Lahana mucizesi

Konusu 'Bitkisel Kürler - Şifa Reçeteleri' forumundadır ve RaPuNtZeL tarafından 13 Şubat 2009 başlatılmıştır.

    13 Şubat 2009
    Konu Sahibi : RaPuNtZeL
  1. RaPuNtZeL

    RaPuNtZeL Aktif Üye Üye

    Katılım:
    22 Ocak 2009
    Mesajlar:
    6
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    76
    LAHANA (Brassica oleracea)

    Bu değerli yemek malzemesi günümüzden önce de biliniyordu. Sarı veya beyaz çiçekli, yıllık, iki yıllık ve çok yıllık, çoğu Akdeniz çevresi,ıç Anadolu memleketlerinde yetişen ve yetiştirilen bir kış sebzesi.


    Mutedil-serin, sisli, yağışlı, rutubetli iklimleri sever. Fazla sıcak ve kuraklık, sisli, yağışlı, rutubetli iklimleri sever. Lahananın göbek bağlamasını güçleştirir, yaprakları sertleştirir. Killi, derin, serin ve kuvvetli toprak ister. Azotlu gübrelere ihtiyacı fazladır. Kolay göbek bağlaması kısa daha iyi dayanabilmesi, kendine has tadı olması için, fazla miktarda potas’a ihtiyaç duyar
    lahana, çoğu Avrupa ülkelerinde yaygın olarak yetiştirilir. Eskiden beri, kisin sebze olarak yenilir. Kış soğuklarına oldukça iyi dayanabilen bir bitkidir.


    CıNSLERı:
    1. Kelle (bas) lahana: 2-6 kg ağırlığı olan, en çok yetiştirilen bir çeşittir. 2. Kantar lahana: Orta, Güney ve Güneydoğu Anadolu’nun bâzı yerlerinde yetiştirilir. Tânesi 15-30 kg gelebilir. 3. Brüksel lahanası: Uzun gövdesine sıralanmış olan yapraklarının diplerinde bir fındık veya ceviz büyüklüğünde göbek bağlamış yumrulardan istifade edilir. 4. Kara lahana: Karadeniz sahilinde pek fazla yetiştirilir. Göbek bağlamaz, körpe yaprakları çok lezzetli, baharlı, iştah açıcı, şifâlıdır. 5. Kırmızı lahana: Yaprakları kırmızı renktedir. Fazla iri olmaz. Siki göbek bağlar.

    Lahananın çeşitli tipleri pişirilerek yenildiği gibi pişirilmeden salata yerine yahut tursusu yapılarak yenir.


    KıMYASAL TERKıBı:
    Lahana, Kalori bakımından pek zengin olmamakla beraber, vitaminlerle zengin bir sebzedir. A,B,C C vitamininin araştırılması bununla başlamıştır. C vitamini lahanada limon ve portakala göre az değildir, hatta kırmızı lahanada daha da fazladır. Bununla birlikte, lahanada Bl, B2, B3, B6, P ve K vitamini bulunmuştur. "U" faktörü yaraya karşı,etkili faktördür. Lahana mineral tuzlarla da zengindir. Lahanada şeker, , potasyum tuzu (K), fosfor (P), selüloz, yağlar, kükürt (S) ve ikame edilemez aminoasitler vardır.

    ETKıSı: Şifalık özelliği olan lahana, aşırı kilodan kaynaklanan , problemlerde, şeker hastalıklarında önerilir. Lahana, organizmadaki kolesterolü düşürmeye yardım eder. Bu da, aterozsklerozdan korunmak için pozitif bir faktör sayılır. Tohumları kurt düşürücü ve idrar söktürücü olarak kullanılır. Tohumlarından yağ elde edilir. Ayrıca, haşlanarak yenilirse mide ve barsak yaralarını yumuşatır. Vücudu hastalıklara ve özellikle kansere karsı korur. Ses kısıklığını giderir. Guatr olanlar (özellikle kırmızı lahana) yememelidir.
    Halk hekimliğinde, lahana kullanma alanı çok geniştir; Sütle pişirilmiş ve unla karıştırılmış lahana yaprakları, egzamada, lahanayı buğulama yöntemi, alerji hastalıklarında kullanılır. ınce doğranmış yaprakları yumurta akı ile karıştırılarak, iltihaplı yaralara, yanıklara, kronik yaralara sürülür. Halk hekimliğinde, sulandırılmış lahana şırası, boğaz hastalıklarında gargara yapmak için kullanılır.
    Şifalı ve vitaminli maske hazırlamak için, taze ve temiz yıkanmış lahana (tercihen daha olgunlaşmamışı) kullanılır. Mutfak robotundan geçirilmiş lahanayı cilt üzerinde 10-15 dakika beklettikten sonra, cilt ılık su ile yıkanır. Yumuşak havlu ile kurulanır, ve krem sürülür. ışlem sonrası 25-30 dakika uzanmak iyi gelir.

    Ekleyen: RaPuNtZeL
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 11 Mart 2009