Kuyrukluyıldız Suyunun Tadı

Konusu 'Bilim ve Teknik' forumundadır ve misty tarafından 2 Şubat 2008 başlatılmıştır.

    2 Şubat 2008
    Konu Sahibi : misty
  1. misty

    misty Popüler Üye Üye

    Katılım:
    10 Aralık 2006
    Mesajlar:
    1.532
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    [​IMG]

    2000 yılı Ağustos ayında Hubble Uzay Teleskobu' yla Linear adlı kuyrukluyıldızın parçalanışı gözlenmişti.

    Linear adlı kuyrukluyıldız geçen yıl Güneş'in yakınlarına geldiğinde parçalanarak gök bilimcileri şaşırtmıştı. Bu parçalanma üzerine yapılan yeni araştırmalarla bilim adamları şaşırmaya devam ediyor. Linear parçalandığında, kuyrukluyıldızın suyu, yeryüzündeki suyla benzer özellikler taşıyordu. Bu tür bulgular insanların aklında hemen soru işaretleri oluşturuyor: Denizler bir kuyrukluyıldızın çarpışmasıyla mı oluştu? Yeryüzündeki canlılık böyle bir çarpışmayla mı filizlendi?

    Yeryüzündeki yaşamın nasıl başladığına dair türlü teoriler geliştiren bilim adamlarının daha önce de aklına yaşamın tohumlarının bir kuyrukluyıldız tarafından yeryüzüne taşınmış olabileceği gelmişti.

    Linear kuyrukluyıldızı parçalandığında, gözlemler sırasında su buharının yan ürünü olan hidrojen bulutunun ortaya çıktığı görüldü. Çıkan bulut değerlendirildiğinde, kuyrukluyıldızdaki suyun küçük bir gölü dolduracak miktarda olduğu hesaplandı (3,3 milyar kilogram su). Burada esas önemli olan nokta, kuyrukluyıldızdaki ve yeryüzündeki ağır su denen su tipinin aynı oranlarda çıkması. Günümüzde karşılaştığımız kuyruklu yıldızlar Güneş Sistemi'nin biraz dışında doğmakta. Fakat Linear kuyrukluyıldızının Güneş Sistemi'nin içinde doğduğu düşünülüyor; çünkü bu tip kuyrukluyıldızlarda ağır su oranı çok yüksek oluyor. Bu durumda kuyrukluyıldızın Jüpiter yakınlarından gelmiş olma olasılığı artıyor. Ne yazık ki, kuyrukluyıldızın parçalanmış olması, bazı noktaları kesinleştirmeyi engelliyor.

    Jüpiter yakınlarında doğmuş kuyrukluyıldız görmek günümüzde pek olası değil; çünkü Jüpiter'in kütle çekim kuvveti çok güçlü. Ancak, Güneş Sistemi'nin oluştuğu ilk dönemlerde bu bölgeden çok sayıda kuyrukluyıldız çıkıyordu ve Dünya'nın bu dönemde bu kuyrukluyıldızlardan birkaçıyla karşılaşma olasılığı çok yüksekti.

    Eskiden, Jüpiter'in yakınlarından gelip yeryüzüne çarptığı varsayılan küçük kuyrukluyıldızların, çarparken diğer kuyrukluyıldızlara göre daha az sarsıcı oldukları düşünülüyor. Böylece taşıdıkları yaşamı başlatabilecek tipteki büyük organik moleküller de fazla bozulmadan yeryüzüne ulaşabilmiş.

    Kısacası, ağır su oranının yeryüzündeki oranla benzerlik göstermesi, kuyrukluyıldızın Jüpiter yakınlarından gelmesi ve yapılan gözlemler yeryüzündeki canlılığın kuyrukluyıldızla taşınmış olabileceği varsayımlarını destekliyor.
    Kaynak:Bilimnet