kocanızı nasıl eğitirsiniz?

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve papaty tarafından 11 Mart 2008 başlatılmıştır.

    11 Mart 2008
    Konu Sahibi : papaty
  1. papaty

    papaty Guest

    Evin orasına burasına dağılmış kirli çamaşırlardan... Bir omlet uğruna muharebe alanına çevrilmiş mutfak manzaralarından... Randevu yerine sanki Yemen’den geliyormuşçasına geç kalmalardan... Anahtardan dosyaya, tıraş losyonundan cep telefonuna kadar ne kaybedilse, sizi sorumlu tutan tavırlardan... Uzun lafın kısası, tertipten, düzenden nasibini almamış, dağınık, aklı bir karış havada kocanızdan yorulup, sıkılıp, usandıysanız... “Bir mucize formül bulsam da şunu şöyle bir yeniden yaratsam.” diyenlerin imdadına yetişen bir kitap ABD’de piyasaya çıktı.

    Tipik şikâyetler

    Kitabın yazarı, ABD’li gazeteci Amy Sutherland, ne bir ilişki uzmanı ne de evlilik danışmanı. Kendisinin, “Savsak kocanızı nasıl hayallerinizdeki ideal eşe dönüştürürsünüz?” tarzında, bir çeşit Güzin Abla haline geliş macerası hem komik hem ilginç. Amy’nin 12 yıllık evlilik geçmişlerine rağmen hâlâ âşık olduğu kocası Scott, pek çok hemcinsi gibi unutkan, dalgın, ihmalkâr, her yere geç kalmayı seven, kararsız ve değişken bir mizaca sahipti. Amy de kimi zaman homurdanarak, bağırıp azarlayarak kendince bir yol tutturdu. Ancak bütün bu serzenişleri işe yaramadı. Evlilik danışmanı da derdine çare olmadı.

    Tam umudunu kesmişken

    Meseleyi çözmekten umudunu kesen Amy’nin hayatı ve erkeklere bakış açısı, konuyla son derece alakasız bir proje sayesinde değişti. O dönemde egzotik hayvan eğitmenleri hakkında yazması gereken bir kitap vardı. Bu nedenle hayvanların yaşadıkları değişimi anlamak amacıyla Kaliforniya’ya gidip gelmeye başladı. Bu eğitimler sonucunda, sırtlanlar bir emirle tek ayakları üzerinde dönüşler yapıyor, pumalar tırnaklarını kestirmek için pençelerini uzatıyor, denizaslanları burunlarının ucunda top oynatıyor, babunlar kaykay kullanıyordu.

    Amy uzun eğitim süreçlerini izlerken, kafasında sihirli bir ampul yandı. Yırtıcı, egzotik yaratıklar bütün bu imkânsız hareketleri, davranış biçimlerini yapabiliyorlarsa; bu tekniklerin, evdeki bambaşka bir tür üzerinde de olumlu sonuçlar verebileceğini düşündü. Acı ama gerçek... Bu farklı tür, inatçı ama sevimli kocası Scott’tan başkası değildi.

    Film teklifleri aldı

    Amy Sutherland, bu garip deneyini ve kendince elde ettiği başarıyı ilk olarak 2006’da, The New York Times gazetesinde kısa bir makale olarak yayımladı. Makalesi o yılın, elektronik postayla en çok gönderilen hikâyesi seçildi.

    NBC’nin ünlü ‘The Today Show’una konuk oldu. Hollywood’dan film teklifleri aldı, hatta bir tanesini kabul etti. Son olarak Şubat 2008’de ‘Shamu Bana Hayat, Aşk ve Evlilik Hakkında Ne Öğretti? Hayvanlardan ve Eğitmenlerinden İnsanlar İçin Dersler’ adlı kitabı piyasaya çıktı.

    Koca eğitiminin temel kuralları

    Olumlu davranışı takdir ettiğinizi belli edin. Kirli sepetine bir tek çorap bile atsa teşekkür edin.

    Hoşunuza giden bir şey yaptığında bir öpücükle, sevdiği bir yemekle, vs. ödüllendirin.

    Unutmayın! Tepkinin iyisi de kötüsü de davranışı körükler.

    Hoşunuza gitmeyen tavırları sabırla görmezden gelin.

    Sakın boşu boşuna dırdır etmeyin! İşe yaramaz.

    Azarlamak, bağırmak sadece erkeğin sıkıcı huylarını müzminleştirmeye yarar.

    Etrafa atılmış kirli çamaşır sadece kirli çamaşırdır. Kişisel olarak algılamayın!

    Kocanızı sizden çok farklı, bambaşka bir tür gibi kabullenin. Böylece objektif olabilirsiniz.

    Hatayı kendinizde de arayın. İşe yaramayan stratejileri değiştirin.

    İlgisini başka yöne çekin. Örneğin, mutfakta dolaşmaması için salona cips ve bira hazırlayın.

    Ders 1: Yaklaştır

    Amy’nin egzotik hayvan eğitmenlerinden öğrendiği temel ders, beğendiği davranışı ödüllendirmek, beğenmediğini ise görmezden gelmekti. Dırdır etmek, azarlamak söz konusu değildi.

    Kaliforniya’dan Maine’deki sıcak ama dağınık yuvalarına döndüğünde, Amy, Scott’a tamamen farklı davranmaya başladı. Örneğin, Scott çamaşır sepetine kirli tişört mü attı, hemen teşekkür etti. İkinci kirli çamaşır için öpücükle ödüllendirdi. Bu arada yatak odasının yerinde duran kirli yığınının üstünden, tek bir ters laf bile etmeden usulca geçip gitti. Zamanla fark etti ki Scott, Amy tarafından takdir edilmenin keyfini çıkarırken etraftaki kirli yığınları da küçülmeye başladı. Bu yöntemin adı ‘yaklaştırma’ydı.

    Ders 2: Sabret

    Eğitmenin beğenmediği davranışlara en ufak bir tepki vermemesinin adı ise ‘en az güçlendirici sendrom’. Zira pozitif ya da negatif herhangi bir tepki, davranışı körüklemekten başka bir işe yaramaz. Oysa hiçbir tepki verilmediğinde, o davranış biçimi zamanla yok oluyordu. İşte bu nedenle Amy kendini çok zor tutsa da hoşuna gitmeyen tavırlara kayıtsız kalmaya karar verdi.

    Ders 3: İmkânsız kıl

    Uyguladığı üçüncü teknik ‘uyuşmaz davranış’ kavramıydı. Bu yöntem, dikkati başka bir noktaya çekerek, istenmeyen davranışın yapılmasını engellemeye, mümkünse imkânsız kılmaya yönelikti. Amy bu tekniği kendisi yemek pişirirken Scott’ı mutfaktan uzak tutabilmek için kullandı. Ayağının altında dolaşmaması için salonun uzak bir köşesine bir çanak cips ve salsa sos koydu, parlak fikri tabii ki işe yaradı.

    Ders 4: Kişisel alma

    Dördüncü kural ise hataları asla kişisel olarak ele almamaktı. Eskiden Scott’ın münasebetsiz tavırlarını hakaret gibi ya da değer görmediğinin işareti olarak algılayan Amy, buna da son verdi. Eğitmenlerin mottosunu benimsedi: ‘Hata hiçbir zaman hayvanda değildir.’

    Böylece kendi tepkilerini ve yanlışlarını da tahlil etmeyi öğrendi. Scott’ın kimi içgüdüsel tavırlarının köklü ve değişmez olduğunu kabullendi. Artık eskiye oranla, sivri uçları biraz daha yontulmuş bir kocası ve daha hoşnut olduğu bir evliliği vardı.

    Üstelik bu durumu anlayan kocası, üzerinde böyle bir teknik uygulanmasından hiç gocunmadığı gibi, taktiği kapıp Amy üzerinde denemeye başlamıştı.
    a.s.a.s.a.s.
     
  2. 11 Mart 2008
    Konu Sahibi : papaty
  3. kakule

    kakule Guru Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    456
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    306
    ay eve köpek alırım daha ii:)))
     
  4. 11 Mart 2008
    Konu Sahibi : papaty
  5. papaty

    papaty Guest

    çok komiksin yaaa!ama doğru yanıda var dediğinin bazı erkeklerin yanında o köpecikler çok daha akıllı ve değerli en azından sadakati daha iyi biliyorlar.
    sırnaşık şeysırnaşık şeysırnaşık şey
     
  6. 11 Mart 2008
    Konu Sahibi : papaty
  7. sudenaz17

    sudenaz17 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    88
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    :) bu dünyada eğitilemez olan tek hayvan erkektir ya bunu bilmiyolar mı acaba?
     
  8. 22 Mart 2008
    Konu Sahibi : papaty
  9. dilegno

    dilegno Guest

    herşey eğitilebilir ama erkekler aslaaaaaaaaa!
     
  10. 22 Mart 2008
    Konu Sahibi : papaty
  11. Quelle

    Quelle Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Şubat 2008
    Mesajlar:
    549
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Ev konusunda duzene girdi iki senelik evliyim..
    Artim coraplarini koltuk altindan toplamiyorum..En szindan bu buyuk gelisme :)
    Kaybettiklerine gelince kensinlik beni sorumlu tutmaz
    Gordun mu diye sorar..
    Bence sakince konustuktan sonra her iki taraf icinde gecerli
    Hersey duzene girecektir..
     
  12. 22 Mart 2008
    Konu Sahibi : papaty
  13. EU3

    EU3 Guest

    EVEETTTT :) çok güzel bir soru...kocamı eğitmeye ,doğruyu, güzeli öğretmeye çalıştığım kadar karıncanın üzerinde biraz uğraşsaydım karınca dile gelirdi ,eşşek konuşmayı öğrenir,köpişde itaaat etmeyi,ama KOCAMMMM asla öğrenemez.Eğitilecek adamı eğitmeye gerek yoktur.O zaten kendini eğitmiştir.Kimseyi kendiyle uğraştırmaz.Eğitilmesi gerekende bu saate kadar kendini eğitmemişse,zaten onu hiçbir güç eğitemez.Bende dahil....:))AMA KOCALARLA SAVAŞI BIRAKMAYALIM KIZLARRRRR....Kendimizi geliştirelim salmayalımmmm SAKINNNN KAdınlar herzaman akıllıdır ve ÖZELDİR.
     
  14. 22 Mart 2008
    Konu Sahibi : papaty
  15. EU3

    EU3 Guest

    BİR HİKAYE ERKEKLERİ ANLATAN :)
    Tanrı Adem'le Havva'yı yaratalı birkaç saat olmuştu ve ikisi üzerindeki
    son rötuşları yapıyordu.
    Elinde sadece monte edilecek 2 parça daha kalmıştı.Bunları hangisine takacağı konusunda kararsızdı.
    Sonunda onlara sormaya karar verdi.
    - Elimde 2 parça daha var, dedi. Bunları da sizlere monte edecegim.Bunlardan biri ayakta işemeye imkan veriyor. Bunu hanginiz ister?
    Adem büyük bir çoşkuyla atıldı:
    - Ben, ben !! Bana ver onu. Çok eğlenceli olacak. Onunla ayakta işeyebileceğim. N'olur bana ver onu.
    Adem'in ısrarları ve çocuklar gibi zıplayıp durmasına fazla dayanamayan Tanrı, Havva bu konuda çok heyecanlı görünmeyince o parçayı Adem'e monte etti.Adem sevinçten çılgına dönmüştü. Hemen etrafta koşturup her yere işaretini bırakmaya başladı. Bir kayayı ıslattı. Sonra kuma adını yazdı.
    Sonra da ilerideki bir taşı vurmaya çalıştı yeni oyuncağıyla. Nihayet sakinleştiğinde Tanrı diğer parçayı monte etmek için Havva'nın yanına gitti. Havva sordu:
    - Bana takacağın parçanın adı ne?
    - BEYIN !!

    (Bugün Dünya'yı yöneten Adem'lere bakınca bu hikaye gerçek gibi duruyor, değil mi?)