Klimanız Hasta Etmesin!

Konusu 'Bebek Sağlığı ve Hastalıkları' forumundadır ve Mune tarafından 19 Temmuz 2006 başlatılmıştır.

    19 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : Mune
  1. Mune

    Mune Administrator Yönetici

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    27.664
    Beğenildi:
    58.924
    Ödül Puanları:
    663
    Uzmanlar, klimaların bilinçsiz kullanımı durumunda üst solunum yolu hastalıklarının şiddetlenerek, daha ciddi rahatsızlıklara yol açtığını ifade ederek, ''Yapılan gözlemlerde klima kullanımının yeteri kadar bilinmediği ortaya çıkıyor. Sıcaklardan bunalanlar, klimaları çalıştırarak bir an önce sıcak ortamdan serin ortama geçmek istiyorlar. Oysa, klimalar, ortamı belirli zaman aralıklarında yavaş yavaş soğutmak için kullanılmalıdır. Örneğin, dışarıda sıcaklık 40 derece ise klima çalıştırılacak ortamda sıcaklık, aralıklarla 5'er derece düşürülmeli ve 25 derecede sabitlenmelidir. Bu sıcaklığın altına kesinlikle inilmemelidir'' diye belirtiyor.
    Hastalıkların ana nedeni haline gelebilir
    Özellikle üst solunum yolu enfeksiyonu geçirmiş kişiler ile çocuk ve yaşlıların, klima kullanımına dikkat etmesi gerektiğine işaret eden uzmanlar, ''Klimaların yanlış kullanımı sinüzit rahatsızlığı olan kişilerde göz dibi iltihabı, beyin iltihabı ve akciğer problemlerine, orta kulak rahatsızlığı geçirmiş kişilerde yüz felci, işitme sorunları, tonsilit riski taşıyanlarda ise fırsatçı bakterilerin aktif hale geçip bademciklerinin iltihaplanmasına yol açar. Klimalar ayrıca, başlı başına yüz felci ve burun kanamalarına neden olabilir'' diye ifade ediyor.
     
  2. 9 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Mune
  3. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    Memorial Hastanesi’nden Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Füsun Soysal klimalar yoluyla bulaşan hastalıklarla ilgili şu bilgileri verdi:

    'Akciğer dokusunun iltihaplanması olarak tanımladığımız zatürrenin,havalandırma sistemleri yoluyla bulaşan şeklini ‘Legionella Pnömonisi’ olarak adlandırıyoruz.

    Bu hastalık ilk kez,1976 senesinde Pensilvanya lejyonerlerinin yaptıkları bir toplantıda bulunan kişilerde görülmüş ve toplantı salonundaki havalandırma sisteminden kaynaklandığı anlaşılmıştır.Hastalığın tanınması ile birlikte, bu zatürre tipinin, alışılagelmiş yüksek ateş, öksürük, balgam gibi bulguların görüldüğü tipik zatürreden farklı olduğu anlaşılmıştır.

    Hastalığa neden olan, Legionella Pneumophilia denen bir bakteridir. Bu bakteri,klimaların filtre sistemlerinde, uygun nem ve ısıda kolonize olmakta ve buradan ortam havasına dağılmaktadır. Sıklıkla otel ve hastanelerden kaynaklanan salgınlar yapa,ancak tek tek vakalar da nadir değildir. İnsandan insana bulaştığı görülmemiştir. Akciğerlere girişi için saptanmış en önemli yollar, solunum cihazları, havalandırma sistemleri ve hastanelerde solunum yollarına uygulanan birtakım işlemlerdir. Dolayısıyla, klimatize büyük otel ve iş yerlerinde çalışanlar, havalandırma işçileri ve sağlık personeli riskli gruplardır. Bu arada bakteriyi alan kişinin vücut direnci de çok önemlidir. Şeker hastaları, alkolikler, yaşlılar ve bebekler, kortizen tedavisi altında olanlar, kemoterapi görenler, böbrek yetersizliği ve kronik akciğer hastalıklarına sahip kişilerde hastalığın oluşumu daha yüksek orandadır. En yaygın, kolaylaştırıcı faktör ise sigara içimidir.

    Hastalarda, tipik zatürreden farklı olarak, akciğere ait şikayetler ön planda değildir. Yaygın kas ağrıları, baş ağrısı, halsizlik, ateş, huzursuzluk vardır. İlk iki günde yoğun olmak üzere kuru öksürük görülür. Bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı gibi sindirim sistemi bulguları olabilir. Hastaların %20 sinde sinir sistemi bulguları, ajitasyon, konsantrasyon bozuklukları, hatta koma görülebilir. Bu belirtiler arasında solunum sistemini aklımıza getirecek en önemli bulgu, kuru öksürüktür.

    Hastanın muayenesi ve akciğer filminde, kesin tanıyı koydurabilecek özel bulgular yoktur. Grafide akciğerlerin alt kısımlarında iltihaplı alan görülebilir, akciğer zarında sıvı birikimi olabilir. Hastalık genellikle tek taraflıdır. Akciğerlerin bilgisayarlı tomografisi, daha detaylı incelemeye olanak verir. Laboratuar olarak, serolojik birtakım testler tanıya yardımcıdır.

    Hastalığın tedevisinde, 15-21 gün süreyle, bu bakterilere yönelik antibiotiklerin kullanımı önemlidir. Uygun zamanda ve dozda kullanılan antibiotiklerle hastalığın iyileşmesi tamdır.

    Klimaları yoğun olarak kullandığımız şu günlerde ateş ve öksürük şikayeti olan kişiler, bu bulguların basit bir gripal enfeksiyon olmayıp, zatürre başlangıcı da olabileceğini akılda bulundurmalı ve hastaneye başvurarak tetkiklerini yaptırmalıdır.’
     
  4. 26 Ekim 2008
    Konu Sahibi : Mune
  5. talin

    talin Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    20 Haziran 2007
    Mesajlar:
    4.253
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    148
    işte biz de tam bu klimanın yarattığı enfeksiyondan dolayı eşimin zaatürreye yakalanması sonucu memorial hastanesindeki Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Füsun Soysal'a gittik
    hala da gidiyoruz maalesef(bu kadar mı tesadüf olur yani)
    ve eşim hala antibiyotik kullanıyor,çok şükür ki iyi

    klimalar gerçekten virüs saçıyor arkadaşlar
    ilk başlarda eşime ne olduğunu anlayamadık sonradan ortaya çıktı..sebebi anlaşılana kadar ölüme bile yol açabilen bir durummuş
    Allah korusun
    dikkatli olalım lütfen

    sevgiler