Kolera Günlerinde Aşk / Javier Bardem & Giovanna Mezzogiorno

Konusu 'Sinema & Tiyatro' forumundadır ve seaBahAR tarafından 30 Mart 2008 başlatılmıştır.

    30 Mart 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  1. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.196
    Ödül Puanları:
    238
    Kolera Günleri’nde Aşk / Love in the Time of Cholera

    [​IMG]

    Senaryo : Gabriel García Márquez (Kitap) & Ronald Harwood
    Yönetmen : Mike Newell
    Oyuncular : Giovanna Mezzogiorno, Liev Schreiber, Benjamin Bratt, Javier Bardem
    Yapım Yılı : 2007

    Özet :
    Terk edilmiş bir sevgilinin, yeniyetmelik yıllarından başlayarak yaşlılığın alacakaranlığına dek süren yarım yüzyıllık aşkının öyküsü. Florentino Ariza,13 yaşında ilk gördüğü andan beri güzel bir Latin kadını olan Fermina Dazave'ye karşılıksız bir aşk duymaktadır. Ancak kızı Fermina için Florentina'dan daha iyi bir damat düşünen baba kızını evden uzaklaştırır. Doktor Juvenal Urbino ise iyi bir damat adayı olarak karşılarına çıkacak, olaylar bu aşk üçgeninde beklenmedik sürprizlerle ilerleyecektir

    Filmin fragmanı için tıklayınız.
     
  2. 30 Mart 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  3. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.196
    Ödül Puanları:
    238
    Filmin tanıtımını yaptıktan sonra izlenimlerimi paylaşmaya geldi sıra..

    Ne kadar objektif olabilirim bilmiyorum. Ama zor beğenen, film konusunda kaprisli biri olduğumu söyleyerek belki size biraz ipucu vermiş olabilirim.

    Öncelikle film, Marquez’in aynı isimli kitabından bir uyarlama. Kitabı okuyup filmi beğenmek biraz zor.. Kitabı okumasaydım beğenir miydim, buna da cevap vermek zor.

    Marquez’e olan hayranlığımı dizginleyecek/dengeleyecek iki tane olumlu bilgi vardı bende filmi izlemeden önce. Javier Bardem’in oyunculardan biri olması ve Giovanna Mezzogiorno’nun bir aşk filmine çok yakışacak bir güzelliğe sahip olması. Shakira’nın soundtracke katkısını da unutmayalım.. Sesindeki çatlaklık, kırıklıklarla dolu bu aşk hikayesine çok yakışmış.

    Ama bunlar yeterli gelmedi. O kadar önemli bölümler atlanmış ki.. Marquez zaten kitaplarının filme çekilmesine kolay kolay izin veren biri değil. Bunda haksız da sayılmaz. Yönetmen yıllar süren uğraşlarından sonra ikna edebilmiş. Yönetmenin tarihinde çok önemli bir film yok. Harry Potter’ i önemli film sayanlar için bir tek o var arşivinde. Bu doğru bir yaklaşım mıdır bilmiyorum. Marquez’i Latin Amerikalı ve belki de dünyadaki önemli yazarlardan ayıran en önemli özellik sınırsız hayal gücünü, olağan üstü kelimelerle yazıya dökme yeteneğidir. Hayal gücünün beyaz perdeye aktarılmasında ya çok daha usta bir yönetmen ya da ve hatta en önemlisi sınırsız bütçeye sahip bir yapımcı gerekirdi.

    Javier Bardem hayal kırıklığı yaratıyor ve benim bir düşüncemi haklı çıkartıyor. İzleyeceğim filmleri seçerken öncelikle yönetmene bakarım. Çok iyi bir yönetmeni, en vasat oyuncudan bile iyi bir performans çıkartabilir. Ha kazara olur da iyi yönetmen, iyi oyuncuya denk düşerse sahne çekim deneme sayısı azalır, ilk bilemediniz ikinci çekimde istenen başarıya ulaşılır. Kötü oyuncuda ise bu sayı artar ama sonunda iyi yönetmenin sihirli elleriyle, iyi performans ortaya çıkar. Bana göre Bardem’in en kötü performansı..

    Her defasında; “novel by” olan bir filme gitmemem lazım diyorum ama bazı yazarlar var ki verdiğim sözü unutturuyor bana.. geçmişi unutup gidiyorum. Her zaman da içimde aynı umut. Yok canım Marquez izin vermez dalga geçilmesine, mutlaka müdahale etmiştir.. Sonra bakıyorum düdük yine paranın. Ortada ne kadar para varsa yapılabilecek işin sınırları da onunla belirleniyor. Hele ki konu Marquez’in sınırsız hayal gücü ise..

    Sonuç olarak: Aşk fimi sevenler ve kitabını okumamış olanların gitmesinde bir sakınca yok. Görülmese kaybedilecek bir şey de yok…
     
  4. 2 Nisan 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  5. xxdyguxx

    xxdyguxx Popüler Üye Üye

    Katılım:
    1 Şubat 2008
    Mesajlar:
    112
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    romanını okumadım ama eminim sinama uyarlamasında iyidir.sinamaya uyarlanınca sıradanlaşıyo herşey..
    oyunculuk konusunda Javier Bardem herşeye rağmem iyiydi.hasta aşık rolü yakışmış :)
    en kötü sahneler oyuncuların yaşlılık halleri.o nasıl kötü bi makyajdır öle ya.:/

    ----------

    tipello.net - i am not referring you, i just DO recommend it.
     
  6. 3 Nisan 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  7. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.196
    Ödül Puanları:
    238
    Yazı ruhu serbest bırakıyor, sanırım nedeni bu...
    Bir cümle/tasvir okuduğunda kendi "güzel" ine göre biçimlendirme özgürlüğün oluyor.
    Ama iş görsel sunuma gelince, yönetmenin "güzel" inin, bizim "güzel"imizle pişti yapması küçük olasılık.. yerimseniben
     
    Son düzenleme: 5 Nisan 2008
  8. 4 Ekim 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  9. Berith

    Berith Dalgalara koşmak... Üye

    Katılım:
    18 Eylül 2007
    Mesajlar:
    293
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    En sevdiğim yazarın en sevdiğim kitabının uyarlaması sözkonusu olunca izlememek için çokça dayandım, yine de "büyülü gerçeklik" beyaz perdeye belki biraz yansımıştır umuduyla izledim. Beklentim yüksek olmadığından hayal kırıklığına uğradığımı söyleyemeyeceğim. Kitabı üstünkörü okumuş biri, 2 saatte şöyle bir özet geçti sanki...
     
  10. 24 Haziran 2009
    Konu Sahibi : seaBahAR
  11. AquaBarbie

    AquaBarbie change your my life!!! Üye

    Katılım:
    6 Kasım 2008
    Mesajlar:
    4.879
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    bence çok güzel bir filmdi. dvd çantamda aylarca bekledi fakat her seferinde başka filmler izledik kocişimle. sonunda izledik ve neden haha önce izlemedik sorusunu soramadan edemedik birbirimize...
    javier bardem in tuhaf bir aşık olduğu kesin. adam aşığım diyor ama önüne gelen kadınla affetmeden yatıror ve bunun adı aşk oluyor.
    hele ki bir sahnesi vardıki çok güldük yawww . ( bak yine geldi aklıma) adamın ilk milli oluğu an izleyim bana hak vereceksiniz. tadının alıncada bırakmadı tabiiiii...doktorda çok yakışıklı adamdı beya. gerçek bir aşk filmiydi. heleki asıl karakterlerin yaşlandıktan sonraki aşk haytları ... insan boş bulunup gülüyor. ama hayat kimseye torpil geçmiyor ( kadının memelerini nasılda sarkıtmışlar yaww pes)
    ama javier e çok üzüldüm yaaaaaaaa yazık adama koca adam hüngür hüngür ağlıyor aşkı için. annesine de çok üzüldüm çok ağlattı beni onların olduğu sahneler yazık sonunda alzahimer oldu... senağlama
    kısacası izleyin pişman olmayacaksınız kesinlikle biz günlerce konuştuk filmi!!!...:lepi:-tatlicadiarzu-