...Kuyumcu...

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve cilekkokulu tarafından 22 Eylül 2009 başlatılmıştır.

    22 Eylül 2009
    Konu Sahibi : cilekkokulu
  1. cilekkokulu

    cilekkokulu Aktif Üye Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2008
    Mesajlar:
    51
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Vaktiyle bir bilge hoca, yıllarca yanında yetiştirdiği öğrencisinin
    seviyesini öğrenmek ister. Onun eline çok parlak ve gizemli görüntüye sahip
    iri bir nesne verip: "Oğlum" der, "Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç
    para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan
    sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir.
    Öğrenci elindeki ile çevresindeki esnafı gezmeye başlar.
    İlk önce bir bakkal dükkanına girer ve "Şunu kaça alırsınız?" diye sorar .
    Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği nesneyi eline alır; evirir çevirir;
    sonra: "Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın" der.
    İkinci olarak bir manifaturacıya gider. O da parlak bir taşa benzettiği
    neneye ancak bir beş lira vermeye razı olur.
    Üçüncü defa bir semerciye gidir: Semerci nesneye şöyle bir bakar, "Bu der
    "benim semerlere iyi süs olur. Bundan "kaş dediğimiz süslerden yaparım. Buna
    bir on lira veririm."
    En son olarak bir kuyumcuya gider. Kuyumcu öğrencinin elindekini görünce
    yerinden fırlar. "Bu kadar değerli bir pırlantayı, mücevheri nereden
    buldun?" diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder. "Buna kaç lira
    istiyorsun?" Öğrenci sorar: Siz ne veriyorsunuz?" "Ne istiyorsan veririm."
    Öğrenci, "Hayır veremem." diye taşı almak için uzanınca kuyumcu yalvarmaya
    başlar:
    "Ne olur bunu bana satın. Dükkânımı, evimi, hatta arsalarımı vereyim."
    Öğrenci emanet olduğunu, satmaya yetkili olmadığını, ancak fiyat öğrenmesini
    istediklerini anlatıncaya kadar bir hayli dil döker.
    Mücevheri alıp kuyumcudan çıkan öğrencinin kafası karma karışıktır. Böylesi
    karışık düşünceler içinde geriye dönmeye başlar. Bir tarafta elindeki
    nesneye yüzünü buruşturarak 1 lira verip onu oyuncak olarak görenler, diğer
    tarafta da mücevher diye isimlendirip buna sahip olmak için her
    şeyini vermeye hazır olan ve hatta yalvaran kişiler..
    Bilge hocasının yanına dönen öğrenci, büyük bir şaşkınlık içinde başından
    geçen macerasını anlatır.
    Bilge sorar: "Bu karşılaştığın durumları izah edebilir misin?"
    Öğrenci: "Çok şaşkınım efendim, ne diyeceğimi bilemiyorum,
    kafam karmakarışık" diye cevap verir.
    Bilge hoca çok kısa cevap verir: "Bir şeyin kıymetini ancak onun değerini
    bileni anlar ve onun değeri bilenin yanında kıymetlidir."
    Her insanın hayatında varlığını ve değerini bilen, hisseden, fark eden
    kuyumcular mutlaka vardır.
    Mesele kuyumcuyu bulmaktadır...:1hug:
     
  2. 22 Eylül 2009
    Konu Sahibi : cilekkokulu
  3. simorgh

    simorgh Popüler Üye Üye

    Katılım:
    26 Nisan 2009
    Mesajlar:
    820
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    108
    cok güzeldi..emegine saglık..
     
  4. 22 Eylül 2009
    Konu Sahibi : cilekkokulu
  5. derman

    derman Gökkuşağı istiyorsan ;yağmura katlanmalisin. Üye

    Katılım:
    18 Ekim 2007
    Mesajlar:
    5.141
    Beğenildi:
    1.558
    Ödül Puanları:
    163
    çok güzeldi canım.............
     
  6. 22 Eylül 2009
    Konu Sahibi : cilekkokulu
  7. meldam

    meldam Kaderimin Efendisiyim Üye

    Katılım:
    3 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    14.927
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    198
    güzelmişş
     
  8. 23 Eylül 2009
    Konu Sahibi : cilekkokulu
  9. kxixsmetsiz kedi

    kxixsmetsiz kedi 15senedirseviyorum seniii Üye

    Katılım:
    25 Aralık 2006
    Mesajlar:
    3.872
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    Bir şeyin kıymetini ancak onun değerini
    bileni anlar ve onun değeri bilenin yanında kıymetlidir."
    bu sözün üstüne söze gerek yokkkaydirigubbakcemile5