L'atmasyon dö l'adaptasyon!!!???

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve nargisos tarafından 25 Ağustos 2006 başlatılmıştır.

    25 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : nargisos
  1. nargisos

    nargisos Guest


    L'atmasyon dö l'adaptasyon
    Engin Ardıç

    Bir zamanlar Cem Yılmaz, 'Karadeniz fıkralarının bazılarında bizzat oynadığını' söylemişti... (Kimse gıcık kapmasın diye 'Karadeniz' şeklinde yuvarlıyoruz, Türkçe tercümesini kendiniz yapınız.)

    'Amca, buralarda bir pideci varmış, ne tarafta acaba?' sorusuna 'Kıymalı mı, peynirli mi?' şeklinde yanıt veriyorlardı hani insanlar... 'Havaalanına nasıl gidebilirim?' sorusuna da 'Uçak havaalanı mı?' sorusuyla...

    Şimdi de hepimiz yeni bir fıkralar dünyasına girdik. Milli Eğitim Bakanlığı, ilköğretim öğrencilerine bin temel eser tavsiye etmiş. (Yöneticilerimiz böyle yuvarlak rakamlı yayın faaliyeti seviyorlar, bir zamanlar bakanlığın yalnız öğrenciler için değil her vatandaş için bin temel eser dizisi vardı, eski 'maarif klasiklerine' İsmet İnönü ve Hasan Ali Yücel önsöz yazmışlar ya, bunlara da Süleyman Demirel 'attırmıştı' bir şeyler...)

    Bu öğrenci kitapları arasında elbette Pinokyo, Heidi, Polyanna, Tom Sawyer falan var. Proust ile Wittgenstein olacak değil ya.

    Fakat bu sevimli kahramanlar bu kez biraz tuhaf...

    Uzun burunlu tahta bacak Pinokyo, 'Allah rızası için... Allah'a şükür' şeklinde konuşuyor. Doğru yazılışıyla Pinocchio bu, yazan Carlo Collodi, tahtadan kesip biçen de Gepetto Usta.

    Pinokyo bir de tekerleme okuyor kitabın bir yerinde. Şöyle: 'Benim elim değil, Fadime anamın eli, el benden sebebi Allah'tan, okumak benden şifa Allah'tan, elemterefiş kem gözlere şiş, bir daha nazar değmez inşallah'...

    Amin... Cemi cümlemize... Üç Silahşörler'de de Aramis'in 'hidayete ermesi' anlatılıyor. Allah bu kefere silahşörüne Hak dininde can vermek nasip eyleseydi daha iyiydi ya, ne yapalım, dindar olsun da gayrımüslim olsun.

    La Fontaine masalında balıkçı oltasını denize 'Ya nasip!' diyerek atıyor, balıkları kapan kurnaz tilki de balıkçıya 'Allah yolunuzu açık etsin, hadi bana eyvallah' deyip savuşuyor.

    Ben okumadım, Tolstoy'un kahramanları da türbe ziyareti yapıyorlarmış da, Hacı Murat mı sözkonusu yoksa Kont Vronski mi, çözemedim.

    Önerim, bu kitapları basıp yayan ve bakanlıktan da tavsiyeyi koparan Damla Yayınevi'nin işi daha da büyütmesi ve ileri götürmesi, büyükler için de bu tür hoşluklar üretmesidir.

    Örneğin, biz artık karşımızda, kocasını aldattıktan sonra intihar edip bir de öyle günaha giren değil, tövbe istiğfar edip tesettüre giren bir Madame Bovary görmek isteriz. Hatta adını da Bahriye Hanım yaparsa daha iyi olur.

    Tefeci kocakarıyı öldürüp sonra da pişmanlık krizleri geçiren Rodyon Romanoviç Raskolnikov, hıyar gibi suçunu itiraf edip Sibirya'ya sürgüne gideceğine İstanbul'a gelse ve ihtida edip Raci Ramazan Resulkuloğlu adını alsa fena mı olur? Sevgilisi Sonia'yı elbette Saniye yaparız.

    Don Quixote eşek gibi yeldeğirmenlerine saldıracağına, Madrid'in ünlü Chicote barına dalıp şarap içen küffara kılıç çalsa daha iyi değil midir yani?

    Monte-Cristo Kontu da bu durumda Mesihdağı Ağası olabilir.

    Yok, 'D'Artagnan' ismi Ermeni kokuyor, onu hiç yayınlamayalım, tarihçilere bırakalım.

    Fakat yalnız roman ve öykü kahramanları değil, kefere müverrihlerinin bizzat kendileri de Türkleştirilmeli ve Müslümanlaştırılmalıdır. Örneğin Roger Garaudy'nin Raci Garudi olması gibi, Jean-Paul Sartre artık Can Pulsatar, Alexandre Dumas bu kez İskender Duman, Fyodor Mihayloviç Dostoyevski şimdi Ferdi Mahmut Dostuyetti, Emile Zola da bundan böyle Emin Zula olarak anılmalıdır. Maksim Gorki'yi Mahzun Gürkan yaparız.

    Edebiyat medebiyat bir yana, şu savaşı hayırlısıyla El Kaide-Hizbullah koalisyonu kazansa da George Bush'u sünnet ettirip Cafer yapsak, Condie'ye de Kaniye ismiyle hayırlı bir kısmet bulsak...

    Onlar kazanırsa bu kez Ahmedinejad'ın Anthony Natchett olma tehlikesi var ha!
     
  2. 25 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : nargisos
  3. 1askim

    1askim Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    14
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76

    Örneğin, biz artık karşımızda, kocasını aldattıktan sonra intihar edip bir de öyle günaha giren değil, tövbe istiğfar edip tesettüre giren bir Madame Bovary görmek isteriz. Hatta adını da Bahriye Hanım yaparsa daha iyi olur.

    Ben en çok burayı beğendim.güzel bir kinaye.