Köroğlu Siirleri

Konusu 'Şiir' forumundadır ve Elif tarafından 28 Ağustos 2006 başlatılmıştır.

    28 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Elif
  1. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.658
    Beğenildi:
    5.192
    Ödül Puanları:
    438
    Ünlü bir destana konu olmuş bir halk kahramanıdır. Bu isimde XVI. yüzyılda yaşamış bir halk şairi de vardır. Ama tarihî kişiliği bilinemeyen, asıl Köroğlu, XVII. yüzyılda Bolu havalisinde yaşamış, sonradan ünü bütün Anadolu'ya yayılmıştır. Babası da Bolu beyi tarafından gözlerine mil çektirilerek cezalandırıldığı için Köroğlu diye tanınmıştır. Zulme karşı ayaklanarak halkın hakkını koruması, onu destansı bir kahraman haline getirir.

    XVII. yüzyıl, Osmanlı İmparatorluğu tarihinde merkeze bağlı olmayan teşkilâtın iyice meydana çıktığı, buna karşılık, saraya bağlı, sadrâzama bağlı beylerin, valilerin de yer yer başlarına buyruk olarak halka zulmedebildikleri bir devirdir.
    İşte böyle bir devirde Bolu Beyi Süleyman Bey, kendisine bunca yıl hizmet etmiş seyislerinden birine fena halde kızarak gözlerine mil çekilmesini emretmişti. Bolu Bey'i son derece katı yürekli, zalim bir adamdı. Her ne kadar kendisini sevenler araya girdilerse de dediğinden dönmedi. Buyruğunu vaktinde yerine getirmemiş olan zavallı seyisin gözleri kör edildi ve sıska bir ata bindirilerek kaleden dışarı atıldı.

    Yaralı seyis at sırtında yolda kalınca sesini çok iyi tanıyan atının kulağına eğildi ve:
    – Dünya bana zindan oldu, beni köyüme götür... dedi.
    Az gittiler, uz gittiler, dere tepe düz gittiler, sonunda seyisin köyüne vardılar. Uzaktan at sırtında yığılı babacığının geldiğini gören on beş yaşındaki oğlu, ermiş yetmiş bir insan gibi onun ıstırabını anladı, koşup attan indirdi, anasının yanına getirdi. Seyis olanları “Hal ve keyfiyet böyle böyle” diye bir bir anlattı, oğulcuğundan öcünün alınmasını vasiyet ederek oracıkta ruhunu teslim etti.
    Köroğlu, on beş yaşında ata bindi. Babasına verilen kır at canlandı, sıskalığı gitti, şahbaz bir hayvan oldu. Köroğlu, atına atladığı gibi dağlara çıktı. Kılıç kuşandı. Babasının intikamını almak üzere ant içti. Yolda rastladığı bir çobanın sazını alarak terkisine asmıştı. Kime rastlasa hayvanını durdurur, sazını eline alır, tıngırdatarak Bolu Beyinin zulmünü anlatırdı.
    Her yerde aradığı bu zâlim adama günün birinde rastlayacağını biliyordu. Giderek hayvanı rüzgâr kesildi. Nerede bir yolsuzluk olsa köylü Köroğlu'na haber salardı. O da gelir, ortalığı düzene kordu.

    Bir gün Çamlıbel'de konaklamıştı. Bir kervancının, yolcularından bir genç adamı soyup döverek uçuruma attığını gördü. Bir kılıçta kervancının başını uçurdu. Öteki adamlar kendisine hayır dua ettiler. Uçurumdan çıkardığı genç yolcu ise:
    “Hayatımı kurtardın, gayri ben senin kulun kölenim” dedi. Köroğlu onun adının Ayvaz olduğunu, kervanın da Bolu, Beyine yük götürdüğünü öğrenince Ayvaz'ı yanına aldı. Beraber yola çıktılar.

    Bir Köroğlu, bir Ayvaz, etrafı kasıp kavuran, fakir köylüyü haraca kesen zâlim Bolu Bey'ini bulmaya çıktılar. Şehre yaklaştıkları sırada bir kale vardı. Sabahın bir vaktinde kale mazgallarından hazin bir şarkı duydular. Bu şarkıyla bir genç kız kendisinin Bolu Beyi'nin kızı olduğunu, babasının sırf kimseyi sevmesin diye kendisini oraya kapadığını göz yaşları içinde anlatıyordu. Köroğlu sazı eline aldı, kıza sabırlı olmasını, dönüşte kendisini kurtaracağını söyledi.

    Bolu'ya vardıklarında büyük bir alana halk toplanmıştı. Şenlikler yapılıyordu. Köroğlu elbise değiştirerek pehlivanlar arasına katıldı. Bir bir hepsini alt etti. Sonunda Bolu Bey'i huzuruna çağırttı onu ve:
    – Bre pehlivan, sen kimsin? Seni muhafızlarıma bey yaptım...dedi.
    Köroğlu da: “İşte ben o gözlerini kör ettirdiğin seyisin oğluyum” diyerek kılıcını çaldığı gibi herkesin dehşet dolu bakışları önünde Bolu beyinin kellesini uçurdu ve halkı bir zâlimden kurtardı.
    Ondan sonra hemen Ayvaz'ı gönderip kaleden Beyin kızını getirdi. Allah'ın emri, Peygamber'in kavliyle kendine nikâhladı. O tarihten sonra Bolu Bey'i olarak halka adaletle muamele etti.
    Onun şu sözleri yüzyıllar boyu dilden dile dolaşmıştır:

    Bizden selâm olsun Bolu Beyi'ne
    Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır
    Ok gıcırtısından, kalkan sesinden
    Dağlar sada verip seslenmelidir

    Düşman geldi tabur tabur dizildi
    Alnımıza kara yazı yazıldı
    Tüfek icat oldu mertlik bozuldu
    Eğri kılıç kında paslanmalıdır.

    Xxxxx

    Benden selam olsun Bolu Beyine
    Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır
    At kişnemesinden kargı sesinden
    Dağlar seda verip seslenmelidir

    Düşman geldi tabur tabur dizildi
    Alnımıza kara yazı yazıldı
    Tüfek icad oldu mertlik bozuldu
    Eğri kılıç kında paslanmalıdır

    Köroğlu düşer mi eski şanından
    Ayırır çoğunu er meydanından
    Kırat köpüğünden düşman kanından
    Çevre dolup şalvar ıslanmalıdır

    **************
    Kimisi pınar başında
    Kimisi yolun dışında
    Al giyen onbeş yaşında
    İlle mavili mavili

    Kimisi dağlarda gezer
    Kimisi incisin dizer
    Al giyen bağrımı ezer
    İlle mavili mavili

    Kimisi odun devşirir
    Kimisi kahvesini pişirir
    Al giyen aklım şaşırır
    İlle mavili mavili

    Köroğluyum derki’n olacak
    Takdir yerini bulacak
    Mavili benim olacak
    İlle mavili mavili
     
  2. 28 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Elif
  3. KİZİROĞLU MUSTAFA BEY (türkü)

    Bir atı var Alapça peh peh peh
    Mecel vermez kır’at kaça hey hey hey
    Az kaldı ortamdan biçe
    Ağam kim paşam kim
    Nigar kim hanım kim
    Kiziroğlu Mustafa Bey
    Bir beyin oğlu
    Zor beyin oğlu

    Hay edende haya teper peh peh peh
    Huy edende huya teper hey hey hey
    Köroğlu’nu suya teper
    Ağam kim paşam kim
    Nigar kim hanım kim
    Kiziroğlu Mustafa Bey
    Bir beyin oğlu
    Zor beyin oğlu

    Bir fendile geldi geçti peh peh peh
    Kiziroğlu Mustafa Bey hey hey hey
    Hışmı dağı deldi geçti
    Ağam kim paşam kim
    Nigar kim hanım kim
    Kiziroğlu Mustafa Bey
    Bir beyin oğlu
    Zor beyin oğlu
     
  4. 28 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Elif
  5. 28 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Elif
  6. sağol elif abla ellerine ve emeğine sağlık