Kundağinda Büyüyen Bir Hayattir Zaman

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve EU1 tarafından 8 Mayıs 2007 başlatılmıştır.

    8 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : EU1
  1. EU1

    EU1 Guest

    İKİ ADIMLIK BİR SERÜVENDİR HAYAT...BİR ADIMINDA SEVERSİN, DİĞER
    ADIMINDA AĞLARSIN...



    Kundağında büyüyen bir hayattır zaman. Durup dururken çıkagelen bir düş;
    kapısına oturuverdi günlerimin. Gecemin elinden tuttuğu gibi yağmurlara
    çıkardı onu. Bu böyle sürüp giderken benim aklım hep bir yerlerde kaldı
    durdu. Üstüne üstlük; yüreğimden tutan bir güneş de bulamamışken yangın ehli
    gözlerimi darıltan bu gidiş yakışık almazdı düşümce. Gücümü ben deryalara
    saldığım bir çift bakışla ezdim durdum. Aklıma gelmişken cümlelerimi
    düşündüm uzun uzun. Niye böyle bir yalınlık dikildi ki şiirlerime. Ben temiz
    bir öykü diye ağlarken, sabırlarımı iten bu gece soğuğu girmeyecekti aklıma.
    Neyse sıvazlanmaya mahkum yüreğim, bir gül demeti bulursa suskunluğunda,
    yeter der geçer.



    Malum ki şiltesinde gönlün iki adımlık bir serüven olur hayat. Bir adımında
    seversin, bir adımda ağlarsın. Yanlış anlaşılır aslında çoğu kez. Göz
    yaşlarının bağrına bıraktığın bir sevda tomurcuğudur asıl. Aksine bir isyan
    beslemez yürek. Çünkü der ya şair; sevmek yalın ve temiz bir sanattır diye,
    bu yüzden kırılganlığına rağmen, yüreği pak, ve gönlü dik kıyamdadır sözler.
    Bunu böyle bilsin artık sözlerimi eğip bükenler. Benim düşümde sağ selamet
    bir ömür kuruldu nasılsa. Kirpiklerinde gözlerini düğümleyen bir yargı
    bulunan gece, benim fısıldayan yüreğimden düşler kurgusunu. Ben
    susacaklarım bitmedikçe konuşmayacağım dedim durdum. Zorlandı gönlüm,
    zorlandı ruhum. Bir peltek söz çıktı dilimden belki. Niyetimdi asıl
    susmak. Ama döküldü ya bir şeyler yürekten, anlamadı kimseler...



    Ben şimdi uzun uzun suskunluğa yatıyorum elimde öykülerimle. Buruk bir akıl
    üzre sakladığım gönlüm, artık aşikar cümleler kurmaktan korkuyor. Ne olur ey
    suskunluğu hilalinde nişan olmuş gece; derme şu gölgemi. Bırak ki; bir
    gülistana sakladığım bir avuç toprağım vermesin gülünü ele. Çünkü her
    kırılışında aynam, bir başkasını sürüyor karşıma. Bir başka çehre, bir başka
    maske. Hülyaları sürmeli uykum, yorgunluktan kalkmak istiyor artık. Gücüm
    kalmadı. Bu bir bıkkınlık anlaşılmasın. Güçsüzlük gönülde. Artık bir tünel
    görse; hep düşleri geliyor yüreciğimin aklına. Burası bir adam orası neresi
    dedi ya şair; evet ey düşümde büyüyen zaman; orası neresi. Ben burada ne
    oynuyorum bilmiyorum. Bir filiz var yüreğimde. Kökü sevda üzre aşk üzre
    mebni. Ben bunda bildim kendimi, bundayım; niyedir ki yine bundan
    korkuyorum. Bak sen gözlerimde kıvranan zaman; paragraf yapmaya bile gücüm
    kalmadı.



    Artık biliyor musun; öyle pek fazla ve bağlacı da kullanmıyorum susarken.
    Bütün susuyorum. Ona, buna, şuna değil. Her şeye. Yangınımdan küllenen her
    şeye. Limandan süzülen her şeye. Her şeye dair bir suskunluğum var amma
    unutma ey kıvrılmaktan durulmaya an bulamayan zaman; bir beste büyüyor
    derununda bir yerlerde sırrımın. Elbet dedik ya, derilir güller, gülistan
    olur hayat. Ben de suskunluğu bitiririm bu besteyle. Düş bu ya. Olur belki.
    Ama şimdi; ne zamana kadar olduğunu bilmediğim mestur sözlerimi çok düşünme.



    Dalgalarım koynumda kıyam ettiğim zaman uykumdan, sözlerimle düşerim
    çöllere. Um ki; o zaman aşikardır her şey. Sırat soylu hayatta; düşmekten
    korktukça durmamaktır sevmek. Ben şimdi; bir düş daha genişini bulunca
    yolların, kaldırımların giyineceğim üstüme onları ve çölleri. Şimdilik,
    gücüme giden buhranında zamanın, yalnız kalmayı bile becerememek. O kadar
    çoğuz ki. Konuşsan olmayacak kadar çok. Ben bir şiir söylencesi tutturup
    ruhumda yollanırım zamanın bağrına. Kimseyle olmaz işim batınında yüreğimde.
    Ne yazık ki; zahir bir hayattır tattığımız. Ve zahirimiz varsın böyle
    sezilsin.



    Elbet kuyulara da kulak verecek bir yürek çıkar bir gün. Ben o zamana kadar
    yüreğim döndükçe, söylenirim gönlümce. Varsın uğultu sanılsın. Kınımızda bir
    kılıç var adı sabır. Ve değil mi ki; hüsranı boğar ancak o. Şimdi gölgemi
    çekiyorum ruhuma ve gönlüme. Siz yaşayın durun öykünüzce. Gördüğünüz güllere
    selam söyleyin benden. Ve yaşayın durun hayat dediğiniz zan ile...​




    Eyvallah...

    ALINTI