Körlerin Hikayesi

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve xsxulem tarafından 13 Ocak 2007 başlatılmıştır.

    13 Ocak 2007
    Konu Sahibi : xsxulem
  1. xsxulem

    xsxulem Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    695
    Beğenildi:
    9
    Ödül Puanları:
    86
    Körlerin Hikayesi*Doğan Cüceloğlu "İçimizdeki Biz"
    kitabından...*

    Dere tepe, dağ taş dolaşmayı çok seven tek gözlü bi adam
    varmış. Yürür yürür gider, gider gider yürürmüş.
    Birgün uzaklarda renkleri karmakarışık bi koy
    görmüs; alacalı bulacalı garip bi koy.

    Yaklaşmış köye doğru. Yolları bir tuhaf,
    evleri bir tuhaf,
    insanları bir tuhafmış köyün.
    Köyün içine girince anlamış
    meseleyi. Körler köyüymüş burası.

    Kadınların, erkeklerin, çocukların velhasıl
    herkesin sımsıkı kapalıymış gözleri.
    Gezgin tek gözlü adam karar vermiş burda yaşamaya.
    "hiç değilse benim tek gözüm var" diyormuş.
    "körler ülkesinde şaşılar kral olur derler.
    Ben de bunların başına geçer yaşarım"


    Körlerin gözleri yokmuş ama elleri, kulakları,
    burunları çok hassasmış.
    Kendilerine göre kurdukları bir düzen içinde
    yuvarlanıp gidiyolarmış. Adam şaşkın
    hallerine bakıyomuş onlarin. Yürümeleri,
    konuşmaları doğrusu başka türlüymüş.

    Birgün körlerden biri ötekilerden birinin malını
    çalmış. Sadece tek gözlü adam görmüş bunu.
    Bağırarak ilan etmiş "filanca
    falancanın malını çaldııı"


    Körler; nerden biliyosun ki demişler, o kadar
    uzaktan duyamazsın ki?
    Ben duymadım, gördüm demiş adam. Gözüm var benim,
    görüyorum...
    Körler göz diye, görmek diye birşey bilmiyolarmış.
    Uzun zaman içinde çoktan unutmuşlar bu hissi.

    Ne demek görmek, demişler. Nasıl görüyosun yani,
    duyulmayacak mesafeden
    anlayabiliyo musun ne olup bittigini?
    Anlıyorum tabi demiş adam.
    İnanmayız, imtihan edeceğiz seni demişler.

    Adamı almış uzakta bi yere dikmişler.
    Tecrübeleriyle eminlermiş ki o
    uzaklıktan hiçbişey duyulamaz. Anlat bakalım
    demişler, biz şimdi ne yapıyoruz?

    Adam anlatmış:
    oturuyorsunuz, kalkıyosunuz, koşuyosunuz, yemek
    yiyosunuz, şu şunu yaptı, bu bunu yaptı falan...
    Derken körler bi evin içine girmişler, bağırmışlar.
    "hadi anlatsana..."içeri girdiniz,
    göremiyorum ki demiş adam.

    ne olmuş yani içeri girdiysek, elli santim fark
    var, anlat hadi anlat demişler.
    Arada duvar var ama demiş adam, göremiyorum...
    Körler, sen atıyosun demişler. Deminki tesadüftü,
    bak şimdi bilemiyosun...

    -Çıkın dışarı söliyim demiş adam.
    Bu kadar mesafeden duyduktan sonra ha içerisi ha
    dışarısı demiş körler.
    "Ama ben duymuyorum, ben görüyorum " diyormuş adam.
    Oyle sey olmaz demisler. Sende bi sorun var.
    Saçmalıyosun, acayip şeyler
    sölüyosun. Hekime muayene ettireceğiz seni.


    Adamı yaka paça hekime getirmişler.Hekim de kör
    tabi. Elleriyle yoklamaya başlamış.
    Adamın açık olan gözünü kastederek
    "Buldum" demiş, sorun burda...

    Saçmalaması bundan dolayı diyormuş, şimdi
    düzeltirim ben onu...
    Körler ülkesinde kral olmak isteyen gezgin zor
    kurtarmış kendini onların elinden.


    *Sözün Özü:
    KÖRLER GÖRENLERİ ANLAYAMAZLAR.
    SAÇMALIYOR SANIRLAR VE ONU DA DÜZELTİP
    KENDİLERİNE BENZETMEK İÇİN
    GÖZLERİNİ ÇIKARMAYA UĞRAŞIRLAR.*
     
  2. 14 Ocak 2007
    Konu Sahibi : xsxulem
  3. burtay

    burtay Aktif Üye Üye

    Katılım:
    21 Kasım 2006
    Mesajlar:
    247
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    gerçekten çoook anlamlıydı teşekkürler.birilerine göremedikleri birşeyi anlatırken inanılmaz yoruluyorum ve anlatmaktan vazgeçiyorum inan.