küçük bir tokat

Konusu 'Hayat Bilgisi' forumundadır ve realist tarafından 31 Ocak 2008 başlatılmıştır.

    31 Ocak 2008
    Konu Sahibi : realist
  1. realist

    realist Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    3.088
    Beğenildi:
    75
    Ödül Puanları:
    148
    KIZIN ADI YAĞMUR
    Hızla ilerleyen arabanın içinde kendisini kapana sıkışmış gibi hissediyordu. Dikiz aynasından baktı. Hala arkasındaydı o kırmızı mersedes. Ani bir frenle yolun içine yüz seksen derce döndü ve gaza yüklendi. Karşısından gelen arabaya doğru sürdü arabasını. İbreye baktı göz ucuyla. Kırk, elli, altmış, yetmiş, seksen, doksan ve yüz… Mersedeste hiç hız kesmeden üstüne geliyordu. Yolun bu kadar dar olduğuna frene bastığında dikkat etmemişti. Saniyeler tükenirken yan tarafının uçurum olduğunu fark etti ama ayağını gazdan kesmemekte inat etmeye devam etti. Bir ara gözünün önüne gelen saçlarını düzeltmek için elini direksiyondan çekti ve aracı önce yan tarafında gördü; ardından uçurumdan aşağı doğru inerken ve taklalar atarken...
    Arabasını durdurup inmesiyle uçurumdan aşağı koşmaya başlaması bir oldu. Koşuyordu sadece. Kendini bilmez halde koşuyordu. Neden sonra durdu ve yanına yöresine bakınmaya başladı ama aradığı araba yoktu. Nereye kaybolmuştu şimdi?... Oturup düşünmeye başladı. Her şey o kırmızı mersedesin yanından hızla geçmesiyle başlamıştı. Sonrasında gerçek ile sanrı arasında yaşanmıştı. Kendi arabası yukarıda duruyordu. Kazayı hiç yaşamamış olmanın rahatlığı ile bir taşa oturup derin bir nefes aldı.
    Birden hiç olmayacak şeyler olmaya başladı ama. Kendi otomobili uçurumdan aşağıya yuvarlanıyordu bu defa ve tam üstüne geliyordu. ‘İmdat!’ diye bir çığlık attı ve nefes nefese yeniden koşmaya başladı. Koştu… Koştu… Koştu… Sonra tekrar kafasını kaldırdı. Arabası bıraktığı yerde duruyordu. Panik ataklar yine başlamıştı.
    Hemen cep telefonunu çıkarıp babasını aradı. ‘Baba, yine başladı. Yine başladı.’ Telaşlı baba hemen kızının nerede olduğunu öğrenmeye çalıştı. Tam yerini tarif ederken başı dönmeye başlayan Yağmur: ‘Bilmiyorum! Lanet olsun! Bilmiyorum işte. Eskişehir’e gidiyordum.’ Diye bağırdı. Daha konuşacaktı ki elinde fünyesi çekilmiş, parça tesirli bomba tuttuğunu hissetti. Cep telefonunu -kendince el bombasını- olabildiğince uzağa fırlattı. Başı dönmeye devam ediyordu. Her yer dönüyordu. Hissettiği sadece yer çekimin yok olduğu idi. Sanki uçuyordu. Ayakları yerden kesilmişti. Bilmediği yepyeni bir aleme yolculuk etmeye başlamıştı şimdi. Aslında olduğu yerde düşüp bayılmıştı.
    Baba apar topar muayenehanesini kapatıp arabasına atladı. Bir yandan da ‘Tanrım! Tanrım!’ diyordu. Bir psikiyatris olarak onlarca kitap yazmış ve çeşitli hakem dergilerde defalarca makaleleri çıkmıştı. ‘Panik atak’ kendisinin alanıydı ve şimdi kızını bu hastalığın pençesinden alamıyordu.
    Seneler önce bir tokatla başlamıştı her şey. Hep böyle varlık içinde yaşamamışlardı. Fakültede iken sevgilisi ile bir çocuklarının dünyaya geleceği haberi ile evlenmişler; çok sıkıntılı günler geçirmişlerdi. İşte Yağmur o dönemde dünyaya gelmişti. Henüz işlerini yoluna sokamamış; çok sevdiği karısı iş bulamamıştı ve doktor çareyi alkolde aramaya başlamıştı. Evine sarhoş geldiği akşamlardan birinde küçük kızının kendisine doğru koştuğunu görmüş; onu kucağına alıp öpeceği yerde ‘Bütün yaşadığımız sıkıntıların hepsi senin yüzünden!’ diyerek tokatı kızının suratına indirivermişti. Yağmur’sa o günden sonra halisülasyonlar görmeye başlamış; en küçük tıkırtıdan, gece yarısı çalan kapıdan, telefonun sesinden, bütün babalardan, gençlerden, yaşlılardan kısacası her şeyden korkar olmuştu. Devamında bu ruh hali ile kendi içinde bir dünya kurmuş ve o dünyasındaki karakterler ile birlikte yaşamını düzenlemişti. Şimdi artık hayal dünyası ile gerçek dünya sürekli çatışıyor ve sık sık bugün yaşadıklarına benzer olaylar yaşanıyordu.
    Baba Eskişehir yoluna girdi, bir yandan da polisi aradı. Eşinin kızı için çok üzüleceğini bildiğinden onu haberdar etmemeyi uygun buldu. Böylesi olaylar sebebiyle o da artık iyice yıpranmış ve her an kızı için ağlamaya hazır hale gelmişti. Yağmur’un arabasını şehrin hemen çıkışındaki dar yolda buldu. Arabanın çevresinde kızını aradı ama bulamadı. Bu esnada polisler de gelmiş etrafta genç kızı aramaya başlamıştı. Dakikalar uzuyor ama kız bulunamıyordu. Belki de koşarak hiç tahmin edemeyecekleri bir yere varmıştı….
    Dakikalar ilerlememekte inat ederken telsizden gelen metalik bir ses herkesi ferahlattı. ‘45, 47! 45,47! Kız bulundu. Tekrar ediyorum, kız bulundu! Araca göre gün batımı yönünde yaklaşık altı yüz metre kadar mesafedeyiz. Sanırım bayılmış.’ Baba rahatlamaya çalıştı. Polislerden önce kızının başına koştu. Doktorluğun verdiği birikimle kızını kucakladı ve arabasına taşıdı. Doğruca hastaneye gitmeleri gerekiyordu.
    Hastanede Yağmur’a gerekli tedavi yapıldı; bulunuşundan yaklaşık elli dakika sonra Yağmur kendine geldi. Baba kızının başında bekliyordu. Gözlerini açar açmaz sordu: ‘Nasılsın kızım?’ Yağmur ise o anda seneler önceki sahneyi yeniden yaşıyordu. ‘Bütün yaşadığımız sıkıntıların hepsi senin yüzünden!’ diyen sesi kulaklarında duydu ve bir vampir olduğu hissi ile dişlerini babanın şah damarına kilitledi!
    SON
    Aile içi şiddetten ne kadar uzağız? Çocuklarımıza atacağımız küçük bir tokat nelere mal olabilir dersiniz?

    (alıntı)
     
  2. 31 Ocak 2008
    Konu Sahibi : realist
  3. Geveze

    Geveze Popüler Üye Üye

    Katılım:
    28 Aralık 2007
    Mesajlar:
    1.545
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    İnanamıyorum ya küçük bi tokat bi babanın hayatına kızının ise baba katili olmasına yol açtı.Çok güzeldi emeğine sağlık
     
  4. 20 Ocak 2010
    Konu Sahibi : realist
  5. tubiis

    tubiis Yeni Üye Üye

    Katılım:
    12 Ocak 2010
    Mesajlar:
    193
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    paylaşım için teşekkürler emeğine sağlık
     
  6. 22 Ocak 2010
    Konu Sahibi : realist
  7. realist

    realist Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    3.088
    Beğenildi:
    75
    Ödül Puanları:
    148
    tubiisciğim asıl ben sana teşekkür ederim.Unuttuğum bir hikayeyi hatırlattığın için...
     
  8. 22 Ocak 2010
    Konu Sahibi : realist
  9. ema1

    ema1 Hayat, sen plan yaparken başına gelenlerdlr Pro Üye

    Katılım:
    10 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    19.460
    Beğenildi:
    7.408
    Ödül Puanları:
    238
    güzel bir paylaşım tokat ile eğitim kalıcı ve ilerisi acı ile anılan bir acıdır
     
  10. 22 Ocak 2010
    Konu Sahibi : realist
  11. beNnadiye

    beNnadiye Popüler Üye Üye

    Katılım:
    1 Eylül 2008
    Mesajlar:
    4.490
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    cok etklendim paylasimin için tsk ederim
     
  12. 22 Ocak 2010
    Konu Sahibi : realist
  13. alkim

    alkim Popüler Üye Üye

    Katılım:
    7 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    588
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    108
    eline ve yüregine saglık
     
  14. 22 Ocak 2010
    Konu Sahibi : realist
  15. cimcime eses

    cimcime eses Popüler Üye Üye

    Katılım:
    30 Haziran 2008
    Mesajlar:
    12.675
    Beğenildi:
    18
    Ödül Puanları:
    196
    ayy okuyunca tüylerim diken diken oldu inan, bian onun yerinde hissettim kendimi başım döndün inan :KK43:(
    Aslında bu bize büyük bir ders emeğine sağlık arkadaşım...