Kskanlk

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve yesilim tarafından 10 Aralık 2006 başlatılmıştır.

    10 Aralık 2006
    Konu Sahibi : yesilim
  1. yesilim

    yesilim Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2006
    Mesajlar:
    9.033
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    148
    Kadın kadını neden kıskanır ? Neden hemcinsleri ile kıyasıya rekabettedir.
    Paylaşalım mı?
     
    Son düzenleme: 5 Şubat 2009
  2. 10 Aralık 2006
    Konu Sahibi : yesilim
  3. EU1

    EU1 Guest

    çok göreceli bi soru aslında ben kıskanç biriyimdir bazen kendine güvensizlik diye nitelendiriliyo bu kıskançlık ama değil aslında ben sevdiğim insana güveniyorum ama başka kızların ona yaklaşmasını istemem benim baktığım gözle kimse bakmasın istiyorum o yüzden de kıskanıyorum

    ya da biz karıştırıyoruz kaybetme korkusudur belki kıskançlıklarımız (bende olduğu gibi)
     
  4. 10 Aralık 2006
    Konu Sahibi : yesilim
  5. tamara197

    tamara197 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    80
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Bende oldum olası kendıne guveni olmayan insanların ,kıskanç oldugunu duşunmuşumdur hep....veya elındekinin başka birinde daha iyisinin oldugunu bilme fikri....bunu derken bir erkeği kastetmiyorum....kıyafet,takı,iş,aile,veya eş...kişiye gore değişir aslında....etrafımda çok fazla insan yok bu anlamda ama olsa görüşmezdim o kişi veya kişilerle..korkardım bana zarar verecek olmalarından...ama cıdden kıskanc insanlar çok cadı....ben hayatım boyu kımseyi kısmanmadım...hep şöyle düşünürüm demekki benım kaderim böyle yazılmıs,ALLAH'Ü TEALA benım için boyle olmasını ıstemış neden baska bırının herhangi bişisini kıskanımkı...haa ama bak keşke çok derim.. neden bılıyormusunuz...eğitimi çok iyi olan çocukları...keşke benımkılerde boyle olsaydı derdım.....
     
  6. 10 Aralık 2006
    Konu Sahibi : yesilim
  7. Esssen

    Esssen Guest

    Ben de cok kiskanc bir tipimdir, ama sevgilime o kadar cok guveniyorum ki, kiskanclik hissinin zerresi bile soz konusu olmuyor. cunku o da o kadar dikkatli yasayan ve dusunerek hareket eden biriki,zaten kiskanclik yaratacak durumlara mahal vermiyor.

    eger baskasina gitmesinden korkuyorsaniz, yada baskasina bakmasindan, korkmayin, eger sizinleyken buna curret edecek bir tipse, valla yolu acik, istedigine baksin, istedigiyle istedigi halti yesin. ama ben yokum!

    ayrica ben sevgilime guveniyorum,cevredekilerine guvenim yok lafida biraz palavra geliyor:).hani erkekler cok kullanir ya bu lafi, var mi boyle birsey. eger insanin icinde yoksa cevresinde istedigin kadar cazibeli erkek yada kadin olsun, gormez ki.

    ben gormuyorum, hissetmiyorum, benim icin bir tek Oguzum var, onun aski oyle bir sarmalamis ki beni, gormemin mumkunati yok.
     
  8. 10 Aralık 2006
    Konu Sahibi : yesilim
  9. EU1

    EU1 Guest

    haklısın bende hep uzak durdum
     
  10. 10 Aralık 2006
    Konu Sahibi : yesilim
  11. Narinim

    Narinim Aktif Üye Üye

    Katılım:
    1 Kasım 2006
    Mesajlar:
    18
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Bu soruyu sadece hemcins olarak veya herhangi bir nesne olarak değişmez öyle cevaplamak istiyorum...

    Her canlıda tüm duygular gibi kıskanclık duygusuda vardır bunun güvensizlikle bir ilgisi olduğunu sanmıyorum içgüdü bu kişinin engel olamadığı diğer duyguları gibi...
    Ben sevdiğim bu kişi veya bana ait her hangi bir nesne de olsa sevmediğim kişilerle paylasmayı kabullenemem sevdiğim kişilere canım feda ama sevmediklerimle hiç bir seyi paylasmayı istemem...
     
  12. 15 Aralık 2006
    Konu Sahibi : yesilim
  13. sonsuzluk

    sonsuzluk Aktif Üye Üye

    Katılım:
    27 Eylül 2006
    Mesajlar:
    20
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Kıskançlığın Kimyası

    İnsan kıskançlık hissettiği zaman, kendisine ilk olarak ‘Neden kıskandım?’ sorusunu sormalıdır. Bu soru ile kıskançlık sebebi mutlaka ortaya çıkacaktır.
    Eşini öldürmek isteyen paranoid bir kadın hastam vardı. Kendisini psikolojik açıdan incelediğimde, ortaya ‘Eşim beni aldatıyor’ düşüncesi çıktı. Aslında eşi kendisini aldatmıyordu. Onu bu düşünceye yönelten, eşinin cinsel ilgisinin eskisi gibi olmamasıydı. Bu halin, kendisinin aldatıldığını düşünmesi için geçerli bir sebep olmadığını söylediğimizde ise, ‘Beni aldatmıyorsa, cinsel açıdan neden bana eskisi gibi ilgi göstermiyor?’ diye cevap verdi. Elindeki tek delil buydu.
    İşte hasta, bu delilden hareketle oluşan şüphe sonunda eşinin her davranışını buna göre yorumlamaya başlamıştı. Küçük bir delili büyük bir kanıt gibi değerlendirmiş, eşine bir bayan selam verdiğinde bile, ‘İşte bu olay da, beni doğruluyor’ diye düşünmüştü. Eşinin cep telefonuna işiyle ilgili, basit bir mesaj bile gelse, olayı hemen abartmıştı.
    Bütün bunlar beyindeki yargı mekanizmasının bozulması sonucunda oluşur. Erkek, eşine güvenmeyen ve her fırsatta saldıran bir kadın karşısında, ’Bıktım bu kadından’ diyerek başka kadınlara yönelir. Aslında kadın, farkında olmadan eşini başka kadınlara ittiği halde, ‘Bak haklıymışım, bu adam zaten beni sevmiyordu’ diye düşünür. Fakat kadın daha başlangıçta, ‘Eşimin bana olan cinsel ilgisi azaldı, acaba bu neden oluyor ?’ diye sorabilir, yanlış bir yargıdan kaçınırsa ve kendinde değişiklikler yaparsa, olay başlamadan bitecektir.
    Basit kıskançlıklar haset, gıpta gibi bir takım kavramlarla açıklanır. Fakat kıskançlıkta asıl önemli olan sebebi bulabilmektir. Basit kıskançlıktaki savunma mekanizmalarını tanımalıdır. Meselâ; karşı cinsle olan kıskançlıkta cinsel imaj öne çıkar. Fakat hemcinslerin birbirini kıskanmasında, değer verilen şeye özen ön planda olur; sahip olduğu şeyi kaybetme korkusu vardır.
    Bazı insanlar ‘ben asla kıskanmam’ der, ama asıl kıskanç olanlar onlardır. Çünkü kıskançlık, asla kabul edemeyecekleri ve kendilerine yakıştıramayacakları en olumsuz duygudur. Kıskanma, negatif duygular içinde en çok gizlenen ve utanılanıdır. Fakat rahatsızlık duyulması gereken şey, kıskanma değil, onun karşısında gösterilen davranışlardır. Bir insan başarılı birini kıskanıyorsa, bundan utanç duymamalıdır. Çünkü kişinin özen gösterdiği bir değer vardır ve kıskançlık onun, bu değerle ilgili hassasiyetidir. Fakat insan, ‘Kıskançlık esnasında yaptığım doğru mu?’ sorusunu kendisine ısrarla sormalıdır.
    Meselâ; iyi evliliği çok önemseyen biri, başkalarında gördüğü güzel evliliği kıskanabilir, ama sonradan bunu reddedip, ‘ben kıskanç değilim’ diyebilir. Fakat ‘ben iyi evliliğe önem veriyorum, o sebeple bu duyguları yaşamam normal’ diye düşünmelidir. İnsanlar iyi şeylere layıktır; ancak iyi özellikler layık olanlara gelir. Bunun için kişi, kendisini kötülüklerden arındırmalı ve sürekli gelişme çabası içinde bulunmalıdır. Gönlümüze güzelliklerin misafir olmasını istiyorsak, önce güzellikleri iten olumsuzlukları ortadan kaldırmalıyız.
    İnsanın gördüğü bir güzellik karşısındaki ilk tepkisi, özenmek ve ‘benim de olsa’ diye bu özeni ifade etmektir. Kişi, kıskandığı kimsenin kişiliği ile kıskandığı ‘şey’i birbirinden ayırabilmelidir. Yâni başkalarının kişiliği değil, kişiliğindeki iyi özellikler kıskanılabilir. Örneğin, kıskanılan insan çalışkansa, kıskanan kişi onun bu özelliğinden ders çıkarabilmelidir. Yani olayları ayrıştırarak düşünmeyi başarmalıdır. Yoksa insan, kıskançlığı başkalarının kişiliğine indirgerse, ego çatışması yaşar.
    Kıskançlığın basamaklarından biri de, gıpta duygusudur. Bu duygu insanı olumsuza yaklaştırır. ‘Benim de olsa’ düşüncesi doğaldır; ama gıpta duygusunda ‘keşke’ vardır. ‘Keşke benim de olsa, ama artık olamayacak. O şanslı, ben şanssızım.’ Bu düşünce tarzı insana acı çektirir.
    Ayrıca kıskançlık hisseden kişi, niçin kıskandığı konusunu aydınlatır ve alternatif çözüm yollarına yönelirse, kıskançlık gibi olumsuz bir duygu bile insanı geliştirir. Tabi kişinin bu kabiliyetini geliştirmesi için düşünme yeteneğini de ilerletmesi lâzımdır. Günlük hayatımızda karşılaştığımız problemleri çoğu zaman düşünerek değil, çocukluğumuzda öğrendiğimiz tepkilerle çözmeye çalışırız. Oysaki insan, kendini analiz ederek kemale erer. Yapılması gereken, Yaratıcı tarafından insana verilen, irade ve seçme yeteneğini gerektiği gibi kullanmaktır.
    Hanefi mezhebinin kurucusu İmam Âzam’ın, yolda giderken karşısına bir öküz çıkar. Bunun üzerine İmam yolunu değiştirir. Kendisinin bu davranışını görenler şakayla karışık sorarlar: ‘Hocam öküzden mi korktunuz?’ İmam Âzam, ‘Onun boynuzları var, benim de aklım’ diye cevaplar. İnsanın silahı akıldır. İnsanlar akıllarını yeterince kullanabilirlerse, pek çok yanlıştan kurtulabilirler.


    NEVZAT TARHAN dan
     
  14. 16 Aralık 2006
    Konu Sahibi : yesilim
  15. therita

    therita Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    82
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    76

    Ne güzel ifade etmişsin canım benim
    karşındakinin bu güveni yaratabilmesi önemli olan
     
  16. 18 Aralık 2006
    Konu Sahibi : yesilim
  17. Cosmo

    Cosmo Guest

    Arkadaşlar yazdıklarınız genel kıskançlık durumlarıyla alakalı, soruyu algılayamadınız sanırım.

    kadın kadını neden kıskanır .neden hem cinsleri ile kıyasıya rekabettedir

    Bir kadının diğerini kıskanmasındaki en büyük neden yaşamını görsellik üzerine inşaa etmesinden ileri geliyor bence. Erkekler de kendi içlerinde rekabet yaratacak birbirlerini kıskanacak duygular yaratıyorlar ama onların ki daha çok başarı, kazanç, hırsları üzerine. Ama kadın denilen varlık fiziksel özellikleri güzel olan bir başka kadını hemen kıskanıveriyor. Kendine güvenle alakalı bişey bu. Aynanın karşısındaki hesaplaşmasını bitirmiş biri için başka kadını kıskanma olayı kapanmıştır. Aklıma şuan gelen bir örneği vermek istiyorum, ev kızı sonra da ev kadını olmuş biri sizin kariyerinizi başarınızı diplomanızı evliliğinizi kıskanmaz, hepsi için kendine verecek bir cevap bulur ama iş güzellik noktasına geldiyse kıskançlık o anda başlayıverir. :))
     
  18. 18 Aralık 2006
    Konu Sahibi : yesilim
  19. mesure

    mesure Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    757
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    86

    Senin gibi olabilmeyi nasıl isterdim anlatamam bunu nasıl başarıyosunuz bilmiyorum ama kıskançlık sebebi her ne olursa olsun insanı yaralayan kendine olan saygısını ve güvenini kaybettiren bir duygu.