Kültür farklılığı evliliğinizi sarsmasın

Konusu 'Aile, Evlilik ve Çocuklar' forumundadır ve 1BukeT tarafından 31 Mayıs 2007 başlatılmıştır.

    31 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : 1BukeT
  1. 1BukeT

    1BukeT Popüler Üye Üye

    Katılım:
    21 Eylül 2006
    Mesajlar:
    1.454
    Beğenildi:
    15
    Ödül Puanları:
    106
    Kültür farklılığı evliliğinizi sarsmasın
    FARİKA TEYMUR ARTIR
    Basit gibi gelse de her evde giyimden yemek kültürüne kadar bir dizi sorun yaşanır. Peki bunlar nasıl aşılabilir?

    Sevgi ya da aşk her şeyi çözmüyor. Evlenmeye karar vermeyle birlikte bir seremoni süreci başlıyor. Kız isteme, nişan, nikah ve düğün. Beraber bir evi paylaşma, sorumluluklar, alışkanlıklar ve her yöreye has yaklaşımlar evlilik çatısının altında gerginliklere yol açıyor. Ne alınacağı, neyin getirileceğinden başlayan ve evlilik sonrasında ev içinde devam eden farklı kültürlerin kaynaşma problemi kimi zaman aşılamayarak evliliği bir zindana dönüştürebiliyor. Özellikle farklı bölgelerden yani bir Trabzonlunun bir Diyarbakırlıyla, bir İzmirlinin bir Vanlıyla ya da bir Edirnelinin Erzurumluyla evliliğinde kültürel farklılıklar kendini çokça hissettiriyor. Bu durum, giyim-kuşamdan yemek kültürüne, olaylara yaklaşım tarzına, ev içi sorumlulukların dağılımına kadar pek çok şeyi etkiliyor.

    Evliliğin ilk zamanlarında, yuvanın ilk heyecanıyla birçok şey görülemeyebiliyor. Ama cicim aylarının geçmeye yüz tutmasıyla birlikte karı-koca arasındaki yemek ve sofra kültürü, hassasiyetler, davranış biçimi kendini hissettirmeye başlıyor. Kayınvalideler, gelinlerinin kendi kültür ve davranış biçimlerine hemen adapte olmasını bekliyor. Damatlardan da aynı beklenti kayınpeder cephesinde yaşanıyor. Kimi zaman karı-koca arasında vazgeçilemeyen alışkanlıklar önce gerginliğe, ardından da şiddetli geçimsizliğe kadar uzanan bir dizi sıkıntıya sebep oluyor. Halbuki kültürel yaklaşımların, alışkanlıkların ne hemen değiştirilmesi mümkündür ne de bunlarda ısrarla devam etmek. Bu sorunu en iyi ortak yolu bulan, birbirlerine anlayışla yaklaşan eşler çözebiliyor.

    Âdet ve kültür çatışması nasıl aşılabilir?

    Evlilikte eş seçiminde dikkat edilecek hususlardan biri de kültür benzerliğidir. Adaylar diğer önemli hususlarda birbirine ne kadar uygun olsalar da kültür farklılığı eşlerin geçimini etkilemektedir. Eşlerin ailesinin çiftçi ailesi, esnaf ailesi, memur ailesi, akademisyen ailesi vb olması, ailenin sosyo ekonomik durumu, ailenin yerleşim yeri ve şekli, yerleşim yerinin coğrafi özellikleri, tarihî özellikleri, yaşama şeklini hayata bakış açısını ve davranışları önemli ölçüde etkilemektedir. Bu niçin bu kadar önemlidir?

    Evlilik çok yönlü olan bir beraberliktir. Evlilikte duygusallık, cinsellik, ekonomik paylaşım, ev içi sorumlulukların paylaşımı, fikrî beraberlik, anne-babalık farklı bakış açıları gerektirir. Bu bakış açılarının edinilmesinde içinde yaşanılan kültürün etkisi çoktur. Evlilikte kültür farklılığı en çok ailesinden ayrı yerde okumuş veya çalışmaya başlamış kişilerin evliliklerinde kendisini göstermektedir. Birbirine yakın yerlerde yaşayan kişiler ailelerinin kültür farkının bilincinde olarak evlenir. Fakat aileler birbirini iyi tanımadığında bazı sorunlar çıkmaktadır.

    Basit gibi görülen sorunlardan kavga çıkıyor

    Evlilikte sorunlar çok basit görünebilecek konulardan çıkmakta ve başka sorunlarla birleşince hayret verecek kadar büyümektedir.

    Merasimler

    İki aday ve ailesi arasında kültür farklılığı varsa ilk sorunlar merasimlerde çıkmaktadır. Kız isteme şekli, söz kesme, adayların birbiriyle görüşme sıklığı, düğünün nerede ve ne şekilde yapılacağı kültürün etkisiyle farklılık göstermekte ve farklı kültürden aileler arasında bu yönden sorunlar çıkıp büyüyebilmekte ve gençlerin bütün evlilik hayatını etkileyebilmektedir.

    Sofra düzeni ve yemek çeşitleri

    Yemek biyolojik bir ihtiyaç olduğu kadar yemek yeme aynı zamanda sosyal bir olaydır. Ailenin yeme şekli ve düzeni ile yemek çeşitleri de kültürünü yansıtmaktadır. Bununla beraber sosyal ve ekonomik şartlardan da etkilenmektedir. Farklı kültürlerden kız veya erkek ailesinin ve bunlara bağlı olarak gelin ve damadın bu farklılıkları yadırgadıkları ve bunu daha sonra dile getirdiklerinde sorunların büyüdüğü de görülmektedir.

    İhtiyaçlar

    Neyin ihtiyaç neyin ihtiyaç olmadığı konusu da kültürden etkilenmektedir. Tabii bunda ekonomik şartlar da etkili olmaktadır. Yaşama şekli belli bir görgü ve kültür meydana getirmektedir. Bu da kurulacak evin eşyalarının seçiminde etkili olmakta ve karşılıklı anlayış olmadığı takdirde sorunlara sebep olabilmektedir. Birisi için ihtiyaç olan diğer kişi için israf olarak görülebilmektedir.

    Giyim tarzı

    Gerek evliliğin başlangıcında gerekse eşlerin hayatında giyim tarzı eşlerin hayatında sorun olabilmekte eşler birbirinin veya ailenin giyim kuşamını yadırgayabilmekte ve karşı tarafın değişmesini isteyebilmektedirler.

    Ev içi sorumlulukların paylaşımı

    Bu konu da aynı şekilde kültürün etkisiyle farklılık göstermektedir. Kadının çalışması, alışverişe gitmesi, eşine dış işlerinde yardım etmesi, erkeğin ev işlerinde veya çocuk bakımında eşine yardım etmesi, yardımcı bulunması vb. konular hep kültürle alakalıdır. Bu konudaki düşünceler ve davranışlar kültürden etkilenmekte ve arada çok farklılık varsa eşlerin uyumunu tabii olarak zorlaştırmaktadır. İnsanlar karşılıklı konuşarak birbirlerinden görerek biraz değişebilirler. Fakat arada büyük bir kültür farklılığı varsa bu değişiklik tam bir uyum için yeterli gelmeyecektir.

    Sevgi ve hoşgörü kültür problemini azaltır

    Eş seçiminde kültür farklılığına dikkat etmek sorunların azalmasına yardımcı olur. Bununla beraber belli bir kültür farklılığı olması kaçınılmazdır. Farklı kültürlerden olan kişilerin anlaşabilmesi için kişilerin farklı bakış açılarına saygılı ve değişime açık olmaları gerekir. Bunun için önce eşlerin sevgilerinin çok güçlü ve birbirlerine gerçekten saygı göstermesi ve evlilikte kararlı olması gerekir. Eşini seven, güvenen ve sayan bir kişi onun ve ailesinin üzülmesini istemez ve bunun için elinden geleni yapar. Kendi ailesinin de üzülmesini istemez fakat kendisine olan sevgilerinden yola çıkarak evliliğe zarar vermemeleri için elinden gelen hassasiyeti gösterir.

    Örnek olarak evliliklerde sıklıkla karşılaşılan sorunlardan biri köyde yaşayan eşin ailesine tatillerde ziyarete gitmede yaşanmaktadır. Köy hayatını veya o köydeki hayatı yadırgayan eş bu konuda huzursuz olup eşini de huzursuz edebilmektedir.

    Halbuki kültürel özellikler zenginliklerdir. Hayatı başka açılardan görmemize yardımcı olur. Şehir hayatı düzenli ve estetik olabilir. Köy hayatında ise doğallık ve bambaşka bir güzellik vardır. İnsanları gözlemek farklı hayatlardaki insanların hayatı nasıl anladıklarını, zorluklarla nasıl başa çıktıklarını anlamaya çalışmak farklı şekillerde yaşamayı kolaylaştırır. Prensiplerinden taviz vermeyen insanlar bu konuda zorluk çekebilirler. Biraz esnek olmak karşıdaki insanın yerine kendini koymak (empati) geçimi kolaylaştırır. Mesela köy şartlarında yetişmiş bir genç kız şehirde yaşayan bir aileye gelin gittiğinde onların yaşama şekline uygun hareket ettiğinde eşiyle ve ailesiyle sorunlar az olur.

    Aynı şekilde şehir hayatında yaşayan bir genç kızın da eşinin köyde yaşayan ailesine uyum göstermeye çalışması bazı yöresel yemekleri öğrenmesi aradaki sevgi bağını kuvvetlendirmektedir. Kültür farklılıklarından olan ev içi sorumluluklarının paylaşımında erkeklerin de bazı değişimlere açık olması ile orta yol bulunabilmektedir. Mesela çalışan veya küçük çocuklu hanıma ev işleri ve çocuk bakımında yardımcı olmak, alışverişi ortak zevklere göre birlikte yapmak, bazı günler dışarıda aileye uygun bir yerde yemek yemek gibi değişiklikler eşlerin arasında problemlerin büyümesini ve gergin bir ortamın ortaya çıkmasını önlemektedir..
     
  2. 1 Haziran 2007
    Konu Sahibi : 1BukeT
  3. samanyolu

    samanyolu Popüler Üye Üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    2.256
    Beğenildi:
    194
    Ödül Puanları:
    153
    Sevgili Buket ne güzel yazmışsın.Gerçektende kültür farklılığına çok dikkat etmek gerek.Ben doğu batı evliliği yapmış biri olarak çok yıprandığımı söyleyebilirim.38 yaşındayım ama inan hala sorunlar yaşanıyor.Başta aileler bağdaşamıyor.Sevgi de herşeyin üstesinden gelmiyor..Çok iyi düşünüp öyle karar vermek gerekiyor.Gençken ve aşıkken insan bunları düşünemiyor.Daha sonra da herşey için çok geç oluyor..:1no2::1no2::1no2:
     
  4. 6 Haziran 2007
    Konu Sahibi : 1BukeT
  5. calikusumuz

    calikusumuz Aklım egede kaldı...... Üye

    Katılım:
    17 Nisan 2007
    Mesajlar:
    3.414
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    106
    sevgili buket bence çok doğru şeyler paylaşmışsın bizlerle. bende çok farklı bir kültürden olan eşimle zaman zaman çok ikileme düştüğüm oluyor gerçi sonunda onların adet ve geleneklerini benimsedim çünkü bıktım her seferinde bizim orada şöyle bizim orada böyle demekten çünkü bulunduğum yer artık onların orasıydı bence çok iyi düşünülmeli bu konu tabii evlenmeden önce. pişmanmıyım hayır ama çok zorlandım özellikle ilk yıllarımda
     
  6. 6 Haziran 2007
    Konu Sahibi : 1BukeT
  7. canavar

    canavar Yılmak yok. Yola devam... Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    3.271
    Beğenildi:
    109
    Ödül Puanları:
    353
    biz aşamadık aşacağımızıda sanmıyorum.
     
  8. 6 Haziran 2007
    Konu Sahibi : 1BukeT
  9. denizkabugu

    denizkabugu Evli, mutlu, ... Üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    765
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    evlenecek kişiler birbirlerini anladıktan sevdıkten sonra sorun çıkmaz diye düşünüyorum ...iki tarafın ailelerine de anlayış göstermek düşüyor..ah bu aileler anlayış gösterse herşey çok güzel olur...
     
  10. 6 Haziran 2007
    Konu Sahibi : 1BukeT
  11. yenibirsayfa

    yenibirsayfa Aktif Üye Üye

    Katılım:
    29 Ocak 2007
    Mesajlar:
    183
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    İnsan zamanla görmüyor bu tarafları.Keşke evlilikte tek sorun kültürek farklılık olsaydı.
     
  12. 6 Haziran 2007
    Konu Sahibi : 1BukeT
  13. denizkabugu

    denizkabugu Evli, mutlu, ... Üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    765
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    ya neden evlilik hep olumsuz yansıtılıyor ya da evlenmek kötü bişeymiş gibi yansıtılıyor......ooofffffffffffff
     
  14. 6 Haziran 2007
    Konu Sahibi : 1BukeT
  15. nalanW

    nalanW Guest

    En büyük kültür farkliligini heralde benim yasamam lazim bir almanla evliyim,ailesi ve kendisi katolik ama allahima cok sükür hic bir sorun yasamadim...Bu sadece insanalrin anlayisli olmasina bagli,ailem benim secimime inandi ve hicbir tepki vermedi,simdi kendi oglu gibi seviyor annem damadini....(babam yok)
    Esimin ailesi anlayisli aileler ayni apartmanda oturmamiza ragmen allahima cok sükür daha hic bir sorun yasamadik,kendi ailem gibi davraniyorum ve öyle ilgi görüyorum..
    Esim de cok anlayisli bir insan,evimizde hic bir sorun yasamiyoruz.O bana uymaya calisiyor ben ona uymaya calisiyorum ve ortayi bulup yasiyoruz...ne o bana kendi istekleri icin israr ediyor nede ben ona...

    Yani bence kültür farki degil bunlar insanlarin biraz dar görüsleri,zorla kabul ettirme istekleri..Eger batidan bir kiz alan,biraz anlayisli davranip batinin ve dogunun kurallarini ayni seviyede uygulamaya kalksa bence bir sorun olmucak
     
  16. 6 Haziran 2007
    Konu Sahibi : 1BukeT
  17. Mahbile

    Mahbile Acem Kızı Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    1.396
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    106
    Tabiki arada sorunlar olacaktır ama anlayış saygı üstesinden gelecektir
     
  18. 6 Haziran 2007
    Konu Sahibi : 1BukeT
  19. kxixrxixk kanat

    kxixrxixk kanat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    21 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    5
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Tanrım kültür farklığında ilişkiler ne kadarda yıpranıyor.
    Keşke oalya vayyy o şimdi başka bi kültürden geliyor du bakalım bi öğreneyim nasılmış gözüyle bakabilsek.
    Evlenmeden önceki uzun süreli beraberliğimde ben bunun sıkıntısını çok çektim.
    bursada oturmama rağmen doğma büyüme izmirliyim. evin tek kızı ve en küçüğüyüm. tabi el üstünde tutuldum.
    beraber olduğum çam kozalağı ise tokatlıydı.ve hiç kız kardeşi yoktu.
    önceleri bişey farkemiyor. sonradan ise yok biz öyle yapmayız. yok etsiz yemek yemeyiz.yok ot haşlama yenir mi? zeytinyağı herşeyde kullanılır mı?
    çekirdeğe çiğdem - simite gevrek denir mi??
    ben koruklu bamya yemem. patates kızartması illaki ince uzun olur öyle ayarım ay olmaz...
    gelelim kıyafetlere....
    yav niye eteğin altına normal ayakkabı yiyiyosun çizme giysene !!!
    tatlicadiarzu
    işte bunu tokatta olsan giyemezdin...
    adam sana baktı mı kesin etek giymişsindir.:eek:klava:
    kızlar ellerine kına yakar ama kimseye göstermez. (nası yaneee)

    aman böle işte. hüleyn ben tokat kültürünü öğrenmeye çalışayım beyfendi pardon çam kozalağı medeniyetler doğuran izmirimi beğenme pehhhhh
    sırnaşık şey sırnaşık şey

    böle işte. iyice düşünmek laızm...... aşkımız herşeyi alt eder diye düşünmemek lazım. biraz zor bu işler. her iki tarafında anlayışlı olması lazım.
    edinlen alışkanlıklar kolay bırakılmıyor.

    ayy bide şunu anlamıyorum.
    kızı alana kadar her şey kız tarafının geleneğinde oluyor. nikahı bastın mı haydaaaa hatun 2 günde erkek köylü olsun isteniyor.
    bre kardeşim siz o kızı içinde olduğu kültürde beğenmedinzi mi.. nedir yaneee bu nedirrrrrrrr laelaelaelaelaelaelaelaelaelae