi gibi Kaplumbağa Kabilesi’nden olan Kunduz ve Bozayı insanlarıdır. Kurbağa Kabilesi’nden olan Puma ve Yılan insanları da iyi ilişki kurabileceği bireyler arasındadır.