LibaSen / Kendi Şiirleri

Konusu 'Kendi Şiirleriniz' forumundadır ve LibaSeN tarafından 24 Kasım 2008 başlatılmıştır.

    24 Kasım 2008
    Konu Sahibi : LibaSeN
  1. LibaSeN

    LibaSeN Aktif Üye Üye

    Katılım:
    9 Kasım 2008
    Mesajlar:
    39
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Ayrılık Çanları (Susmak Bilmiyor Çanlarım)
    Benim siyah beyaz dünyamdan çıkıp
    Başka bir erkeğin kollarında
    Üçüncü bir rengi ararken sen
    Galata köprüsünde oturup
    Hiçbir şeyi umursamadan
    Oltasını denize atandım ben
    Aslında ikinci baskıya yetişmiş
    Eski bir İstanbul haberiydik
    Gazeteci çocuğun avaz avaz bağırdığı,

    “Yazıyor, yazıyor, yazıyor
    Ayrılık çanları çalan adamın
    Aşkının kiliseye döndüğü yazıyor
    Yazıyor,yazıyor,yazıyor “
     
  2. 24 Kasım 2008
    Konu Sahibi : LibaSeN
  3. LibaSeN

    LibaSeN Aktif Üye Üye

    Katılım:
    9 Kasım 2008
    Mesajlar:
    39
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    ...Herşey Seninle Batsın

    sen değilmiydin mesafelerden nefret eden..
    hep yanımda ol diyen..
    keşke şuan burda olsan diye başlayan
    ihtiras kokan cümlelerde
    sen değilmiydin...
    aşkım, canım,cicim bir tanem
    seni seviyorumlu ifadelerde
    sen değilmiydin..

    yazıklar olsun senin sevgi dediğin sevgiye...
    lanet olsun....
    herşey yalan mı..
    herşey saçma mı..
    herşey sahte mi
    herşey anlık mı..
    kaç kere sevebilir bir insan..
    kaç kere bir başkasına aşkım diyebilir.
    yazıklar olsun sana be..
    lanet olsun...

    şaşıran ben değilim...
    millette umrumda değil...
    neye yarar tek başına sevda
    batsın be herşey
    batsın be
     
  4. 24 Kasım 2008
    Konu Sahibi : LibaSeN
  5. LibaSeN

    LibaSeN Aktif Üye Üye

    Katılım:
    9 Kasım 2008
    Mesajlar:
    39
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Yildizlarin Ölümü

    Omuz omuza sayardik yildizlari
    bizim kumsalda
    sanki tüm evren bizimdi,
    yildizlarida biz bildik..
    Piriltisiz gecen geceleri,
    günesi dogmayan gündüzleri,
    hediye ettik ömrümüzden.
    Her ayrilikta biz bildik,milim milim hasreti
    Biz bildik,
    kelebekömrü mutlulugu yasamayi
    Biz gördük,
    saplanan oklari yildizlara,
    devrilince gözlerimiz her ayrilikta
    Biz öldük sevgili,öldük bu savasta
    Yildizlarin ölümü yokolmadi gözkapaklarimizda
     
  6. 24 Kasım 2008
    Konu Sahibi : LibaSeN
  7. LibaSeN

    LibaSeN Aktif Üye Üye

    Katılım:
    9 Kasım 2008
    Mesajlar:
    39
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Sen Mutluluğun Resmini Çizebilir misin?





    Mutluluk yarınlara kalmışsa eğer tuvallerde
    Çizemezsin bir türlü resmini hayallerde
    Korkular yüreğini sarar hüsrana uğrarım diye
    Söyle sen mutluluğun resmini çizebilir misin?

    Mutluluk senin için neydi hayalinde anlat bana
    Anlatamazsan bil ki mutluluk senden çok uzakta
    Hayalden öte gidemezsin o zaman sallanırısın boşlukta
    İşte o zaman mutluluk sensizlikte kahrolur yalnızlıkta

    Mutluluğun resmi yok aslında boş bir çerçevede
    Aslolan mutluluk bir sevenin şefkatli yüreğinde
    Bir tebessümle bakan sevgi dolu gözlerinde
    Tatmasını bilirsen mutluluğu ne düşte ne hayalde

    Kimse çizemedi kimse cesaret edemedi çizmeye mutluluğu
    Mutluluk ne paletteki renklerde nede çerçevedeki tuvalde
    Mutluluk bir sevenin kor gibi kaynayan yüreğinde
    İlk bakışta heyecandan tir tir titreyen gönlünde

    Sen belki mutluğun resmini çizemedin belki de
    Bulmak bile istemedin belki de sevgilerde
    Ben mutluluğum resmini çizdim dizelerimde
    Benim için gerçek mutluluk anlatılmak istenen şiirlerde.
     
  8. 24 Kasım 2008
    Konu Sahibi : LibaSeN
  9. ladyyuppi

    ladyyuppi namidiger platonik_ask ;) Üye

    Katılım:
    4 Ekim 2007
    Mesajlar:
    3.323
    Beğenildi:
    83
    Ödül Puanları:
    153
    cok güzel olmus canim, yüregine saglik..
    gercektende mutluluk öyle sandigimiz gibi
    büyük ve uzun süre bisey degildir..
    kisa anilarda saklidir..
     
  10. 25 Kasım 2008
    Konu Sahibi : LibaSeN
  11. LibaSeN

    LibaSeN Aktif Üye Üye

    Katılım:
    9 Kasım 2008
    Mesajlar:
    39
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    ben insanoğluyum etten ibaret
    dokunurum meta'ya elden ibaret
    cananı severim kalpten ibaret
    bir borcum var mevla'ya candan ibaret

    ben insan oğluyum görevim coktur
    öteye götürecek azığım yoktur
    haylice yüklüyüm günahım coktur
    hak tan başka halimi anlayan yoktur
     
  12. 25 Kasım 2008
    Konu Sahibi : LibaSeN
  13. LibaSeN

    LibaSeN Aktif Üye Üye

    Katılım:
    9 Kasım 2008
    Mesajlar:
    39
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    11

    2008
    Ölümsüz Aşk
    Nazlı Aksoy

    Herkesin hayatında yarım kalmış şeyler vardır. Zaman zaman geri döner, onlara sarılır. Yarım kalmış aşklar, yarım kalmış dostluklar, yarım kalmış seviler... Bilir aslında içinden geri dönüş olmadığını, kabul etmiştir. Ama belki de hâlâ yaşadığını hissetme ihtiyacıdır bu acılara, anılara sarılmak. Ve tutku sadece bir nefes almak içindir.
    Bunca yıl sonra hâlâ sana dönüp de bir merhaba diyorsam belki de bu sebeptendir. Ama hâlâ bir nefesin uğruna bir on yıl daha veririm diyebilmek güzel şey aslında. Bilirim Deli Çocuğum, dilinden çıkan sözlerin sadece benim de bildiklerimi gördüğünden. Bu masalın sonu hep kötü oldu, kırıldık, kaçmaya çalıştık ama bak gördük ki nerede bırakırsak bırakalım her seferinde kaldığı yerden devam ediyor, kaçılmıyor. Hayatımızda öyle insanlar var ki senden ve benden önce gelen, onları kırmaktansa biz kırılmaya razı kaldık.Biliyorum Çoban Yıldızım, ne acı ama ben dilinin söyleyemediklerini de biliyorum. Yıllar önce dilinin söylediklerini dinlemiştim oysa bu geçen yıllar bana kalbinin söylediklerini de görmesini öğretmiş. Biz seninle erken karşılaşmışız. Ben böylesi bir aşkın olmayacağını düşünürken karşılaşmışız. Hep korktum ben böylesi derin ve büyük bir şeyden... Belki de hep kırılmaktan korktum ama ne yazık ki hem kırıldım, hem de kırdım hem de en derinden...
    Şimdi biliyorum o filmde neden böylesi ağladığımı, çünkü ben hiçbir zaman o kadın olamazdım ve bir gün senle yeniden karşılaşırsak bunların olacağını da için için biliyordum. Bizi ayırmak için o sözü verdirdiler ve ben senin yaşaman uğruna kabul ettim ama seni sensiz yaşamanın, senin ardından yaşamaktan bu kadar zor olduğunu hiç bilemedim o zaman. Sesine hasret kaldım, sana hasret kaldım... Küllerin içinden kendime yeniden bir dünya kurdum. Şanslıydım çünkü bana gerçekten değer veren çok dosdoğru bir adam buldum bu kaçışımda ve sevdim, sevildim.
    İstanbul'u ne kadar severim bilirsin. Senin o şehirde olduğunu bile bile o şehirde bile kalamadım oysa. Yıllardır ne Taksim'e ne Ortaköy'e uğrayamadım... Sana birşeyler yap bile diyemiyorum bunları, içimdeki bu şeyleri bitirmek için. KAlbimin ve aklımın bu kadar çeliştiği, bu kadar birbirine karşı çıktığı çok az şey olmuştur hayatımda. Sen beni bilirsin benden iyi, ben de seni. Giremem hayatına, sana zarar verecek hiçbir şey yapamam. Senin üzülmen benim için ölmek demektir. Ve suçsuz insanlara bu eziyeti, bu acıyı yaşatamayız. Ama yine de bir parçam senin dediğini diyor: Sadece seni bir kez görsem ve sonra ben de ölsem gam yemem. Ben elini dahi tutmayı düşünemiyorum. Bu şeyi ( baksana adını bile koyamıyorum hâlâ ) en temiz ve saf haliyle saklamak istiyorum. bilirsin şairin dediği gibi, yıllar önce bana okuduğun gibi:
    Ne çıkar sevişmekten yana nasibimiz olmasın,
    Biz sevdikçe güzel oluyoruz...

    Böylesine ancak ölümsüz aşk derler...
     
  14. 25 Kasım 2008
    Konu Sahibi : LibaSeN
  15. LibaSeN

    LibaSeN Aktif Üye Üye

    Katılım:
    9 Kasım 2008
    Mesajlar:
    39
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Sitem

    Kalpten kalbe bir yol vardır izlenir
    Sevgim hazinemdir kalpte gizlenir
    Eyüp'ün sabrıyla gönül bezenir
    Sevda bilmez dosta sitem eylerim

    Dostun bahçesine güller ekmeyi
    Vuslat eylemeyip özlem çekmeyi
    Canımı yandırıp cana bakmayı
    Anlamayan dosta sitem eylerim

    Günleri aylara yıla ekledim
    Sevdamı ben yüreğimde sakladım
    Kış ayında senden gül mü bekledim
    Vefa bilmez dosta sitem eylerim

    Benim sevdam senin sözünü almaz
    Söylediğin sözden devasın bulmaz
    Kırdığın gönlümün tamiri olmaz
    Gönül bilmez, dosta sitem eylerim

    Bahar gelmez artık benim gülüme
    Bülbül sussun figan etsin halime
    Taş basarım artık ben bu gönlüme
    Gül verdiğim dosta sitem eylerim

    Mihnet sitem dolu yüreğim özüm
    Çağladı yaşlarım görmüyor gözün
    Lazım değil artık söyleme sözün
    Diyerekten dosta sitem eylerim
     
  16. 25 Kasım 2008
    Konu Sahibi : LibaSeN
  17. LibaSeN

    LibaSeN Aktif Üye Üye

    Katılım:
    9 Kasım 2008
    Mesajlar:
    39
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Evlilik

    Dinle beni arkadaş
    Hiç sevmemek delilik
    Sevdiğinle bir savaş
    Vermek değil evlilik

    Ya zayıftır ya şişman
    Herkes halinden pişman
    Birbirinizi düşman
    Görmek değil evlilik

    Düşsen de bir batağa
    Arzun kalkar atağa
    Beraberce yatağa
    Girmek değil evlilik

    Bitince aşk oyunu
    Cüce dersin boyunu
    Nerdeyse tüm huyunu
    Yermek değil evlilik

    Görünce bir dilberi
    Boşa dökme o teri
    İmzalanan defteri
    Dürmek değil evlilik

    Söndürsen de korunu
    Görmelisin torunu
    Göz önüne sorunu
    Sermek değil evlilik

    Başlayınca bir döküm
    Azalır mı hiç yüküm
    Kral gibi bir hüküm
    Sürmek değil evlilik
     
  18. 25 Kasım 2008
    Konu Sahibi : LibaSeN
  19. LibaSeN

    LibaSeN Aktif Üye Üye

    Katılım:
    9 Kasım 2008
    Mesajlar:
    39
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Evliliğin Gerçekleri

    sevgililer yaşar bitmeyecek aşkla
    tozpembe hayat sürsün bir imzayla
    falcı masalı bitirir nikâh masasında
    evlilik sandığın kadar kolay değil gülüm

    hayaller gerçek oldu bir gelinlik birde damat
    dans ettin kollarında mutlu gözlerine bakarak
    hasret bitti zannetme başlıyor yüreğini yakarak
    evlilik hiç bitmeyen acı bir filmdir gülüm

    sakladı benliğini biter diye sevgiden
    bilmem ne bekledi sahte beraberlikten
    çekildi dalgalar çakıllar kaldı denizden
    evlilik coşan derya değildir gülüm

    bir gün olur çatırdar mutlu yuvanın çatısı
    artılar bitti çıktı eksi kutup yıldızları
    köşe başından duyulurdu mutluluk kahkahaları
    evlilik dudaklarında gamze değildir gülüm

    okuyun satırlarımı düşüp de şaşırana
    aşk olsun bu zorlu yolu bulup ta başarana
    alnından öperim yenilmeden hayatla yarışana
    evlilik hayatın kendisidir gülüm