Küçük melek

Konusu 'Hayat Bilgisi' forumundadır ve realist tarafından 7 Mart 2008 başlatılmıştır.

    7 Mart 2008
    Konu Sahibi : realist
  1. realist

    realist Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    3.088
    Beğenildi:
    75
    Ödül Puanları:
    148

    Bir zamanlar bir deniz ülkesinde güzel mi güzel küçük bir melek varmış yaşı küçükmüş ama her şeye karışır boynundan büyük işlere girermiş en çok istediği de aşık olmakmış.Ancak yaşı küçük olduğu için büyük melekler onu görmezlermiş bile.Çevresindekilerin ilgisizliği karşısında çok üzülen küçük melek bir gün pembe kanatlarını gökyüzüne açarak tanrıya yalvarmış “tanrım ne olur aşık olmak istiyorum” demiş.
    Tanrı: “olmaz sen daha küçüksün, aşık olmak bu"
    Küçük melek: “tanrım ne olur” diye yalvarmaya devam edince küçük meleğin ısrarlı bu isteği karşısında tanrı dayanamamış ve: “peki ama sana burada uygun bir melek yok eğer istersen seni dünyaya göndereyim orada sana göre çok insan var ister misin” diye sormuş.
    Küçük melek çok sevinerek:“evet ama ben dünyaya hiç gitmedimki” demiş.
    Tanrı: “iyi ya nasıl olsa ilerde gideceksin eğer istiyorsan hazırlan bakalım.” Demiş.

    Küçük melek hemen hazırlıklara başlamış ve bir gün sonra tanrı küçük meleği dünyaya göndermiş. Dünyaya ilk defa gelen küçük melek çok şaşırmış. Dünya ve insanlar güzelmiş ve herkes ona öyle içten bakıyormuş ki buna çok sevinmiş o kadar insan varmış ki kime aşık olacağına bir türlü karar veremiyormuş sonra ne yapmalıyım diye düşünmüş düşünmüş ve kendi kendine şöyle demiş “bende birkaç insana aşık olurum” demiş.

    Öyle de olmuş küçük melek hemen hemen her gün birine aşık olmuş küçük meleğin aşık oldukları da meleğe aşık olunca çok hazin tablolar yaşanmış küçük melek kendisine aşık olanların çok üzüldüklerini görünce yardım etmek istemiş ama henüz küçük olduğu için bunu nasıl yapacağını bilemiyormuş ve kendini çok çaresiz hissetmeye başlamış ve tanrı’ dan yardım istemiş kanatlarını gökyüzüne açmış “tanrım” diye söz başlayınca
    Tanrı: “yine ne var” demiş.
    Küçük melek: “tanrım bu durumda ne yapacağını bilemiyorum bana yardım eder misin?” diye yalvarmış.
    Tanrı: “ben sana söylemiştim aşk büyüklerin işi ama sen beni dinlemedin kendi başının çaresine bakmak zorundasın”.
    Küçük melek “tanrım ne olur bana yardım et lütfen” diye yalvarmaya devam edince tanrı yine dayanamamış: “peki ozaman söyleyeceklerimi iyi dinle artık herkese aşık olmak yok.bir akşam gökyüzüne bak ve kulaklarını iyice aç asırlar öncesinden sana aşık birinin sesini duyacaksın onu göremedin sen gördüğünde onu hemen tanıyacaksın ve onu görür görmez aşık olacaksın hadi bul o sesi çünkü senin gerçek aşkın o ve artık bundan sonra sorunlarını tek başına çözmek zorundasın bunu da unutma” demiş

    Küçük melek hemen o akşam erkenden hazırlık yapmış ve beklemeye başlamış heyecanla beklerken birden bire uzaklardan bir ses duymuş öyle etkilenmiş ki sesi kalbinde hissetmiş eli ayağı dolaşmış ve hemen sesi aramaya başlamış bir iki uğraştan sonra sese ulaşmış ama ses çok uzaklardaymış.

    Tanrı’ nın söylediği gibi daha görmeden sese aşık olmuş ne yapmalıyım nasıl ulaşmalıyım diye düşünmeye başlamış her ne olursa olsun bu sesin sahibini görmek istiyormuş sese doğru gitmek istemiş ama küçük olduğu için yolları bilmiyormuş görmek için de yerinde duramıyormuş düşünmüş düşünmüş küçük olmasına rağmen melek olmanın tanrısal verilerini kullanarak A B C diye üç plan yapmış

    A planında kilometrelerce uzaktaki sesin sahibini yanına getirmiş ilk buluşmaları güneşli bir günde ve bir müzik eşliğinde başlamış onu daha uzaktan görünce tanımış ilk görüşte içi gülmüş o gün sarmaş dolaş yürümüşler denizlere güneşe doğru zaman nasıl geçmiş anlayamamışlar akşam olunca ayrılık vakti gelmiş o an bir trajedi yaşanmış başka bir gün buluşmak sözü kalplerini biraz rahatlatmış.

    Küçük melek kalbinde ayrılık acısını ve aşkının sıcak duygularını birlikte yaşamaya başlamış bu duygu o kadar güzelmiş ki kanatlarını havaya açmış mırıldanarak
    “tanrım teşekkürler” demiş.

    Aradan günler geçmiş içindeki özlem ve ayrılık acısı büyüdükçe büyümüş bu acıya daha fazla dayanamayan küçük melek yine kanatlarını gökyüzüne açarak “tanrım çok acı çekiyorum ne yapmalıyım aşk çok güzel ama ben aşkın böyle olacağını bilmiyordum ne olur bana bir yol gösterir misin” diye yalvarmış.
    Tanrı şöyle seslenmiş: “aşkı dünyanın en güzel duygusu olarak yarattım ve yeryüzünde bir tek şeyi özgür bıraktım çünkü özgürlük ona çok yakıştı zaman zaman isyankar olsa da bir tek aşkın isyanlarını hoş karşıladım çünkü aşklar benden birer parça aşka ben dahil kimsenin şekil vermesine izin vermem bütün zorluklarına rağmen aşıklar duygularını kendilerince yaşamalı eğer istemiyorsan bitirebilirim ki sanmıyorum ama aşkı yaşamak için daha da zorluklar çekeceğini bilmelisin aşk zor olduğun için aşktır” demiş.

    O günden sonra küçük melek kendisini ne zaman yalnız hissetse uzakta olan sesi arayıp rahatlıyormuş sesi duyduğu zaman alev alev yanan küçük yüreğine su serpiliyormuş ve şöyle düşünmüş “aşk iyiki varsın tüm zorluklarına rağmen seni sevdim” yüzünü aşık olduğu sese doğru dönmüş “merhaba orada mısın? Sakın bir yere gitme” demiş...
     
  2. 6 Ağustos 2008
    Konu Sahibi : realist
  3. yexsximg

    yexsximg Aktif Üye Üye

    Katılım:
    16 Şubat 2008
    Mesajlar:
    748
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    çok duygulandım :asigim:muhteşem bir hikayea.s.
     
  4. 7 Ağustos 2008
    Konu Sahibi : realist
  5. EU3

    EU3 Guest

    çok hoş bi yazı gerçekten masalsı anlatımı çok hoşuma gitti..Güsel paylaşımm
     
  6. 7 Ağustos 2008
    Konu Sahibi : realist
  7. zelishhh

    zelishhh Aktif Üye Üye

    Katılım:
    27 Şubat 2008
    Mesajlar:
    46
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    ewt masal gibi anlatımı çok güselmiş ellerine sağlık