Lawrence Block - Bir Dizi Ölü Adam

Konusu 'e-Kitap Polisiye' forumundadır ve EsraCadi tarafından 22 Haziran 2007 başlatılmıştır.

    22 Haziran 2007
    Konu Sahibi : EsraCadi
  1. EsraCadi

    EsraCadi inci'm kızım biriciğim(ssçs) Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    495
    Beğenildi:
    9
    Ödül Puanları:
    306
    [​IMG]


    Yaşlı adam ayağa kalkarak kaşığını su bardağının alt kısmına vurduğu sırada saat dokuz civarında olmalıydı. Adamın çevresindeki konuşmalar dindi. Tam bir sessizlik olana kadar bekledi, sonra gözlerini odada dolaştırmak için uzun bir dakika daha bekledi.
    Vurduğu bardaktan küçük bir yudum su içti, bardağı önündeki masaya koydu ve avuç içleri masanın üzerinde olacak biçimde ellerini bardağın iki yanına yerleştirdi. One doğru eğilmiş zayıf vücudu, ince sivri burnu, geriye taranmış beyaz saçları, kalın gözlük camlarının kocaman gösterdiği soluk mavi gözleriyle dururken Lewis Hildebrand'ın aklında
    bir Viking gemisinin burnuna oyulmuş bir biçim olarak kaldı. Yıllar boyu ufku tarayan, millerce ötesini görebilen, büyük, idealize bir kuş.
    Yaşlı adam, "Baylar" dedi, "Dostlar." Durup odadaki dört masayı tekrar gözleriyle taradı:
    "Kardeşlerim."
    Söylediklerinin yankılanmasını bekledi, sonra ağır havayı hızlı bir gülümsemeyle yumuşattı.
    "Ama nasıl kardeş olabiliriz? Siz yirmi iki ile otuz üç yaşları arasındasmız, ben ise seksen beş yaşıma merdiven dayadım. Buradaki en büyüğünüzün büyükbabası olabilirim. Ama bu gece yıllara, yüzyıllara uzanan bir şeyin parçası olarak buraya katıldınız. Gerçekten de bu odadan kardeş olarak ayrılacağız."
    Bir yudum su içmek için konuşmasına ara verdi mi? Varsayalım ki verdi. Sonra ceketinin cebine uzanarak bir kâğıt parçası çıkardı.
    "Size bir şey okuyacağım" dedi. "Uzun sürmez. Bir ad listesi. Otuz ad." Boğazını temizledi, sonra çift odaklı gözlük camının alt kısmından listeyi okumak için başını yana eğdi.
    "Douglas Atwood" dedi. "Raymond Andrew White. Lyman Baldridge. John Peter Garrity. Paul Goldenberg. John Mercer..."
    Adları ben uydurdum. Listenin kaydı yok, Lewis Hildebrand dışında, yaşlı adamın okuduğu tek bir adı bile hatırlamıyor. Ona göre adları okunan kişilerin çoğu İngiliz ya da İskoçİrlandalı, birkaçı Yahudi, birkaçı İrlandalıydı, bir avuç kadarı Hollandalı ya da Alman olabilirdi. Adlar alfabetik sırayla okunmadı, belirgin bir okuma düzeni de yoktu. Hildebrand
    daha sonra yaşlı adamın adlan ölüm sırasına göre okuduğunu öğrenecekti. Okunan ilk ad -onu öyle adlandırmama rağmen Douglas Atwood değil-ölen ilk kişiydi. Yaşlı adamı dinlerken, adların odanın lambrili duvarlarında bir tabut kapağına atılan toprak parçaları gibi yankılanmasını duyarken, Lewis Hildebrand neredeyse gözyaşlarına boğulmak, üzere olduğunu hissetti. Ayaklarının altındaki toprak yarılmış, sonsuz bir boşluğa bakarmış gibi hissetti kendini. Son adın okunmasından sonra uzun bir sessizlik oldu. Ona zaman durmuş, hareketsizlik sonsuza dek uzayacakmış gibi geldi. Sessizliği yaşlı adam bozdu. Göğüs cebinden bir Zippo çakmak çıkardı, kapağını açarak çakmağı çaktı. Kâğıdın bir köşesini yaktı, kâğıt yanarken öteki ucundan tuttu. Alevler kâğıdın büyük kısmını yaktıktan sonra geri kalanları bir küllüğe koyarak kâğıt kül olana dek bekledi. "Bu adları bir daha hiç duymayacaksınız" dedi. "Onlar gittiler, ölüler nereye giderse oraya gittiler. İşleri bitti. Bizimki ise yeni başladı."


    Okumak için tıklayınız