Kocanızı Romeo Yapmak İçin

Konusu 'Aile, Evlilik ve Çocuklar' forumundadır ve toriii tarafından 9 Kasım 2010 başlatılmıştır.

    9 Kasım 2010
    Konu Sahibi : toriii
  1. toriii

    toriii Bocegim Üye

    Katılım:
    24 Eylül 2010
    Mesajlar:
    374
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    41
    Kadınlar sık sık, eşlerinin ciddi bir ilişkiye girdikten ya da evlendikten sonra değiştiğinden şikayet eder. Kur yapma döneminde tam bir prens hatta Romeo gibi davranan erkek evlenince birden kurbağaya döner...

    Aşk dolu sözler, romantik yemekler bitmiştir, TV başından kalkmaz, konuşmaz, eskiden gözününüzün içine bakan adam, sizi artık görmez olur. Peki ne yapmalı da onu tekrar prense çevirmeli. İşte formüller:

    Bir araştırmaya göre, kadınların yüzde 22'si ilişkileriyle ilgili şöyle düşünüyor: "Gün geçtikçe birbirimizle daha az konuşur hale geldik. Artık benimle hiç ilgilenmiyor..." Oysa erkekler, aşık oldukları ilk günlerde genellikle gerçek bir beyefendi gibi davranırlar. Aşkını ispatlayan küçük sürprizler yapar, eve ya bir çiçek ya da sizi akşam yemeği için restorana götürme teklifiyle gelirler. Bunlarla yetinmeyip, mutfakta bile size yardım ederler. Ancak evlilik ilerledikçe her şey değişmeye başlar. Eşiniz her geçen gün eve biraz daha geç gelir ve akşamları, hatta hafta sonları sürekli tv karşısında oturmayı tercih eder.

    Neden değişiyorlar?
    Eşinize, artık eskisi gibi olmadığını söylediğinizde, mutlaka "Ama benim de kafamı dinlemeye ihtiyacım var" der. Üstelik bir de sizden hizmet bekler: "Sevgilim, biraz fındık getirsene. Canım bir bardak su versene..." ve sonunda hayalinizdeki prens, yorgun bir kurbağaya dönüşür. Alman psikolog Michael Thiel, buna hiç şaşırmıyor:

    "Kadınlar sık sık, erkeklerin ciddi bir ilişkiye girdikten sonra garip bir değişim yaşadıklarından yakınıyor. Çünkü erkekler kur yapma döneminde tek bir hedefe kilitleniyor: Genlerini yeni kuşağa aktarabilmek için dişiyi kazanmak! Bunun temelinde de biyolojik bir motivasyon yatıyor. Kadın ise bu davranışı, erkeğin duyduğu sevginin göstergesi olarak yorumluyor ve hep öyle kalmasını istiyor. Erkek ise kadına egemen olduktan sonra, başka bir program işlemeye başlıyor. Sadece 'sorumlu aile reisi' görevini üstleniyor ve onun dışındaki her şeyi görmezden geliyor."

    Bu taktikleri kullanın
    Sevgili eşinizi o çok sevdiği koltuğundan uzaklaştırmak aslında hiç de kolay değil. Ama Thiel, bu zor görev için 3 'harekete geçirme' taktiği öneriyor:
    1) Televizyonunuzun arıza yapmasını sağlayabilirsiniz. Bunun için bir televizyon tamircisinden yardım isteyin. Belki o zaman eşiniz, sizinle birlikte sinemaya gitmeyi ya da bir bisiklet turuna çıkmayı kabul eder.

    2) Göğsüne tabancayı dayayın, tabii ki mecazi anlamda. Ona, televizyonu kapatmasını yoksa tek başınıza dışarı çıkacağınızı söyleyin.

    3) Çekici iç çamaşırı ya da yaratıcı fantezilerle, o eski baştan çıkarma taktiğini uygulayın. Belki de bu şekilde oturduğu yerden kalkar.

    Tabii bütün bunların yanı sıra daha kalıcı çözümlere de başvurabilirsiniz. Ancak bunun için kadının, erkeğe odaklı ilgisini başka alanlara yönlendirmesi gerekiyor.

    Kendinizi ağırdan satın
    Kadın, dişiyle tırnağıyla kendini eşine ve evliliğine adarsa, erkek haklı olarak, ilişki için hiçbir çaba göstermek zorunda olmadığını düşünür. Kendini çok güvende hisseder ve ilgisiz davranır. Kadınlar kendilerini biraz geri çekmeli ve arada sırada kız arkadaşlarıyla da vakit geçirmeli.

    Onunla konuşun
    Soğuk algınlığı geçiren ilişkiler için en iyi ilaç, daha iyi bir 'iletişim'. Sadece bir şeylerin değişmesini ümit ederek beklemeyin. Sizi rahatsız eden şeyleri ve isteklerinizi kesin ve net bir dille ona anlatın.Asla söylenmeyin, erkekler bunu kaldıramaz Bu konuda önemli olan, vereceğiniz mesajların 'ben'li cümlelerden oluşmamasına dikkat etmek. "Hep televizyonun karşısında oturuyorsun" demek yerine, "Birlikte fazla vakit geçiremediğimiz için üzülüyorum. Seninle dansa gitmeyi çok özledim" diyebilirsiniz. Sözlerinizi bu şekilde ifade ederseniz, eşiniz bunları 'söylenme'olarak algılamayacaktır. Üstelik kendine saldırılmış olarak da hissetmez ve davranışını yeniden gözden geçirmeyi kabul eder.

    Onu bol bol övün
    Ne yazık ki kadın ve erkek, olayları hep farklı şekillerde yorumlar. Örneğin, sabahleyin özenerek yatağını yapan bir erkek, bunun kendisi için bir artı puan olduğunu düşünürken, bu arada alışverişe gidip gelmiş, evi temizlemiş ve bulaşığı yıkamış olan kadın "Nihayet o da bir şeyler yapıyor" diye aklından geçirir. Erkek, yaptığı şeyle gurur duyarken, kadın bunu zorunluluk olarak görür. Bu durumda orta noktayı bulmak gerekiyor, örneğin; erkek spor programını izlemek yerine bulaşık yıkıyorsa, sıkı bir övgüyü hak ediyor demektir. Deneyin, etkisini mutlaka gösterecektir.

    Annesi gibi davranmayın
    Erkekler kendileriyle ilgilenilmesinden hoşlanırlar. Ancak, olayı abartmayın. Onu şımartmaktan vazgeçin. Ne de olsa onun annesi değilsiniz. Atıştırmak için istediği şeyi, mutfağa gidip kendisi de getirebilir. Hem de bu arada biraz hareket etmiş olur. Her dediğini yapmaya kalkmayın.

    Kaynak : Maksimum.com
     
    Son düzenleme: 9 Kasım 2010
  2. 9 Kasım 2010
    Konu Sahibi : toriii
  3. rzme

    rzme öpmeye kıyamadığım..... Üye

    Katılım:
    8 Ocak 2008
    Mesajlar:
    4.455
    Beğenildi:
    13
    Ödül Puanları:
    148
    bunlar kalıcı çözümler değil...
     
  4. 9 Kasım 2010
    Konu Sahibi : toriii
  5. toriii

    toriii Bocegim Üye

    Katılım:
    24 Eylül 2010
    Mesajlar:
    374
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    41
    Hic denememekden iyidir...
    En azindan denemekde fayda oldugunu dusunuyorum..
     
    Son düzenleme: 9 Kasım 2010
  6. 9 Kasım 2010
    Konu Sahibi : toriii
  7. HeartLess

    HeartLess HUZUR MELEĞİMSİN SEN.. Pro Üye

    Katılım:
    20 Ekim 2007
    Mesajlar:
    12.846
    Beğenildi:
    29
    Ödül Puanları:
    198
    Neden hep kadınlar birşeyleri düzeltme çabasına girerler anlayamıyorum.
    Kurbağaya dönen eş düşünsün,Julietini tekrar kazanmaya...
     
    Son düzenleme: 9 Kasım 2010
  8. 9 Kasım 2010
    Konu Sahibi : toriii
  9. toriii

    toriii Bocegim Üye

    Katılım:
    24 Eylül 2010
    Mesajlar:
    374
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    41
    Genelde kadinlar bu durumdan yakindiklari icin hep kadinlara is dusuyor ,malesef....
    Erkeklere kalsa hersey gayet iyi :KK57:
     
  10. 9 Kasım 2010
    Konu Sahibi : toriii
  11. DatluCadu

    DatluCadu Geçici Olarak Hesap Pasiftir ! ÜZGÜN Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    23.145
    Beğenildi:
    708
    Ödül Puanları:
    203
    ben eşime küçük kurbağa şarkısını söylemeyi tercih ediyorum, çünkü yukarda yazılanları yapmaktan usandım. yaparken iyi bırakınca eski halinden de beter oulyor . o halde hep birlikte;

    küçük kurbağa küçük kurbağa ilgin nerede,
    ilgim bitti ilgim bitti yüzerim derede,
    küçük kurbağa küçük kurbağa tatlı dilin nerde
    dilim yokki dilim yokki yüzerim derede

    küçük kurbağa küçük kurbağa beni seviyonmu,
    yemek hazırmı yemek hazırmı yüzerim derede.

    hay o derede boğul emi
     
  12. 9 Kasım 2010
    Konu Sahibi : toriii
  13. matahari_

    matahari_ Popüler Üye Üye

    Katılım:
    30 Haziran 2010
    Mesajlar:
    1.438
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    106
    Yazının başı çok doğru, aynı benim eşimi anlatmış, bir erkek bu kadar romantiklikten uzak olabilir yani :KK52:

    Ama çözüm önerilerine katılmıyorum. Tesadüf, ben de sabahtan beri şu eşimi nasıl daha romantik bir adam yapabilirim diye düşünüp duruyordum. Tamam, insanların karakterleri değişmez ama biraz olsun düzeltemez miyim yani? Nasıl yapsam bilemedim tabi, ben ona sürprizler yapayım belki öğrenir diyorum ama yok yok yok :KK76: Sizin çözümleriniz var mı, eşlerinizi nasıl daha romantik hale getiriyorsunuz? (Romantizmden kastım en azından ayda yılda bir özel bir günde filan çiçek alması, arasıra güzel bir söz söylemesi gibi şeyler) Nasıl sağlayacağız bunu?
     
  14. 9 Kasım 2010
    Konu Sahibi : toriii
  15. toriii

    toriii Bocegim Üye

    Katılım:
    24 Eylül 2010
    Mesajlar:
    374
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    41
    Hay allah iyiligini versin koptum resmen:KK60:
     
  16. 9 Kasım 2010
    Konu Sahibi : toriii
  17. ramaska

    ramaska Aktif Üye Üye

    Katılım:
    20 Ekim 2010
    Mesajlar:
    1.107
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    63
    toriiicim topigin hayirli olsun.gercekten guzel bir konuya deginmissin....biz kadinlar biraz duygusaliz.tanisma donemlerindeki supriz romantik anlayisli erkeklere asik olup evleniyoruz.daha sonra erkeklerden ayni jestleri bekleyip hayal kirikligina ugrayabiliyoruz.. istisnalar haric....erkeklerde ise durum farkli evlenince belli bir sure sonra normale donuyorlar...hayat mucadelesine devam ediyorlar evli ve mutlu olarak.....
    bizler ise zaman zaman artik bizi sevmedigini bile dusunebiliyoruz...aslinda cogu evlilikte olan seyler ama biz bu monotonlugu kabul etmek istemiyoruz....
    eger boyle bir durumdaysaniz bence once kendinize ceki duzen verin ve kendinize bakin...esinizin neyi sevip sevmedigini biliyorsunuzdur.nabza gore serbet olayi....benim tavsiye edebilecegim bir kitap var..,5 sevgi dili. yabanci bir evlilik danismani yazmis.....benim basucu kitabim..arada okurum....
    bu arada 8 yillik bir evliligim var.hala kocama asigim ve esimde bana...hala birbirimize suprizler yapiyoruz.....
     
  18. 9 Kasım 2010
    Konu Sahibi : toriii
  19. DatluCadu

    DatluCadu Geçici Olarak Hesap Pasiftir ! ÜZGÜN Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    23.145
    Beğenildi:
    708
    Ödül Puanları:
    203
    ben eşime hiç beklemdiği anda beklemdiği şeyler yapınca pek mutlu olur kerata. mesaj çekmek mesela . deneyin derim kesinlikle. monoton olduğunu düşündüğünüz anda ona şöyle işveli cilveli bir mesaj atın. özellikle akşam işten eve gelmeye yakın. ama kendinizi akşama hazırlayıpta atın tabi. yoksa akşama adam horoz gibi diklir tepenize sizinde baş ağrınız tutarsa ters teper.
    mesajı attınız , giyinin kuşanın şuraya gidelim buraya gidelim deyin. çıkmak istiyosanız tabi. sonrada güzel bi geece.
    sabah ellerinizle yoollayın işe. işe gidince bir mesaj daha. ohhh bu adamı en az bi hafta idare eder.hafta boyu tatlı dil tabiki.

    onun size çiçek almasını beklemek yerine siz ona alın. ama kesinlikle ve kesinlikle umudu kesmeyin. onlar birazcık ilgi istiyo. birazda gaza getirilmek.