Leyla'nın Evi - Özet - Zülfü Livaneli

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve seaBahAR tarafından 11 Aralık 2008 başlatılmıştır.

    11 Aralık 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  1. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.195
    Ödül Puanları:
    238

    Leyla'nın Evi / Zülfü Livaneli

    Kitapta adı geçen Leyla, yaşlı bir kadın olup savaş zamanında birbirine aşık olan genç bir İngiliz subay babadan ve bir Osmanlı ailesinden olan anneden dünyaya gelmiştir. Leyla'nın evi, sonradan görme Ömer ve Necla çifti tarafından alınınca çok görgüsüz olan Necla, Leyla Hanımı dışarıya atmıştır. Gerekçeleri ise bu kadının yaşlılığından yararlanıp sahte deli raporu almalarıdır.

    Gazeteci olan ve Leyla'nın akrabası olan Yusuf gelip kadını iki gündür evinin bahçesinde oturmakta olarak görünce onu alıp Cihangir deki izbe evine götürmüştür. Ev arkadaşı Roxy, Almanya da büyüyen annesi öldükten sonra babasıyla yaşayan kötü bir geçmişi olan kızdır.Bu kız,gençlik dönemlerinde rape olan merakından dolayı orada bir grupla tanışmış ve İstanbul'a gelmiştir. Yusuf'la tanıştığında, dünyada böyle iyi insanların bulunduğuna anlam verememiştir. Önceleri Leyla'nın, evlerinde oturmasını istememiştir. Çünkü bu kadın arkadaşlarıyla yaptıkları çalışmalarda ve genel olarak iç karartmaktadır.

    Bir gün arkadaşlarıyla müzik yaparken oğlanın basması gereken akoru Leyla'nın söylemesiyle ona büyük bir saygı göstermeye başladılar. Gençlerin,maddi sıkıntı çektiği bu dönemlerde Leyla onlara yardımcı olmuş değerli taşını satarak yarısını onlara vermiştir. Ali Yekta Bey ise eski bir uşak olup yalının sahibi bankacı Ömer'in babasıdır. Oğlunu,büyük bir özenle yetiştirmiştir ve onun, hizmet ettiği paşazadeler gibi olması için elinden ne gelirse yapmıştır. Bu nedenle oğlunu çok sevmektedir. Fakat, sonradan görme gelininden nefret etmektedir. Bu adam,artık uşaklıktan kurtulup yalının büyük odasını kendisine verilmesini isteyince Necla bu durumu kabul etmemiştir. Leyla Hanım, bir taraftan evini kurtarma çabalarına girmiştir. Bir gün Ali Yekta Beyle görüşüp durumu anlatmıştır. Ali Yekta Bey, Leyla hanımı büyük bir saygıyla karşılamış ve konuşmuştur.

    Daha sonra oğluyla konuşan, Ali Yekta Bey oğlunun bu derece vicdansız olmasından dolayı utanç duymuş ve Leyla hanıma durumu açıklamıştır. Bu arada Leyla hanım ve Roxy arasında yakınlaşmalar başlamıştır. Bunu, Roxy'nin hamile kalıp ilk önce Leyla'ya söylemesinden de anlayabiliriz. Roxy bundan sonra Yusuf'a evlenme teklif etmiştir. Artık adıyla barışarak,adını bir anneye daha çok yakışacak olan Rukiye olarak kullanmaya başlamıştır. Ali Yekta Bey ise yalıya geldiği bir gün gelinin kendisi hakkında kötü konuştuğunu duyunca cebinden tabancasını çıkarıp Necla'yı vurmuştur.

    Bundan sonra olaylar Rukiye'nin çocuğunu doğurmasıyla, Yusuf'un kadrolu olarak tam bir gazeteci olmasıyla ve Leyla'nın evine tekrar yerleşip burada eski huzuru bulamamasıyla devam etmiştir. Rukiye doğan çocuğun adını Leyla koymuştur. Mahalleli Leyla Hanım'ın tekrar eski neşesine kavuşması için her türlü yardımda bulunmuştur. Hatta onun bir İngiliz soyundan geldiği için onun mahallede olmasının yanlış olduğunu düşünen Cemile bile onun için uğraşmıştır. Kitap, Leyla hanımın hamakta beyaz çarşaflara sarılı ölüsünün bulunmasıyla ve torunu yerine koyduğu küçük Leyla'ya yazdığı mektupla sona erer. Leyla hanım bu mektupta kendisine ait olmayan yalının,yanındaki küçük evini küçük Leyla'ya bırakmıştır.

    Leyla'nın evi Leyla'ya !




    -alıntı-