Kurşun zehirlenmesi çocukları tehdit ediyor

Konusu 'Pediyatri - Çocuk Hastalıkları' forumundadır ve Fahriye tarafından 25 Aralık 2008 başlatılmıştır.

    25 Aralık 2008
    Konu Sahibi : Fahriye
  1. Fahriye

    Fahriye Popüler Üye Üye

    Katılım:
    15 Mart 2007
    Mesajlar:
    288
    Beğenildi:
    20
    Ödül Puanları:
    108
    Doğada bulunan en zararlı ağır metallerden olan kurşun, sık maruz kalmaları durumunda çocuklarda kurşun zehirlenmesine yol açabiliyor. Kurşun zehirlenmesi ise dikkat bozukluğuna hatta otizme bile neden olabiliyor.

    Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ayşe Sevim Gökalp, “Anne karnında çevresel zararlılardan olan kurşundan etkilenen bebeklerde, prematüre doğumlar, düşük doğum ağırlığı, zihinsel ve nörolojik özür görülebiliyor” dedi.


    Prof. Dr. Gökalp, çevresel zararlılar içinde kurşunun önemli bir yer tuttuğunu, ağır metal olan kurşunun çocuklarda zehirlenme yaptığını söyledi.

    Bu zehirlenmenin genellikle yavaş ve birikerek uzun yıllar sonra ortaya çıktığını bildiren Prof. Dr. Gökalp, bazı durumlarda karın ağrısı, bulantı, kusma, yorgunluk, bazen de koma hali gibi kendisini gösteren hızlı, akut zehirlenme yapabildiğini kaydetti.

    Çevreyi kirleten en önemli etkenlerden birisinin kurşun olduğunu savunan Prof. Dr. Gökalp, sanayileşmeyle birlikte insan vücudunda biriken kurşun miktarının arttığını belirtti.

    “Çocuklarımızın sağlıklı bir çevrede yaşıyor olması bir ayrıcalık değil, hak olması gerekir” diyen Prof. Dr. Gökalp, şöyle devam etti:
    “6-36 ay arası çocuklar ağızlarına her şeyi götürdüğü için bu yaş grubunda kurşun zehirlenmesi sıklıkla yaşanabiliyor. Çocuklarımız kurşundan anne karnındayken ve doğduktan sonra olmak üzere iki türlü etkileniyor. Etkilenme anne karnında başlayınca, bebeğe anne karnındaki her ay zarar veriyor. Anne karnında çevresel zararlılardan olan kurşundan etkilenen bebeklerde, prematüre doğumlar, düşük doğum ağırlığı, zihinsel ve nörolojik özür görülebiliyor. Doğumdan sonra da kanın kırmızı kürelerinde, kemik, saç ve tırnakta biriken kurşunun farklı etkileri oluyor. Çocuklarda öğrenme bozukluğu, dikkat eksikliği sendromu hatta otizme neden olabiliyor.”

    KURŞUN ZEHİRLENMESİNİN BELİRTİLERİ
    Kurşun zehirlenmesinin bazen belirtilerinin görülmediğini söyleyen Prof. Dr. Gökalp, belirti olmaması halinde, zeka seviyesi düşük olan, işitme ve denge kusuru bulunan çocuklarda tarama testi yapılması gerektiğini, bu testlerin kan, tırnak ve saçlarda yapılabileceğini bildirdi.

    Prof. Dr. Ayşe Sevim Gökalp, akut kurşun zehirlenmesinin ise çeşitli belirtilerle kendisini gösterdiğini belirterek, şöyle devam etti:
    “Kan düzeyinde 60 mikro gramın üzerindeki kurşun, akut zehirlenme oluşturuyor. Akut zehirlenme, anemi, mide barsak sisteminde ishal ve kabızlıkla kendisini gösteriyor. Böbreklerde de birikmeye bağlı ileri dönemde kronik böbrek hastalığı yapabiliyor. Hormonları etkiliyor, gelişme geriliği yapabiliyor, ama en önemli etkisi sinir sistemine oluyor. Gelişimsel bozukluklar, zeka düzeyinde düşüklük, davranış bozuklukları yapıyor.”

    KURŞUN RİSKİ YÜKSEK OLAN ÇOCUKLAR
    Eski evlerde oturanların, o dönemlerde boya sanayisinde kurşun kullanılmasından dolayı risk altında olabileceğine işaret eden Prof. Dr. Gökalp, düşük gelirli ailelerin çocuklarında kurşun zehirlenmesi çok yaşandığını, 6 ay ile 3 yaş arası çocukların oyuncaklar, toz ve topraklar da dahil her şeyi ağızlarına götürdüğü için risk altında bulunduğunu söyledi. Prof. Dr. Gökalp, şu bilgileri verdi:
    “Kansızlık sorunu olan, ihmal edilen ya da istismar edilen çocuklar, mesleki nedenli kurşunla uğraşan ailelerin çocukları, hobi nedeniyle kurşunla uğraşan ailelerin çocukları risk altında. Türkiye’de, bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde hemen hemen her çocuk risk altında. Havada, toprakta, suda, oyuncak malzemelerinde kurşun var. Yalnız ‘herkes kanında kurşun düzeyine baktırsın’ korkusu da oluşmasın, böyle bir mecburiyet yok. Kan kurşun düzeyine bakılmasını hekim şüphelenerek tavsiye etmeli. Kronik karın ağrısı, kronik ishali olan, büyümeyen, anemisi olan ya da nörolojik bozuklukları, zihinsel işlevlerinde gerilik, zeka düzeylerinde düşüklük olan, içine kapanık, dikkat eksikliği olan çocuklara bakılmasını hekim tavsiye etmeli. Çocuklar bizim geleceğimiz, onlara yapabileceğimizin en iyisini, çevrenin en temizini sunmalıyız. Onların temiz olan, kurşun ve ağır metaller bulunmayan çevrede yaşamasını sağlamalıyız.”

    Prof. Dr. Gökalp, kurşun zehirlenmesinin iyi tarafının, tespit edildiğinde ilaç tedavisiyle önlenebilmesi olduğunu, eğitimle, özellikle de ailelerin eğitimiyle çocukların, kurşunlu malzemeyle daha az muhatap olmasının sağlanabileceğini kaydetti.

    Gökalp, çevredeki kurşun kaynaklarının belirlenmesi ve ailelere bu konuda eğitim verilmesi, risk altındaki kesimlerin zaman zaman tarama testlerine tabi tutulması gerektiğini söyledi.

    Kurşun bileşiklerinin benzinde, sık kullanılan plastik malzemelerde, mutfak malzemelerinde, oyuncaklarda, borularda, levhalarda, kablolarda, mermi ve av saçmalarında, boya maddelerinde, seramik sanayisinde, böcek öldürücülerde, lastik sanayisinde, elektronik malzemelerin lehimlerinde, göze çekilen sürmelerde bulunduğu, bu bileşiklerin her türlü malzemeden havaya geçtiği, suda ve besinlerde bulunabildiği bildirildi.