Kızıma mektup...

Konusu 'Tekrar Konular' forumundadır ve eylulvebaris tarafından 2 Şubat 2009 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    2 Şubat 2009
    Konu Sahibi : eylulvebaris
  1. eylulvebaris

    eylulvebaris üç melek annesi ... Üye

    Katılım:
    13 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.631
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    148
    Sevgili kızım, güzel arkadaşım...
    Sana yazmaya başladığım şu dakikalarda pek sevdiğim bir şarkıyı
    dinliyorum. Senin de çok sevdiğin Yaşar söylüyor;
    "Bütün bu olanlardan,
    Bütün bu yaşananlardan
    öğrendiğim bir şey varsa; sabır...
    Sıkıldığın zamanlarda beni düşün dağılır" diyor...

    Geçen sabah seni yatakta öperken "Canım sıkılınca seni düşünüyorum,
    dağılıyor" dediğimde gözlerini kocaman kocaman açıp önce teşekkür ettin
    sonra da "Dağılmak ne demek anne" diye sordun. Topuğunu ısırdım kahkaha
    atarken... Ve anlatmaya çalıştım sana "dağılmak" ne demek... Saçların
    dağılır, oyuncakların, odan dağılır, bulutlar dağılır...

    Ama aslında bir gün, çok yıllar sonra, belki de genç kızlığa adım atığın
    yıllarda okuyacağını düşünerek dağılmanın başka bir anlamından söz etmek
    istiyorum sana bugün...

    Güzel kızım,
    Umarım mutlu bir ömrün olur... Ama biliyorum ki o ömrün bir yerinde bir
    sebepten dolayı bir daha toplanamayacak kadar dağıldığını düşündüğün
    anlar olacak...

    Başarısızlıklar yapacak sana bunu en çok. Aşkta, sokakta, seçimlerinde,
    işinde yanıldığını fark ettiğinde başarısız hissedeceksin kendini.
    Değersiz bulacaksın aynadaki suretini. Anlamını arayacaksın
    yaşadıklarının...
    "Bir sebebi olmalı diyeceksin..."
    Hiçbir felaket tek başına gelmediği için, üst üste gelen darbeler
    dağıtacak seni...
    Her bir parçanın nerede olduğunu anlayamayacak kadar ağır da geçebilir
    mutsuzlukların. Ama sakın "bundan daha çok üzülmem" deme... Hayat o kadar
    çok deneyecek ki seni, her defasında nasıl olup da bunca şaşırabildiğine
    şaşıracaksın.
    Bugün sahip olduğum ne varsa ağır bedeller ödedim hepsi için. Buna o
    vahşi yaşam sevincim de dahil. Hâlâ o kadar sınanmakta ki bazen yorgun
    düşüp, sana bırakacak kadar mucize kalacak mı içimde diye düşünmekteyim.
    İşte öyle anlarda, yani "Eyvah dağılıyorum" dediğim anlarda seni
    düşünüyorum...
    Sen öyle bir topluyorsun ki beni, bütün sıkıntım dağılıyor...

    Yaşam gücü oluyorsun bana...
    Sen benim yaşıma geldiğinde "annemler gençken pek severmiş" diyeceğin bir
    film olacak, adı "Cesur Yürek" (Benim annem de Spartacus'ü severdi.)

    Senin için yaptığım arşivde umarım bulabilirsin...

    O filmdeki kahramanın kıyasıya dövüştüğü savaşçının miğferini çıkardığı
    bir an vardır. Miğfer çıktığında kahramanın yüzündeki şaşkınlık ve hayal
    kırıklığı o sahneyi her düşündüğümde bir yumruk yapar kalbimi. Çünkü
    uğruna savaştığını sandığı kan kardeşidir onu öldürmek isteyen...

    İşte ihanet budur bebeğim..
    Bu öyle bir dağıtır ki insanı bir daha asla tek parça olamayacağını
    düşünürsün...
    Uğruna savaştıklarının aslında seni öldürmek isteyen olduğunu anladığında
    sakın sakın intikam almaya kalkma... Sen pis oyunlara girme...
    Pislenme...

    Çekil oradan hemen; zor biliyorum ama kesip at kanayan yerini. Bir kere
    yüreğini kirletenden dost olmaz insana.

    Ve yaralı da olsa yerdeki, bir daha arkana bakma; hain ölürken de
    haindir! Ve o hain kendini adadığın halkının içinden de, yatağından da,
    yoldaşlarının arasından da çıkabilir, şaşırma!

    Bebeğim;
    Biliyorum benden duymaya alışık olmadığın kadar karanlık bu mektubumdaki
    kelimelerim. Ama karanlığın içindeki ışıktı aradığımız, bu yüzden yürüdük
    hayatın üzerine...

    Sana "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diye sorduğumuzda hep "anne olmak"
    istediğini söylüyorsun. Ben de sana "anneliğin bir meslek olmadığını"
    söylüyorum. "Bir iş yaparsın ve istersen anne de olursun" diyorum ama sen
    sadece anne olmak isteğinde inat ediyorsun. Bu konudaki tatlı fikrinin
    olgunlaşması için büyümeni bekliyorum.

    Bu anneler gününde sen dörtbuçuk yaşındasın, bense otuzbeşbuçuk...

    Senin doğumuna dek ne kadar deli esiyorsa kafamdaki rüzgar sen doğduktan
    sonra da hız kesmedi hiç. Senin güçlü, ayaklarının üzerine basan, ne
    istediğini bilen, gururlu, anlamlı kavgaların ve annen kadar deli
    rüzgarların kadını olmanı dilerim.

    Hepsinden önemlisi; kutsal annelik oyununa gelmemeni isterim.

    Doğurduğun çocuk senin yaşam gücün ve zenginliğin olsun; kimliğinin
    sebebi, açamadığın kapıların anahtarı, arsızlıkların maskesi değil...

    Velhasıl benim güzel meleğim,
    "Bütün bu olanlardan
    Bütün bu yaşananlardan
    öğrendiğim bir şey varsa sabır
    Sıkıldığın zamanlarda beni düşün dağılır."
    Seni seviyorum...
    alıntı
     
    Son düzenleme: 19 Şubat 2009
  2. 2 Şubat 2009
    Konu Sahibi : eylulvebaris
  3. incitanemtuana

    incitanemtuana EVLI MUTLU IKI COCUKLU :) Pro Üye

    Katılım:
    10 Aralık 2007
    Mesajlar:
    25.557
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    198
    cok güzel paylasimin icin tskler canim.......................
     
  4. 3 Şubat 2009
    Konu Sahibi : eylulvebaris
  5. ilayda cem

    ilayda cem Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    2.701
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    106
    çok güzeldi gerçekten,bende kızıma kendimce bişeyler karalayıp bırakmayı düşünüyorum.
     
  6. 3 Şubat 2009
    Konu Sahibi : eylulvebaris
  7. kxixsmetsiz kedi

    kxixsmetsiz kedi 15senedirseviyorum seniii Üye

    Katılım:
    25 Aralık 2006
    Mesajlar:
    3.872
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    çok güzel...bende kızıma.hamileyken yazmıştım.saklıyorum.ilerde büyüdüğü zaman veremek üzere.....
     
  8. 4 Şubat 2009
    Konu Sahibi : eylulvebaris
  9. realist

    realist Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    3.088
    Beğenildi:
    75
    Ödül Puanları:
    148
    seylulcüğüm paylaştığın için teşekkürler.Ben de bir hafta önce kızıma mektup başlığı altında çok güzel bir mektup yazmıştım hem de uzun süre düşündükten sonra.Çok güzel bir mektup olmuştu.Küçük oğlum gelip bir and klavyeye dokununca bütün yazdıklarım bir anda siliniverdi.Vazgeçtim bir daha yazmaktan.Ama uygun bir zaman bulursam mutlaka "kızım,öbür yarım" başlığı altında yazmayı düşünüyorum.
     
  10. 4 Şubat 2009
    Konu Sahibi : eylulvebaris
  11. PasakliMinikTanrica

    PasakliMinikTanrica her şey güzel olacak... Pro Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2008
    Mesajlar:
    12.797
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    198
    ne kadar güzel anlatmışsınız duygularınızı sevginizi... Ellerinize sağlık....
     
  12. 4 Şubat 2009
    Konu Sahibi : eylulvebaris
  13. cinsilatif

    cinsilatif sana emanet... Pro Üye

    Katılım:
    21 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.254
    Beğenildi:
    196
    Ödül Puanları:
    163
    çok güzel bi yazı
    beni de dağılmaktan kızımın varlığı kurtarır hep
    onu öpmek,ona sarılmak,dokunmak veya onu düşünmek
    o benim mutluluk sebebim
     
  14. 4 Şubat 2009
    Konu Sahibi : eylulvebaris
  15. swet2006

    swet2006 ÇOK FİKİR, TEK ÇÖZÜM Üye

    Katılım:
    1 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    985
    Beğenildi:
    36
    Ödül Puanları:
    88
    İclal Aydın'ın severek okuduğum en güzel yazılarından. Tuna Kiremitçi kızını büyütmek bahanesi ile tekrar eski karısına döndüğü günlerde kaleme aldığı muhteşem yazısı. ona verebileceği en güzel cevabı şu sözlerle verdi "Doğurduğun çocuk senin yaşam gücün ve zenginliğin olsun; kimliğinin
    sebebi, açamadığın kapıların anahtarı, arsızlıkların maskesi değil..."
    bayılıyorum İclal Aydın'a. yaşadığı bu kötü deneyim sonrası ne kadar kötü günler geçirsede dimdik ayakta.
    paylaştığın için teşekkürler canım ama alıntı olduğunu belirtseydin daha iyi olurdu. arkadaşlar senin kaleminden döküldüğünü zannetmişler.
     
  16. 22 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : eylulvebaris
  17. talin

    talin Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    20 Haziran 2007
    Mesajlar:
    4.253
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    148
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.