LaRisA'dan Seçmeler.

Konusu 'Fıkralar' forumundadır ve KarKralicesi tarafından 19 Ocak 2007 başlatılmıştır.

    19 Ocak 2007
    Konu Sahibi : KarKralicesi
  1. KarKralicesi

    KarKralicesi hoppppp Gümmmm (: Pro Üye

    Katılım:
    16 Eylül 2006
    Mesajlar:
    23.260
    Beğenildi:
    17.071
    Ödül Puanları:
    488
    Küçük kız sınıfta Fen Bilgisi dersinde birden parmak kaldırıverdi:
    "Öğretmenim bişey sormak istiyorum!!"
    "Evet seni dinliyoruz..?"
    "Benim anneannemin bebeği olur mu?"
    Öğretmen tabi çok şaşırmış ama "anneanneler bebek yapmak için
    biraz yaşlıdırlar" diye gülümsemiş.
    Bizim bıdık yine sormuş:
    "Peki annemin bebeği olur mu?"
    Ögretmen cevaplamış:
    "Annelerin bebeği olur ama YAŞLarı ilerledikçe bebekleri olma ihtimali azalır"
    Derken küçük kız:
    "Peki öğretmenim. Ya benim bebeğim olur mu"
    Öğretmen gülmüş:
    "Senin yaşın daha çok küçük, olur mu
    öyle şey?"
    Bunun üzerine arka sıralardan erkek çocuklardan biri bağırmış:
    "Baaak!! Ben sana bişey olmaz dememiş miydim?
    ----------------------------------------------------------------------
    gözleri görmeyen, bekar ve fakir kayseri'liye bir cin çıkagelmiş.
    benden bir şey dile yerine getirecegim demiş.

    " Kayseri'li düsünürken cin sormuŞ:

    "Gözlerini mi istersin, zenginlik mi istersin, evlenmek mi istersin?

    Kayserili: 'oğlumu altınlarımı sayarken görmek istiyorum' demiş.

    ------------------------------------------------------------
    Bizim Temel ile Cemal bir gün lüks bir otelin lobisinde güzel bir kadın görürler. Temel der ki,
    - Ula Cemal, gidip bi bakayım, bu kadın bize pas verir mi?

    Temel yaklaşır kadına, sorar :
    - Benimle bi yemek yemek ister misunuz ?
    - Bahse girerim şu kapıdaki Mercedes sizin degil.
    - Değildur.
    - Söyle iyi durumda bir banka hesabınız da yoktur sanırım.
    - Yoktur.
    - Karadeniz kıyılarında şöyle iki katlı bir çiftlik eviniz de yoktur heralde.
    - Yoktur.
    - Hadi o zaman çek arabanı!

    Temel boynu bükük döner Cemal`in yanına :
    - Ula Cemal, benim Limuzini sana versem Mercedesini bana verir misun?
    - Verirum Temel`im
    - Bi telefon etsem kendi bankamda bana hesap açarlar mi ?
    - Açarlar Temel`im.
    - Tamam o da kolay da, heralde bizim peder uçüncü katı yıkmama izin vermez...:1yes2:

    ---------------------------------------------------------------

    Bir yangında evin çatısında mahsur kalmş bir anne ve kucağında kundaklı bir bebeği... Asağıdakiler anneye, gerilmiş olan brandaya önce çocuğu sonra da kendisini atmasını öneriyorlar, fakat o kabul etmiyor, ne yaptılarsa kabul etmiyor. Alevler onlara ulaşmak üzere.... Bu sırada onları seyretmekte olan Temel, barıkatları asarak binanın dibine kadar gelir ve kadına seslenir:

    -Abla korkma, at bebeği..bana. Ben Sürmene Spor' un kalecisiyim...

    Kadın Temel' e inanır ve bebeği Temel' e doğru atar..Temel, nefis bir hareketle bebeği yere düşmeden yakalar, ayaga kalkar, iki kere yerde zıplattıktan sonra degajını yapar:Roflol: :Roflol:

    -----------------------------------------------------------

    Birgün Temel Mike Tayson ile ünvan maçına çıkmış.

    Daha ilk yumrukta Temel nakavt olmuş.
    Hakem bir, iki, üç dört.. sayarken menejeri Temel'in kulağına;

    - "Sakın dokuzdan önce kalkma" demiş
    Temel hafifden gözlerini aralayarak menejerine sormuş;

    - "Saat kaç?":Roflol: :Roflol:
     
  2. 21 Ocak 2007
    Konu Sahibi : KarKralicesi
  3. Aysecik

    Aysecik Popüler Üye Üye

    Katılım:
    30 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.130
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    106
    Fikralar guzeldi tsk ler
     
  4. 22 Ocak 2007
    Konu Sahibi : KarKralicesi
  5. KarKralicesi

    KarKralicesi hoppppp Gümmmm (: Pro Üye

    Katılım:
    16 Eylül 2006
    Mesajlar:
    23.260
    Beğenildi:
    17.071
    Ödül Puanları:
    488
    rica ederim paylaşmakda bir o kadar güzel gulsibelcim....:içelim:
     
  6. 23 Ocak 2007
    Konu Sahibi : KarKralicesi
  7. KarKralicesi

    KarKralicesi hoppppp Gümmmm (: Pro Üye

    Katılım:
    16 Eylül 2006
    Mesajlar:
    23.260
    Beğenildi:
    17.071
    Ödül Puanları:
    488
    TESADÜF BU YA!
    Kopenhag'da bir genç doğum kliniğine girip da*nışmaya başvurdu:

    — 48 numaralı odada
    yatan genç kızla görüşmek
    istiyorum.

    Nöbetçi hemşire sordu:

    Hay hay! Siz nesi oluyorsunuz hastanın?
    Ben mi? Erkek kardeşi?
    Bu sırada hemşirenin yanında duran hanım hemen atıldı:

    — Öyle mi? Çok memnun oldum tanıştığımıza. Ben
    de annesiyim...

    EVLİLİĞİN BÖYLESİ
    Nasrettin Hoca evlen* meye niyetlenir. Eş- dost bir hatuncağızı öve öve göklere çıka* rırlar.

    Şöyle huylu!
    Böyle soylu!
    — Dünyalar güzeli... Hoca'nın gönlünü çelerler.



    Evlenirler. Zifaf gecesi yüz görümlüğünü veren Ho* ca, gelinin duvağını kaldırır. Aman Allah'ım! Çirkin bir gelin.

    Gelin hanım, kocasına sadakatini göstermek için:

    — Hoca efendi, akrabalarından kime görüneyim, ki*
    me görünmeyeyim? diye sorar.

    Hoca şaşkın:

    — Aman hatun, bana görünme de kime görünürsen
    görün... der.

    DOĞRU SÖZ
    Müfettiş, öğrencilere sorar:

    — İçinizde en uslu kim?

    Öğrenciler, hep bir ağızdan - cevap verirler:

    — Öğretmenimiz!


    GEZGİN

    Hoca'nın hanımı çok gezermiş. Düğün-dernek, bayram-seyran... dolaşırmış.

    Hoca'nın dostları:

    — Hocam, yenge biraz çok do* laşmıyor mu? derler.

    Ne de olsa hatunu. Hiç laf söy-



    letir mi Hoca...

    Hiç sanmıyorum, der ve ekler:
    O kadar dolaşsaydı, bazen bize de uğrardı...
    EŞEK BAŞI
    İstanbul'a yeni gelen köylü, ku* yumcu dükkânının vitrinini merakla inceliyordu. Kuyumcunun çırağı, onunla alay etmek için:

    Hemşerim, dedi, ne bakıyor*
    sun öyle?
    Hiç... Bu dükkânda ne satılır
    diye merak ettim de...
    Çocuk güldü:

    Eşek kafası satılır.
    Allah versin... Alışverişiniz yolunda olmalı...
    Nereden bildin, dayı?
    Baksana, koca dükkânda seninkinden başka kal*
    mamış!
    NEYİ GÖRMEMİŞ
    Şoför kullandığı taksiyle "Sağa dönülmez işaretine rağmen sağa saptığı sırada trafik polisinin keskin keskin çalan düdük sesiyle birden yavaşladı, sonra yolun kenarına çekilerek durdu. Trafik polisi, sağ elinde zin-



    cirden tuttuğu düdüğü sallaya sallaya yürüyerek tak* sinin yanına geldi, sert bir sesle sordu:

    — Levhayı görmedin mi?

    Şoför, kabahatli olduğunu kabul etmenin rahatlığı içinde itirafta bulundu:

    — Görmesine gördüm de sizi görmedim...

    KILÇIK

    Sınıfta öğretmen insan iskeletini göstererek sordu: — Bunun ne olduğunu söyleye*bilir misin Salim? dedi. Karadenizli Salim hemen

    cevapladı:

    — İnsan kılçiğidür öğretmenim...

    SON ÜMİT
    Adam kaynanasıyla birlikte Avrupa gezisine çıka* caktı, arkadaşı sordu:

    Yahu sen hep kaynanandan yakınıp durmaz miy*
    din? Şimdi de Avrupa gezisine mi çıkarıyorsun?
    Ne yapayım kardeşim, sık sık Avrupa'yı görme*
    den Allah canımı almasın! deyip duruyor... Benimki, bir
    umut işte...


    YAG SORUNU
    Akıl hastanesine, kendisini ziyarete gelen arkadaşına dert yandı:

    Sorma dostum... Motora
    meraklı olduğum için getirip
    buraya tıktılar beni. Allahaşkı-
    na, sen araba sevmez misin?
    Severim.
    — Zeytinyağlısından mı hoşlanırsın, tereyağlısından

    mı?

    ÖĞRENCİ ŞİİRİ
    - Tembel bir öğrenci, yazılı kağı* dına şu satırları yazmış:

    — Yürü boş kağıt, yürü... Öğretmenin yüzünü gör de gel.

    Üç zayıfım vardı, dört oldu mu sor da gel...

    APTALCA DÜŞÜNMEK

    Federal Almanya vatandaşı dış yolculuktan döndü. Getirdiği papağanla kendi gümrüğüne girdi. Muayene memuru işin gereğini anlattı:



    — Canlı papağana, yüz mark gümrük ödeyeceksiniz.
    Cansız içi doldurulmuş papağan olsaydı gümrüksüzdü.

    Adamın bir anlık tereddütü üzerine papağan söze karıştı:

    — Bana bak Hans! Öyle aptalca şeyler düşünme!

    YAŞLILIK
    Bir adam, arkadaşına hastalığından dert yanıyordu:

    — Hele şu sağ bacağımdaki romatiz*
    manın verdiği acıya hiç dayanamıyo*
    rum, dedi. Nedeni nedir, acaba?

    — Neden olacak, dedi öteki. Yaşlılıktan.
    Bunların hepsi yaşlılık alâmetleri.

    Adam:

    — Saçma, diye yanıt verdi. Sol bacağım da sağ ba* cağım ile aynı yaşta. O neden ağrımıyor?

    YORMASAYDIM
    Temel otelde kahvaltı ederken, tabağındaki zeyti*ni bir türlü çatalıyla yaka-layamaz. Epeyce uğraştığı- nı gören garson, yanına yaklaşır, çatalı alır ve bir seferde zeytine batırır. Temel küçümseyerek bakar:



    — Uyy garson, ha pu zeytinu pen yormasaydum, sen
    oni zor yakalayaçağitun.

    KURTULUŞ ÇARESİ
    Temel, Cemal ve di*ğer Karadenizliler açık denizde küçük bir tekne ile fırtınaya tutulmuşlar* dı. Yanlarından büyük bir gemi geçmekteydi.

    Temel:

    — Uyy, kurtarun pizuuu... İmdattt!. diye haykırıyor-

    du.

    Geminin güvertesinden birisi de yanıt veriyordu: Biz adam almıyoruz, biz adam almıyoruz. Bunu duyan Temel: — Uyy, haçan piz lazuz, lâz, alun pizu.

    HIRSIZLIK AYIP
    Bir eşkıya, fakir olduğu için Diyojen'e hakaret etmiş-

    ti.

    Diyojen hiç kızmadı. Sadece:

    — Bir adama fakir olduğu için hakaret edildiğini ha* yatımda hiç görmedim. Ama pek çok insanın hırsızlık* tan ötürü asıldıklarım gördüm, dedi.







    İLK KAMÇIYI EN ÇİRKİNİ VURACAK!

    Müthiş bir eleştirici olan bir Bektaşi yazar, kadınlar hak*kında öyle bir kitap yazmış ki söylenmedik söz bırak* mamış. Bunun üzerine on- beş kadar kadın biraraya gelerek yazarı dövmeye ka* rar verirler. Bir gün Bektaşi evine giderken yolunu kesip bağırmaya başlarlar:

    — Sen bizim hakkımızda bir kitap yapıp aleyhimiz*
    de türlü türlü şeyler yazmışsın. Biz de seni öldürünceye
    kadar dövmeye karar verdik. Birer kamçı alarak buraya
    geldik. Cezana hazır ol, diyerek kamçılan göstermişler.

    Bektaşi kadınları yatıştırmaya çalışmışsa da başarılı olamadığından dayak yemeğe razı olarak:

    — Fakat bir şartla. Birinci kamçıyı içinizden en çir*
    kin olanı vuracak, demiş. Kadınlar bu şartı kabul etmiş*
    ler.

    Fakat ilk kamçıyı vurmak için kimse öne çıkmayın* ca, bu dayak faslı da yarım kalmış.

    ÖLÜM KÖLE İLE KRALI EŞİT KILAR

    Büyük İskender, Diyojen'i, birbiri üstüne yığılmış in* san kemikleri arasında bir şey ararken görmüş ve ne yaptığını sormuştu.

    Diyojen:



    — Babanızın kemiklerini arıyorum.

    Ama hangisinin kölelere, hangisinin babanıza ait ol*duğunu kestiremiyorum, cevabını vermişti.

    DOMUZ ETİ YEMEYİZ

    Şeyh Şamil esir düştüğünde, Ruslar bu kahraman adama büyük saygı göstermiş. Rus çarı kendisini yemeğe davet etmiş. Şeyh Şamil, yemekte, aç gibi iştahla yemiş.

    Kahramanlığı kadar yemekteki iştahı karşısında da hayrete düşen çar:

    Adama bak, demiş. Beni de yiyecek.
    Şeyh Şamil cevap vermiş:
    Biz müslümanız. Domuz eti yemeyiz.
    ÇALARKEN NEŞELENMEK

    Neyzen Tevfik'e bir gün sorarlar:

    — Çalarken mi neşelenirsin, yoksa neşeli olduğun
    zaman mı çalarsın?

    O günlerde Maliye Bakam hakkında yolsuzluk dedi* koduları alıp yürümüştür.

    Neyzen Tevfik, fırsatım kaçırmaz:

    — Maliye Bakanı değilim ki, çalarken neşeleneyim,
    cevabını verir.





    BEHLÜL'ÜN HAKİM MAKAMINA OTURMASI

    V|


    Halife Harun Re- şid'in süt kardeşi di* vane Behlül bir gün yoluna devam eder*ken pencereden bak*mış ki hakimin yeri boş, hemen geçip o makama oturmuş. Bunu gören vazifeliler:

    Vay gidi divane, senin bu makamda ne işin var?
    Kalk bakalım, diyerek, sille tokat dışarı atmışlar. Bunu
    görenler Behlül'e sormuşlar:
    A divane, böyle ne iş yaptın ki seni bu kadar dö*
    vüyorlar? demişler. O da cevap vermiş:
    Ben bilmem, hakimin makamında bir dakika ya
    oturdum ya oturmadım, buna rağmen bu kadar dayak
    yedim. Hakim ise sabahtan akşama kadar o makamda
    oturmaktadır, ne kadar dayak yiyeceğini artık Allah bi*
    lir...
    :Roflol: :Roflol: :Roflol: :Roflol:
     
  8. 24 Ocak 2007
    Konu Sahibi : KarKralicesi
  9. KarKralicesi

    KarKralicesi hoppppp Gümmmm (: Pro Üye

    Katılım:
    16 Eylül 2006
    Mesajlar:
    23.260
    Beğenildi:
    17.071
    Ödül Puanları:
    488
    Pilot Temel
    Pilot Temel telsize var gücüyle bağırıyordu :
    - "Ula, sağ motor bozuldu. Düşeyrum, düşeyrum. Meydey düşeyrum. Kule düşeyrum."
    Kule hemen cevapladı :
    - "Mesaj anlaşıldı. Yerinizi bildirin, yerinizi bildirin."
    Temel gayet ciddi :
    -"Pilot kabini, öndeki sol koltuk, pilot kabini, öndeki sol koltuk."

    ----------------------------------------------------------------
    Karadenizli Yılanlar
    İki karadenizli yılan, karadeniz ormanlarında geziyorlarmış. Biri diğerine sormuş : - Ula piz zehirlu yılanmiyik da? - Haçan nerden çiktü pu şimdu?
    - Az önce dilimu isirdumda...
    ---------------------------------------------
    Antrenör Dursun
    Boksör Temel iri yapılı rakibi ile maç yapar.1.rauntta rakibi temeli epey haşlar.1.raunt sonunda Temel köşesine gider.antrönörü Dursun moral vermek için Temele sen dövüyorsun devam et der.2.ve3. rauntlarda da aynı şeyler olur.4. rauntta kaşı ve gözü patlamış temel raunt sonunda güç bela köşesine gider.Dursun yine aslanım Temel adamı parçaladın der.Temel güç bir şekilde dursuna bakarak ben mi dövüyorum der.Dursun evet sen dövüyorsun der.Temel:öyle ise etrafa iyibak başka birisi beni fena halde dövüyor!
    -------------------------------------------------------------
    Gidiş-Geliş
    Temel gunun birinde istanbuldan koyune kahkahalar icinde geri donuyormus bunu duyan koyluler temel neden guldugunu sormuslar, Temelde otobus soforunu kazikladigini soylemis koyluler nasil ya diye sormuslar. temel demiski: istanbulda gidis-gelis bileti aldim; su anda geldim fakat geri gitmeyecegim
    ------------------------------------------------
    Hızlı Tren
    İstanbul - Ankara arasını 3 saatte alan hızlı tren sonunda gerçekleşmiş. İşadamının biri de Ankara'ya gidecek bir toplantı için. Yetişebilmek için atlamış hızlı trene. Fakat yolda Ankaradaki toplantı için hazırladığı evrakları İstanbulda unuttuğunu farkediyor. Kondüktöre gidiyor ve derdini anlatıp mutlaka inmesi gerektiğini söylüyor. Binbir yalvarmadan sonra Kondüktör adama trenin hızlı tren olduğunu hiçbir yerde durmadığını ama Arifiye'de biraz yavaşladığını söylüyor. Ve diyor ki :
    - Yalnız trenden atlar atlamaz hızla trenin gidiş yönünde koşman lazım yoksa parçalanırsın.
    Adamcağız çaresiz "Tamam" diyor. Arifiye'ye geldiklerinde de atlıyor başlıyor koşmaya. Bizim Temel'le Dursun da en arka vagonda seyahat ediyormuş. Camdan bir bakmış adamcağızın biri son hız koşuyor.
    "Vah adamcağıza. Yazık, herhalde treni kaçırdı yetişmeye çalışıyor" diyor ve adamı tuttuğu gibi tekrar vagona çekiyor.

    :Roflol: :Roflol: :Roflol: :Roflol:
     
  10. 26 Ocak 2007
    Konu Sahibi : KarKralicesi
  11. Aysecik

    Aysecik Popüler Üye Üye

    Katılım:
    30 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.130
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    106
    Nisa canim hepsi birbirinden guzel emegine saglik cok komikti
     
  12. 26 Ocak 2007
    Konu Sahibi : KarKralicesi
  13. Aysecik

    Aysecik Popüler Üye Üye

    Katılım:
    30 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.130
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    106
    Nisa canim cok guzeldi tesekkurler temel fikralarina bayiliyorum
     
  14. 27 Ocak 2007
    Konu Sahibi : KarKralicesi
  15. KarKralicesi

    KarKralicesi hoppppp Gümmmm (: Pro Üye

    Katılım:
    16 Eylül 2006
    Mesajlar:
    23.260
    Beğenildi:
    17.071
    Ödül Puanları:
    488
    rica ederim canım..... bende bayılıyorum ya cok güzel temel fıkraları :KK66:
     
  16. 27 Ocak 2007
    Konu Sahibi : KarKralicesi
  17. KarKralicesi

    KarKralicesi hoppppp Gümmmm (: Pro Üye

    Katılım:
    16 Eylül 2006
    Mesajlar:
    23.260
    Beğenildi:
    17.071
    Ödül Puanları:
    488
    :çiçek: :çiçek: :çiçek: :çiçek:
     
  18. 29 Ocak 2007
    Konu Sahibi : KarKralicesi
  19. KarKralicesi

    KarKralicesi hoppppp Gümmmm (: Pro Üye

    Katılım:
    16 Eylül 2006
    Mesajlar:
    23.260
    Beğenildi:
    17.071
    Ödül Puanları:
    488
    Milat
    Küçük Temel'e sormuşlar:
    - 1881'de ne oldi?
    - Atatürk toğdi.
    - Peci, 1884'te ne oldi?
    - Atatürk üç yaşina bastı, demiş bizim Küçük Temel.


    --------------------------------------------------------------------------------

    Kim o?
    Temel ile Dursun, NASA tarafından araştırmalar yapmak üzere aya gönderilmiş. Aya indiklerinde Dursun Temel'e
    "Temel, sen mekikte kal, ben biraz ayda dolaşıp etrafı kontrol edeyim"
    demiş ve dışarı çıkmış. Yarım saatlik bir uzay yürüyüşünün ardından geri gelmiş. Bakmış uzay mekiğinin kapısı kapalı. Başlamış kapıyı çalmaya.
    Temel içerden bağırmış
    "Kim oooo?"


    --------------------------------------------------------------------------------

    Akillanma
    Temel on sekizlik oğlunu evlendiriyor. Çok erken değil mi diye soranlara,
    - Simdi evlensin, sonra akli paşina celir, o zaman da evlentiremem, diyor.


    --------------------------------------------------------------------------------

    Müdür
    Temel sinemanın birinde müdür olmuş. Bir seyirci gelmiş,
    - Sigara içebilir miyim?
    - Hayır, demiş Temel.
    - Ama herkes içiyor.
    - Onlar sormatiler ci.


    --------------------------------------------------------------------------------

    Piyango bileti
    Cemal iki tane piyango bileti almış. Temel karşı çıkmış,
    - Manyak Cemal, Niye ici tane altun? Puyuk ikramiye pi tane.


    --------------------------------------------------------------------------------

    Maç
    İki Karadeniz takımı: Ordu sporla Sinop maç yapıyorlarmış. O esnada stadın yanından bir tren geçiyormuş. Sinoplular trenin düdüğünü hakemin biti düdüğü zannetmişler. Ve sahayı terk etmişler. Kalan 85 dakikada Ordu spor da gol atamayınca maç 0-0 berabere bitmiş.


    --------------------------------------------------------------------------------

    Mezarlık
    Dört kişilik bir eğitim uçağı karadenizde mezarlığa düşmüş...... Lazlar 80 ceset çıkarmışlar ve olu sayısının artmasından korkuyorlarmış


    --------------------------------------------------------------------------------

    Deve kuşları
    Temel Avustralya'ya deve kuşu avlamaya seyahate çıkıyor. Orada malzemelerin hazırlayıp maceraya atılıyor. Bir virajı dönünce bakıyor 15, 20 tane devekuşu. Hemen arabayı durduruyor silahını doğrultuyor. Devekuşları silahı görünce ürkerek kafaları-ını kuma gömüyorlar. yani kendi akıllarınca saklanıyorlar. Temel etrafa bakıyor. ve kendi kendine sinirli sinirli soruyor:
    - Ulan nereye gitti bu hayvanlar?


    --------------------------------------------------------------------------------

    Paraşüt
    Lazlar yeni bir paraşüt icat etmişler: Yere çarpınca açılıyormuş....


    --------------------------------------------------------------------------------

    Niçinmiş?
    Karadenizlilere niçin Perşembe günü fıkra anlatılmaz?
    Cevap: cuma namazında gülmesinler diye ..


    --------------------------------------------------------------------------------

    Limon kalmadı
    Karadenizlinin birisi bara girmiş 'barmen bey' demiş,'limonsuz tekila'
    Barmen:
    - Beyefendi limonumuz kalmadı kusura bakmayın. portakalsız versek olur mu?

    --------------------------------------------------------------------------------

    Resepsiyon
    Temel Londra'da otelin birinin odasında kara kara düşünüyor.' ulan' diyor
    - Ben aşağıdan içki isterken Laz olduğum anlaşılır mi acaba?
    Geçiyor aynanın karşısına ve prova yapıyor....
    - Bana bir fvisku,,,,,yok böyle anlarlar
    - Bana bir raki......'yok' diyor 'böyle de anlarlar'
    - Bana bir bira....Tamam diyor böyle iyi anlamazlar......Ve
    aşağıya iniyor Masaya dirseklerini dayıyor ve sesleniyor.
    -Barmen bana bir bira.
    Barmen Temeli biraz süzdükten sonra soruyor:
    - Birader sen Laz misin?
    Temel:
    - Uuuy nasıl anladın diyor;
    - Çünkü burası resepsiyon, bar karşıda.


    --------------------------------------------------------------------------------

    Ormanın güzelliği
    Temelle Dursun ormanda uyuyorlar bir ara Temel Dursun'a sesleniyor.
    - Dursun ormanın güzelliğine bak.
    Dursun:
    - Ağaçlardan göremiyorum ki.


    --------------------------------------------------------------------------------

    Hamile kalırsa kalsın
    İki Karadenizli Karadeniz de cay bahçesinde çalışırlarken nataşalardan birisi kendilerine doğru yaklaşıyor. Bir miktar para karşılığı kendileriyle birlikte olabileceklerini ancak hamile kalmaması için prezervatif kullanmalarının gerektiğini belirtiyorlar. Mesele halloluyor. Olaydan üç gün sonra Temel büyük bir sıkıntı içinde Dursun'a sesleniyor:
    - Ulan, Dursun! Hamile kalırsa kalsın. Ben artık prezervatifi çıkaracağım.


    --------------------------------------------------------------------------------

    Müebbet
    Zamanın en büyük Mayfa babası Çok ağır bir suçtan yargılanmaktadır ve idamı istenmektedir. Jüri üyelerinin içinde Temel de vardır. Mafyanın adamları mahkemeden önce Temeli bir kenara çekerler ve şöyle derler:
    - Temel ne yap et Babanın idam kaparini müebbet'e çevir yoksa bu senin sonun olur derler!!! Temel'in içine korku düşmüştür: Acep ne yapsam da bu adamı kurtarsam" diye düşünür. Dava baslar günlerce devam eder ve nihayet Jüry üyeleri karar vermek üzere odalarına geçerler. Aradan uzun bir süre geçtikten sonra jüry geri gelir ve kaparini okur:
    - Müebbet hapis derler. Bunu duyan Babanın adamları ne yapacaklarını şaşırırlar doğru Temel'e gidip:
    -Af ferim sana Temel simdi gözümüze girdin derler. Ehh be Temel iyi güzel de bu isi nasıl basardın diye sorarlar. Temel:
    - Sormayın bre uşaklar der millet Beraat Beraat diye tutturdu Muebbete çevirmek kadar aklan karayı seçtim der.


    --------------------------------------------------------------------------------

    Sünnet
    Temelin çocuğu 20 yaşına basmış halan sünnet olmamış komşuları sormuş:
    - Temel hayırdır çocuğun 20 yaşına bastı neden halan sünnet ettirmedin diye. Temel de:
    - Banane yahu demiş evlenince karusu istediği kadar kestursun demiş.


    --------------------------------------------------------------------------------

    Dört tane
    Tursun sormuş Temel'e:
    - Ula Temel Sen kaç dua biliyorsun;
    Temel:
    - Dört adet dua pileyrum demiş.
    Tursun:
    - Hangilerini pileysun demiş.
    Temel:
    - Üç ihlas bir Elham'i pileyrum daaa


    --------------------------------------------------------------------------------

    Kesilmek
    Temel'e Dursun Karadeniz sahilinde oturuyorlarmış temel dulsuna demiş ki gel beraber Amerika'ya yüzelim iki kafadar karadenizden başlamışlar yüzmeye fıkra ya Amerika yaklaşmışlar özgürlük anıtını görmüşler tam bu sırada bizim Temel:
    Dursun ben kesildum geri doneyrum demiş.


    --------------------------------------------------------------------------------

    Korsan Temel
    Temel'in her konuda yarıştığı bir arkadaşı varmış ve bu arkadaşı bir gün uçak kaçırmış. Temel, arkadaşının bu hamlesinin altında kalmamak için gitmiş Karaköy-Galatasaray arasında çalışan nostaljik tramvayı kaçırmış.
    Not: Bu fıkrayı anlayabilmek için söz konusu tramvaya binmek gerekir. istanbul dışındaysanız ve bu tramvayı bilmiyorsanız ve de anlamak istiyorsanız istanbul'a gelmeniz gerekiyor.