Leş kokuyorsa dizelerim harcadıklarımdandır bil..

Konusu 'Aşk Hikayelerimiz/Dertlerimiz' forumundadır ve pessimist.kız tarafından 18 Mayıs 2008 başlatılmıştır.

    18 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : pessimist.kız
  1. Ne açtığın boşlukları doldurabiliyorum,ne de yaşayabiliyorum içinde..Ruh esir,aşk diri,kalem küskün...Gecenin segahı mesken edindi yüreğimi,umut mahsulu saatler bana varmadan ölüyor..Bir kapsüle sığmayacak kadar çoğaldı içimde yaralar,yarım bardak uykuyla susturamıyorum kendimi.. Dilime acımı baglayıp haykırıyorum acım dinmiyor...Haykırışlar yetse de kırılışları anlatmaya,anlattıgını dinletmeye yetmiyor...





    İz bırakmış gölgelerle yaşanmıyor aşk kavradım...Kapatılmamış defterlerinin ağrısı volta atıyor şimdi titreyen kıyılarımda...Tanımadığım suretlerin hoyratlığını yudumluyorum avuçlarından...Eskitemediğin acılarına sattın sevgimi ..Halbuki ben yüreğine baştan borçlu yazıldığımdan bihaber, dünyaya sığdıramadığın ismini tek heceye sığdırmıştım..Yorgun düşmüş yüreğini dokunmadan tutmuştum ,"sus"olup sancılarında,su olup akmıştım yeşertmeye çalıştığın ne varsa...Sen bütün sebepleri buruşturup savururken çöp kutularına,sonuçları birbirine geçirip yollar yaparken ayaklarına,ben sadece kendime söylemişim anlıyorum..





    Çok gördüm aslında herhangi bir zamanın içinde kaybolanı,ama görmedim kayboldugu yerde bulunanı..Sen kendını hep yanlış yerde aradın...Bulamadıkça vazgectin en insancıl yanlarından da..Anlık hazları diyarına hükümdar yaptın,koynundan cıkaramadın tek duyumluk dokunmaları...




    Başını kuma gömüp yaşanmaz hayat...Saglam hatta sayısız köprü inşa etmek,köprülerde yaşamak hayatı nehri akmaz kılmıyor..Örülen duvarların arkasından bakmak ya da hayata,fırtınaları uzagına düşürmüyor.Kaçmak ise sadece çözümsüzlük zincirine bir halka daha ekliyor.Ve dayanılır kılmıyor hiçbir yalancı söylem acıları...





    Emir verilmiyor duragan olmayana...!





    Acılar yüzleşme istiyor,





    yüzleşme kendine dönüp bakmayı ve tam burada başlıyor





    aynalara yeminli dillerin firarı....





    "Oysa firar katlanılır kılmaz efkarları ve üstünden





    atlayarak aşılmaz hiç bir acı..."






    Gün senin günündür artık...Sen,ben ve gölgeler denklemine yenik düştü bir yanım...Gözlerin kana buladı beni...Harcanacak tek bir "gel"im bile kalmadı hiçlik sokaklarında kaybolmayı emir biçtiğin ömrüne....





    Bir korsan dagınıklığı şimdi bana kalan...Bakire bir yıldız bile kalmadı -gök-yüzümde...Hergün biraz daha artan bedeli ödüyorum,bilmem kaç kursun eskiterek yüreğimde.. Dirhem dirhem sonlanan çağ hatırlatıyor unuttuklarımı anımsıyorum mesela tüm acılar mutluluklardan doğardı..





    Varlığın kaybolan bir günün içinde kalsa da,kaybolan günün yamacından sessizliğe vuranlara atılan her ok gecemin karanlığında saklı...Geceyi kaybolan gün mü karartmıştı yoksa yıldızlar parlamak için geceyi karanlığa mı mecbur kılmıştı...?





    Cevapsızlığın körü,sarfet sarfet söylenmeyenler var,





    söylesemde duyuramadıklarım..."






    Leş kokuyorsa satırLarım...





    Harcadıklarından,





    Harcattıklarındandır,





    Bil...




    Hala,





    Seni yazıyorsa hala kalemim,






    Aldıkların,





    Verdiklerin,





    ve





    Senden degil,





    Kalemin itibarındandır





    ßiL...