Kontrol Delisi misiniz?

Konusu 'Psikoloji - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları' forumundadır ve yasemin81 tarafından 5 Ocak 2010 başlatılmıştır.

    5 Ocak 2010
    Konu Sahibi : yasemin81
  1. yasemin81

    yasemin81 mert ve ardam canlarım Üye

    Katılım:
    8 Şubat 2009
    Mesajlar:
    2.174
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    146
    Sürekli hata yapmaktan korkuyor, herşeyi eksik yaptığınızı ve yetersiz olduğunuzu düşünüyorsunuz siz de bir ‘kontrol delisi’ olabilirsiniz. Peki kontrol delisi olmak bir rahatsızlık mıdır, bu durumda ne yapmak gerekir? Amerikan Hastanesi’nden Uzman Psikolog Aslı Akkan konuyla ilgili merak edilen soruları yanıtlıyor.

    İngilizce’de de “control freak” olarak belirtilen “kontrol delisi” ne demektir?

    “Kontrol delisi” olma hali, hata yapma, eksik, yetersiz olma vs. gibi korkuları ve “yaşamımı devam ettirebilemek için kontrolde olmalıyım” gibi fonksiyonel olmayan temel inançları olan, psikolojide Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu (OKKB) - Obsesif Kompulsif Bozukluk’la aynı değildir - olarak da tanımlanan durumdur.

    Kontrol delisi insanlar, bir yerde diğer insanalara güvenmiyorlar. Kendilerini diğer insanlardan daha akıllı, daha mı üstün görüyorlar?

    Bu tip insanlar kendilerini üstün görmekten ziyade diğerlerini yetersiz görürler. Hem kendilerinden hem de çevrelerinden beklentileri oldukça ve çoğu zaman rasyonel olmayan bir biçimde fazladır. Güvensizliklerinin temelinde felaket beklentileri ve kontrolün yitimini ancak kendilerinin önleyebilecekleri inancı vardır.

    Klinik Psikoloji Profesörü Les Parrott, control freak'ler, herhangi bir şeyi sizin umursadığınızdan fazla umursayıp kendi istediklerinin olması için ısrarcı olmaktan vazgeçmeyenlerdir diyor. Yani bu insanlar için pek çok şeyi bizden daha fazla mı ciddiye alıyorlar?

    Hayır, birçok konuyla bu kadar ilgileniyor ve bazen fonksiyonel olmayacak kadar odaklanıyor olmaları onların diğerlerinden o konuyu daha fazla ciddiye aldıkları anlamına gelmez.

    Kontrol delisi olmak, psikolojik bir rahatsızlık mıdır?

    Her ne kadar OKKB’nin tek belirtisi kontrolde olma isteği değilse ve ayrıntılara dikkat, disiplinli olma, katılık, mükemmeliyetçilik, temizlik, kuralcılık, kararsızlık gibi uç noktalara ulaşan ve işlevsel olmayan yönleri varsa da; “kontrol deliliğini”, kişinin işlevselliğini engellediği durumlarda OKKB olarak sınıflandırabiliriz veya “kontrol delisi” olma özelliğini bir tip OKKB özelliği olarak düşünebiliriz.

    Evde, işte, arkadaşlıkta, aile hayatında nasıl davranıyorlar? Küçük örneklerle anlatabilir misiniz?

    Mesela, bu tip bir kişi okul/iş hayatında bir grup projesi yapmakta oldukça çok zorlanabilir. Tüm projenin sorumluluğunu ve yükünü üstüne almak zorunda olduğu inancına sahip olacaktır. Çünkü kimse o projeyi onun kadar “mükkemel” yapamayacaktır. Başkasına verdiği sorumlulukla birlikte kontrolü de kaybetmiş olacak ve felaketler silsilesini başlatmış olacaktır. Bu, doğal olarak işlevsel olmayan bir süreçtir. Kişi, dört beş kişinin beraberce yapınca ancak yerine getirebileceği görevi tek başına üstlenmeye kalkınca, hem diğerleriyle çatışma yaşayacak hem de projenin sağlıklı bitişini tehlikeye sokacaktır. Ayrıca bu yük onu çok yoğun stres altına sokacaktır ki bu duygudurum OKKB patolojisinin iyice alevlenmesine yol açabilecektir.

    Bu tarz bir kişi bu “kontrolde olma” özelliğinin sıkıntılarını aile ortamına da yansıtabilir. Zevk, eğlence ve paylaşım için yapılacak olan bir tatil planı o ailenin kabusu haline dönüşebilir. Çünkü bu tarz kişi o tatil planının her anının mükemmel olması adına kontrolde olmaya çalışacak, her detayı planlayacak (yada planlamaya çalışacak), olası bir aksilikte bunu dünyanın sonu haline getirecek, ve yoğun öfke/mutsuzluk/tatminsizlik duygularının ortaya çıkmasına yol açacaktır.

    Neden insanlar kontrol delisi olurlar? Doğuştan gelen mi, yoksa sonradan, yaşananlar karşısında geliştirilen bir özellik midir?

    Farklı psikolojik ekoller OKKB yi farklı süreçlere dayandırırlar. Bu açıklamalar arasında anne – baba tutumları, biyolojik/genetik süreçler, öğrenilen davranışların bu durumu tetiklemesi/irrasyonel düşüncüleri oluşturması sayılabilir. Hipotez sayısı çok olmakla birlikte bu hipotezleri destekleyen bilimsel çalışma sayısı azdır. Bunların bazıları doğuştan gelen genetik faktörlerin OKKB ye etkisini göstermekte kimisi ise öğrenilmiş süreçleri desteklemektedir. Ancak halen tam bir anlaşma sağlanamamıştır.

    Kontrol delisi olan insanlar, böyle olduklarının, çevrelerindekini rahatsız ettiklerinin farkında mıdırlar? Yoksa yaptıklarının normal olduğunu mu düşünürler?

    Bu kişilerin tıpkı diğer kişilik bozukluğu patalojilerinde olduğu gibi içgörüleri ya çok azdır veya yoktur. Onlara göre “normal” olan budur. Hatta aksi, kınanacak/eleştirilecek bir haldir. Bu yüzdendir ki terapiye çoğu zaman bu sorunla değil bu sorunun yarattığı sorunla “zorunlu” (başka seçenek kalmadığında) başvururlar.

    Kontrol delisi olan çok hastanız var mı? Sık karşılaşılan bir rahatsızlık mıdır? Genellikle hangi meslekten insanlar kontrol delisi oluyorlar, böyle bir ayrım var mı?

    Böyle bir ayrım yapmam zor. Herhangi bir kişilik bozukluğu tanısı koymak o danısanla uzun bir terapötik süreç içinde olmayı gerektirir. Ancak OKKB bozukluğundan çok OKKB özelliklerine sahip danışanlarımın olduğunu söyleyebilirim. Son dönemlerde bu özelliklere sahip danışanların sayısının daha fazla olduğunu görmekteyim. Bunun bir sebebi ekonomik krizin yarattığı stres ve kontrol kaybının bir nevi kompansasyonunun bu özellikleri alevlendirmesi olabilir. Ancak tam bir sebep sonuç ilişkisi çıkarmak olası değil.

    Ayrıca, bu kişilerin OKKB özelliklerinden dolayı yaşadıkları işlevsel sorunlarla değil daha çok bunların yarattığı eş problemleri, iş veya arkadaş ortamlarındaki zorlanmalardan dolayı geldiklerini de belirtmem lazım. OKKB özellikleri taşıyan çok ender danışan direkt olarak “Ben bu kontrolde olma halini/isteğini bırakmak istiyorum” diye başvurur. Böyle bir farkındalık durumda bile ifadeleri “Ben bu halimi bırakmalıyım” veya “Bu halimi daha rahat kontrol etmeliyim” gibi patolojileriyle uyumlu fonksiyonel olmayan düşünce kalıpları öndedir.

    Pek çok yöneticinin kontrol delisi olduğunu görüyoruz. Bu, işin getirdiği bir sorumluluk mudur, yoksa üst düzeydekiler daha fazla mı kontrol delisi olurlar?

    Bu o kişinin konumundan çok, kişilik özellikleriyle ilgili bir durumdur. Böyle bir çıkarımı destekler bilimsel bir bulguya sahip değilim.

    Kontrollü biri olmak ve kontrol delisi olmak farklı şeyler değil mi?

    Tabiki farklıdır. Kontrol deliliği kişinin, daha önce verdiğim örneklerdeki gibi artık işlevselliğini/fonksiyonelliğini yitirmesine yol açan bir kişilik patolojisi veya patolojisinin bir parçasıdır.

    Son olarak; kontrol delisi insanlar bu alışkanlıklarından kolay kolay vazgeçemezler. Vazgeçebilmek için neler yapmalılar? Önerileriniz neler? (biraz ayrıntılı anlatabilir misiniz?)

    Daha önce de belirttiğim gibi bu özelliklere sahip olan kişiler bu durumun sorun oluşunu çoğu zaman kabul etmezler. Bu özelliklerinden vazgeçmek zor olduğu için değil vazgeçmek isteğinde olmadıkları için vazgeçemezler. Bu durumun onların hayatında oluşturduğu zorluklardan habersizdirler. Ancak çevreleriyle yaşadıkları sıkıntılar onları biraz daha farkına vardırabilir. Sadece o zamandır ki bu durumlarıyla ilgili geribildirim almaya yatkınlıkları artar. O zamanlar da bile savunma mekanizmaları oldukça kuvvetli olacağından defansif davranabilirler. Direkt olarak bu sıkıntılarına dair konuşmaktansa dolaylı olarak bu konuyla ilgili konuşulması (yazılar/kitaplar okutularak vs.) ve kişinin ikna edilmeye çalışılması faydalı olacaktır. Bir uzmandan yardım almalarına olabilecek bir teşvik en uygun yardım biçimidir.