Lee'den Seçmeler

Konusu 'Fıkralar' forumundadır ve EU1 tarafından 27 Ekim 2007 başlatılmıştır.

    27 Ekim 2007
    Konu Sahibi : EU1
  1. EU1

    EU1 Guest

    DELİ
    Bir gün doktorlar, tımarhanede yaptıkları araştırmada en akıllı deliyi seçeceklermiş. Bir gün delilerden biri bahçede bulunan havuza düşmüş ve boğulmak üzereymiş. Delilerden biri havuza düşen arkadaşını kurtarmaya çalışmış. Bunu gören doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi yanlarına çağırmışlar ve "seni en akıllı seçiyoruz" demişler. Doktorlardan biri: "Peki kurtardığın arkadaşını çağır da sana teşekkür etsin" demiş. Deli: "Gelemez ki!" Doktor: "Neden gelemezmiş?" Deli: "Çünkü kuruması için onu astım!" sırnaşık şey
     
  2. 27 Ekim 2007
    Konu Sahibi : EU1
  3. EU1

    EU1 Guest

    Eczacı baba

    Kız erkek arkadaşını arayıp akşam yemeğe davet etmiş. Hem ailesiyle tanıştıracak, hem de ailesi dışarı çıktıktan sonra erkek arkadaşıyla birlikte olacakmış. Çocuk kız arkadaşının evine gitmeden önce bir eczaneye uğrar. Eczacıya: - "Bana prezervatif verir misiniz?", der; eczacı da ne yapacağını sorar. Çocuk da kız arkadaşının evine gideceğini, kızın ailesi gittikten sonra birlikte olacaklarını söyler. Akşam yemek yemek için masaya otururlar. Yemekten önce dua edilir herkes yemeğe başlar ama çocuk hala dua ediyordur. Kız çocuğa, "ben senin bu kadar dindar olduğunu bilmiyordum", der. Çocuk da kıza: - "Ben de senin babanın eczacı olduğunu bilmiyordum!!!"
     
  4. 27 Ekim 2007
    Konu Sahibi : EU1
  5. EU1

    EU1 Guest

    GELİNLİK
    Öğretmen derste şunları anlatıyordu:
    - Düğünlerde gelinler neden beyaz giyer bilir misiniz? Bu onların en mutlu günü olduğu için!
    Arka sıralardan bir ses yükselir;
    - Damatların neden siyah elbise giydiklerini şimdi anladım.
     
  6. 27 Ekim 2007
    Konu Sahibi : EU1
  7. EU1

    EU1 Guest

    Tanrı nerede?
    Jack ve Jhonny adında iki kardeş varmış. Bu kardeşler yaramazlıkda sınır tanımıyorlarmış. Artık öyle bir raddeye gelmişler ki mahallede kırılan dökülen herşeyin sorumlusu olarak onlar gösterilmeye başlanmış. Artık daha fazla dayanamayan mahalle sakinleri bu kardeşlerin anne ve babasına gidip bu çocukları rahibe götürmelerini istemişler. Anne ve babalarıda pazar günü olunca onları kiliseye rahibin yanına götürmüşler. Rahip ilk olarak büyük kardeş olan Jack'i yanına kabul etmiş. Jack korka korka rahibin karşısına oturmuş. Rahipde konuya nasıl gireceğini düşünüyormuş. En sonunda rahip dönmüş Jack'e ve şöyle demiş:
    - Tanrı nerede?
    Jack'in kanı donmuş ne diyiceğini bilemeden rahibe baka kalmış. Rahip soruyu tekrar sormuş:
    - Evladım Tanrı nerede?
    Jack daha beter şok olmuş boğazında bi düğüm ne yapacağını bilememiş. Rahip soruyu daha yüksek bir sesle yineleyince Jack oturduğu yerden fırlamış odadan çıkıp kardeşinin elini yakalamış ve eve kadar arkasına bakmadan koşmuş. Eve varınca yatağının altına saklanmış. Olanlardan hiç bişi anlamayan küçük kardeş neden saklandıklarını sorunca Jack şöyle cevap vermiş:
    - Jhonny bu kez başımız çok büyük belada Tanrı kaybolmuş bizden biliyorlar!
     
  8. 27 Ekim 2007
    Konu Sahibi : EU1
  9. EU1

    EU1 Guest

    Dua
    Bir gün bir baba oğlunu dua ederken duyar. "Allah'ım sen annemi, babamı, ablamı, ninemi ve beni koru" diye. Adam çocuğun dedesini unuttuğunu düşünür ama çocuğa bunu söylemez. Ertesi gün dedeyi araba ezer ve dede ölür. Bir kaç gün sonra baba yine duyar "Allah'ım sen annemi, babamı, ablamı ve beni koru" diye. Bu sefer nineyi unutur ve ertesi gün nine merdivenlerden düşer boynu kırılarak ölür. Bir kaç gün sonra çocuk yine dua eder "Alla hım sen annemi, ablamı ve beni koru" diye. Baba kendisinin unutulduğunu fark eder ve ertesi gün başına bir şey gelmemesi için her adımını çok dikkatli atar. Aksam eve gelince karısına sorar "Hanım bugün ben işteyken neler oldu?" diye. Karısı "Bizde bir şey olmadı ama postacı öldü!"
     
  10. 27 Ekim 2007
    Konu Sahibi : EU1
  11. EU1

    EU1 Guest

    Güzin Abla
    Canım Ablacığım ;
    Haluk'la birbirimizi görür görmez aşık olduk... Haluk hem yakışıklı
    bir cocuk hem de kırmızı BMW'si var. Beni ailesiyle tanıştırmak
    için evine götürdü. Fakat evde kimsecikler yoktu. Bana :
    - Şimdi gelirler, beklerken birer bardak kola içelim
    dedi. Haluk kendi kolasını içer içmez uyumaya başladı. O kadar itip kaktım ama uyanmadı.
    Ablacığım;
    Sevdigim erkek acaba hasta falan mı? Evlenmem de bir mani var mı?
    Rumuz:Bedriye

    Güzin ablanın cevabı:
    - Benim Sevgili Yavrum, Anan seni Kadir gecesi doğurmuş....
     
  12. 27 Ekim 2007
    Konu Sahibi : EU1
  13. EU1

    EU1 Guest

    Bir köyde ateşli bir hasta vardır, kasabaya doktora getirir hastayı
    Köylüler. Koca devletin koca doktoruna. Doktor hastaya fitil verir ve
    Köye döndükleri gibi hastaya fitili anüsten vermelerini söyler
    Köylülere. Köylüler tabi 'tamam dohtor bey' diyip köye giderler. Köydeki
    Herkese sorarlar, en bilgelere bile, ama kimse anüs ne demektir
    Bilemez. Bu nedenle bir türlü ilacı da veremezler hastaya. Hastanın
    Durumu da gitgide kötüleşmektedir. Bunun üzerine köylü, doktora, koca
    Devletin koca doktoruna telefon etmeye karar verir ama kimse buna
    Yanaşmaz. Ne cüret di mi doktoru arayacak bir köylü.
    neyse durumun vahameti üzerine muhtar aramayı kabul eder. Bütün
    Köylü toplanır santrale, muhtar arar, "biz ne yapacağımızı
    Bilemedik dohtor bey"
    Falan der ıste. Karsıdan doktor bir şeyler söyler. Muhtar döner
    Arkasına: "makattan verin dedi dohtor" der.
    Yine tüm köye sorarlar, komsu köylere birilerini
    Yollayıp sordururlar falan, ama makat ne bilen yoktur yine.
    Hasta ise gitti gidecek, ateşler içinde kıvranıyor baya.
    İhtiyar meclisi toplanır. Son çare, doktorun bir kez daha
    Aranmasına karar verilir. Yine kimse aramak istemez doktoru. Nihayetinde
    Yine biri kandırılır, telefonun basına geçer, ama bı yandan
    Söylenmektedir:
    "çok kızacak dohtor çok!!!" diye.
    Sonunda telefonu açar, durumu anlatır, doktor bir şeyler söyler
    Yine. Telefondaki köylü, yüzü allak bullak, arkasını döner:
    "çok kızacak demiştim; dötüne sokun dedi"
     
  14. 27 Ekim 2007
    Konu Sahibi : EU1
  15. EU1

    EU1 Guest

    Adam 80 yaşına merdiven dayamış durumda doktora gider. Doktor muayenesini yaparken bu arada sorar
    - Nasılsınız.Hayatınızdan memnun musunuz?
    adam
    -"Ah doktor bilemezsiniz o kadar mutluyum ki. 20 yaşında bi karım var ve benden 3 aylık hamile."
    doktor çok şaşırır ve böyle bi durumu aklı almaz. Adama dönüp derki.
    -"size bir hikaye anlatacağım. Adamın biri geyik avına çıkmayı çok seviyormuş." Her gün tüfeğini alır ava gidermiş. Yine bir sabah kalkar ava gitmek için hazırlanır.Yalnız yanlışlıkla tüfeğini alacağına şemsiyesini alır.
    Neyse bu adam ormanda ilerlerken aniden önüne bir geyik çıkar. Adam şemsiyesini doğrultur nişanını alır güm geyik yerde. Yaşlı adam tam bu arada
    - "Hayır kesinlikle başka biri vurmuş olmalı."
    doktorda
    -Evet kesinlikle:))
     
  16. 27 Ekim 2007
    Konu Sahibi : EU1
  17. EU1

    EU1 Guest

    Ali 3. sınıfa giden zeki bir çocuktur.bir gün öğretmeni Ali'ye "SİYASET" nedir diye sorar. Ali düşünür ama o çocuk aklıyla cevap veremez.Eve gider kitaplara bakar ama hiçbirşey anlayamaz.O da babasına sormaya karar verir.
    -Baba, Siyaset nedir?
    Baba düşünür. Ali'ye uygun bir yolla anlatmak ister.
    -Bu evde parayı getiren kim oğlum?
    -Sen...
    -Ben kapitalist rejimim. Peki parayı alıp bizim yiyecek içecek ve giyecek gibi ihtiyaçlarımızı karşılayan kim?
    -Annem...
    -O da hükümet. Peki küçük kardeşinle kim ilgileniyor?
    -Dadım...
    -Dadın işçi, kardeşin gelecek, sen de halksın o zaman.
    Ali herşeyi notalır ve uyur..
    Gece garip seslerle uyanır. Bir de bakar ki kardeşi ağlıyor. Yanına gidince altına pislediğini anlar.Hemen annesini kaldırmaya gider. Ama ne yaparsa yapsın anne kalkmaz. Bu arada salondan gelen sesleri merak eder ve salona gider. Babasıyla dadısını uygunsuz yakalıyan Alinin ağzından aynen şu kelimeler dökülür:
    - Kapitalist rejim işçiyi sömürüyor, hükümet uyuyor, gelecek b*k içinde, halk ne yapsın?...
     
  18. 27 Ekim 2007
    Konu Sahibi : EU1
  19. EU1

    EU1 Guest

    Üniversite yemekhanesine giren bir öğrenci tüm yerler dolu olduğundan gidip üniversite profesörünün oturduğu masaya oturmuş.Profesör kaşlarını çatarak: -Öküzler ve kuşlar aynı masada oturamaz!"
    Öğrenci:
    -O zaman ben uçuyorum... der.
    Profesör cevaba çok sinirlenmiş, sınavda öğrenciye takmış ve sınavını başarısız geçmesi için elinden geleni yapmış.Yalnız sınavda öğrenci tüm soruları mükemmel bir şekilde cevaplamış.Profesör öğrenciye:
    -Sana son bir soru soracağım , demiş.
    -Yolda yürürken iki torba bulduğunu hayalet, birinde akil var, diğerinde ise para var. Hangi çuvalı alırsın?
    Öğrenci:
    -Para olan çuvalı seçerdim...
    Profesör:
    -Ben akil olan çuvalı seçerdim...
    Öğrenci:
    -Normal ! Kimde ne eksikse onu seçer...
    Profesör çok sinirlenmiş, öğrencinin not defterini alıp içine ‘’Öküz" yazmış. Öğrenci nota bakmadan odadan çıkmış.
    Bir dakika sonra öğrenci kapıyı aralamış :
    -Sayın profesör, imzanızı atmışsınız, fakat notumu yazmayı unutmuşsunuz."- demiş …