kızlar bebeğim açmı kalıyor

Konusu 'Bebek Bakımı ve Beslenmesi' forumundadır ve torpugul tarafından 17 Ağustos 2010 başlatılmıştır.

    17 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : torpugul
  1. torpugul

    torpugul Aktif Üye Üye

    Katılım:
    2 Aralık 2009
    Mesajlar:
    21
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    daha 19 günlük bi bebeğim var. internetten okuyorum yarım saat 40 dk emdiğinden bahsediyolar bebeklerin. benimkisi öle değil 5 bilemedin 10 dk en fazla emiyo sora uyurgibi oluyo memeyi ağzında tutuyor ama süt getirecek gibi emmiyor.yutkunmuyor yani sonrada uyuyor:KK43: aynı zamanda gripte oldu yavrum:KK43:ishalde:KK43: ben çok çaresiz hissediyorum kendimi:KK43: ACEMİ OLMAK ÇOK KÖTÜ
     
  2. 17 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : torpugul
  3. semfeybey

    semfeybey Aktif Üye Üye

    Katılım:
    11 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    86
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    benimki iki aylık.Bebeğinin çenesi yorulup hemen uyuyor bu normal.Eğer sarılık varsa ondan da uyuyordur. Gripse emzirmeden önce serum fizyolojik sık burnuna, rahat emsin. ishal içinde sık emzirmen gerekli.
     
  4. 17 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : torpugul
  5. torpugul

    torpugul Aktif Üye Üye

    Katılım:
    2 Aralık 2009
    Mesajlar:
    21
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    sarılık yok canım çok şükürde. hiç rahat ememiyor. çok sıkıntılı.ağlıyorum bende. kayınvalidem süt sık burnuna dedi dedi durdu bende kaç gün dediğini yaptım sonuç daha kötü oldu:KK43:
     
  6. 17 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : torpugul
  7. semfeybey

    semfeybey Aktif Üye Üye

    Katılım:
    11 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    86
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    sık sık tart aç kalıp kalmadığını ordan anlarsın. eğer kilo alımı azsa mama vereceksen kesinlikle kaşıkla ver. bir de emzik emmekte bebeğin az emmesini sağlıyor. benim ilk çocuklarım ikizdi yalnız baktığım için emzik vermek zorunda kaldım. ama bunda sadece meme veriyorum,aylık 1 kg ı geçiyor.
     
  8. 17 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : torpugul
  9. irem-ozge

    irem-ozge :) Üye

    Katılım:
    4 Mart 2008
    Mesajlar:
    5.439
    Beğenildi:
    336
    Ödül Puanları:
    188
    Üzülmeyi bir kenara bırakın. Çünkü bebeğiniz sizde ki huzursuzluğu hisseder unutmayın.
    Memede uyumak onu rahatlattığı için bu yolu seçiyor. Çünkü an çok huzur bulduğu yer orası. Aç kalıp kalmadığını gösteren tek gösterge tartı ölçüsüdür. Gidip bi kontrol ettirin zaten doktorunuz gerekli şeyleri söyler. Emzirirken bebeğinizle konuşun bu şekilde uyumak yerine sizin gözlerinize bakıp emmeyi tercih edecektir. Birde kulaklarıyla oynamanızda uyumasını engeller.
    Gribi içinde siz bol bol ıhlamur için sütünüzden bebeğe geçer. İyi gelir.
    Bebeğinizi keyifle büyütün.
     
  10. 17 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : torpugul
  11. semfeybey

    semfeybey Aktif Üye Üye

    Katılım:
    11 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    86
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Hangi anneler emziremez?
    Sütüne zararlı maddelerin geçme riski olanlar emziremez. İlk aşamada sigarayı sayabiliriz. Sigaranın şimdiye dek ispatlanmış tek kusuru anne sütündeki yağ oranlarını bozması. Onun dışında büyük bir zararına rastlanmamış ama sigara içmek hem anne hem de çocuk sağlığı açısından pek hoş bir şey değil.
    İkinci önemli etken uyuşturucu maddelerdir. Uyuşturucu kullanan annelerin çocuklarını emzirmesi sakıncalıdır. Üçüncüsü de AIDS.
    HIV, süt aracılığıyla anneden çocuğa geçebilir. Bu durumdan sakınmak için anne çocuğunu emzirmezse, bu kez de çocuk anne sütü almadığı için bağışıklık sistemi daha da zayıf olacaktır ve AIDS virüsünü aldığında vücudun bununla savaşma ihtimali daha da düşecektir ve çocuk başka hastalıklara da yakalanacaktır. Yani çocuk AİDS’ten kurtulsun derken basit bir enfeksiyondan hayatını kaybedebilir.
    Ayrıca kızamıkçık, Hepatit B ve herpes virüsleri de sütle anneden bebeğe geçebilir. Bu nedenle bu hastalıkları taşıyanların emzirmemesi gerekir. Yalnız Hepatit B hastalığı zaten anne çocuğunu doğururken çocuğa geçtiği için, süt vermesinin de bir önemi kalmaz, yani mikrop nasıl olsa çocuğa geçmiştir.

    Emziren kadının yememesi gereken şeyler var mı?
    Böyle bir diyete gerek yoktur. Yalnız bazı hassas çocuklar, eğer annesi tenini kokutacak şekilde pastırma, çiğ soğan, çemen, sarımsak türü şeyler yerse, bu durumdan rahatsız olurlar. Böyle durumlarda çocuk memeyi reddedebilir.

    Bebek hangi aralıklarla ne kadar kilo almalıdır?
    Bebeklerin kilolarını tablolarla sınırlandırmak yanlış olur. Çünkü her bebeğin kilosu, doğum kilosu ve beslenmesi ölçüsünde farklılıklar gösterir. Bu nedenle kilo aldığını anlamak için şu yöntem uygulanır. Yeni doğan bebekler doğduktan sonra günde 30 veya 50 gram alırlar.

    Meme mi, mama mı?
    Emzirmek gayet doğal bir hadisedir. Meme yerine niye mama verilir bu hiç de mantıklı bir hadise değildir. Zaten insanoğlu uzun çağlar boyunca annesi olmayan bir bebeğe başka bir yemek vermeyi aklına getirmemiştir. Hep ona bir sütanne bulunması yoluna gidilmiştir.

    Bebeğin ne gibi vitaminlere ihtiyacı vardır?
    B, C, A, D, E vitaminlerine ihtiyacı vardır. Bunlar da piyasada çocuklar için multivitamin olarak satılan ilaçlarda karışım olarak bulunur.
    Ben çocukların bir yaşına kadar vitamin almasında fayda görüyorum. Anne sütü alsa da mamayla beslense de vitamine ihtiyacı vardır. Türk kadınları çok fazla güneşe çıkmadıkları için çocuklarını da genellikle D vitamini eksikliği ile dünyaya getirir. Çünkü D vitamini büyük ölçüde güneşle ortaya çıkar.

    Anne sütü alan bir bebeğin suya da ihtiyacı var mıdır?
    Eğer özel şartlar oluşmazsa anne sütü emen bir çocuğun, Afrika sıcağında dahi su içmesine ihtiyaç yoktur. Ama siz çocuğu aman üşüyecek diye çok giydirirseniz veya çocukta ishal durumu varsa suya ihtiyaç olabilir. Normal şartlarda anne sütüyle beslenen bir bebeğe su verildiğinde boşu boşuna onun süt emme kapasitesi düşmüş olur. Bebek süt yerine suyla karnını doldurur.





    Düzenleyen Siddartha - 23 Eyl 2009 Saat 14:10
    Kritik verenler: akram, emre, fatoş, keskine, fatmabek, oğuzkağan, ifakat, münevver, bilgeakgun, Şehnaz, zeytincik, burcu, superisi82, SEI,

    toprakipek Üye Profili
    Özel Mesaj Yolla
    Üyenin Mesajlarını Bul
    Arkadaş Listeme Ekle
    Katılımcı Üye



    Kayıt Tarihi: 04 Ağu 2009
    Konum: kuzey batı
    Aktif Durum: Aktif Değil
    Gönderilenler: 166
    Tesekkür: 205
    Puan: 391
    %100 Gönderim Zamanı: 17 Eyl 2009 Saat 04:07
    Bebek üşüyünce, teri üzerinde kuruyunca hasta olur mu?
    Bebek, üşümekle, nazar değmesiyle, diş çıkarmakla, terlemekle terleyip terinin üzerinde kurumasıyla veya çıplak ayakla yere basmasıyla hasta olmaz. Hastalıklar sadece ve sadece mikropla olur. Çocuk mikrobu alırsa hastalanacaktır.
    Ama bu lafların çıkış yerleri şöyledir. Bunlar çok eski zamanlarda mikropların bilinmediği zamanlarda gözlemle ortaya konmuş laflardır. Mesela eski insanlar dikkat etmişlerdir ne zaman düğün dernek bir yere gitseler üç gün sonra hep güzel çocuklar hastalanıyor, çirkinler hastalanmıyor. Buradaki mekanizma güzel çocuğun çok ellenip çok öpülmesidir. Öpülmeyen, ellenmeyen, fazla teması olmayan çocuklar mikrobu almazlar ve hasta da olmazlar.
    Çok öpülen çocuk mikrobu alır ve mikrobu aldıktan sonra en az üç gün içinde mikrop etkisini göstermeye başlar. Dikkat edin çocuğunuz gripli biriyle temas ettikten üç gün sonra hastalanacaktır.
    Eller klima gibi...



    Çocuklar nasıl giyinmeli?
    Çocuk da bir erişkin gibidir. Çocuğu ne sıkacaksın ne üşüteceksiniz. Çocuğu rahat ettirecek giysiler giydireceksiniz. Yani ne terleyecek ne de üşüyecek. Ekstradan giydirmenin hiçbir faydası yoktur.
    Çocuğun üşüdüğü nasıl anlaşılır, elleri soğuyunca mı?
    Çocuğun ellerinin veya ayaklarının değil vücudunun yani kapalı yerlerinin soğuk olması önemlidir. Eğer çocuğun giyimli yerleri sıcak fakat elleri soğuksa çocuğu çok giydirdiğiniz anlamına gelir. Çünkü vücut burada açık yerleri bir klima olarak kullanarak soğutma yapar.

    Diş çıkarırken ateş yükselir mi?
    Dr. Kadir Tuğcu, diş çıkarırken çocukların ateşinin yükseldiği yolundaki yaygın kanının doğru olmadığını söyledi: "Ateş ancak mikropla olur. Diş çıkarmak, tırnağın veya saçın uzaması gibi tabii bir hadisedir. Çocuğa bir rahatsızlık vermez. Peki, bu yanlış inanış nereden çıkmıştır? İnsanlar çocuğun diş çıkarmasını, 20 yaş dişleriyle özdeşleştirir. Genelde anne-babalar çocuklarının doğmasından birkaç sene önce veya sonra 20 yaş dişinin sancısını yaşarlar ve çocuklarının da diş çıkarırken aynı sancıyı hissettiğini düşünürler. Oysa 20 yaş dişleri diğer dişlerden farklı olduğu için sancılı çıkar. Bunlar evrimle birlikte yok olmaya yüz tutmuş dişlerdir. İleri nesillerde 32 diş olmayacak. Çünkü insanların 20 yaş dişleri çıkmayacak. Yok olmaya yüz tutan 20 yaş dişleri bazen çıkmaz, bazen de deforme olarak çıkar.
    Bebeklerde diş çıkarma süreci son derece uzun bir süreçtir. Ortalama altı aydan başlar ve iki yaşa kadar devam eder. Bu süreç içinde çocuk dışarıdan aldığı çeşitli mikroplarla hastalanır, ateşlenir ve bu da diş çıkarmaya bağlanır. Ancak diş çıkarmakla ateş yükselmesi arasında şöyle bir bağlantı var: Çocuk bir yerden virüs alınca ateşi çıkar. Ateş de bebeğin metabolizmasını hızlandırır. Metabolizma hızlanınca da dişlerin çıkma süresi kısalır. Bu yüzden bir hafta sonra çıkacak olan diş üç gün sonra çıkabilir. Ancak diş, ateş yapmaz.



    Bebeğin uyku düzeni
    Yeni doğan bebek, günün yaklaşık 20 saatini uyuyarak geçirir. Çocuk gündüz ya da gece uyanık kalmaya, zamanla ailesi tarafından alıştırılır.

    Bebek kaç saat uyumalı?
    Çocuk ne zaman isterse uyur, ne zaman isterse uyanır. Ama evin sistemini bozmamak da önemlidir. Çocuk yeni doğduğunda zaten çok uzun süre uyuyacaktır. Uyuma süreleri 20 saate yaklaşır. Uyanık kalabildiği saatlerse üç-dört saatle sınırlıdır ve bunu ne zaman isterse kullanır. Ama yaş ilerledikçe yani ileri aylara gelindikçe, gündüz uykusunun azalıp, gece uykusunun artması gerekir. İşte aileler burada çok dikkatli olmalı. Aile gündüz işlerini rahatça yapmak için çocukları gündüz uyutursa tabii ki çocuk da geceleri uyanık kalacaktır ve oyun isteyecektir.

    Bebekler nasıl yatmalı?

    Yüz üstü mü, sırtüstü mü yoksa yan mı? Tehlikeli sayılan bir yatma pozisyonu var mı? Ciddi araştırmalarda çocuk şöyle yatsın böyle yatsın diye bir şema gösterilmez. Yalnız dikkat çeken bazı hususlar vardır. Ani bebek ölümleri genellikle kışın olmaktadır ve bebek ölümleri hep pimpirikli annelerin çocuklarında görülmektedir. Ve bir de çocuğun beşiğinde veya yatağında koyun postu türü malzemeler kullanılan yerlerde görülür. Çocuk postun üzerinde yüzükoyun yattığı zaman nefes alacak yer kalmaz ve boğulma durumu oluşabilir. Yoksa tabiatta hiçbir canlı varlık sırtüstü uyumaz. Siz hiç sırtüstü yatan bir deve, kedi, köpek veya tavşan gördünüz mü hepsi yüzüstü yatıp uyur. Sırtüstü yatması bir hayvanın ya öldüğünün ya da ağır hasta olduğunun işaretidir.
    Yüzüstü yattığı zaman bebek hem kollarını bacaklarını kullanacaktır, hem de kendi kendine rahatça gazını çıkaracaktır. Ayrıca göğüs kafesi düzgün olacaktır ve kafası geriye doğru yatmadığı için yassı olmayacaktır. Yüzüstü yatarken soluk alamamaya bağlı 'ani çocuk ölümü' olabileceği iddiası bir vakayla ortaya çıktı. Vaka incelendiğinde bunun doğal durum değil de cinayet olduğu belirlendi.
    Ancak araştırma ilk tespite göre hazırlanıp yayımlandığı için halk arasında yatma şekliyle ani bebek ölümü arasında bağ olduğu inanışı gelişti. Bu yanlış inanışın giderilmesi uzun zaman alacaktır.



    Kritik verenler: fatoş, oğuzkağan, keskine, fatmabek, meryem, Esra, ifakat, emre, bilgeakgun, münevver, burcu, SEI, ahsenece09,

    toprakipek Üye Profili
    Özel Mesaj Yolla
    Üyenin Mesajlarını Bul
    Arkadaş Listeme Ekle
    Katılımcı Üye



    Kayıt Tarihi: 04 Ağu 2009
    Konum: kuzey batı
    Aktif Durum: Aktif Değil
    Gönderilenler: 166
    Tesekkür: 205
    Puan: 391
    %100 Gönderim Zamanı: 17 Eyl 2009 Saat 04:08
    Süt için huzur, uyku ve su
    Yanlış inanışlar hayatımızın her döneminde olduğu gibi annelikte de yaygın. Birçok anne, sütü artsın diye gereksiz yere tatlı ve komposto yiyerek kilo alıyor. Emzirme, anne sütü ve bebek bakımı konusunda sorularımızı yanıtlayan Dr. Kadir Tuğcu ise "Annenin sütü su içerek, uyuyarak ve yüksek moralle artıyor" diyor.

    Annenin sütü olması için ne yapması gerekir?
    İnsan memesi inek memesi yapısında değildir, bu nedenle uzun süreli süt biriktirmez. Çocuk emmeye başladığı anda süt yapılır. Nasıl gözyaşı ağladığımız zaman akıyorsa, yani bir yerde toplanmıyorsa süt de böyledir. Süt hücrelerinden anında süt yapılır ve bebek emdikçe de gelir. Süt olayı tamamen psikolojiktir.
    Kadının yerli yersiz üzüntülerle dolmamış olması gerekir. Niyet de önemli. Annenin bebeğini emzirmek istemesi önem taşır.
    Birçok anne lohusalık döneminde komposto, bol şekerli meyve suları içerek veya tatlıyla süt miktarını artırmaya çalışıyor. Bu mümkün mü? Süt yapan yiyecek var mı?
    Süt yapıcı gıda diye bir şey olmaz. Süt yapıcı diye annelere zorla içirdikleri veya yedirdikleri şeylere dikkat ederseniz, hepsi susama isteği uyandıran maddelerdir. Anne bunları yiyince bol bol su içme arzusu hisseder. Bol bol su içince de süt miktarı artar.
    Yani keramet helva, tatlı, soğan, pekmez veya kompostoda değil bunları yedikten sonra hararetten dolayı içtiği sudadır.


    'Küçük göğüslü kadının sütü olmaz' deniyor, doğru mu?
    Bu da yalandır. Göğüsün büyüklüğü, memenin ucu veya şekliyle sütün akışı ve gelişi değişmez. Memesi küçük kadından gürül gürül süt gelebilir.
    Sütün kalitesi yemeğe göre değişir mi? Et, karides, meyve, sebze yiyenle ekmek ve çorbayla beslenen anne arasında süt farkı olur mu?
    Sütün kalitesi hiçbir zaman değişmez. İyi beslenen anne ile kötü beslenen anne arasında süt kalitesi açısından fark olmaz. Ancak iyi beslenen anne kendisine fayda sağlar, kötü beslenen annenin zararı kendisinedir. Çünkü süt yapmak için belli miktarda mineral vücuttan alınır. Bu minarellerin vücutta az ya da çok olması, kalan miktarın anneye yetip yetmediği meselesine bakılmadan vücut aynı miktar minerali anneden süt için alır. Yani zarar anneye olur.
    Ancak sütün kalitesi aylara göre değişir. İlk aylarda gelen süt farklıdır, bir ay sonra, iki ay sonra, altı ay sonra gelen süt farklıdır. İşte bu nedenle mamaların da bir ay, iki ay, üç ay ve sonrası için farklı tipleri yapılmıştır.
    Mesela prematüre doğum yapmış bir kadının sütü ancak prematüre bebeğe iyi gelir. Onların sütü normal doğum yapmış bir annenin sütünden çok farklıdır. Yoksa annenin yediği içtiği ile hiçbir ilgisi yoktur. Fakir kadının da zengin kadının da sütü aynıdır.




    Annelerin diğer bir korkulu rüyası da gaz yapıcı gıdalar. Annenin yediği şeylerden gaz bebeğe geçer mi?

    Gazın ilacı hareket
    Gaz yapıcı gıdalar annenin bağırsağında gaz yapar. Hiçbir zaman annenin bağırsağında oluşan gaz, kana karışıp, kanla memeye gidip, memeden de çocuğa geçmez. Bu tamamıyla bir uydurmadır ve hurafedir.

    Peki gaz neden olur?
    Gaz, çocuğun sütü emerken yuttuğu havadır. Gazın az olması için memenin siyah kısmının olduğu gibi bebeğin ağzına girmesi gerekir. Biz yetişkinler de yemek yerken hava yutarız, ama biz hareket ettiğimiz için gazımızı rahat çıkarırız. Bebekler gazlarını hareket edemedikleri için çıkaramazlar.
    Gaz çocuğun doğduğu gün değil, yaklaşık 20'inci günde başlar ve dördüncü, beşinci ayına kadar yani dönme hareketleri başladığı zaman da biter.
    Eğer çocuğu çok kucağa alırsanız, hareket ettirirseniz çocukta gaz olmayacaktır. Ameliyat sonrası hastayı yataktan kaldırıp yürütmelerinin nedeni de işte budur. Hasta vücut hareket kazanınca gazı çıkar. Çünkü kişi kalıp gibi yatarsa gaz olacaktır.
    Aynı şey çocukta da yaşanır. Gaz hadisesi kalıp gibi yatmaktan oluşur. Eski insanlar bunu salıncak ve beşikle çözümlemişler. Yani çocuğa hereket kazandırmışlar. Çocuğu kucağa alacaksınız, yürüyeceksiniz veya masaj yapacaksınız ki gazı çıksın.
    Bir de halk arasında sıkça söylenen; 'Emziren kadın ayağını üşütürse sütü de üşür, gaz olur' sözü vardır...
    Böyle bir şey yoktur. Bunlar tamamen hurafedir.

    Peki gazı iyi çıkmayan çocuk ne yapar?
    Gazı çıkmayan çocuk annesine üç tane haberci gönderir. Çok hıçkırık tutar, emerken karnından gürül gürül sesler gelir ve aşağıdan çok gaz çıkarır. Rahatsız olan bebek, ağlayarak annesinden intikamını alır.

    Gazı önleyen ilaçlar var mı?
    Midede bağırsakta oluşmuş havayı yok edecek bir ilaç yeryüzünde henüz bulunmamıştır. Bu iş için rezene ve benzeri pek çok otlar kullanılır. Bunların en büyük özelliği potasyum elementinden zengin olmalarıdır. Potasyum da bağırsak hareketlerini artırır. Bağırsak hareketleri artınca da çocuğun gazını alttan çıkarması kolay olur. Ama oraya gelene kadar gaz yine ağrısını ve sancısını çocuğa yapmış olur.

    Nasıl gaz çıkarılır?
    Çocuğun gazını çıkarmak için poposunun hemen üzerine belinin altına elle masaj yapmak ve rutin hareketlerle vurmak gerekir. Çocuğun canının acımaması için elin iç kısmının kullanılmaması, ele yay şekli verilerek içeride hava biriktirip yastık görevi yapılması önemlidir.

    Bebek doydu mu?
    Doyduğunu nasıl anlarsınız, ağlama açlık işareti mi?
    Doyan çocuk, su içmesini sevmez, su verdiğiniz zaman iğrenir gibi yapacaktır ve içmeyecektir.
    İkincisi idrar sayısı günde dörtten fazla olacaktır. Üçüncüsü ise kakasının sarı hardal rengi ve cıvık olmasıdır. Bunlar varsa çocuk iyi besleniyor demektir.
    Az yiyen çocuk kestane kestane, top top sert kakalar yapacaktır. Lüzumundan fazla yedirilirse de yeşil renkte kaka yapacaktır. Eskilerin dediği gibi yeşil kaka yapan çocuk, ayaklarını üşütmüş anlamına gelmez.
    İshal harici yeşil kaka yapan çocuk 'çok yemek yiyor' anlamına gelir. Bu durumda ishal sancısı gibi bir hazımsızlık sancısı oluşacak ve bebek ağlayacaktır. Bu durumu çözmek çok daha zordur. Çünkü gaz çıkarmak iyi gelmeyecektir

    Emzirmenin süresi var mı?
    Yeni doğan bir bebek genellikle bir memedeki sütün yarısını üç dakikada, diğer yarısını da yorulduğu için beş dakikada içer. Yani sekiz dakikada bir memedeki sütü bitirir. Diğer yarısına da 10 dakika dersek arada bir gaz çıkardıktan sonra ikinci memeye geçersek bu çocuk için yeterli.
    Fakat zamanla anneler bir öğün bir göğüsten diğer öğün diğer göğüsten meme verebilir.
    Ama bu herkes için geçerli değildir. Anne ile bebeği arasında farklı zamanlamalar oluşabilir.
     
  12. 17 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : torpugul
  13. semfeybey

    semfeybey Aktif Üye Üye

    Katılım:
    11 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    86
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    dr. kadir tuğcu dan alıntıdır.
     
  14. 17 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : torpugul
  15. torpugul

    torpugul Aktif Üye Üye

    Katılım:
    2 Aralık 2009
    Mesajlar:
    21
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    çok sağol canım benim yaaa:KK43: okadar pimpirikliyimki bu çocuk nasıl büyüyecek bilmiyorum:)
     
  16. 17 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : torpugul
  17. semfeybey

    semfeybey Aktif Üye Üye

    Katılım:
    11 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    86
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Bilgilerimizi paylaşırız. Eğer bebeğin yemek saatlerinde illaki uyanıyor ve sofraya geliyorsa, çok iştahlı bir bebeğin var demektir.